Özet (TL;DR) @ 2019-01-21T19:53:35.000Z: SON DAKİKA HABERİ: AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, AK Parti MYK toplantısının ardından açıklamalarda bulundu. Çelik, "Fırat'ın doğusunda, Suriye'nin kuzeyinde ortaya çıkan tablo, Türkiye için birinci…



Son dakika haberi!  AK Parti S ozcusu Ö mer Çelik, F ırat Kalkanı ve Zeytin Dal ı harekatlarına ilişkin, " T urkiye bu harekatlar sırasında bir kere daha hatırlatıyoruz ki uluslararası hukuktan doğan meşru haklarını kullanmıştır, uluslararası hukuka uygun bir şekilde bu guvenliğini tehdit eden unsurlarla mucadelesini surdurmuştur. Dolayısıyla Turkiye'nin verdiği bu mucadele uluslararası hukuk açısından baktığımızda meşruiyeti en yuksek mucadelelerden bir tanesidir." dedi.Çelik, AK Parti Merkez Yurutme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken, parti genel merkezinde duzenlediği basın toplantısında gundeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.Afrin harekatının dun yıl donumu olduğunu anımsatan Çelik, bu vesileyle şehitlere Allah'tan rahmet, gazilere şifa diledi.

Çelik,  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdo ğan'ın Ordu programı devam ederken, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar'ın birlikleri denetlemesi sırasında telefonla bağlanarak birliklere hitap ettiğini, orada bulunan bir şehit ailesiyle ve gazi usteğmenle goruştuğunu anımsattı.

Şehidin anne ve babasının maneviyat yuklu bir şekilde devlete, millete sahip çıkarak bu mesajları dile getirdiklerini belirten Çelik, tum şehit ailelerine hurmetlerini ifade etti. Çelik, "Şehit ailelerimizin bu yuksek maneviyatı hepimiz için yol gosterici oluyor." diye konuştu.Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekatları sırasında pek çok yorumlar yapıldığını ve bu yorumlar dinlenildiğinde eleştirilerin ne kadar boş olduğunun bir kere daha gorulduğunu dile getiren Çelik, "DEAŞ başta olmak uzere PKK, PYD, YPG teror orgutune bağlı unsurların o bolgelerden uzaklaştırılması dost ve kardeş bolge halkını bunların zulmunden kurtarmıştır. Burada yanlış bir biçimde YPG, PKK'ya 'Kurtlerin temsilcisi' gibi etiketler takanların orada bu zulumden kurtarılan bolge halkı içerisinde Araplar, Turkmenler ve Kurtlerin beraberce olduğunu, butun bunların hepsinin ve diğerlerinin bu baskı ve zulumden kurtarıldığını bir kere daha hatırlamasında fayda var." diye konuştu.Çelik, Hatay ve Kilis'e yakın mesafeden atılan roketlerin Turkiye'nin milli guvenliğini tehdit ettiğini ve harekatla bu tehdidin ortadan kaldırıldığını hatırlatarak, "Turkiye bu harekatlar sırasında bir kere daha hatırlatıyoruz ki uluslararası hukuktan doğan meşru haklarını kullanmıştır, uluslararası hukuka uygun bir şekilde bu guvenliğini tehdit eden unsurlarla mucadelesini surdurmuştur. Dolayısıyla Turkiye'nin verdiği bu mucadele uluslararası hukuk açısından baktığımızda meşruiyeti en yuksek mucadelelerden bir tanesidir." ifadesini kullandı. Tren garı saldırısı ve diğer pek çok teror eylemini gerçekleştirenlerin Suriye kaynaklı olarak eğitildiği ve o bolgeden Turkiye'ye geçtiğinin belgelerle ortaya konulduğunu kaydeden Çelik, Turkiye'nin kendisini eleştirenlere vereceği en net yanıtın kendi insanını, coğrafyasını tehdit eden unsurlara karşı en yuksek meşruiyetle bu mucadeleyi vermesi olduğunu soyledi. Çelik, benzer duruma duşmeleri halinde Batı ulkelerinin nasıl tedbirler alacağının tefekkur edilmesi gerektiğini, buradaki çifte standarda ve samimiyetsizliğe son vermek gerektiğini vurguladı. En onemli hususlardan bir tanesinin de harekat yapılan bolgelerde can guvenliğinin sağlanması olduğunu dile getiren Çelik, "Demografik olarak bir bolgede kim oturuyorsa o bolge onlarındır. Çeşitli teror orgutlerinin bu demografiyle oynayarak o bolgeye hakim olma şeklindeki çabalarına da yine Turk Silahlı Kuvvetlerinin bu kahramanca fedakarlıkları sayesinde son verilmiştir. Meşruiyet ve o bolgenin sakinlerinin tekrar kendi bolgelerine donmesi şeklindeki doğru eylem bu şekilde gerçekleştirilmiştir." ifadesini kullandı. Turk Silahlı Kuvvetlerinin yaptığı harekatın, Suriye konusunda siyasi çozum arayan ve ilkeli bir şekilde teror orgutlerine karşı olan Turkiye'nin ortaya koyduğu samimi bir eylem olduğunu vurgulayan Çelik, bunun Suriye halkının faydasına olduğunu ve teror orgutlerine karşı olmaktan başka bir amacının bulunmadığını soyledi.

