Özet (TL;DR) @ 2019-01-25T18:22:00.000Z: Diplomatlar, Adana Mutabakatı çerçevesinde Ankara’nın artık Şam yönetimine elini uzatmasının zamanının geldiğini belirtiyor. Diplomatlara göre, doğrudan temas etme yolu sağlanamıyorsa bir ülke ya da…
Diplomatlar, Adana Mutabakatı çerçevesinde Ankara'nın artık Şam yonetimine elini uzatmasının zamanının geldiğini belirtiyor. Diplomatlara gore, doğrudan temas etme yolu sağlanamıyorsa bir ulke ya da uluslararası kuruluş aracılığı ile goruşme imkanı var. Bu sayede 1998'de olduğu gibi askeri guç kullanmadan terorle mucadelede sonuç alınabilir.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la Moskova'da gerçekleştirdiği goruşmenin ardından hatırlattığı "Adana Mutabakatı" dikkatleri yeniden uzerine çekti. Turkiye ile Suriye arasında terorle mucadele konusunda 1998 yılında imzalanan anlaşma, uzerinden geçen 21 yılın ardından yeniden gundeme gelmiş oldu. İki ulkenin terorle mucadele çerçevesinin çizildiği anlaşmada, "Suriye kendi topraklarından Turkiye'nin guvenlik ve istikrarını tehlikeye atacak eylemlere izin vermeyecek. Suriye, PKK'nın silah, lojistik ve mali destek sağlamasına ve propaganda faaliyetlerine izin vermeyecek" gibi taahhutler yer alıyor.
TBMM'de 2010 yılında imzalanan bir başka anlaşmayla da Adana mutabakatınının geliştirilmesi imza altına alınmıştı. "Turkiye Cumhuriyeti Hukumeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hukumeti Arasında Teror ve Teror Örgutlerine Karşı Ortak İşbirliği Anlaşması"nda, terorle ve teror orgutlerine karşı mucadele ve bu konuda somut sonuçlar elde etmek uzere, samimi ve kararlı bir guvenlik iş birliği amaçlanıyor.
Yururlukte olan bu mutabakatın uygulanmasının Turkiye ve Suriye'nin resmi temas kurmasını sağlayıp sağlamayacağı ve sonuçlarının ne olabileceği de merak konusu oldu.
ONUR ÖYMEN: MUTABAKATIN ÖZÜ SURİYE İLE KAPSAMLI BİR İŞ BİRLİĞİ
Sputnik'e konuşan Emekli Buyukelçi Onur Öymen' gore, Adana Mutabakatı'nın ozu "Turkiye ve Suriye arasında terorle mucadele konusunda kapsamlı bir iş birliği" ve Adana Mutabakatı'nın ve sonrasında imzalanan anlaşmanın bir anlam ifade edebilmesi için de Turkiye ve Suriye arasında bir mekanizmanın çalıştırılması gerekiyor.
Putin'in mutabakatı hatırlatırken, Turkiye'nin Suriye ile temaslarda bulunarak iş birliği yapmasına yonelik bir mesaj verdiğini belirten Öymen, şunları dedi:
" TERÖRİSTLERİN BERTARAF EDİLMESİ ÖNCELİKLE O ÜLKENİN HÜKÜMETİNİN GÖREVİ"
"Turkiye ile Suriye arasında mutlaka terorle mucadele konusunda bir iş birliği yapmasının çalıştırılması lazım. Çunku bir ulkenin topraklarını teroristlerin bertaraf edilmesi oncelikle o ulkenin hukumetinin gorevidir. Suriye'de teror faaliyeti varsa IŞİD, PYD, PKK, Nusra kim olursa olsun, bunlarla mucadele etmek birincil olarak Suriye'nin gorevidir. Suriye gerekirse başka ulkelerden de bunun için destek isteyebilir.
BM yasasının ikinci maddesinin en onemli hukmu; devletlerin egemenliğinin, bağımsızlığının ve toprak butunluğunun korunması ve buna saygı gosterilmesi. 'Efendim, Suriye'de yanlış işler yapılmıştır, o zaman topraklarının bir kısmına el koyarız', bu BM yasasına uygun bir yaklaşım değil.
