Özet (TL;DR) @ 2019-01-21T17:36:24.000Z: Türkiye’nin Afrin’e yönelik 20 Ocak 2018’de başlattığı ve 58 gün süren Zeytin Dalı Harekâtı’ndan bu yana hem sahada hem diplomaside neler değişti? Gelinen noktada, Türkiye ve ABD arasında gerçek…



Turkiye'nin Afrin'e yonelik 20 Ocak 2018'de başlattığı ve 58 gun suren Zeytin Dalı Harekatı'ndan bu yana hem sahada hem diplomaside neler değişti? Gelinen noktada, Turkiye ve ABD arasında gerçek anlamda bir Suriye mutabakatından bahsetmek mumkun mu? Sputnik'in bu sorularını Suriye uzmanı Oytun Orhan ve gazeteci-yazar Ceyhun Bozkurt yanıtladı.

Suriye'deki siyasi çozumun onune açan Astana ortaklarından biri olan Turkiye'nin 20 Ocak 2018'de, o donem Suriye'nin kuzeyindeki Afrin'de bulunan ABD destekli YPG'ye yonelik askeri harekat başlatmasının uzerinden 1 yıl geçti. Bizzat Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ilan edilen ve Turk Silahlı Kuvvetleri ile Özgur Suriye Ordusu'nun (ÖSO) birlikte gerçekleştirdiği operasyonun sonucunda, YPG yaklaşık 2 bin kilometrekarelik alandan çıkarıldı. Afrin'e yonelik operasyon, hem Azez, Cerablus, Bab ve Çobanbey'i kapsayan Fırat Kalkanı Harekatı'nı takip etmesi, hem de Turkiye'nin YPG ile mucadelesindeki kararlılığını teyit etmesi sebebiyle onemliydi. Ankara'nın 'hava sahası kullanımı için Astana ortaklarıyla goruştuğunu' açıkladığı Zeytin Dalı Harekatı ayrıca, TSK'nın ABD ile Menbiç planı uzerinde anlaşma sağlaması ile son donemde Turkiye'nin Fırat'ın doğusuna yonelik operasyonu gundeme almasında da onemli rol oynadı.

T ÜRKİYE, MENBİÇ VE FIRAT'IN DOĞUSU İÇİN 'HAZIR'

****Gelinen noktada, YPG halen T urkiye ve ABD'nin kağıt uzerinde uzlaştığı Menbiç'te bulunsa da; Turkiye, hem ABD ile yapılan Menbiç anlaşmasının hayata geçmemesi hem de ABD Başkanı Donald Trump'ın Suriye'den çekileceğini açıklamış olması sebebiyle teyakkuzda. Zira Turkiye Cumhurbaşkanlığı kaynaklarından edinilen bilgilere gore, Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile yaptığı son goruşmede, Turkiye'nin Menbiç bolgesinde guvenliği vakit kaybetmeden devralmaya hazır olduğunu, PKK ve PKK'nın Suriye'deki uzantılarının Suriye'nin kuzeydoğusunu istikrarsızlaştırmaya donuk eylemlerine izin verilmeyeceğini vurguladı. Erdoğan'ın sozlerini destekleyen bir diğer açıklama da Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'dan geldi. Menbiç ve Fırat'ın doğusuna yonelik olası harekatlara işaret eden Akar "Gerekli hazırlıklarımız yapıldı, yapılıyor, planlarımız yapıldı, lojistik desteğimiz, milletimizin guveni, desteği tam. Teroristleri kazdıkları çukurlara gommek uzere hazırlıklarımızı tamamlamış buluyoruz. Yeri ve zamanı geldiğinde buradaki operasyonlar da gereken de yapılacaktır. Bu faaliyetleri surdururken Suriye'nin de Irak'ın da toprak butunluğune, siyasi butunluğune saygılıyız ve bunların butunluğunden yanayız" diye konuştu.

