Özet (TL;DR) @ 2019-01-23T01:33:00.000Z: Geçen hafta Menbiç'te meydana gelen patlamada, ikisi ordu personeli, biri Savunma Bakanlığı çalışanı, biri de paralı asker olmak üzere dört ABD vatandaşı öldü. Bu kayıp, ABD öncülüğündeki uluslararası…



Analiz

01:33 23.01.2019(Guncellendi 01:35 23.01.2019) URL'yi kısaltın

Geçen hafta Menbiç'te meydana gelen patlamada, ikisi ordu personeli, biri Savunma Bakanlığı çalışanı, biri de paralı asker olmak uzere dort ABD vatandaşı oldu. Bu kayıp, ABD onculuğundeki uluslararası koalisyonun Suriye'deki duruma mudahaleden bu yana yaşadığı en ciddi kayıplardan biri. Fakat Pentagon hala net bir açıklana yapmış değil.

16 Ocak'ta Menbiç'te meydana gelen saldırıyı bir intihar bombacısı gerçekleştirdi. Saldırgan, eylem için şehrin merkezindeki bir lokantayı seçti. Hesap basitti: Şehirde asayişin sağlanmasına destekte bulunan ABD askeri personeli er ya da geç bu noktadan geçecekti. Video goruntuleri de, Amerikan askerlerinin lokantanın onundeki kısa sureli bekleyişi sırasında saldırganın bombayı patlattığını gosteriyor. Son verilere gore patlamada 27 kişi hayatını kaybetti, onlarca kişi de yaralandı. Ölen dort ABD vatandaşının adı açıklanmadı. Saldırının sorumluluğunu IŞİD ustlendi. Çok geçmeden Menbiç Askeri Meclisi, yeni saldırılara hazırlanan bir hucrenin ele geçirildiğini açıkladı. Meclisin basın duyurusuna gore çok sayıda Kalaşnikov ve M16 piyade tufeği ile el bombaları da dahil olmak uzere silah ve cephane ele geçirildi.

GECE SALDIRISI

29 Mart 2018'de de Menbiç'in girişinde koalisyona ait bir araç konvoyu geçerken el yapımı bomba patlatılmış, patlamanın şiddetiyle bir dizi araç ters donmuştu. Saldırıda biri ABD biri de İngiltere ordu personeli iki kişi olmuş, beş kişi ağır yaralanmıştı. Bu sırada basında yer alan haberlere gore IŞİD bu saldırı sayesinde kendisine yonelik ve konvoyda bulunan personelin girişeceği şiddetli bir saldırı hazırlığını durdurmayı başarmıştı. Bu, Londra tarafından resmi olarak teyit edilen, Suriye'deki ilk İngiliz askeri personel kaybıydı.

P İLOTUN İNTİKAMI

Koalisyonun Suriye'deki en trajik can kayıplarından biri, Ürdunlu Muaz el- Kasasiba'nın işkenceyle katledilmesiydi. Kasasiba, F-16 avcı uçağıyla IŞİD'in "başkenti" denilen Rakka'da teroristlerin uslendiği bir fabrikayı bombalarken uçağı duşmuştu. Uçağın duşmesinin nedeni, bir iddiaya gore teknik arıza, bir başka iddiaya gore de karadan açılan ateşti. Pilot, zamanında atlamayı başarmış ve militanlar tarafından esir alınmıştı. Teroristler, Ürdun otoriteleri ve pilotun akrabalarıyla yaptıkları uzun pazarlıklardan bir sonuç alamamış, Ürdun makamları hapishanelerindeki IŞİD tutuklularını serbest bırakmayı reddetmişti. Bunun uzerine IŞİD, pilotun infaz goruntulerini yaymıştı. Buna gore pilot, 3 Ocak'ta çelik bir kafeste diri diri yakılarak oldurulmuştu. Ürdun kamuoyu, bu vahşi cinayetin ardından hukumete intikam çağrılarında bulunmuş, Ürdun otoriteleri de IŞİD'in pilota karşılık takas etmek istediği Sacira el-Rişavi adlı kadın teroristi asarak idam etmişti. İngiltere Hava Kuvvetleri de teroristlerin altyapı tesislerini ağır bir bombardımana tutmuştu.

G ÖRÜNMEZ CEPHELER

Ancak ABD Savunma Bakanlığı verilerine gore ABD'liler en ağır kayıplarını terorist saldırılarında değil, bir kaza sonucunda verdi. 15 Mart 2018'de Black Hawk tipi bir nakliye helikopterinin Suriye-Irak sınırında duşmesi sonucu 7 kişi oldu. Pentagon, helikopterin askeri bir gorev için havalanmadığını iddia ederken, içinde bulunan herkesin olduğunu teyit etti. Bazı kaynaklara gore Black Hawk Suriye'nin kuzeyine ozel bir operasyon timi taşıyordu.

Bu orneklerin, ABD ve muttefikleri tarafından resmi olarak kabul edilmiş kayıplar olduğuna dikkat çekmek gerek. Doğal olarak, bu tur istatistiklere ozel askeri guvenlik şirketleri dahil edilmiyor. Oysa Rusyalı ve Batılı uzmanların goruşlerine gore çatışmaların esas yukunu bunlar omuzluyor. Bunlar daha pahalıya mal olmasına rağmen siyasi bir risk yaratmadıkları için daha çok tercih ediliyor.