Özet (TL;DR) @ 2019-01-24T17:15:49.000Z: İzvestiya’da yayınlanan Yekaterina Postnikova ve Elnar Baynazarov imzalı makalede Putin ile Erdoğan’ın dünkü görüşmesi değerlendirildi. Makaleye göre, Şam, Afrin ve kuzeydoğu da dahil Suriye’nin…
İzvestiya'da yayınlanan Yekaterina Postnikova ve Elnar Baynazarov imzalı makalede Putin ile Erdoğan'ın dunku goruşmesi değerlendirildi. Makaleye gore, Şam, Afrin ve kuzeydoğu da dahil Suriye'nin herhangi bir yerinde Turk ordusunun bulunmasına sabretmeye niyetli değil.
İki ulke liderinin goruşmelerin ardından yaptıkları basın toplantısında ana gundem maddesi, Astana uçlusunun anayasa komitesi şekillendirilirken karşılaşılan sorunlar oldu. İngiltere, Almanya ve Fransa'nın komitenin kurulmasına fiilen engel olduğu gozler onune serildi. Erdoğan'ın ziyareti, 2019'daki ilk yurtdışı ziyareti oldu.
Erdoğan'ın Putin ile goruşmesinde Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu, Savunma Bakanı Hulusi Akar, MİT Başkanı Hakan Fidan başta olmak uzere, kalabalık bir heyet hazır bulundu. İzvestiya'nın verdiği habere gore, heyetteki isimler Erdoğan'ın niyetlerinde ciddi olduğunu gosteriyor.
Goruşmelerin sonucuna dair basın toplantısı yarım saatten az surdu, ancak iki ulkenin liderleri, Suriye'deki ortak çabalar ve karşılıklı ekonomik işbirliği uzerine goruş belirtti. Putin, Turk Akım'ın kara kısmının zamanında biteceğini ve gaz akışının yılsonuna kadar başlayacağını umut ettiğini belirtti. Akkuyu Nukleer Santral inşaatının da plana gore ilerlediğini soyledi.
Putin ayrıca, iki taraflı stratejik işbirliği konseyinin de bu yıl Rusya'da toplanacağını açıkladı. Erdoğan ise, Rusya'dan turist akışının arttığına ve vizesiz rejimin ikili ilişkilerdeki olumlu etkisine dikkat çekti.
(C) Sputnik / Maksim Blinov
Basın mensupları içinse daha çok iki liderin Suriye'den ABD guçlerinin çekilmesi surecinde bir uzlaşmaya varıp varmadıkları merak konusuydu. Gazeteciler, İdlib'deki çatışmasızlık bolgesindeki durumun nasıl olduğu, anayasa komitesinin ne zaman kurulacağı ve Turkiye'nin Suriye'nin kuzeyinde bir tampon bolge kurmayı başarıp başaramayacağı konularıyla ilgili yorumlar almayı umut ediyordu.
İ DLİB VE TÜRK ORDUSUNUN SURİYE'DEKİ VARLIĞI
Rusya ve Turkiye liderleri, 2018 Eylul ayında Soçi'de İdlib'deki silahlı muhalefeti ve teroristleri sınırlamak ve çatışmasızlık bolgesi kurmak uzerine anlaşmışlardı: İdlib bolgesinde El Nusra'nın saldırıları devam ediyor.
İdlib'in Suriye ordusunun kontrolune devredilip devredilmeyeceği uzerine basın toplantısında herhangi bir şey soylenmedi. Putin, Turkiye ve Rusya'nın bu bolgedeki gerilimi duşurmek için birlikte çalışması gerektiğini açıkladı.
"Turk partnerlerimizin teror tehdidini oradan uzaklaştırmak için pek çok şey yaptıklarını goruyoruz," diyen Rusya Devlet Başkanı, sozlerine şoyle devam etti: "Bu bağlamda, Rusya ve Turkiye'nin İdlib bolgesindeki durumu istikrara kavuşturmak için başka hangi adımları atabileceği uzerine goruş alış verişinde bulunduk."
Erdoğan da konuşmasında, Suriye'deki başlıca hedeflerinin teroristlerle mucadele olduğunu, bu nedenle Ankara'nın, Suriye'deki eylemlerini Moskova'nın adımlarıyla koordine etme yolunda çabalarını derinleştireceğini soyledi.
' ŞAM SABRETMEK NİYETİNDE DEĞİL'
Makaleye gore, Turk Silahlı Kuvvetleri İdlib'den yakın zamanda çıkmayacak gibi gorunuyor. Dolayısıyla Ankara'nın pozisyonu, Şam ile taban tabana zıt. Şam, Suriye topraklarında Turk ordusunun yasadışı bir şekilde bulunduğunu vurguluyor.
Suriye Parlamentosu Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Butrus Marcan'a gore, Şam, Turk ordusunun Afrin ve kuzeydoğu da dahil Suriye'nin herhangi bir yerinde bulunmasına sabretmeye niyetli değil.