T ÜRKİYE'NİN SURİYE'DE GERÇEKLEŞTİRDİĞİ OPERASYONLAR TABLOYU NASIL DEĞİŞTİRDİ?

****T urkiye'nin Suriye'deki rolu hususunda kilit role sahip Zeytin Dalı Harekatı'ndan Akar'ın "Menbiç ve Fırat'ın doğusu için tum hazırlıklar tamam" sozunu sarf ettiği 1 yıllık sureçte, hem diplomaside, hem sahada neler değişti? Menbiç'te yol haritası uygulanıyor mu? TSK ve ÖSO kontrolundeki topraklarda son durum ne? Sputnik'in bu sorularını, Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Suriye Çalışmaları Koordinatoru Oytun Orhan ve Gazeteci-yazar Ceyhun Bozkurt yanıtladı.

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatlarının "Turkiye'nin IŞİD ve YPG/PKK'yla mucadelesi" olduğunu hatırlatan Orhan'a gore Turkiye, başarıyla tamamladığı bu iki operasyonun ardından "sivil ve idari yapının nasıl olacağı" sınavıyla karşı karşıya kaldı:

"O bolgede oluşacak yonetim modeli hem halkın Turkiye'ye olan bakışını olumlu etkilemek hem de Turkiye'nin Suriye'nin doğusundaki diğer bolgelerinde terorle mucadele operasyonlarındaki yerel desteği alabilmesi açısından buyuk onem taşıyordu. Turkiye her bolgede, o bolgenin kendine has ozelliklerini gozeten sivil idareler kurdu.Yerel meclisler kuruldu ve bu yerel meclisler belediyelerin işlevini ustlendi. Bu yerel meclisler tamamen o şehrin demografik yapısına uygun olarak, yerel insanlar arasından seçilen kişilerden oluşturuldu. Bolgede ayrıca bir guvenlik yapılanması da kuruldu. ÖSO guçleri, şehir merkezlerinden çıkartıldı ve şehir içlerinde polis guçleri oluşturuldu. Kontrol noktalarında, şehir içlerinde artık silahlı insanlardan ziyade diğer ulkelerde olduğu gibi polislerin iç guvenliği sağladığı bir guvenlik yapılanması oluşturuldu. ÖSO guçleri daha çok şehir dışlarında, kendi kampları içerisinde, esas işlevleri olan cephe hatlarına doğru yonlendirildi. Butun bunlar yapılırken Turkiye kendi tecrubesini ve kurumsal kapasitesini bu bolgeye yansıtmaya çalıştı."

' TÜRKİYE, OPERASYON BÖLGELERİNDE SİSTEMİN YENİDEN KURULMASINDA ROL OYNUYOR'

****T urkiye'nin operasyon gerçekleştirdiği bolgelerin "Suriye'nin diğer bolgeleriyle kıyaslandığında hem guvenlik açısından hem istikrar açısından iyi bir seviyede" olduğuna işaret eden Orhan "Özellikle Fırat Kalkanı bolgesi su kaynakları ve elektrik imkanları çok olan bir bolge değil. Bu yuzden Turkiye kendi imkanlarını da bu bolgedeki normal yaşamın gelişimi ve temel hizmetlerin aksamadan surmesi açısından bu bolgeye sundu. Turkiye'deki her kurum, orada sistemin kurulması için yonlendirme rolu ustleniyor. Örneğin, sağlık hizmetleri konusunda Sağlık Bakanlığı danışmanlık veriyor. Hastaneler, organize sanayi bolgeleri inşa ediliyor, yollar yapılıyor. Su dağıtımı konusunda Turkiye'nin Devlet Su İşleri, hem bolgede yatırımlar yapıyor hem de su kıtlığının veya ihtiyacının karşılanması için projeler geliştirip hayata geçiriyor. Ancak işi asıl goturenler, yerel unsurlar" dedi.

