Özet (TL;DR) @ 2019-01-24T18:05:00.000Z: Uzmanlara göre Putin’in “Adana Mutabakatı” hatırlatması, “Suriye sınırında, rejim bu bölgelere yerleşse bile terörle mücadele konusunda Türkiye’ye güvence” mesajı içeriyor. Bunun Türkiye için olumlu…



Uzmanlara gore Putin'in "Adana Mutabakatı" hatırlatması, "Suriye sınırında, rejim bu bolgelere yerleşse bile terorle mucadele konusunda Turkiye'ye guvence" mesajı içeriyor. Bunun Turkiye için olumlu bir durum olduğunu belirten uzmanlar, "Suriye konusunda çekinceli konulara karşın geniş alanlardaki işbirlikleri tarafları masada tutuyor" dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Moskova'da 2019'un ilk yuz yuze goruşmesini gerçekleştirdi. Kremlin Sarayı'nda baş başa ve heyetler arası goruşmelerin ardından yapılan ortak basın toplantısında, iki lider de iş birliğine vurgu yaptı.

Yapılan açıklamalarda, Erdoğan'ın "Turkiye ve Rusya iş birliği, Suriye'nin barış, guvenlik ve istikrarı açısından mihenk taşıdır" sozleri dikkat çekerken, Putin de, "Suriye meselesinin kalıcı çozumu uzerinde çalışmaktayız. Siyasi ve diplomatik yollarla sorunu çozmeyi istiyoruz" mesajını verdi. Liderler, yeni uçlu zirveyi de İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani'nin de katılımıyla onumuzdeki ay Rusya'da gerçekleştirme kararı aldı.

" RUSYA İŞ BİRLİĞİNİ YIKMAMAK ADINA İDLİB KONUSUNDA TÜRKİYE'YE SÜRE TANIYOR"

Bu onemli buluşmayı Sputnik'e değerlendiren Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Suriye Çalışmaları Koordinatoru Oytun Orhan, oncelikle İdlib konusunda zirve oncesinde meydana gelen gelişmelerin Soçi mutabakatını riske atan yonde ilerlediğini belirterek, "Radikal gruplar İdlib'de kritik bolgeleri ele geçirmişti, dolayısıyla bu konuda bir sıkıntı yaşanma ihtimali vardı. Rusya'nın operasyon kartını one surmesi bekleniyordu ancak yapılan açıklamalardan anlaşıldığı kadarıyla Rusya, Suriye konusunda iş birliğini yıkmamak, ortadan kaldırmamak adına İdlib konusunda Turkiye'nin çabalarına sure tanımak istiyor" dedi.

" TÜRKİYE'Yİ RAHATLATAN ADIM"

Bu bağlamda Putin'in de "Turkiye'nin İdlib'te radikallerle mucadele için çok çalıştığını" dediğini soyleyen Orhan, "Her ne kadar sahada radikaller kazanım elde etse de Turkiye'nin aksi yonde buyuk bir çaba sarf ettiğini, dolayısıyla belli bir sure daha tanınması gerektiğini ifade etti. Bu şimdilik İdlib konusunda Turkiye'yi rahatlatan bir adım" diye konuştu.
Orhan, Rusya'nın Turkiye'ye bu konuda bir taahhut verirken de, Fırat'ın doğusu konusunda bir beklenti içinde olabileceğine de dikkat çekti. Rusya'nın hem Mumbiç'te hem de Fırat'ın doğusunda Amerika'nın çekilmesi durumunda bu boşluğun rejim guçleri tarafından doldurulmasını istediğini, Turkiye'nin ise Amerika ile guvenli bolge goruşmelerini surdurduğunu anımsatan Orhan, "Bu anlamda bir rakebet olduğu soylenebilir" dedi.

PUT İN'İN 'ADANA MUTABAKATI' HATIRLATMASI: TÜRKİYE İÇİN OLUMLU

Şimdilik Rusya'nın guvenli bolge konusunda Turkiye'nin tereddutlerine olmulu yanıt vermiş gibi gorunduğunu kaydeden Orhan, Putin'in "Adana mutabaktı" açıklamasına da değindi.

Orhan, "Bu iki açıdan onemli; bir, Rusya, Turkiye'nin terorle mucadelesine ve guvenlik hassasiyetlerine saygı duyuyor dolayısıyla guvenli bolgeyi sınırında kurması konusunda bir itirazı olmayacak gibi gorunuyor. İkincisi, her ne kadar Şam ile YPG ve ya Kurtler anlaşsa bile bunun kesinlikle teror orgutlerini, PKK'yı kapsamayacağı vurgusunu yapmak istemiş olabilir. Yani ileride rejim bu bolgeleri ele geçirse bile 'terorle mucadele konusunda Turkiye ile birlikte çalışacağız' şeklinde bir mesaj vermek istemiş olabilir. Bu da tabi Turkiye için olumlu sayılabilecek bir durum" diye konuştu.

