Özet (TL;DR) @ 2019-01-23T17:21:00.000Z: Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof Dr. Fahrettin Altun Al Jazeera için kaleme aldığı makalede, "ABD, Türkiye ile birlikte çalışarak Münbiç yol haritasının daha fazla gecikmeden hayata…



Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof Dr. Fahrettin Altun Al Jazeera için kaleme aldığı makalede, "ABD, Turkiye ile birlikte çalışarak Munbiç yol haritasının daha fazla gecikmeden hayata geçirilmesini sağlamalıdır" ifadelerine yer verdi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun, Al Jazeera için bir makale kaleme aldı.

"ABD, Turkiye ile birlikte çalışarak Munbiç yol haritasının daha fazla gecikmeden hayata geçirilmesini sağlamalıdır" diyen Altun, ABD'nin Suriye'den çekilmesine ilişkin olarak, "ABD, Suriye'deki guçlerinin çekilmesini Turk Silahlı Kuvvetleri ile eş gudum içerisinde yapmalıdır" ifadelerini kullandı.

Fahrettin Altun'un yazdığı makale şoyle:

"Suriye iç savaşı, Obama yonetiminin 2015 yılında IŞİD teror orgutuyle mucadelede YPG'yi taşeron olarak kullanma kararından itibaren Turkiye-ABD ilişkilerinde temel anlaşmazlık alanı oldu.

Obama'nın Suriye'deki IŞİD tehdidini ortadan kaldırmak için seçtiği yol, Turkiye'yi uç sebeple endişelendirdi.

Öncelikle YPG, 1980'li yıllardan itibaren Turkiye'de en az 40 bin insanı katleden PKK teror orgutunun Suriye koludur. Washington, Turkiye'ye doğrudan tehdit oluşturan bu orgutu eğitip donatarak NATO muttefikinin guvenlik endişelerini ciddiye almadığı mesajını verdi.

' ABD'NİN UYGULADIĞI PLAN STRATEJİK ANLAMDA HATALIYDI'

İlaveten ABD, YPG gibi bir teror orgutune destek vererek farkında olmadan bolgede faaliyet gosteren ılımlı Özgur Suriye Ordusu gibi meşru aktorler ile yasadışı unsurlar arasındaki çizgiyi flulaştırdı.

Son olarak, ABD'nin uyguladığı plan stratejik anlamda hatalıydı. Zira Washington, surecin hiçbir aşamasında aşırı sol, sosyalist bir ideolojiye bağlı olan YPG'nin sadakatinden emin olamadı.

Bu sebeplerle, ABD Başkanı Donald Trump'ın geçtiğimiz gunlerde Amerikan askerlerini Suriye'den çekme ve ulkesinin YPG teror orgutuyle işbirliğini sonlandırma kararı, Turkiye tarafından memnuniyetle karşılanmıştır.

Öte yandan Trump yonetiminin kimi kesimler tarafından buyuk bir hata yapmakla ve ABD'nin Suriye sahasındaki kazanımlarını geri çevirmekle itham edildiğini goruyoruz.

Trump yonetiminin Suriye'den çekilme kararına yonelik eleştiriler, uç temel yanılgının uzerine inşa ediliyor.

' ABD'NİN SURİYE'DEN ÇEKİLMESİNE YÖNELİK ELEŞTİRİLER 3 TEMEL YANILGI ÜZERİNE KURULU'

Bunlardan ilki, YPG'nin, Suriye'nin kuzeydoğusunda her zaman hakim guç olduğu yanılgısıdır. Esasen orgut, Suriye iç savaşının ilk aşamalarında bu bolgelerin kontrolunu zorla ele geçirmiş ve Washington'un askeri yardımları sayesinde buyuk bir toprak parçası uzerinde kontrol sağlamıştır.

