Özet (TL;DR) @ 2019-01-27 08:16:57.715107: II. Dünya Savaşı’nın seyrini değiştiren Türk casus İlyas Bazna’nın hikâyesini anlatan “Çiçero”, geçen hafta vizyona girdi. Çiçero’ya hayat veren Erdal Beşikçioğlu ve yönetmen Serdar Akar’la bu yüksek…
◊ T urkiye'de "Çiçero" gibi ajan filmlerine çok rastlanmıyor. "Çiçero" teklifi ilk geldiği zaman ne hissettiniz?
-Erdal Beşikçioğlu: Teklif geldiğinde mi, gittiğinde mi? (Guluyor)
- Serdar Akar: "Çiçero" filmini çekme fikri zaten Erdal'ındı.
◊ Peki neden b oyle bir film yapmak istedin?
- Erdal Be şikçioğlu: Dizi sureleri çok uzadı. Televizyondaki işlerin hepsi birbirine benzer, hayal dunyasından yoksun, tuhaf bir hal içerisine girmeye başladı. Biz de oyuncu olarak kendimize nasıl, nerede bir mecra bulacağız diye duşunurken, "sinema filmleriyle ilgilenelim" dedik. Bundan sonra izleyicimizle salonlarda buluşalım istedik. Daha sonra "Ben nasıl bir filmde oynamak isterim" diye duşundum. Daha onceden de Çiçero lakaplı İlyas Bazna ile ilgili araştırmam vardı.
◊ Sonra Serdar Akar 'ı mı aradın?
- Erdal Be şikçioğlu: Evet, Serdar Abi'ye "Şahane bir iş, bakmak ister misin" diye sordum. Ardından İlyas Bazna ile ilgili kuçuk bir bilgilendirme videosu gonderdim.
Serdar Abi, 3 dakika sonra arayıp "Akşam Mustafa Uslu ile goruşmeye gidiyorum. Bunu da proje olarak sunmamı ister misin" diye sordu. "Seve seve" diye yanıt verdim. Mustafa Uslu, 3 gun sonra bir kitapçıkla gelip "evet, başlıyoruz" dedi. Ben hayatımda bu kadar hızlı gerçekleşen bir proje daha gormedim.
◊ Seni bu hikayede en çok heyecanlandıran ne oldu?
- Serdar Akar: Bir kere olay çok ilginç. Bir de bu film, II. Dunya Savaşı'na ilk kez bizim gozumuzden bakma şansı veriyor. O da cazip geldi.
Amerikal ılar, 1952 yılında Ç içero'nun filmini yapmış
◊ İlyas Bazna'nın hikayesi daha once bir filme konu olmuş mu?
- Erdal Be şikçioğlu: Evet, Amerikalılar çekmiş.
- Serdar Akar: Amerikal ılar, 1952 yılında "5 Fingers" adlı bir film çekmiş. Hatta dış çekimleri Ankara'da yapılmış.
Filmin başında da "Dış sahneler gerçek mekanlarda çekilmiştir" diye bir ibare var. "5 Fingers"tan 1 yıl sonra Turkler de Ankara'da başka bir film çekmiş. O filmin afişini buldum ama kendisini bulamadım.
◊ Nas ıl yani, yok olup gitmiş mi film?
- Serdar Akar: Evet... Hatta Mimar Sinan Üniversitesi'nin film arşivine bile baktık, çıkmadı.
Onun dışında Jack Palance, Amerika'da Çiçero ile ilgili programlar yapmış, onu da izledik.
Tabii onlar olaya kendi açılarından bakmış. Biz de Çiçero'yu bu kez kendi gozumuzden anlattık.
◊ İlyas Bazna neden 'Çiçero' lakabını almış?
- Erdal Be şikçioğlu: Onu anlatmayalım, filmde nasıl olduğu gosteriliyor.