' AFRİN'DE GÜVENLİK SORUNU YOK, HAYAT VE EKONOMİ CANLI'

****Zeytin Dal ı Harekatı'na sahne olan Afrin'de Pazar gunu gerçekleştirilen saldırıların "munferit" olduğuna ve bolgede ciddi bir guvenlik zaafı olmadığına işaret eden Orhan "Fırat Kalkanı bolgesi sonuçta bir askeri operasyon surecinden geçti. DEAŞ'ın direnmesi neticesinde buradaki yeniden yapılanma sureci daha ağır geçiyor. Öncelik yeniden normal hayata donuş ve işleyen bir sivil idari yapının kurulmasında. Ancak şehirde hayat, ekonomi gayet canlı, pazarlar dolu, insanlar guvenlik içerisinde yaşıyor. YPG/PKK'nın Afrin bolgesinde çok kısmi bir tehdidi var ve bu tehdidi Tel Rıfat bolgesinden oluşturuyor. Ama bunun dışında gunluk yaşamın çok normal bir şekilde aktığını, ekonomik hayatın canlı bir şekilde işlemeye devam ettiğini soylemek mumkun. Savaştan yorulmuş olan insanlar, normal yaşantı beklentisi içinde" diye konuştu.

' ABD, TÜRKİYE'Yİ MÜNBİÇ'TE DAHA FAZLA OYALAYAMAYACAK'

****M unbiç konusunun ise "ABD'nin Turkiye'yi oyalama siyasetine" donuştuğune işaret eden Orhan "Ancak ABD artık çekilme kararı aldığı için, Pentagon'un veya CENTCOM'un bu oyalama taktiğini surdurmesi mumkun gorunmuyor. Şu anda Turkiye ve ABD arasında teknik duzeyde goruşmeler devam ediyor. Genelkurmay Başkanları veya yetkili heyetler bir araya gelip bu çekilme surecinin nasıl olacağı konuşuluyor. Onun dışında Munbiç'teki yerel meclisin, yine YPG tarafından atanan isimlerden oluşan yerel meclisin yerine Amerika ve Turkiye'nin ortak belirleyeceği isimlerden oluşturulan bir sivil idarenin oluşturulması konusunda çalışmalar yurutuluyor. Bence Turkiye, Fırat'ın doğusu meselesini ve Munbiç konusunda ABD'yi biraz daha taviz vermeye ve hızlı hareket etmeye zorlamaya çalışıyor. Turkiye'nin soylemindeki sertliğin arkasında da ABD'yi adım atmaya zorlama çabası yatıyor olabilir. Ancak muzakerelerden sonuç alınamazsa, ben Turkiye'nin tek taraflı olarak boyle bir operasyon yapabilme ihtimalinin yuksek olduğunu duşunuyorum. Yine de operasyon için muzakere seçeneğinin sonuna dek tuketilmesi gerekir" diye ekledi.

' TRUMP'IN ÇEKİLME SÖYLEMİNE RAĞMEN ABD, PYD'YE SİLAH YARDIMINI SÜRDÜRÜYOR'

****Gazeteci-yazar Ceyhun Bozkurt 'a gore ise son donemde "guvenli bolge" soyleminde uzlaşmacı mesajlar veren ABD ile Turkiye arasındaki surece "mutabakat" demek bir hayli zor. Bozkurt "ABD'nin hedeflerini biliyoruz: Suriye'nin kuzeyinde, Irak'taki gibi bir yapı oluşturarak ulkeyi bolmek istiyor. Ayrıca Irak'takinden farklı olarak Suriye'deki bolgenin kontrolu tamamen bir teror orgutu elinde ve bu teror orgutu Turkiye'yi de hedef alıyor. ABD, bu teror orgutune binlerce TIR ve uçaklık malzeme gonderdi. Trump'ın 'çekilme' açıklaması yaptığı 19 Aralık sonrasında da ABD bu teror orgutune desteğini kesmedi. Zaten iki ulke yetkilileri arasındaki goruşmelerde, ABD tarafı gonderilen bu binlerce silah, muhimmat, araç ve gerecin toplanması konusunda garanti vermiyor. Yani bu silahları geri almayacaklar. Bu fotoğraf bile iki taraf arasında bir mutabakattan bahsetmeyi guç kılıyor" yorumunda bulundu.

