Özet (TL;DR) @ 2019-01-24T13:51:00.000Z: 'Barış Akademisyenleri' davasında mahkum edilen akademisyenlerden biri olan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Seyr-i Sabah programında doktorların hastalarının her tür hakkını savunması gerekliliğini…
Seyr-i Sabah
13:51 24.01.2019(Guncellendi 14:34 24.01.2019) URL'yi kısaltın
'Barış Akademisyenleri' davasında mahkum edilen akademisyenlerden biri olan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, Seyr-i Sabah programında doktorların hastalarının her tur hakkını savunması gerekliliğini vurgularken, "Hekim hastasının avukatı da olmalıdır" dedi.
'Barış Akademisyenleri' davasında mahkum edilen akademisyenlerden biri olan Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, dun universitesinde oğrencilerine en son resmi dersini vererek emekliye ayrıldı. Seyr-i Sabah programında konuşan Fincancı, hekimliğin emekli olunabilecek bir iş dalı olmadığını vurguladı. Fincancı, aynı zamanda bundan 200 yıl once Rudolf Virchow'un soylediği gibi doktorun hastasının her tur derdine cevap verebilen avukatı da olması gerektiğini dile getirdi:
' BENİ ONURLANDIRAN BİR SON DERS YAPTIK'
"42 yıl İstanbul Üniversitesi'nde olmuşum. Herkese boyle bir şans ulaşmaz. İnsanın başladığı universitede butun yaşamını geçirmesi, once oğrenci sonra oğretmen olması, daha doğrusu hep oğrenci olması buyuk şans. Ben oğrencilerimle buluşmaktan buyuk keyif aldım. Onlara hekim olmanın değerini onemini anlatmaya çalıştım. Hekimlik emekli olunacak bir alan değil. Öğrencilik de bitmez. Öğrencilere hekim olmanın aslında iyi insan olmak anlamına geldiğini anlatmaya çalıştım. İnsan olmanın çok boyutlu duşunen, tum insanları kapsayan o olağanustu değerini tanımlamaya çalıştım. Dun de gordum gerçekten insan ve hekim olmak ne anlama geliyor. Beni onurlandıran bir resmi son ders yaptık.
Esas hakkındaki mutalaasıyla savcı bir artırım nedeni olarak tanımlamış benim bodrumda bulduğum çocuk çenesini delil olarak sunmamı. Mahkeme savcının suç delili olarak tanımladığı çocuk çenesini suç delili olarak artırım sebebi olarak gordu. 2015 yılında pek çok ilde sokağa çıkma yasakları çıktı. 79 gun sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Birtakım iddialar ortaya atıldı. Buna gore insanların bodrumlarda olduğu, bunların terorist olduğu çatıştıkları iddiaları vardı. Butun bu sureçte devletin gorevi suçlu olduğu duşunulen kişilerin zarar gormeden yakalanmasıydı. Bir bodrumda yanmış kemik parçaları bulduk. Bunlardan biri de kuçuk çocuk çenesiydi. Şunu soylememiz gerekti: Burada siviller var, sıcak bir durum olabilir. Buna uygun onlemler alınmalı. Ama boyle onlemler alınmamıştı. Binada tahribat vardı. Çok ileri derecede yanmış kemik parçaları vardı. Çok iyi soruşturulması gereken bir durum olduğu anlaşıldı. Binada tank mermileri vardı. Siz çatışmada dahi olsanız insanların yaşadığı binalara tankla topla saldırmamalısınız.
İnsan Hakları Vakfı'nın raporlarına bakarlarsa herkes gorecektir. Rakamlar sıkıntı verici. 300'un ustunde sivil olumunden bahsediliyor. Bir çatışmada siviller de olebilir soyleminin otesinde bir durum bu. Devletin gorevi etkili bir soruşturma yurutmektir. Ölenlerin teror yuzunden mi olduğu neden olduğunu anlamak için soruşturma yurutmek gerekiyor. Ben akademisyenim, ben soru sorarım. Olay yeri incelemesi yeterli midir? Ben o binaya girdiğimde oraya atışların dışarıdan içeri doğru olduğunu goruyorum. Taraflardan birinin olduğu koşullarda olay yeri inceleme raporu duzenlemiş olması ayrıca soruşturulmalıdır. Bağımsız bir inceleme yapılmadı. Biz bağımsız bir inceleme yapılsın dediğinde suçlandık. Oysa Turkiye uluslararası insan hakları sozleşmesinde taraftır ve bu maddeler kanun hukmundedir. O binalar hiçbir inceleme yapılmadan yerle bir edildi.
' DEVLETİN TEMEL GÖREVİ DOKUNMAMAK, DOKUNDURTMAMAK'
(C) Fotoğraf : DHA
Bir ustamızın sozunu anarak başladım konuşmaya: Bundan 200 yıl once Rudolf Virchow, 'Hekim hastasının avukatı gibi davranmalıdır' demişti. Hekimler hastasının haklarını savunan bir yerde durmalıdır. Sadece hastasını iyileştirmekle değil onun tum koşullarını iyileştirmekle yukumluyuz. İnsan olmanın, yaşamını anlamlandırmak olarak tanımlandığı koşullarda çok buyuk bir olanak olarak değerlendirmeliyiz. Kimden talepte bulunabiliriz Turkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak? Tabii ki devletimizden. Bu devletin uluslararası sozleşmeler temelli bazı gorevleri var: Dokunmamak, dokundurtmamak. Ben bir orgutten, bir yapıdan boyle bir şeyi talep edebilir miyim? Her aşamada insana zarar veren her tur eylemi kınadığını ifade etmek isterim Turk Tabipler Birliği'nin. Biz bu suça ortak olmayacağız derken bir durum tespiti yaptık. Devletin gerekli onlemleri alması gerektiğini soyledik. Devlet onlem alsın derim o terorist yapılara sozumu geçiremem ki. Hepimiz için bu geçerli."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.