Ç ekimin ilk gunu yaşadığım şoku unutamıyorum
◊ Filmin yap ımcısı Mustafa Uslu daha once de "Ayla" ve "Muslum" gibi yuksek butçeli işlere imza attı. "Çiçero" da diğer ikisi gibi yuksek butçeli bir iş mi?
- Serdar Akar: Sanırım "Çiçero"nun butçesi iki filmden de daha yuksek.
- Erdal Be şikçioğlu: Sonuçta II. Dunya Savaşı, Kore Savaşı'ndan daha buyuk.
◊ Film seti neredeydi?
- Serdar Akar: Her yerde. İstanbul'daki mevcut butun dış platoların hepsini kullandık. İzmit ve İzmir'de de sahnelerimiz oldu. Çok buyuk butçeli bir iş. Arabalar, elbiseler tek tek Macaristan'dan geldi.
- Erdal Be şikçioğlu: Çekimin ilk gunu yaşadığım şoku unutamıyorum.
◊ Neydi o şok?
- Erdal Be şikçioğlu: İlk gun Ankara'da bir meydanda çekim yapıyoruz. Sonra iki tane TIR sette geldi. İçinden inanılmaz arabalar indirildi. Serdar Abi'ye "Ankara'da bu kadar çok araba var mı" diye sordum. (Guluyor) Para konusunda Mustafa Bey hiç gozunun yaşına bakmıyor.
M ÜSLÜM'ÜN BABASINI BEN CANLANDIRACAKTIM
◊ "Muslum" filmini izlediniz mi?
- Erdal Be şikçioğlu: Evet, ben çok beğendim. Bir kere Timuçin (Esen) şahane takılmış...
Tabii ki içimizde oyuncu olarak yaptığımız dedikodular var ama onlar bizim içimizde.
◊ Merak ettim, ne o dedikodular?
- Erdal Be şikçioğlu: Yok, onları soylemeyeceğim. (Guluyor)
◊ Sen be ğendin mi Serdar Abi?
- Serdar Akar: Beğendim. Zaten bir iki sahnesini de ben çektim.
- Erdal Be şikçioğlu: Aslında "Muslum"de ben de oynayacaktım.
Mustafa Bey, Muslum'un babasını canlandırmamı istedi.
Ama başka bir film anlaşmam olduğu için oynayamadım.
O yuzden Mustafa Bey'e de tatlı bir sozumuz vardı, bu film iyi oldu.
G uven duygum biraz zay ıf
◊ Çalışacağın isimler konusunda seçici misin?
- Erdal Be şikçioğlu: Kimyamı bilen, nazımı çeken adamlarla çalışmayı çok seviyorum. Ben de onların ne istediklerini biliyorum. Bu yaştan sonra kalkıp hiç bilmediğim bir adama kendimi anlatmak çok zor geliyor. O konuda çok tembelim.
◊ Ama farkl ı isimlerle çalışmak kariyerine daha fazla katkıda bulunmaz mı?
- Erdal Be şikçioğlu: Evet, çeşitlilik anlamında olması gerekiyor ama dediğim gibi biraz tembelim. Guven duygum biraz zayıf. Herkese guvenemiyorum, kendimi bırakamıyorum. Teslim edeceğim adamlar bellidir. Mesela Serdar Abi, "O oyle olmayacak lan" dediği zaman olmayacaktır.
◊ Serdar Akar 'la birlikte bu kaçıncı projeniz oldu?
- Erdal Be şikçioğlu: "Behzat Ç." dizisi, iki "Behzat Ç." filmi, "Barda" var. Şimdi de "Çiçero"da birlikteyiz.
◊ Daha ne olsun? Sineman ın yeni Şener Şen ve Yavuz Turgul'u olma yolunda ilerliyorsunuz.
- Serdar Akar: Bir projeye bakt ığımızda heyecanlandığımız şeyler birbirine yakın oluyor. Birbirimizi daha iyi anlıyoruz. Ama Erdal sadece benimle değil birçok başka yonetmenle de çalıştı.