" TARAFLAR İŞBİRLİĞİ KONUSUNDA KARARLI"

Esas sıkıntının Turkiye'nin bu guvenli bolgenin otesinde Fırat'ın doğusunda Amerika ile daha geniş alanlarda iş birliği yapma ihtimali olduğunu soyleyen Orhan, "Rusya tarafı muhtemelen beklemede kalacaktır, Turkiye'nin Amerika ile nasıl bir sureç ilerleteceği konusunda" diye konuştu.

Rusya'nın çıkarlarına uymayan bir Turkiye-ABD iş birliği olması durumunun Astana surecindeki iş birliğini sabote edebileceğini belirten Orhan'a gore ancak şu anda taraflar iş birliği konusunda kararlı ve bunu genişletme niyetindeler.

" YPG-ŞAM ANLAŞMASI TÜRKİYE-RUSYA İŞBİRLİĞİNİ SIKINTIYA SOKABİLİR"

Çıkan goruş ayrılıklarına da dikkat çeken Orhan, Turkiye'nin terorle mucadelede IŞİD, El-Kaide ve YPG olmak uzere uç orgute vurgu yaptığını, Putin'in ise açıklamalarında daha çok "kurtler" ifadelerine yer verdiğini ve bunun Turkiye'nin yaklaşımına yakın olmadığını kaydetti.

Rusya'nın rejim ile YPG'yi anlaşmaya yonlendirme çabasında olduğunun anlaşıldığını belirten Orhan, "Bu anlaşmanın zemini ne olabilir, o bir tartışma konusu. YPG'nin talebi Kuzey Irak benzeri bir federalizm ama Şam buna kesinlikle karşı çıkıyor. Bu konuda Turkiye de beklemede kalacaktır" dedi.

Orhan, Turkiye'nin hayati çıkarlarına ve guvenlik kaygılarına yanıt vermeyecek bir YPG-Şam anlaşmasının Turkiye-Rusya iş birliğini sıkıntıya sokabileceğinin de altını çizdi.

" GENİŞ ALANLARDAKİ İŞ BİRLİKLERİ SURİYE KONUSUNDA MASAYI DEVİRİP KALKMAMAYA İTİYOR"

Suriye konusu dışında S-400'lerin alımı, enerji ve ticaret, turizm ve vizeler olmak uzere iki ulkenin daha geniş alanlarda da iş birliklerinin olduğuna dikkat çeken Orhan, "Butun bunlar da tarafların Suriye konusunda her ne kadar goruş ayrılıkları olsa da masayı devirip kalkmamasına itiyor" değerlendirmesinde bulundu.

" TAMAMLAYAN EKONOMİLER: ENTEGRE TİCARET SİSTEMİ OLUŞTURULABİLİR"

Sputnik'e konuşan Uluslararası Ekonomik Araştırma ve Çalışmalar Derneği Başkanı Prof. Dr. Harun Özturkler ise buluşmanın ticari ilişkiler bağlamındaki onemine dikkat çekti. Rusya'nın Turkiye için ekonomik anlamda kritik oneme sahip olduğunu ifade eden Özturkler, Akkuyu Nukleer Santrali, Turk Akımı boru hattı projelerine işaret etti. Özturkler, iki ulke arasındaki dış ticaret ilişkisinde ise, makro buyuklukler yerine o iki ulkenin tamamlayıcı ekonomiler olup olmadığına bakılması gerektiğini belirterek, şoyle devam etti:

"Onun için alt sektore bakmanız lazım; hangi ulke hangi urunu uretiyor, o urunler bağlamında rekabet edilebilirlikleri ne. Boyle bakıldığında Rusya ekonomisi ile Turkiye ekonomisi tamamlayan ekonomiler. Yeni donem Turkiye'nin AB'nin uyelik surecinin de yavaş ilerleyeceğini gosteriyor. Butun bunların Rusya ile Turkiye'yi başka bir ticaret modeli uzerinden yakınlaştırması gerekiyor. Turkiye ekonomisi ile Rusya ekonomisi ortak, entegre bir ritim yapısı, bunun uzerine kurgulanacak entegre bir ticaret sistemi oluşturabilir."

" RUSYA KAYNAKLI TURİZM GELİRLERİNİN ARTMASI ÇOK ÖNEMLİ"

Ekonomist Arda Tunca ise, "Bu yakınlaşmalar ekonomik açıdan eskiye gore daha kısa surede olumlu sonuçlar verecektir" dedi. Özellikle turizm tarafının hemen etkilendiğini ifade eden Tunca, ulkeler arasındaki ilişkiler sıcak oldukça insanların guven duygusunun arttığını ve turizmin de buna bağlı olarak geliştiğini belirtti.

Tunca, "Turkiye'nin dovize ihtiyacı olduğu bir donemde turizmin Rusya'yla birlikte çıkışının kısa vadede en onemli ekonomik konu olduğunu duşunuyorum. Diğer projeler uzun vadeli işler ama kısa vadede Rusya kaynaklı turizm gelirlerinin artması çok onemli. Turkiye'nin kısa vadede doviz gelirine ihtiyacı var, bu doviz gelirinin de en kısa vadede Rusya kaynaklı gelmesinin yolu, bu artan ilişkilerin turizme yansımasıdır" diye konuştu.