Özet (TL;DR) @ 2019-01-25T13:14:00.000Z: Gazeteci Mustafa Kemal Erdemol, Seyr-i Sabah programında Venezüella’da yaşanan darbe girişimini ve diğer ülkelerin darbecilere verdiği desteği yorumladı. Erdemol, her şeye rağmen Maduro’ya karşı…
Seyr-i Sabah
13:14 25.01.2019(Guncellendi 14:00 25.01.2019) URL'yi kısaltın
Gazeteci Mustafa Kemal Erdemol, Seyr-i Sabah programında Venezuella'da yaşanan darbe girişimini ve diğer ulkelerin darbecilere verdiği desteği yorumladı. Erdemol, her şeye rağmen Maduro'ya karşı halkın buyuk desteğinin olduğunu vurguladı.
(C) REUTERS / Carlos Garcia Rawlins
Venezuella'da geçtiğimiz gunlerde yaşanan darbe girişiminin ardından dunyanın farklı ulkeleri değişik tepkiler verdi. ABD, Avrupa Birliği (AB) ve bazı Orta Amerika ulkeleri darbe sonrası muhalefet liderini cumhurbaşkanı olarak tanıdıklarını soylerken İran, Rusya ve Turkiye gibi bazı ulkeler, seçilmiş cumhurbaşkanı Maduro'nun yanında saf tuttu. Cumhuriyet gazetesi yazarı ve gazeteci Mustafa Kemal Erdemol, Seyr-i Sabah programında Venezuella Devlet Başkanı Nicolas Maduro'nun Chavez ile başlayan halkı yoksulluktan kurtarma girişimleri yuzunden halkın yoğun bir destek verdiğini soylerken, ordunun da yine seçilmiş cumhurbaşkanının yanında yer aldığını belirtti. Erdemol, Maduro'ya karşı bu ulkelerin tepkilerinin ABD ve AB kokenli firmaların devletleştirilmesi ve kaynakların halka aktarılması yuzunden oluştuğunu dile getirdi:
' SOL POPÜLİST POLİTİKALARLA ÇOK GÜZEL ŞEYLER YAPILDI'
"Sandıktan çıkan seçilmiş kişi desteklenmelidir sozu ile sayın cumhurbaşkanımız kendi goruşunu değil herkesin kabul ettiği goruşu dile getirdi. Ama bunu soylerken sandıktan çıkmış kimi temsilcilerin gorevden alındığını hatırlıyoruz. Ama bunu bilerek hatırlatması da iyi bir şey. Venezuella'da Maduro'dan kaynaklanan sorunları var. Chavez'in karizmasına sahip değil. Ama sorun onun yanlışlarından ya da ekonomi politikalarında değil. Chavez'in iktidara geldiğinden beri gelen bir sureç bu. Chavez sol populist politikalarla çok iyi şeyler yaptı. Rantiyeci kuçuk gruplara vermedi, acil ihtiyaçlara ve sosyal hizmetlere yatırım yaptı. Bunu yaparken ABD yonetimindeki buyuk ulusal çaplardaki petrol şirketini devletleştirdi. O zamandan bu yana uluslararası tekeller de devletleştirildi. O yuzden hedef oldu. Tum sıkıntılara rağmen halkın buyuk desteğini aldı Chavez ve Maduro yonetimleri. 2012 seçimlerinde yoksulluğu ortadan kaldırma girişimleriyle oylarını yukseltti. O zamanlarda da darbe girişimleri oldu. ABD butun varlığıyla darbe girişimlerini yaptı. Halk başkanlık sarayını kuşattı ve darbecileri dışarı çıkamaz hale getirdi. Darbeciler komşu ulkelere kaçtı Chavez tekrar iktidara geldi.
