Özet (TL;DR) @ 2019-01-23 08:02:56.078951: Geçtiğimiz günlerde Ankara'da verdiği konserde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı da ağırlayan Fazıl Say, eleştirilere cevap verdi: Uzlaşı kapısının aralandığını hissettim.
22.01.2019 - 15:03 22.01.2019 - 15:14 Son Guncelleme : 22.01.2019 - 15:14
Muzisyen Fazıl Say, 18 Ocak'ta yeni sanat eseri Truva Sonatı'nı Congresium'da sergiledi. Say, daha once konsere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı da davet etmişti. Erdoğan'ın konsere katılıp katılmayacağı merak konusuydu. Konser gunu Erdoğan, eşi Emine Erdoğan ile birlikte en on sırada Say'ı dinlemek için yerini aldı. Dinletinin ardından da ayakta alkışladığı Say'ı tebrik etti. Bu olay uzerine kimileri konserine Erdoğan'ı davet eden Say'ı eleştirdi, kimileri ise artan kutuplaşmanın bir nebze de olsa dinmesi adına ortaya çıkan tabloyu ovdu.
CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN FAZIL SAY KONSERİNİ İZLEDİ / VİDEO
Hatırlarsınız, "Ülkemde yaşayabilmek, sanatımı yapabilmek istiyorum" diye bir yazı yazmıştım geçen yaz. Bu haykırışım her yerde duyulmuştu. Sayın Erdoğan'ın annemin vefatındaki taziye telefonundaki ses tonunda da sezinledim, bir uzlaşı kapısı aralanmak istiyordu. Sadece Fazıl Say için değil, tum sanat camiası, hatta toplumun tum kulturel ogeleri açısından, Erdoğan'ın içine sinmeyen bir şeyler vardı, nitekim pek çok konuşmasında -ve sıklıkla- "Biz kultur ve eğitim konularında malesef başarılı olamadık" diyordu, bu bir ozeleştiridir.
Hayatta hatalar yapılabilinir, Erdoğan da yapar, Say da yapar, Ahmet Mehmet de yapar, insanız hata yaparız, hatadan donmek hatayı duzeltmek ise erdemdir, insani bir durumdur. Fazıl Say da pek çok hata yapmıştır hayatında, haklı olduğu konularda bile uslup yanlışı yapmıştır, haksız duruma duşmuştur, pek çok da haksızlığa da uğramıştır...
Her şey bir yana, umutlarımız olmadan nasıl yaşayacağız? Geleceğe nasıl
bakacağız?
Bir ulke, kendi yuksek kulturu, halk muziği, sanat musikisi, batı muzikleri
ile yerelden evrensele, muhteşem adımlar atabilecekken, sentezler ile dunyaya
katkı sağlayabilecekken, kendi farklılıkları arasında kulturlerarası kopruler
kurabilecekken, tuhaf bir uçuruma suruklenmekte, ve hepimiz duşeceğiz.
Ben bu uzlaşı kapısının aralandığını hissettim, bu ilk buluşmanın Beştepe'de değil, benim konserimde olması gerektiğini direttim, KHK'dan haksız yere mesleğinden edilmiş muzisyen dostlarımın hayatını kurtardık bu sureçte, ayrıca "kultur kurulu" diye bir devlet yapılanmasını yanlış bulduğumu da direttim. Bu sureçte memlekette pek çok guncel tartışmalar da yaşandı, çok zordu.
Sonuçta bu ilk adımda; Erdoğan saygı ile konserime geldi, bununla kalmadı, tum
kabinesini ve ABD Senatoru misafirini de getirdi.
Ülkemizde kulturun sanatın ozgur olması , toplumsal uzlaşıların umut ışığı
yakması gerekmekte.
Ben ozgurlukçuyum. Özgurce yaşayabilmeliyiz. Birbirimizi anlayabilmeli, dostluk eli uzatabilmeliyiz.









Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.