İkincisi, Turkiye'nin, ABD askerlerinin çekilmesinin ardından bolgede 'Kurtleri katledeceği' yanılgısıdır. Bu iddia kesinlikle gerçeği yansıtmamaktadır. Tam aksine, bugun birçok Suriyeli Kurt, Turkiye'yi bir guvenli liman olarak gormekte; kendi ulkelerinde faaliyet gosteren orgutlerden buraya sığınmaktadır. Nitekim Turkiye, IŞİD teror orgutunun Suriye ve Irak'ta gerçekleştirdiği saldırılardan kaçan on binlerce Kurt, Hristiyan ve Yezidi multeciye kapılarını açmıştır. Bugun bu multecilerin çoğunun, YPG unsurlarından korktukları için koylerine (eğer hala yerle bir edilmediyse) donmekten çekindiklerine şahit oluyoruz.

Son olarak, Trump'ın Suriye'den çekilme ve IŞİD ile mucadele sorumluluğunu Turkiye'ye devretme planını eleştirenlerin çoğu, Ankara'yı haksız bir şekilde saldırgan bir tutum içindeymiş gibi tasvir etmektedir. Tam aksine, Turkiye'nin planlarında teroristler, savaş koşullarında PKK teror orgutunun Suriye koluna katılmak zorunda kalan ılımlı unsurlar ve yerel halk arasında kesin bir ayrım yapılmaktadır.

Bizim Suriye'deki tek hedefimiz, radikalleşmenin temelinde yatan sebepleri ortadan kaldırarak IŞİD teror orgutunun yeniden ayağa kalkmasını engellemek, savaşın yaralarını saracak fiziki ve toplumsal altyapıyı kurmak ve bu sayede vatandaşlarımıza yonelik teror saldırılarını engellemektir.

Bu uç temel yanılgıya ek olarak, aralarında IŞİD ile mucadele ozel temsilcisi Brett McGurk'un de olduğu ABD'li bazı eski yetkililerin, Trump yonetiminin Suriye politikasını Amerikan çıkarlarını değil kendi karar ve uygulamalarını savunmak için eleştirdiğini goruyoruz.

Trump'ın Suriye'den çekilme kararını protesto etmek amacıyla gorevinden ayrılan McGurk, son gunlerde ancak YPG gudumundeki Suriye Demokratik Guçleri'nin, Suriye'nin kuzeyinde onceden IŞİD kontrolunde olan topraklarda istikrarı sağlayabileceğini iddia etti. Ancak bolgede yaşanan guncel gelişmeler, ABD vatandaşlarının vergilerinden milyarlarca dolar destek alan YPG'nin IŞİD tehdidini ortadan kaldır(a)madığını gosteriyor.

Geçtiğimiz hafta dort Amerikan vatandaşı, IŞİD'in ustlendiği bir intihar saldırısı sonucunda Munbiç'te hayatını kaybetti. YPG unsurları, McGurk'un de aralarında bulunduğu ABD'li yetkililer tarafından verilen taahhutlere rağmen bu bolgeden çekilmeyi reddediyor.

' ABD, SURİYE'DEN ÇEKİLME SIRASINDA TSK İLE EŞGÜDÜM İÇERİSİNDE HAREKET ETMELİ'

Pazartesi gunu ise YPG'nin kalelerinden biri olan Haseke bolgesinde bulunan ABD askerleri bir bombalı araç saldırısından kılpayı kurtuldu. Amerikan askerlerine yonelik saldırılarda yaşanan ani artış, YPG'nin, IŞİD tarafından Suriye'nin kuzeyinde gerçekleştirilen faaliyetleri durdurmadığı veya durduramadığı anlamına geliyor.

ABD, Suriye'deki durumu kontrol altına almak için birkaç adım atmalıdır: Turkiye ile birlikte çalışarak Menbiç yol haritasının daha fazla gecikmeden hayata geçirilmesini sağlamalı, Amerikan guçlerinin çekilmesini Turk Silahlı Kuvvetleri ile eşgudum içerisinde yapmalı ve Turkiye'nin terorden etkilenen yerlerde istikrarı sağlama ve yeniden inşa faaliyetlerini desteklemelidir."