" Gecenin Kanatları"ndaki o durum h ala canımı sıkıyor
◊ Ge çmişte yaptığın diziler ve filmler arasında "keşke çekmeseydim" dediğin bir yapım var mı?
- Serdar Akar: Yok, inşallah da olmaz.
◊ Ya "Gecenin Kanatları"?
- Serdar Akar: O da guzel ama onda teknik bir hata oldu. Kamerada problem vardı, birçok sahne flu oldu. O durum hala canımı sıkıyor.
◊ "Gecenin Kanatları" için Serdar Akar filmografisine yakışmayan tek film deniyor...
- Serdar Akar: Doğru, teknik problemden dolayı. Aynı sahneyi birkaç kez çekmemize rağmen kurtaramadık.
◊ Bir de o filmde Beren Saat, sevi şme sahnelerinde kendisine tuzak kurulduğunu soyledi.
- Serdar Akar: Öyle değil tabii. Ahmet Hakan da o goruntuleri basına benim servis ettiğimi yazdı. Onu mahkemeye verdim, davayı da kazandım.
Emrah çok uzgun
◊ "Behzat Ç." hayatının çok onemli bir yerinde duruyor değil mi?
- Erdal Be şikçioğlu: Evet... Hatta geçen gun Serdar Abi ile kavgasını yaptık, Behzat Ç. senin için mi daha değerli, benim için mi diye. (Guluyor) "Behzat Ç." bir oyuncunun arkasında bıraktığı şahane işlerden biri. Ben oynamaktan çok buyuk keyif aldım. Biz o işi çekerken hiç uyumadık neredeyse, koltuklarda sızıp devam ettik. Ama bu çok fazla çalıştığımızdan değil, set bittikten sonra yine beraber vakit geçirmekten hoşlandığımızdan.
◊ "Behzat Ç."yi bu kadar ozel kılan neydi?
- Erdal Be şikçioğlu: Yazarı, yonetmeni, yapımcısı oyuncuları her zaman aynı ortam içerisinde hareket eden bir yapıya sahipti. O yuzden paylaşım olarak değeri çok daha onemli. "Behzat Ç."ye halk da gereken değeri verdi. Sona ermesine rağmen yeni fanlarını doğuran bir iş.
◊ Yapt ığı trafik kazası sonrası hapse giren senarist Emrah Serbes'le goruştun mu daha sonra?
- Erdal Be şikçioğlu: Goruşemiyorum ama haberlerini alıyorum.
◊ Ziyaretine gitmedin mi?
- Erdal Be şikçioğlu: Ben gitmedim ama Serdar Abi gitti.
- Serdar Akar: Ben bir kere gittim. Yakını olmadığım için ziyaret edemiyorum. Savcı bir kerelik izin verdi.
◊ Nas ıl peki ruh hali?
- Serdar Akar: Çok uzgun.
- Erdal Be şikçioğlu: Yazar adam... Biz normal adam olarak bir kere dertleniyorsak o 30 kere dertleniyor.
" Behzat Ç. yeniden çekilecek" efsanesi devam edip gidecek
◊ "Behzat Ç."nin yeniden çekileceği konuşuluyordu. Emrah'ın hapse girmesiyle bu duşunce rafa mı kalktı?
- Erdal Be şikçioğlu: Emrah, 10 bolumluk şahane bir sinopsis çıkarmıştı. Beraber oturup konuştuk. Zaten o keyifle gittiği seyahatte kaza yaptı.
◊ Niye haz ırlanan o 10 bolum çekilmiyor?
- Erdal Be şikçioğlu: Senaryosu yazılmadı.
◊ Emrah 'ın sinopsisinden yola çıkılarak senaryo yazılamaz mı?
- Serdar Akar: Zaten senaryoyu Emrah değil, Ercan (Erdem) yazıyor.
