Özet (TL;DR) @ 2019-01-25T23:59:00.000Z: Metin Yeğin, Venezüella’daki Maduro yönetimini dünyanın verili devlet düzenleri düşünüldüğünde ‘bir sürü ülkeden daha az diktatörlüktür’ diye niteledi. Ekonomi yönetiminde başarısız sebebi Yeğin’e…



Metin Yeğin, Venezuella'daki Maduro yonetimini dunyanın verili devlet duzenleri duşunulduğunde 'bir suru ulkeden daha az diktatorluktur' diye niteledi. Ekonomi yonetiminde başarısız sebebi Yeğin'e gore salt ABD ve finans kapitalin yaptırım kıskacı değil, sosyalist programların hakkıyla uygulanamaması.

ABD yonetimi, Venezuela'da kendi kendini 'başkan' ilan eden Juan Guaido'yu resmen tanıdığını duyurarak Maduro yonetimine karşı açık darbe girişimine hazırlanırken, son donemde art arda sağ iktidarların işbaşına geldiği Latin Amerika ulkelerinden de destek aldı. AB uyesi ulkelerde neoliberalizmin başını çeken Fransa ve Almanya da bu 'atamaya' destek vermiş gorunuyor. Guaido'nun aksine seçimle işbaşına gelmiş Maduro, Venezuela'daki bolunmuş muhalefetin parlamentoyu ele geçirerek sistemi tıkamasının ardından kurucu meclis seçimlerine gittiği için 'gayrı meşru' ve hatta ilan edilmiş durumda.

Venezuella'daki gelişmeleri bolgeyi yakından tanıyan gezgin gazeteci-yazar Metin Yeğin ile konuştuk:

' TÜRKİYE İLE VENEZÜELLA KIYASLANAMAZ'

Metin Yeğin, Turkiye ile Venezuella'nın ne coğrafi açıdan ne de jeopolitik anlamda kıyaslanamayacağını dile getirdi. "Biri kuyuya iten diğeri çıkartan insanlık durumu" tarifi yaparken, Venezuela'nın Turkiye'nin tam aksi neoliberal politikaların yıkımını duzeltmeye çalışan bir yonetime sahip olduğunu belirten Yeğin, iki ulke arasındaki uzaklığın bir anlamda 'sorunsuz' sembolik bir yakınlık yarattığını dile getirdi:

"Turkiye ile Venezuella kıyaslanamaz. Herhangi bir boyutta değil. Ne ortaya çıkışı ne sonrası değil. Kuyunun başındaki iki insan gibi Venezuella ile Turkiye. Biri kuyuya iten biri çıkartan insanlık durumu, en azından çabası içerisinde. O yuzden Venezuella'daki tarihsel olarak esas bu duruma gelmesi, Bolivarcı devrimin kendini tanımlaması da neoliberal politikaların yaşama geçmesi sonucu ortaya çıkan buyuk yıkımın tekrar bir şekilde duzeltilmeye çalışılması. Ama Turkiye'de ise bugunku AKP iktidarının neoliberal politikaları sembolize eden ve hala bunu devam eden bir iktidar. Dolayısıyla ikili benzerlik yok. Ancak bir dışlanma gibi gorunebilir iki taraftan. Bir de iki ulke birbirinden o kadar uzak ki aslında. Coğrafi olarak uzak, bu yuzden herhangi bir sorunun ortaya çıkması gerekmiyor. Aynı zamanda jeopolitik olarak uzak. Bu nedenle de bu ikili bir ittifak da hem dunya egemenlerini çok rahatsız edecek bir durumda değil hem de doğrudan hayatı çok fazla değiştirir olamayacağı için şu anda bu kenarda kalan bir şey, biraz daha sembolik bir tarafı var."

' MADURO YÖNETİMİ BİR SÜRÜ ÜLKEDEN DAHA AZ DİKTATÖRDÜR'

Venezuela'da Chavez doneminin dunyanın en demokratik seçimleri olarak bizzat eski ABD Başkanı Jimmy Carter tarafından dile getirildiğini anımsatan Yeğin, ulkede alenen darbe propagandası yapmış televizyonların dahi kapatılmadığını aktardı. Maduro'nun kurucu meclis seçimlerine tum muhalefeti davet ettiğini, muhalefetin estirdiği şiddete rağmen azımsanmayacak bir katılım sağlandığını anlatan Yeğin, Turkiye'nin hiçbir zaman gormediği tarzda demokratik açıklık ve tartışma eşliğinde işçiler, emekliler ve oğrencilerin doğrudan katılımıyla oluşturulan kurucu meclis eşliğinde bir anayasa ortaya konulduğunu kaydetti:

"Venezuella muhalefetinin seçimlere katılmamak ya da bu şekildeki farklı boykot tavırları ilk boykotları değildi. Chavez doneminde de bu şekilde boykot tavırları oldu. Aynı zamanda da Chavez doneminde seçimlerin gerçek yapılıp yapılmadığına dair tartışmalar vardı. Chavez donemi seçimleri dunyanın en demokratik seçimi diye tanımlandı. Bunu tanımlayan kişi de Jimmy Carter'dı. Amerika Birleşik Devletleri'nin eski devlet başkanlarından bir tanesiydi. Doğrudan darbeyi programlarıyla duzenleyen, bunu açığa çıkartan televizyon kanalı kapatılmadı 2002'deki darbede. 2007 yılında lisansı yenilenmedi. Yani herhangi bir ulkede bu olabilir mi sizin diktator diye tanımladığınız bir yerde? Darbenin duzenlendiği açık olan bir program, televizyon kanalı hala kapatılmıyor, beş yıl sonra lisansı yenilenmiyor, çok ayrı bir hikaye. Maduro donemine bakarsak, anayasa mahkemesinin sureçleri artık dunyadaki butun devletleri yargıyı doğrudan eskiden hukukun adaletin bir aracı olarak sembolik olarak gorulse de dunyada yargıyı doğrudan devletin bir aparatı olarak kullandığı yerde anayasa mahkemesinin kararlarının tartışılması belki bir tarafa olabilir. Ama kurucu meclise butun muhalefeti davet etti Maduro. Bundan sonra onemli bir kısmı katıldı. Katılım oranı onemliydi. Bugun sadece Amerika'da değil İngiltere'de bile oylamaya katılım oranı 'Biri Bizi Gozetliyor'a katılım oranından daha duşuk aslına bakarsanız. Yani bundan dolayı demokratik olup olmamasının bir başka boyutu olarak tabii ki normal gitmiyor Maduro seçimleri. Tabii ki baskılar var. Yuzde 41'in katıldığı kurucu meclis seçimlerinde sağ bir suru yerde şiddet uyguladı, doğrudan seçimlere gidenlere mudahale etti. İnsanlar bu şiddetin mağduru oldu, yararlananlar hatta olenler oldu. Dolayısıyla kurucu meclis ayrıca işçilerin emeklilerin, oğrencilerin bir suru ayrı unsurun doğrudan katıldığı bir meclisti. Boyle bir anayasa kuruluşu Turkiye'de neredeyse hiç gerçekleşmedi. 1960'ı bir nebze o kuruluş ve hukuksal aşaması anlamında. Bu şekilde bir kurucu anayasanın tekrar tartışıldığı, ortaya çıktığı neredeyse hiç gerçekleşmedi. Tabii ki diktator derseniz benim gibi butun devletler nihayetinde diktatorluktur diye tanımladığınızda diktatorluktur. Ama aynı zamanda butun yerlere baktığınızda bir suru ulkeden daha az diktatordur Maduro yonetimi."

' EKONOMİ YÖNETİMİNDE BAŞARISIZ OLMA SEBEBİ SOSYALİST PROGRAMLARIN TAM MANASIYLA UYGULANAMAMASI'

Yeğin'e gore Maduro yonetimi ekonomi yonetiminde başarısız oldu ama bunun nedeni sosyalist programların tam manasıyla uygulanamaması. Ülke ekonomisinin petrol uzerinden donduğunu anımsatırken, ABD onculuğunde finans kapital dunyasının kıskacı altında uretim ilişkilerini donuşturmekte başarısız kalındığını belirten Yeğin, bu yuzden de gerçekçi bir ekonomi oluşturulamadığının altını çizdi:

"Ekonomi berbat. Ama ekonominin bu kadar dehşet verilmesinin nedeni, bu daha sosyalist programların uygulandığı, komunlerin uygulandığı ya da bu koşulların değiştirildiği için değil bana gore tam tersine radikal bir değişimin gerçekleşmediği için ekonomi kotu. Siz bir yandan komunler inşa etmeye çalışacaksınız ya da Venezuella'nın en sevdiğim yasası eğer herhangi bir fabrikada çalışanların yuzde yarısından bir fazlası imza verirse o fabrikanın kamulaştırılarak işçilere devredildiği, işçi konseyiyle yurutulmeye çalıştığı bir yasanın olduğu yerde ikili bir durum var. Ama buna karşı sadece petrolden yuruduğu için her şey bu iş olmuyor. Tam tersi ekonomi çok kotu. Ama bu Maduro ya da Chavez, Bolivarcı devrimin bu sosyal dayanışmacı sosyalist ya da çalışanların yoneten olduğu yeri yapmaları değil tam tersi bunu yeterinde yapmamaları, daha radikal olarak gerçekleştirmemeleri. Benim sadece şimdi değil 2005 yılında uç nesil gerilla komutanı Douglas Bravo ile konuşurken Chavez'in en yukselen donemlerinde, 'Venezuella ne demektir, petrol demektir'. Şimdi Venezuella butun petrol anlaşmalarının hepsini imzaladı. Ama Bolivya bir kere imzalamaya kalktı, kafasına geçirdiler. Esas bu donuşum olmadı, esas finans dunyası zaten kapitalist dunyanın hegemonyası altında yurudu. Zaten her zaman korkunç bir burokratik durum var. Bana gore biraz da nesnelerin kendi ilişkisinden de kaynaklanıyor bu. Petrol biraz canlı oluleri, fosilden olduğu için ortaya çıkardığı durum da aynı dehşetli bir durum. Ama alternatif bir uretim inşa edemediler, aşağıdan bunu kuramadılar. Komun iyice karikature donuştu. İşgal fabrikaları, devletin kamulaştığı fabrikalar işçi konseyleri yerine yonetimciler tarafından surdurulmeye başlandı. Dolayısıyla gerçekçi bir ekonomi oluşturma şansı yok, çunku uretim yok."

