Özet (TL;DR) @ 2019-01-28T10:41:00.000Z: Cem Yılmaz, Mars Cinema Group ile yapımcılar arasında yaşanan gelir dağıtımı eşitsizliği tartışmasına dair açıklamalarda bulundu. Yılmaz, "Bir tuhaflık olduğunu sezersem filmimi alıp çadır…



Turkiye

10:41 28.01.2019(Guncellendi 10:43 28.01.2019) URL'yi kısaltın

Cem Yılmaz, Mars Cinema Group ile yapımcılar arasında yaşanan gelir dağıtımı eşitsizliği tartışmasına dair açıklamalarda bulundu. Yılmaz, "Bir tuhaflık olduğunu sezersem filmimi alıp çadır tiyatrolarında butun Anadolu'yu gezebilirim. Ben duygusal bir insanım" dedi.

Cem Yılmaz, Mars Cinema Group ile yaşadıkları gelir dağıtımı eşitsizliği tartışmasına dair Molatik TV'ye açıklamalarda bulundu.

Soz konusu dağıtım sorununun belli isimler uzerinden tartışıldığı yonundeki eleştiriye Yılmaz, "Ben zurnanın son deliğiyim, bir unvanım yok. Sinemadan bahsedilirken emekçilerden, yapımcılardan, patronlardan bahsedilir. Ben bu klasmanlardan hiçbirine net bir şekilde oturmadığım için ve magazinel tarafta 'Patron ve tuzu kurular. Tuzu kurular ve purosu' bolumune daha yakın gorulduğum için, çok kolay dayak yediğim bir yer oluyor" yanıtını verdi.

"Ben işin patronuyum evet ama patronların konuştuğu, 'yapımcılar' denilen şey, zihnimizde canlandırdığımız gibi, elinde purolu, viskili 'Turk sinemasına ne yapacağız bakalım?' diyen insanlar değil ki" diyen Yılmaz, "Emek kutsal ise, herkesin emeği kutsal. Ayrımcılık yapmanın alemi yok. Ben başkasının derdi için dertlenebilen bir insanım. Bir şeyin mucadelesi verilecekse, gucumu kutsallaştırmam. Biz eninde sonunda filmimiz izlensin istiyoruz. Bunun için ne gerekiyorsa yapmak ya da şartları zorlanmamak gerekiyor" goruşunu dile getirdi.

"Bazı ticari filmlerin lehine bir taraf var. Herkesin hakkını hukukunu alması, daha iyi para kazanması gibi. Mesela bu istenmeyen bir şey mi? Butun arkadaşlarıma ve seyirciye sorduğum bu" diyen Yılmaz, "Filmler para kazanmazsa, nasıl daha iyi filmler uretilmesini bekleyebiliriz?" ifadesini kullandı.

Yılmaz, şoyle devam etti:

-- Ama bu sorunun cevabı şoyle oluyor: "Cem abi gene goturdun!" Cem abi bir kişi, ben gotursem ne olur goturmesem ne olur? Seyirci hatırı sayılır bir para oduyor sinema biletine. Ben Twitter'a kızgınlıkla yazdım ama doğru bir fikirdi: Var mısın bileti şu kadar yapmaya? Bu durust bir şey. Çunku ben seyircinin fedakarlık yaptığını duşunuyorum. Evinden kalkıp filmime gidip bilet alıyor. Benimle olan ilişkisi boyle. Bu insanı arada başka bir mekanizma somurduğu zaman rahatsız oluyorum. Sinema bambaşka bir işletme. Ben bambaşka bir yapıyım. Ben kuçuk odamda, evimde yazarken 'sanat' yaptığımı duşunuyorum ama iş birden ekonomiye donuyor… Bunlar işin gidişatı ama o gidişatta bir tuhaflık olduğunu sezersem filmimi alıp çadır tiyatrolarında butun Anadolu'yu gezebilirim. Ben duygusal bir insanım. Ama mekanizma oyle değil ki… Bazıları diyor ki, "Bizim filmlerimiz salonlara girmezken sen neredeydin?" Yahu neredeydin olur mu, setteydim, ne demek neredeydin? Laptopun başındaydım, film yazıyordum. Bana sorulacak soru mu bu?

Etiketler:

patlamış mısır, Yapımcı, gelir dağılımı, bilet, sinema, para, dolar, TL, Mars Cinema Group, Şahan Gokbakar, Cem Yılmaz, Yılmaz Erdoğan, Turkiye