Özet (TL;DR) @ 2019-01-26 08:19:16.570757: “Sıfır Bir: Bir Zamanlar Adana’da” ile derinden ivme alan ‘Çukur’la yerini bulan yeni bir açılım yaşıyoruz. Kabına sığmayan gettoların hırçın enerjisi yepyeni şeylerin habercisi...



Uzun sure zenginlerin hayali dunyasını anlatarak yuzeye bir çentik bile atamayan dizi sektoru, kenarın, varoşun, unutulmuşun, gozden çıkarılmışın hayatını keşfetti. 'Çukur', 'Sıfır Bir'den fazlaca esinlense de onun derdini kitlelere yaymak konusunda iyi bir iş yaptı.İstanbul'un Koçova Mahallesi ve Adana'nın Hurriyet Mahallesi bize yalan soylemiyor, hiçbir şeyi suslemiyor. 'Çukur', ozellikle birinci sezonunda çatılarda, yıkık sokak aralarında koşturan, halı saha maçında kavga çıkaran, gasptan, yankesicilikten, hırsızlıktan yolunu bulmaya çalışan işsiz genç erkek guruhunu olabilecek en estetize haliyle yuzumuze çarptı.

Yaral ı ama hırt hikayeler

Diziyi ayakta tutan mafyoz aile dinamikleri değil bu arka fon, allanıp pullanmamış, çirkinliğiyle, dokuntuluğuyle ve telaşıyla guzel varoş oldu.'Sıfır Bir'de de yoğunca hissettiğimiz lumpen isyanı, adaletsizlik duygusunun abartılı delikanlılıkla dışavurumu arabesk ruhlu, yaralı ama hırt hikayelerde can buldu.'Çukur'un ikinci sezon açılışında çok çarpıcı yaptığı gibi 'Yakarsa Dunyayı Garipler Yakar' ile Muslum Gurses'e, 'Sıfır Bir'de Yılmaz Guney'e sokulmanın verdiği romantik, nostaljik hislerle kenar mahallenin karakteri yoğruldu.

O gariplerin şarkılarını rap yıldızları soylemeye başladı. Gazapizm, Allame, No.1, Muslum Gurses'in miras bıraktığı duyguya sahip çıktı. Öfkenin, yılgınlığın, yoksunluğun dozu arttı.

Ma ğdurların
yeni manifestosu Şarkılarıyla yeraltından çıkıp anaakıma gurul gurul akan bu isyan, yeni mağdurların manifestosu. Çukur'un en buyuk hit'i 'Heyecanı Yok'ta Gazapizm ozetliyor: 'Gelecek için bir hedefin yok, yarının yok! Temel guvenin yok, illegal, legal, duzenin yok.'

İşte tam da bu damar bizi yalılardan, uyduruk holdinglerden, Beykoz villalarından çıkarıp gerçeğin kalbine, sokağa taşıyacak. 'Mahalle dizisi' dediğimiz şey artık 'Perihan Abla'nın, 'Akasya Durağı'nın arnavutkaldırımları değil. Cennet Mahallesi'nden Hurriyet Mahallesi'ne, Çukur'a evrilişimiz uzerinde uzunca duşunmeyi hak ediyor.

Gettonun 'sayko' enerjisini artık tutmak mumkun değil. Bu kalıbına sığmayan delikanlı ruh daha çok diziye, filme, şarkıya ilham olacak. Kendini geliştirecek, dijital platformlar ozgur bir alan sağlamaya devam ederse dizi sektorunde çok olumlu bir kırılma yaratacak.

'Sıfır Bir'den Çukur'a, depresyon gettoya
kısmet

Ç iğ, sahici, kan-revan...

Çunku bu delikanlılık 'Kurtlar Vadisi'nden, 'Deli Yurek'ten bildiğimiz beylik klişe değil. Çiğ, sahici, tekme-tokat, kan-revan bir şey. Yıllarca kafamızı oteki tarafa çevirdiğimiz adamlar Cio, Savaş, Özgur, Anafor ya da Meke, Celasun, Kemal...Çukur bugune kadar bu dışlanmış çocukların depresyonunu, hıncını, isyanını çok iyi anlattı. Mahallede çukur metaforuyla (içine gireni yutma, insanları yutarak ayakta kalan makine) guçlu bağlar kurdu. Yeni mağdur kimliğini guzel ordu. Fakat ikinci sezondan itibaren 'Sıfır Bir'in hala koruduğu samimiyeti kaybediyor. Kara Kuzular arkı, aile mevzuuna meydan okumasıyla enterasan olsa da, once suyu çıkarılıp sonra havada bırakılmış bir numaraya donuştu. Cumali narsisistik bir sosyopata donuşmek uzere ve sonunda Yamaç'ın ruyalarıyla psikanalize dalarak yolumuzu şaşırdık.

'Çukur' hala son zamanların ekrandaki en heyecan verici gelişmesi. Ama ona az kaldı devrim yaptıran biricik ruhuna, neo-mahallenin canına sahip çıktığı surece bir efsane.