Uyguladığı sosyal yardım projeleriyle şunu sağladılar: Yoksulluğu yuzde 44'e duşurduler. Eşitsizlik raporlarına gore duşen yoksulluk ABD için ve kapitalist dunyanın geneli açısından kotu ornek oldu. ABD'nin arka bahçesi Latin Amerika'da duzelme dunyanın diğer tarafının hoşuna gitmedi. Chavez'den once 400 bine yakın kişi emekli maaşı alabiliyordu. O gunden sonra 2,1 milyon kişi yaşlılık aylığı almaya başladı. Bunu yaparken millileştirmekle kalınmıyor. Venezuella'nın uluslararası bankalarda rehin tutulan serveti 2,5 milyar dolar. Hem bu parayı bloke ediyorsunuz hem de ulkenin içinde bulunduğu durumu bahane ederek darbe yaptırıyorsunuz. Orada diktatorluk var diyerek yaptılar bunu. Ama o kadar tuhaf bir hale geldi ki muhalefet liderini devlet başkanı olarak tanıyacağını soyledi. Bir hayli pervasızlığa vardı yapılanlar ABD hukumeti tarafından. ABD tekellerinin dediği yapılıyor halkın desteğine rağmen. Bu destek goz ardı edilerek başkanlık tanındı. Bildiğimiz mudahale kuralları da kullanılmıyor. Pence, Venezuella için askeri seçeneklerimiz var demişti. Artık Maduro şunu yaptı bunu yaptı anlamsız kaçıyor. Çunku ABD'nin hedefi konumunda. Yanlışları olabilir ama gozle gorulur bir halk desteği var. Dunya petrol tekellerinin gozu orada hem rakip hem ortak olarak. Paralar bu yoksulluk projelerine harcanması gerekiyor deniyor.
' GUAIDO ABD'NİN PARLATTIĞI BİR POLİTİKACI'
Muhalefet lideri Guaido ABD'nin parlattığı genç bir adam. Muhafazakar bir politikacı. Daha once darbe girişiminde olanları destekledi. ABD ile çalışmaktan yana olduğunu soyluyor. Yonetim ne olursa olsun gitmeli diyor. Buyuk tekellerin desteğini aldığını soyluyor. Demokrasinin kurulmasını istiyoruz ama once hukumet gitmeli diyor. Demokrasi onceliğimiz değildir diyerek ABD desteğini alıyor. Devlet başkanı olarak atanmasından bir rahatsızlık duymuyor ve dunyaya kendinin tanınması için çağrılar yapıyor. Ordu Maduro'nun yanında.
Başından beri AB, ABD ile aynı bakış açısına sahip. Ortadoğu'da bazı çelişkileri olmasına rağmen burada oyle değil. AB ve ABD ortak davranış sergiliyor. Çunku bu ulkelerin ortak çalıştığı firmalar ve tekeller var. Ben bunun etkili olduğunu duşunuyorum. Coğrafyada şu sıralarda sağcılaşma var. Brezilya ve Arjantin'de sağcılaşma net goruluyor. Kolombiya'nın tekellerin çıkarları gibi bir çıkarı yok, sınır sorunu yok ama bir duşmanlık var. Onların en buyuk korkusu diktatorluk donemlerinde olduğu gibi bir sol dalganın ulkesine gelmesi. Ondan urkuyor. Ama Venezuella'da halk desteğini unutmamak lazım. Chavez hareketi de zaten ordu destekli bir hareketti. Ordu halktan yana ilerici bağımsız bir hareket olarak konumluyor kendini.
Özellikle Turkiye Venezuella yakınlaşmasına bakıldığında ne alaka denebilir. Maduro yaptırımlarla karşı karşıya ve Asya'ya açılma derdi var. Turkiye iyi bir pazar. Bunun uzerine gidiliyor. Venezuella'nın bayından beri Ortadoğu'da aldığı tutum Turkiye'nin hoşuna gidiyor. İran yonetimini desteklediği için sol goruşluler onları çok eleştirdi. ABD'nin Kudus'e karşı yaptığı buyukelçileri taşıma atağına katılmadı ve karşı çıktı. Dunya politikalarına genel bakışlarına uygun duşuyor Turkiye, İran ve Rusya ile ortak hareket etmek."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.