Özet (TL;DR) @ 2019-01-26 08:19:25.729046: Geçen haftanın moda gündeminin bombası: Bebek bekleyen Sussex düşesi Meghan Markle, bir etkinliğe vamp bir Roland Mouret tasarımıyla katıldı. Mouret’nin aynı zamanda Kate Middleton’ın da gözdesi…



Nicole Kidman'dan Scarlett Johansson'a pek çok muşteriniz var. Bu kadar çok tasarımcı varken, kadınlar sizi neden bu kadar çok seviyor? - Çunku hislerimiz karşılıklı... Ben her zaman kadınsı siluetler yaratırım. Kadın bedenine tapıyorum, dunya uzerinde daha guzel bir figur olmadığını duşunuyorum. Bunu hep soylerim: Hepimiz soyunmak için giyiniyoruz sonuçta. Amaç guzel gorunmek. Ama guzelliğin pek çok farklı biçimi var. Kadınlar kendilerini beğenmemek konusunda çok başarılılar. "Kollarım kotu, bacaklarım çarpık" filan... Tum muşterilerimden geliyor bu tip yorumlar. Tum dunya onlara tapıyor, onlar gelip "Belim kalın" diyor. Bu nasıl bir şeydir? Bense hep guzelliği gorurum. Bir kadına baktığım zaman, onu o yapan ozelliklerini hemen keşfederim ve en çarpıcı tarafını herkesin gormesi için bir tasarım yaratırım. Yaptığım, kadın bedenine ovgu bir anlamda...

Bu sadece m uşterileriniz için mi geçerli yoksa tum kadınlar için mi?

- Herkes. Mesela içeri girdiğiniz zaman bacaklarınızın çok guzel olduğunu fark ettim ve "Onun için bir elbise yapsam mini olurdu" dedim.

En unlu tasarımınız olan 'Galaksi' elbisesini taşıyabilir miydim yani?

- Tabii. Ama 'Galaksi' elbisesinin sırrı beden tipi ne olursa olsun, herkeste çok iyi durması. Açıkçası onu Scarlett Johansson ve Dita Von Teese için tasarlamıştım. Kıvrımlı hatlara sahipler; bel bolgesini vurgulayıp hatları belli olsun istedim. Ama çok zayıf olan Victoria Beckham da giyiyor ve harika duruyor. Aynı şekilde 'Ay' elbisesi de...

Yaptığım, kadın bedenine
ovgu

Markle ışıltılı Mouret elbisesini Cirque du Soleil gosterisini izlemeye giderken giydi.
İ lham kaynağı hep gokyuzu sanırım...- Evet; yıldızlar, gizem ve saçtıkları sihir.

Enteresan bir hayat hik ayeniz var: Sanat yonetmenliğinden modelliğe pek çok farklı iş denemişsiniz ve hepsinde de çok başarılı olmuşsunuz...

- Evet. Orta halli bir aileden geliyorum. Babam kasaptı. Annem de otelde temizlik gorevlisi. Yani sade bir aile yaşantımız vardı. Ama her zaman yaratıcı bir şeyler yapmak istediğimi biliyordum. O yuzden 15'imde Paris'e taşındım ve sayısız iş yaptım. En sonunda tasarımcı olmaya karar verdim. Aslında içten içe hep tasarımcı olmak istediğimi biliyordum, sadece başarısız olmaktan korkuyordum. Ama denemezsem hayat boyu pişman olacağımın da farkındaydım. Bu yuzden 36 yaşındayken markamı kurdum. Sonrasında her şey çok hızlı gelişti. Korktuğum başarısızlıkları da 2000'lerin ortasında yaşadım. Ama ustesinden geldim. Hayat boyle bir şey, korkularını yendikçe daha guçlu oluyorsun.

Kariyerinizin ba şında tasarımcı Jean Paul Gaultier'nin size "Hiç boşuna deneme çunku başarısız olursun" dediği doğru mu?

- Tam olarak bu kelimelerle olmasa da evet. Sonuca baktığınızda pek de ongorulu değilmiş. Ama takılmıyorum negatif şeylere...