' ABD'NİN DERDİ SURİYE'DE KENDİ ASKERLERİ YERİNE BAŞKA GÜÇLERİ YERLEŞTİRMEKTEN İBARET'

****ABD 'nin yapmaya çalıştığının, bolgeye ABD askerleri yerine başka kuvvetler yerleştirmek olduğuna işaret eden Bozkurt "Trump, 'Kuvvetlerimizi çekeceğiz' dedi. Peki, kuvvetlerini çekmekten soz eden ABD neden kendi yerine başka bir guç yerleştirmeye çalışıyor? Örneğin Suudi Arabistan, BAE, Mısır onculuğunde bir Arap NATO'su oluşturup, bolgeye yerleştirme çalışması yurutuyor. Ek olarak eski ismi 'Blackwater' şimdiki ismi 'Academi' olan askeri şirket personelinin, ABD'nin resmi askerlerinin yerini alması gundeme geldi. Bu yapının ne tur operasyonlar yaptığını Irak ve Suriye'de çokça şahit olmuştuk. Yine hatırlayın, ABD'nin bolgedeki en onemli muttefiki İsrail İstihbarat Başkanı Yosi Cohen, Suudi Arabistan, BAE ve Mısır istihbarat yetkilileri ile bir toplantı yaptı. Toplantıda Cohen'in, 'Asıl tehdit Turkiye' dediği gundeme geldi. Toplantıda alınan kararlardan biri de, Turkiye'ye karşı Suriye ve Irak'ta PKK/PYD orgutu uzerinden teror kartını kullanmak. Bu gelişmenin ABD'den onaysız ve bağımsız olduğunu duşunmek, akılla alay etmek olur" diye konuştu.

' TÜRKİYE İLE ABD ARASINDA BİR MUTABAKATTAN BAHSEDEMEYİZ'

****Bozkurt "Trump'ın açıklaması sonrasında onemli birkaç gelişme daha oldu. Munbiç ve son olarak Haseke kentinde teror saldırıları yaşandı. Yine İdlib'te HTŞ teror yapılanması harekete geçirildi. Üstune ustluk, HTŞ çıkıp 'PYD'ye yonelik Turkiye operasyonuna destek veriyoruz' açıklaması yaptı. Bu açıklamayı da, Suudi Arabistan kontrolunde bir site haberleştiriyor. Şimdi 'Bu saldırılar ve HTŞ'nin açıklaması, kimin işine yarıyor?' sorusunu sorun. Turkiye'nin işine yaramadığı kesin. O zaman kimin işine yarıyorsa bu saldırıları ve HTŞ'nin açıklamasını o guç yaptırmıştır. Bu nedenle 'Turkiye ile ABD arasında mutabakat var' soyleminin altı dolu değil. Butun bu gelişmeler ışığında Turkiye'nin, son olarak Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın ağzından yaptığı 'Suriye ve Irak'ın toprak butunluğu, teror orgutleriyle sonuna kadar mucadele' stratejisi Washington ile ortuşmuyor. Turkiye'nin bolgedeki tum eylemleri de Suriye'nin toprak butunluğu uzerine, Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı Harekatları, yapıldıkları bolgeleri Suriye'yi parçalama amacındaki teror orgutlerinden tamamen temizledi. Mucadele halen suruyor. Sadece donem donem diplomasinin gerektirdiği gelişmeler yaşanacaktır. Turkiye'nin geri adım atacağını zannetmiyorum" diye ekledi.