Özet (TL;DR) @ 2019-01-25T01:09:00.000Z: ABD'nin Berlin Büyükelçisi Richard Grenell'in Kuzey Akımı-2 doğalgaz projesine destek veren Alman firmalarına Amerikan yaptırımlarıyla karşılaşabilecekleri konusunda uyarılar içeren mektubu…
ABD'nin Berlin Buyukelçisi Richard Grenell'in Kuzey Akımı-2 doğalgaz projesine destek veren Alman firmalarına Amerikan yaptırımlarıyla karşılaşabilecekleri konusunda uyarılar içeren mektubu yollamasıyla proje bir kez daha dikkatleri uzerine topladı.
Alman medyası, kaynaklarına dayanarak Almanya Dışişleri Bakanlığı'nın bu adımı provokasyon olarak değerlendirdiğini yazdı.
Sputnik'e konuşan Avrupalı uzmanlar ve siyasiler, ABD'nin Kuzey Akımı-2 projesi konusunda Rusya ile işbirliğine ilgi gosteren birçok ulkeye yonelik uyguladığı baskı yontemleri ve yaptırım tehditleri ile ilgili değerlendirmelerde bulundu.
' ABD AVRUPA GAZ PAZARININ YÜZDE 50'SİNE HÂKİM OLMAK İSTİYOR'
Alman siyaset uzmanı Erhard Crome, Sputnik'e verdiği roportajda ABD'nin bu adımlarının açık bir tehdit olduğunu belirtti:
"ABD'nin Almanya Buyukelçisi Richard Grenell'in Kuzey Akımı-2 gaz boru hattı projesinde yer alan çeşitli Alman ve Avrupalı firmalara yonelik uyarıları açık bir tehdit teşkil ediyor. Almanya Dışişleri Bakanı Heiko Maas bile 'Avrupa'nın enerji politikası ile ilgili konuların Avrupa'da ele alınması gerektiğini' belirterek cesaretli davranmaya çalıştı".
ABD'nin ikiyuzlulukle AB'nin enerji bağımsızlığından ve Ukrayna'nın transit gelirlerinden 'endişe duyduklarını' soyleyen Crome, sozlerine şoyle devam etti:
"Aslında ABD, ofkeli ve çevreye duşmanca uretim yontemleri sayesinde dunya pazarına buyuk miktarda çıkarmak istedikleri sıvılaştırılmış gazın satışıyla ilgileniyor. ABD, 2025'e kadar Avrupa gaz pazarının en az yuzde 50'sine hakim olmak istiyor. Ancak bunu, Rusya'yı bu pazarın onemli bir kısmından dışlamadan yapamıyorlar".
' SİYASİ TAVİZLER ADINA BASKI'
Alman enerji politikaları uzmanı Christian Wipperfurth ise ABD'nin Kuzey Akımı-2'ye baskı yapmasının sadece sıvılaştırılmış gaz satma isteğinden kaynaklandığına inanmadığını ifade etti.
Wipperfurth, "Baskıların, Almanya'yı diğer alanlarda taviz verdirtmek için arttırıldığını duşunuyorum. Bu ticari ciro fazlası konusu ile ilgili olabilir, ya da orneğin Almanya, İran havayolu şirketinin iniş-kalkış yapma haklarını geri aldı. Almanya bunu yapmaya uzun yıllardır karşı çıkıyordu, fakat şimdi ABD'nin baskısına karşı geri adım attı" diye konuştu.
' AVRUPALI ŞİRKETLERE ÜSTÜ KAPALI BASKI'
Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitusu'nden (IISS) Fransız enerji uzmanı Francis Perrin, ABD tarafından projede yer alan şirketlere yonelik ustu kapalı baskı uygulandığını savundu:
"ABD uzun sure once Kuzey Akımı-2'nin yapımına karşı olduklarını açıkça belirtti. (ABD Başkanı Donald) Trump idaresi doneminde bu guçlu baskı, bir taraftan AB uyelerini iyice sıkboğaz ederken diğer yandansa projede yer alan şirketlere, bu son derece onemli projenin finansmanına katılabilecek kurumlar uzerinden açık ya da ustu kapalı baskı olarak kendini gosterdi. AB'de bu projeye muhalefet edenler var ve ABD'li yetkililer, Kuzey Akımı-2'nin hayata geçirilmesini yavaşlatmak için muhalifleri kullanma planları yapıyor".
