Özet (TL;DR) @ 2019-01-27 08:17:07.237056: Akdeniz’in ciğerlerini onlar öldürüyor: Denizlerimizdeki istilacı türlerden bahsediyoruz. Türk Deniz Araştırmaları Vakfı kurucusu Prof. Dr. Bayram Öztürk tehlikeyi şöyle anlatıyor: “2012’de bu…



Akdeniz'in geleceğini kurtarmak için 21 ulkeden 130 bilim insanı 20 yıl sonra Antalya'da bir araya geldi. Zira tehdit buyuk. Evet, belki çapı sadece 5 santimetre. Denizin maviliklerinde sessiz sedasız yaşıyor, çıplak gozle zor goruluyor. Ama bir şekilde, geleceğimizi tehlike altına alıyor. Nasıl mı? Hemen açıklayalım... Uzmanlara gore Akdeniz'in en onemli iki sorunu var: İlki, diğer denizlerden gelen yabancı turler, yani biyoistila. Son altı yılda istilacı turlerin sayısı 407'den 560'a çıktı. Bunların da 65'i balık. Diğer problemse oksijen ureten deniz çayırlarının hızla yok oluşu. Son 50 yılda onların sayısında da yuzde 34'luk bir azalma var. Antalya'da bir hafta boyunca duzenlenen 'Akdeniz Sempozyumu'na Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ev sahipliği yaptı. Organizasyonun başında ise Turk Deniz Araştırmaları Vakfı (TÜDAV) vardı. Sempozyum dort farklı başlık altında surdu. İlk iki gun 'istilacı turler' konuşuldu. Peki bu turlerin hangisi ne kadar zararlı? TÜDAV'ın kurucusu ve İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakultesi oğretim uyesi Prof. Dr. Bayram Özturk şeffaf tehlikeyi anlattı.

Hem mahvediyoruz hem de restore ediyoruz

Akdeniz'in ciğerlerinin olduğunu anlatan Özturk, iklim değişikliğini onlemede çok buyuk yere sahip olan deniz çayırlarının hızla tukendiğini belirterek şu açıklamaları yaptı: "Deniz çayırları karbondioksiti tutuyor. Bu nedenle iklim değişikliğini onluyor. Ormanlardan gelen oksijen bize yetmiyor. Oksijeni planktonlar ve deniz çayırları yapıyor. 'Akdeniz'de deniz çayırlarını nasıl tekrar restore edebiliriz?' bunu tartışıyoruz. Dokulen saçı nasıl tekrar ekebileceğimizi konuşuyoruz aslında. İnsanoğlu hem mahvediyor hem de restore etmeye çalışıyor."Akdeniz ulkelerinin ilk başlarda 'turizm yapacağız' diye tum sahilleri otellerle doldurduğuna değinen Prof. Özturk, "Bu şekilde denizi mahvettiler. Şimdilerde de turizmden ayılan butçelerle Akdeniz'i nasıl kurtaracaklarının çaresini arıyorlar. Turkiye'de binlerce tekne var. Balıkçılar var. Yatlar çapa, balıkçılar ağ atıyor. Deniz çayırları bu yolla yok oluyor. Deniz çayırları çok onemli. Özellikle balıklara yaşama ve ureme alanları sağlıyor. Akdeniz'in tekrar sıhhatli hale gelmesi çok onemli."Prof. Özturk, Akdeniz'i tehdit eden en buyuk sorunlardan diğerinin istilacı turler olduğunu soyluyor. 2012'de yaptıkları çalışmalarda Turkiye sularındaki istilacı turlerin sayısının 407 olduğunu anlatan Özturk, Aralık 2018 itibariyle bu sayının 560'a çıktığını hatırlattı: "Bunların içinden 65'i balık. Çok ciddi miktarda da deniz anaları var. Üstelik bunların pek çok turu de zehirli. Turkiye'de 'yayakarsa.org' adında bir site hazırladık. Gorduğunuz bir denizanasının fotoğrafını çekip bu siteye yolladıklarında o turun adını ve ne derece zehirli olduğunu soyluyoruz. Gorurseniz kaçmayın ama yanına da yaklaşmayın! Aslanbalıkları da neredeyse tum Akdeniz kıyılarımızı kapladı. Dunyanın en istilacı turlerinden biri. Hızla yayılıyor. Yavru balıkları yiyor. Hem de inanılmaz miktarlarda. Aslanbalıklarının doğal duşmanı ise çok az. Kopekbalıkları ve orfoz. İkisinin de nesli tehlike altında."İstilacı turlerin Suveyş Kanalı'ndan geldiğini anlatan Özturk, şoyle devam etti: "Kanal açıldığında bunlar gelir mi gelmez mi bilmiyorduk. Şimdi geldiler. Özellikle de son 20 yılda."

En verimli alanlar: Denizalt ı dağları

Akdeniz'le ilgili yapılan onemli bir çalışmaya da değinen Özturk, "İlk kez Turk karasularında bir denizaltı dağı koruma altına alındı. Toplam buyukluğu 1 milyon hektar. Kuzey Kıbrıs açıklarında da yine bir denizaltı dağı belirlendi ancak henuz koruma altına alınmadı. Buralarla ilgili ileride koruma çalışmaları yapılacak" dedi. Denizaltı dağlarının olduğu bolgelerde balıkların ureme-beslenme alanları olduğunu anlatan Özturk, iklim değişikliğinin etkilerine de değinerek son 50 yılda deniz suyu sıcaklığının 0.8 derece arttığını ifade etti. Bunun etkileri karalarımıza nasıl vuracak, onu da kısa surede goreceğiz...

Bu t urler kontrol edilebilir mi?

Prof. Dr. Özturk, tehlikeyi şoyle anlatıyor: "Bilgisayara nasıl virus bulaşıyorsa bunlar da Akdeniz'in virusu. Kontrol edilemez noktaya gelmedi henuz. Ama gelmesi yakın. Başa çıkmanın yollarını bulmamız gerekiyor. Bunun için de sorunu iyice anlamamız şart."

Denizlerimizi saran tehdit:
Biyoistila