◊ E neden çekilmiyor o zaman?
- Serdar Akar: "Behzat Ç. yeniden çekilecek mi" bir şehir efsanesi olarak devam edebilir.
- Erdal Be şikçioğlu: Ben de Behzat'ın 60-65 yaşındaki halini merak ediyorum. Hayırlısı olsun diyoruz bakalım.
Burcu 'ya tereddutlu yaklaştım
◊ "Çiçero"daki rol arkadaşlarınla uyumun nasıldı?
- Erdal Be şikçioğlu: Normalde yonetmenler okuma provası yapmaz, "senaryo bu, oynayacaksın kardeşim" der. Ama Serdar Abi oyle yapmadı, "oturup masabaşı çalışması yapıyoruz" dedi. Yaklaşık 1 ay boyunca masabaşı çalışması yaptık. Herkes kendi karakterinin alternatiflerini çıkardı. Boylelikle ortaya çok guçlu karakterler çıktı.
◊ Partnerin Burcu Biricik 'in performansını nasıl buldun?
- Erdal Be şikçioğlu: Burcu hepimizi çok şaşırttı. Ben o kadarını beklemiyordum. Serdar Abi ile de konuştum. Burcu, hikayenin bu tarafını bildiği için saklamaya gerek yok. Burcu'nun ismini ilk duyduğumda "mı acaba" dedim. Ancak Burcu okuma provasına geldiği zaman aklımızı aldı. O kadar hazır, o kadar profesyoneldi ki... Tatlı bir hayranlık bıraktı. Filmde universiteden donem arkadaşım Murat Garipağaoğlu da vardı. Okul doneminde birlikte çok eğlenirdik. Sette gençlik yıllarımızı tekrar yaşadık.
◊ Sette tam bir uyum vard ı yani...
- Erdal Be şikçioğlu: Evet, herkes birbirinin kimyasından anladığı için şahane bir ortam vardı. Sette ne kadar eğlendik durumu değil bu. Tam tersi tuhaf bir sanatsal olgunluk vardı. Herkes birbirine buyuk musamahalı davranıyordu.
Serdar Abi 'nin tersi pistir
◊ Filmi ne kadar s urede çektiniz?
- Serdar Akar: 8 hafta.
- Erdal Be şikçioğlu: Filmin ehemmiyetini de Serdar Abi'nin 8 hafta çekim yapmasından anlayabilirsiniz.
◊ Eli h ızlı mıdır?
- Erdal Be şikçioğlu: Çektiğini anlamazsın. (Guluyor) "Bunu bir daha yapabilir miyiz" diye sorduğun zaman "Oynasaydın kardeşim" der geçer.
◊ Sert midir?
- Erdal Be şikçioğlu: Sen işe onun verdiği onemi vermiyorsan, sert... Bir oyuncunun role girmesi için gereken butun altyapıyı sağlayacak geniş bir yureğe sahiptir. Ama ne zaman ki aynı ehemmiyeti vermiyorsun, dunyanın en felaket zamanı ile karşı karşıya kalırsın.
◊ Bununla ilgili bir an ınız var mı?
- Erdal Be şikçioğlu: "Behzat Ç."yi çekerken Ankara'da bir lojmanımız vardı, çekim sonrası orada buluşurduk. Yine bir gun Nejat (İşler), Guven (Kıraç) ve bizim çocuklar oraya gittik. Sabaha kadar sohbet edildi. Hepimiz sızarken bir kapı sesi duyduk. Serdar Abi çıkmış sete gitmiş. Bizim de 1 saat sonra setimiz var. Ama giderken bizi uyandırmıyor, uyanıp sete gelebilecekler mi diye. Nejat'ın içeriden koşarak gelişini hatırlıyorum, "Hadi beyler gidiyoruz" diye. Sevgisi ne kadar tatlıysa, tersi de o kadar pis.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.