' ABD'NİN 'HUKUK SAVAŞLARI' AB'Yİ TEHDİT EDİYOR'
Fransa Ulusal Birlik Partisi'nden (RN) AP milletvekili Nikolas Bay, ABD'nin AB ulkelerine yonelik eylemlerini değerlendirerek, şu açıklamada bulundu:
"Amerikalılar Avrupalıların daha ucuz, guvenilir, nakliyesi rahat ve çevre dostu olmasına rağmen Rus doğalgazını değil, onların urettiği kaya gazını satın almalarını istiyor. Bu nedenle de dış ulkede politik dokunulmazlık haklarını suiistimal ediyorlar ve AB, 1996 kararnamesinin şirketlerimizi Amerikan dış dokunulmalı hakkından koruma sağlıyor olabilmesine rağmen sistematik olarak geri adım atıyor. Sonuç olarak ABD'nin yuruttuğu bu hukuk savaşları bizim çıkarlarımızı, ozellikler de Fransız Engie'nin çıkarlarını tehdit ediyor".
' AMAÇ, AVRUPA İLE RUSYA ARASINDAKİ KAYNAK TRANSFERİ ALTYAPISINI KOPARMAK'
İtalyan Jeopolitik ve Yardımcı Bilimler İleri Araştırmalar Enstitusu Başkanı Graziani Tiberio, ABD'nin amacının Avrupa'yı parçalamak olduğunu belirtti. Tiberio, "Kuzey Akımı-2'nin hayata geçirilmesi, buyuk oyunun sadece bir parçası. ABD'nin esas amacı, Avrupa ile Rusya arasındaki kaynak transferi altyapısındaki tum bağlantıları koparmak. ABD, Avrupa'yı parçalamak, onu daha zayıf hale getirerek muttefiki ABD'ye başvurmak zorunda bırakmak için her turlu bahaneyi arıyor. ABD'nin orta vadeli olan diğer bir hedefiyse, Avrupa'ya kaya gazlarını satmak. Bu arada kaya gazının okyanus uzerinden nakledilmesinin zorluğu onları duşundurmuyor. Rusya ise ekonomik ortak olarak karşısında guçlu, parçalanmamış bir Avrupa gormek istiyor, Rusya'ya guvenilir bir alıcı lazım. Avrupa ise kendi ekonomik gorevlerini yerine getirmek için yeterli kaynağa sahip değil ve bu nedenle Rus hammaddesine ihtiyaç duyuyor" diye konuştu.
T İCARET SAVAŞLARI AVRUPA'YA DA ULAŞTI
ABD'nin projeye yonelik attığı adımları Sputnik'e yorumlayan Çekya'nın eski Moskova ve Kiev Buyukelçisi Jaroslav Basta, Almanya'nın Kuzey Akımı-2 projesini kolayca feshedemeyecek kadar buyuk yatırımlar yaptığını belirtti. Basta, ABD'nin Avrupa'ya yonelik tutumunun tamamen yeni bir şey olduğunu kaydetti:
"Eğer konu Rusya Federasyonu'nu ilgilendiriyor olsaydı, şu anki Amerikan politikası rotasından herhangi sapma gostermiş olmazdı. Bu durumu dışarıdan gozlemleyerek, onu ABD'nin Çin ve Rusya Federasyonu'na karşı surdurdukleri Amerikan ticaret savaşının bir semptomu olarak algılıyorum. Bu bağlamda artık Avrupa'nın da guvende olmayacağını duşunuyorum".
' WASHİNGTON, AB'Yİ ABD'DEN BAĞIMSIZ HALE GETİREBİLECEK HER ŞEYE KARŞI KOYUYOR'
Polonyalı siyaset uzmanı, analist ve bağımsız gazeteci Konrad Renkas da buna benzer bir bakış açısı ortaya koydu. Renkas, "Kuzey Akımı'na karşı yapılan lobiciliğin başlıca nedenini Polonyalılardan saklıyorlar. Amerikalıların eylemleri sadece Rusya değil, Avrupa karşıtı olma ozelliği taşıyor. Washington kararlılıkla AB'yi ABD'den bağımsız hale getirebilecek her şeye karşı koyuyor. Avrupa ve Rusya arasındaki her iki taraf için yararlı olan enerji işbirliğinin guçlenmesine o nedenle karşı geliyor, İran ile işbirliğine karşı sert baskı yapıyor, Çin'den Yeni İpekyolu'na karşı mucadele ediyor" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.