Gazeteye konuşan Marcan, "Ankara, saldırganlıktan vazgeçmeli ve Suriye sınırları içindeki kuvvetlerini çekmelidir," derken, Şam'ın ulkenin her karışını kontrolu altına almaya hazır olduğunu bildirdi.
İ NGİLTERE, FRANSA VE ALMANYA, SURİYE ANAYASA KOMİTESİ GİRİŞİMİNİ BM ÜZERİNDEN BLOKE ETTİ
İki lider, İran'ın da katılacağı bir sonraki uçlu zirveyle ilgili daha ayrıntılı konuştu. Bu zirve Rusya'da yapılacak; tarihi ise İran yonetimiyle goruşmeler sonrası belirlenecek.
Putin, bu uçlu mekanizmayı "Suriye'deki çatışmanın çozumu için en etkili mekanizma' olarak nitelendirdi.
Rusya Devlet Başkanı şoyle dedi:
"Rus ve Turk diplomatlarının bu komitenin bileşimi uzerinde goruş birliğine varmak için İranlı meslektaşlarıyla sıkı temas içinde ciddi bir iş yaptıklarını, İstanbul'da Fransız ve Alman taraflarıyla varılan anlaşmaların tamamını yerine getirdiklerini hatırlatırım. Ne var ki anayasa komitesi yılsonuna kadar ne yazık ki kurulamadı."
Putin, komitenin kurulmasının neden geciktiği sorusuna karşılık da şu cevabı verdi:
"Aslında çalışmalar bitmişti, ancak Cenevre'de nokta koyulması gereken son aşamada bazı partnerlerimizin bu çalışmanın tamamlanmamış olduğunu duşunduklerini duyduk. Bunun arkasından İngiltere, Fransa ve Almanya'nın BM daimi temsilcileri, BM Genel Sekreteri'ne, 'Astana grubu' tarafından onerilen anayasa komitesi projesinin onaylanmaması çağrısı içeren bir mektup sundu. Partnerlerimizin BM Genel Sekreteri'ne bu mektubu hakkında yorumda bulunmak bile şu an bana guç geliyor."
Basın toplantısında gazetecilerin sorularını cevaplayan Erdoğan da, Putin'in sozunu ettiği mektubun 'herkesi şaşırttığının' altını çizdi. Erdoğan, komitenin kurulması için hala batılı ulkelerle birlikte çalışmaya hazır olduklarını belirtti.
' KOMİTENİN KURULMASI ÇÖZÜM İÇİN EN GÜVENİLİR YOL'
Rus siyasetbilimci Roland Bicamov'a gore, anayasa komitesinin kurulması Suriye krizinin çozume kavuşturulması için en guvenilir yol. Surecin zorlu yuruduğunu bildiren Bicamov, nihayetinde komitenin kurulacağı goruşunde.
Rusya, Turkiye ve İran, aralık ayında Cenevre'de soz konusu komite uyelerinin listesini vermişlerdi. Bunlar arasında Suriye hukumetinin, Suriye muhalefetinin ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri bulunuyordu. Ancak BM Suriye Özel Temsilcisi Staffan de Mistura, onerilen listeyi onaylamayı reddetmişti. Moskova ise BM'nin tavrından şaşkınlığa kapıldığını belirtmiş ve bu surecin sonsuza kadar devam etmeyeceğini vurgulamıştı.
' TÜRKİYE GÜVENLİ BÖLGEYİ SADECE KENDİ ŞARTLARINA UYGUN BİÇİMDE KURMAK İSTİYOR'
Liderler Turkiye'nin Suriye sınırında guvenli bolge kurma girişimine de değindi.
Erdoğan geçtiğimiz hafta, muttefiklerini, ozellikle de ABD'yi, 32 km derinliğinde bir tampon bolge kurmak için yardımda bulunmaya çağırmıştı. Erdoğan'a gore bu alan, Kurt militanların ulkeye sızmasına karşı guvenliği tesis edecek. Turkiye, bu bolgeyi kendi kontrolu altına almayı planlıyor, ancak Suriye'nin kuzeyini fiilen kontrol etmekte olan SDG ve bağlı guçler, buna kesinlikle karşı çıkıyorlar. Washington ise, Turkiye'ye bu sorunla ilgili kesin bir goruş bildirmezken, 'Kurtlerin guvenliği' konusunda 'kaygılı'.
Bu bolgenin ne zaman kurulacağı ve Rusya'nın bunu destekleyip desteklemeyeceği sorusu cevapsız kaldı. Erdoğan, bu bolgenin teroristlerden temizleneceğini, bu kapsamda da Moskova ile bir ihtilaf bulunmadığını soyledi. Putin ise, Rusya'nın Turk meslektaşlarının guvenlik alanındaki kaygılarına saygı gosterdiğini belirtti.
Roland Bicamov'a gore, Suriye'de bir guvenli bolge meselesi, İdlib meselesiyle doğrudan ilişkili. Boyle bir bolgenin ne Şam, ne Moskova, ne de Tahran'ı memnun edeceğini vurgulayan siyaset bilimci, Turkiye'nin bu bolgeyi sadece, Washington için de kabul edilemez olan kendi şartlarına gore kurmak istediğini duşunuyor.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.