" TÜRKİYE İLE SURİYE ARASINDAKİ MEKANİZMALAR FAALİYETE GEÇMELİ"
(C) AA /
"Şu anda Suriye topraklarının yuzde 33'u PYD ve onun yonetimindeki gruplar tarafından işgal edilmiş vaziyette. Bu uluslararası hukuka açıkça aykırı, bunu hiç kimse savunamaz. Başka bolumleri başkalarının kontrolu altında, İdlib gibi… Bu bakımdan oncelikle uzerinde durulması gereken bu ilkelerdir. Bu çerçevede yapılmış bir mutabakat var. Bu anlaşmayı yururluğe koyacaksınız, bu anlaşmanın yurutulmesi için de Turkiye ile Suriye arasındaki mekanizmaları faaliyete geçireceksiniz."
' ÜÇ YÖNTEMLİ TEMAS'
Öymen, mutabakatın nasıl faaliyete geçebileceği sorusuna da yanıt verirken, "Bir, doğrudan doğruya temas etme yolu var, bu sağlanamıyorsa bugunku ortamda, bir ulkenin aracılığıyla bu temasları sağlama yontemi var. Üçuncu bir ulkede temas imkanı var, Bir uluslararası kuruluşta, diyelim ki BM'deki Turk-Suriye temsilcileri arasında goruşme yontemi var. Uluslararası alanda buna benzer yontemlerin hepsi uygulanmıştır" diye konuştu.
" HİÇBİR ASKERİ GÜÇ KULLANMADAN TERÖRLE MÜCADELEDE SONUÇ ALINABİLİR"
Hangi yontemle olursa olsun temasın sağlanması durumunda ise Öymen, "Terorle mucadele Turkiye'nin lehine olduğuna gore ve terorle mucadelede Suriye'ye çok onemli bir gorev duştuğune gore, boyle bir temas mekanizması ayrıca siyasi çozum bulunması konusunda da katkıda bulunur ve terorle mucadelede de daha etkili sonuç alınır" dedi.
Öymen, "Terorle mucadelenin hep askeri boyutu duşunuluyor, diplomatik boyutu hiç duşunulmuyor hemen hemen. Oysa Adana Mutabakatı gosterdi ki; Öcalan'ın Suriye'den çıkarılması, kampların kapatılması, hiçbir askeri guç kullanmadan dahi diplomasiyi etkili bir şekilde kullanarak sonuç alınabilir" diye konuştu.
FARUK LO ĞOĞLU: PUTİN TÜRKİYE'YE PENCERE AÇTI, ŞAM'LA TEMAS EDİLMELİ
Sputnik'e konuşan Emekli Buyukelçi Faruk Loğoğlu da, Putin'in Adana Mutabakatı hatırlatmasının Suriye konusunda Turkiye'ye açılan bir pencere olduğunu ifade etti. Loğoğlu, "Gereğinin yerine getirilebilmesi için, Putin'in açtığı pencerenin Turkiye'ye yarar sağlayabilmesi için Ankara'nın Şam yonetimine elini uzatması lazımdır. Turkiye Şam yonetimiyle temas edip terorle mucadele bağlamında bu anlaşmaların gereği doğrultusunda, yeni bir ortak anlayış oluşturabilirse bu hem Turkiye'nin yararına hem Suriye'nin istikrara kavuşması bakımından yerinde olur" diye konuştu.
" SURİYE TÜRKİYE'Yİ RAHATLATACAK ADIMLAR ATABİLİR"
BM hukuku ve ikili anlaşmalara gore kendi topraklarındaki terorle mucadelede birincil sorumluluğun Suriye'de olduğu goruşunu yineleyen Loğoğlu, mutabakatın uygulanmasıyla Suriye yonetiminin ulke topraklarında terorle mucadelede daha aktif olarak, Turkiye'yi rahatlacak adımlar atabileceğini de kaydetti.
T ÜRKİYE TEMASA HAZIR MI?
Loğoğlu, Turkiye'nin temasa hazır olup olmadığı konusunda ise "sanmıyorum" dedi ancak Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu'nun "Rejimle dolaylı temaslarımız var" sozlerini de hatırlattı. Bunun en azından istihbarat orgutlerinin temas halinde olduğunu gosterdiğini ifade eden Loğoğlu, "Adana Mutabakatı'nın eğer bir meyvesi olacak ise bunun yuksek siyasi seviyeli Ankara ve Şam arasında temasla olması lazım. Ankara buna hazır gorunmuyor ama Putin'in bu hatırlatmasını da herhalde yabana atmadılar. Bu biraz da Ankara'nın şimdiye kadar izlediği politikalarına ilişkin yeni bir sayfa açmasını gerektiren bir gelişme" dedi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.