Özet (TL;DR) @ 2019-01-25T07:49:05.000Z: 2010 yılı başından Kasım 2018’e kadar 9 yılda Türkiye ortalaması olarak konut değer artışı yüzde 134.5’e vardı. Aynı dönemde kira artışları da yüzde 85’i buldu. Habertürk yazarı Abdurrahman Yıldırım,…
Ekonomi
07:49 25.01.2019URL'yi kısaltın
2010 yılı başından Kasım 2018'e kadar 9 yılda Turkiye ortalaması olarak konut değer artışı yuzde 134.5'e vardı. Aynı donemde kira artışları da yuzde 85'i buldu. Haberturk yazarı Abdurrahman Yıldırım, "Her yıl çift haneli artış kaydeden konut fiyatlarının son yıllarda kiraları da yukseltici etki yaptığını goruyoruz" dedi.
Abdurrahman Yıldırım, "Emlak fiyatı kirayı, kira enflasyonu ateşliyor" başlığıyla yayımlanan yazısında"Gayrimenkul ve genelde varlık fiyat artışlarıyla enflasyon arasında belli bir paralellik vardır. Emlak ve finansal varlık fiyatları hızla arttığında, gelir ve servet artışı yoluyla talebi artırıyor ve sonuçta enflasyon yaratıyor. Merkez bankaları bu nedenle butun varlık fiyatlarını izlerler ve zaman zaman da mudahalede bulunurlar" ifadesini kullandı.
"Fiyatların aşırı artmasını istemezler, hatta balon yaratmasını hiç istemezler. Çunku balon oluşurken veya varlık fiyatları hızla artarken, enflasyonu artırır. Hele ki bir de balon patladığında bilirler ki finansal istikrar da tehlikeye girer" diyen Yıldırım, şoyle devam etti:
-- Bizde emlak fiyatları balon aşamasına gelmedi. Ama en gozde emlak coğrafyası olan İstanbul'da 5 yıllık fiyat artışları yuzde 70'e kadar çıktı. Buradan da geri donuş başladı. Emlak balonu son 5 yılda yuzde 100'u aşan fiyat artışlarına deniyor.

-- Ancak yuzde 50'yi, yuzde 70'i bulan emlak fiyat artışlarının hiçbir etkisi olmayacak demek değil. Yukarıda TCMB'nin konut fiyat endekslerini açıklamaya başladığı 2010 ve sonrasındaki değerler yer alıyor. Biz kalite artışını dışlayan hedonik konut fiyat endeksini baz aldık.
' NE KADAR EMLAK FİYATI O KADAR KİRA'
-- 2010 yılı başından Kasım 2018'e kadar 9 yılda Turkiye ortalaması olarak konut değer artışı yuzde 134.5'e vardı. Aynı donemde kira artışları da yuzde 85'i buldu. Her yıl çift haneli artış kaydeden konut fiyatlarının son yıllarda kiraları da yukseltici etki yaptığını yukarıdaki rakamlardan net bir şekilde goruyoruz.
(C) Fotoğraf : DHA
- 2012'den başlayarak 2016 yılına kadar çift haneli konut fiyat artışlarını gorduk. Konuttaki bu fiyat artışı yuzde 3-5 bandında hareket eden kiraları 2014 sonrası yuzde 7-10 bandına çıkardı. Yani konut fiyat artışları yaklaşık 2 yıllık gecikmeyle kira fiyatlarını sıçrattı.
-- 2018 itibariyle kiraların çift hane eşiğinden donmekte olduğu goruluyor. Bunda da konut arzının bollaşması ve fiyatlarının reel olarak gerilemesi yanında, kişi başına gelirin reel anlamda duşmesinin, faiz ile dovizin sıçramasının payı var.
' KİRADAN FİYATLARA SİRAYET'
-- Kira artışlarının 4-5 bandından 7-9 bandına çıkmasıyla taze sebze ve meyve ile gıda fiyatlarında sıçrama yaşanıyor. Öyle ki bu iki ana kalemde 2016 yılı hariç, son 5 yılın dordunde enflasyon çift haneli gerçekleşti. Özellikle taze meyve sebze fiyatları iki yıl arka arkaya yuzde 30 civarında arttı. Bu iki yılın aynı zamanda iklim koşullarından dolayı uretimin çok iyi gitmediğini de belirtelim.
' FİYAT ARTIŞI TİCARET TARAFINDA'
-- Ancak dun ve onceki gunku TÜİK rakamları da tarım uretici fiyatlarında artışın sınırlı kaldığını gosteriyor. Yani fiyatları asıl artıran gelişmeler uretim dışında, işin ticaret kısmında yaşandı. Ticaret de daha değerli binalarda yapılmaya başlandı. Kira ya da binanın amortismanın, maliyetler içinde elbette hatırı sayılır bir yeri var.
- Özellikle de son aşama olan perakende noktasında. Yaz kış fark etmiyor artık her urun bulunur hale geldi. Çeşit sayısı arttı. Tuketiciye sonsuz seçme hakkı tanındı. Otomobil parkından havalandırmaya, ısıtmadan soğutmaya, her şeyi yuzde 100 kayıtlı satmaya, çalışanları sigortalı yapmaya kadar çeşitli maliyet kalemleri de temel gıda maddelerinin uzerine biniyor.
' YANLIŞI BAŞTAN YAPTIK'
-- Zorunlu ihtiyaç maddelerini luks bir ortamdan, gayrimenkul değeri en yuksek alanlardan almanın elbette bedeli var. Nufusun şehirlere yığılmasının, şehirlerin etrafında tarım alanı bırakılmamasının, uzak yakın diye bakılmadan, pahalı ve ucuz denilmeden, her turlu yolla en uzaktaki meyve ve sebzenin buyuk kentlere getirilip iyi vitrinlerde sergilenmesi, seçime tabi tutulması bedava olamazdı.
-- Yiyecek ve zorunlu gıda ticaretini, gayrimenkul değeri en yuksek binalara sokarak zaten en buyuk yanlışı yaptık. Bu yanlışın uzerine en pahalı taşıma sistemini kullanmaya başladık. En uzak yerden de olsa her turlu urunu vitrine koyduk. Her şeyi de yuzde 100 kayıtlı ve vergili yaptık. Sonra da pahalı veya semt pazarlarından daha yuksek fiyatlı diye yakınmaya başladık.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.