' KİLOMETRELERCE KIYISI OLAN VENEZÜELLA TONBALIĞI ALIYOR'

Yeğin, ulke solunun uygulamak istediği programlar karşısında yaptırımlara uğrayacağını da onceden duşunerek hareket etmesi gerektiğini, ancak bunun altından kalkılamadığını anımsattı. Venezuela'nın Turkiye ile yaptığı anlaşmaların ise ALBA'nın Bolivarcı alternatifinin parçası olarak olumlu yanlarına dikkat çeken Yeğin, bunun karşılıklı adil bir ticareti yakın gorunum arz ettiğini de ekledi:

''Yaptırımlar tabii ki korkunç ama ben bu gibi durumlarda Kuba için de bu geçerli, daha dehşet ve vahimi. Yeraltı zenginlikleri de yok Kuba'nın, petrol dahil hiçbir şeyi yok. O yaptırımlar zaten olacak. Siz eğer muhalefet başka turlu bir dunyayı istiyorsanız, o yaptırımları alacaksınız. Ya da bu işten vazgeçeceksiniz. Tabii ki bir guçluk durumu. Bunu çozeceksiniz ki siz bunun içerisinden çıkacaksınız. Bu yuzden Turkiye ile olan anlaşmasına bakıyoruz Venezuella'nın. Bir mal mubadelesi anlaşması oldu. Bana gore çok iyi bir anlaşma. Çunku Alba'nın Bolivarcı alternatif anlaşmalarından bir tanesi doları aradan çıkartıyorsunuz ve karşılıklı al ve adil ticarete yakın bir anlaşma surduruyorsunuz bir anlamda. Ama şimdi Venezuella petrol veriyor. Turkiye'nin verdiği şeylere bakın. Mesela ton balığı var aralarındaki kalemlerinden biri. Kilometrelerce kıyısı olan Venezuella tonbalığı alıyor. Beni çok daha şaşırtan mesela madeni yağlar, Turkiye'den satın almaları çarpıcı. Petrol ureticisi olan ve dunyanın en buyuk rezervleri olan Venezuella, Turkiye'den petrol ureticisi olmayan bir ulkeden madeni yağ satın alıyor. Çunku işleyemiyor petrolu."

' ÜNİVERSİTEYE GİTMEK BEYAZ VE AYRICALIKLI SINIFA AİT DURUMDU, AYAK TAKIMININ BU HAKLARA ERİŞMESİNDEN RAHATSIZ OLDULAR'

Venezuella'nın sosyolojik yapısının ise Bolivarcı iktidar oncesinde Avrupa kokenli beyazlara dayalı olduğunu belirten Yeğin, Chavez ve Maduro iktidarlarının ise bu dengeyi değiştirdiğini anlattı:

"Önceden universitelerde okumak bir ayrıcalık durumunda iken bu ayrıcalığa zaten sadece neredeyse beyazlar ve ayrıcalıklı sınıflara yakın olan sınıflar elde ediyordu. Ondan sonra Bolivarcı universite alternatifliğe hem aynı zamanda teorinin ve pratiğin iç içe girdiği bir biçimle yoksullar da artık universiteye ulaşamaya başladılar. Sınıfsal olarak zaten bu diğerlerinin rahatsızlıkları da buradan. Ayak takımının onlara erişmesinden, kendilerinin iş bulamamasından soz eden bir suru roportaj karşılaştık. Ama bunun bir de obur tarafı var. Neden Maduro bu kadar dehşet verici yıllık yuzde bir milyona varan enflasyon sayılarının bahsedildiği bir ulkede hala destekçilerinin en az yuzde 30 olmasının nedeni de Bolivarcı universiteye ulaşabilen yoksulların, artık açlık sınırından farklı bir seviyeye çıkabilen, kendi onurlarıyla yaşayabilen bilmeye çalışan yoksulların hala onu sahiplenmesi."