AKDEN İZ'DEKİ ÖLÜMLER

Ömer Çelik, Akdeniz'de yeni olumler gerçekleştiğini, son olarak Libya açıklarında 120 multeciyi taşıyan bir botun battığını ve 117 kişinin boğulduğunu anımsatarak, medeniyet denizi olan Akdeniz'in bu şekilde bir olum denizine donuşmesinin bu insanların sorumluluğu olmadığını, sorumluluğun onlara sahip çıkmayan ve uygun goç yolları oluşturmayanlara ait olduğunu ifade etti. Turkiye'nin baştan beri bu insanlara uygun goç yolları oluşturulması gerektiğini savunduğuna işaret eden Çelik, "Kendi ulkelerinin sınırlarını korumak için ırkçı şekilde tel orgulerle ulke sınırlarını sarmaktan, oraları askerlerle multecilere karşı korumaktan bahsedenlerin bu ırkçı eylemleri, ırkçı zihniyetleri, bu insanların olumunde çok buyuk bir sorumluluk sahibidir." tespitinde bulundu. Turkiye ve Avrupa arasındaki goç anlaşması oncesinde yuzlerce insanın Akdeniz'de boğulduğunu hatırlatan Çelik, Turkiye'nin ortaya koyduğu vizyon sayesinde olumlerin çok aza indiğini bildirdi. Çelik, Turkiye'nin yaptığının olumden kaçan insanlara kucak açmak olduğunu ancak başka ulkelerin uygun goç yolları oluşturmamasının ve resmi gorevlileri vasıtasıyla bu insanların botlarını batırarak olume terk etmesinin dunyanın vicdanını yaraladığını soyledi. Multecilere ırkçı yaklaşım sergileyenlerin kendi toplumlarını da zehirlediğini dile getiren Çelik, "Bu ulkelerde, enteresandır teror orgutlerine karşı, ozellikle PKK'ya karşı duyarlılık çağrısı yapanların, sempati çağrısı yapanların seslerinin bu mazlum multeciler soz konusu olduğunda hiç çıkmadığını goruyoruz." dedi. Çelik, 2015'te bir kazada hayatını kaybeden Malili bir multeci çocuk için yapılmış bir karikaturu gostererek, çocuğun karnesini ceketinin cebine ilikleyerek multeci botuna bindiğini anlattı. Çocuğun ulaşacağı ulkedeki yetkililere bu karneyi gostererek, ilgili ulkeye kabul edilmeyi amaçladığını ifade eden Çelik, "Bu utanç, Turkiye dışında bu ulkelerin resmi gorevlileri tarafından botların batırıldığı, ulkelerin resmi gorevlileri tarafından ortaya konulan bir utançtır ve bu insanlar insanlığımızın bir parçasıdır, bunlara sahip çıkmak insanlığımızı yucelten bir şeydir. Bunların olume terk edilmesi ise insanlığımızı koturum bırakan ve Akdeniz'de insanlığımızı kaybetmemize yol açan bir tutumdur. Dolayısıyla Turkiye, halkımız, bu konuda butun dunyanın vicdanı olabilecek bir sınav vererek butun dunyanın vicdanı yerine geçmektedir." diye konuştu.

" YAPMAYA ÇALIŞTIĞIMIZ BATAKLIĞI KURUTMAKTIR" 

Turkiye'nin 2018'de en çok insani yardım yapan ulke olduğunu ve bununla gurur duyduklarını anlatan Çelik, şoyle devam etti:"Sık sık multecilere yaptığımız yardımları bahane ederek sanki vatandaşlarımızdan esirgeniyor da başkalarına aktarılıyormuş gibisinden ırkçı yaklaşımlar uretenlerin bu resme bakarak konuşması gerekir. Bu resme bakmadan konuşanların bu ırkçı yaklaşımlarla populizmle siyaset yapmak adına insanlık değerleriyle çatışan faaliyetlerinin insanlığın gozunde de milletimizin gozunde de mahkum olacağına hiçbir kuşkumuz yoktur. Kuşkusuz yapmaya çalıştığımız şey butun bu tablo, bu bataklığı kurutmaya çalışmaktır, teror yuzunden oluşan bu goç yollarının ortadan kalkmasına çalışmaktır." Akdeniz'de bundan sonra da benzer olayları gormek istemediklerinin altını çizen Çelik, "Turkiye, insani, siyasi ve vicdani sorumluluğunu milletimizin geçmişinde olduğu gibi, geçmiş tarihte olduğu gibi yerine getirmeye devam edecektir. Bu meselede de dunyaya çağrı yapmaya devam edeceğiz." şeklinde konuştu. MYK toplantısında yerel seçimlerle ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın değerlendirmeleri olduğunu soyleyen Çelik, Erdoğan'ın hafta sonu bulunduğu Samsun ve Ordu'da da AK Parti ve Cumhur İttifakı adaylarına karşı buyuk bir teveccuh olduğunu soyledi. Adayların ilan edilmesinden sonra ilgili şehirlerde oluşan coşkunun buyuk bir memnuniyet oluşturduğunu aktaran Çelik, "İnşallah seçimlere doğru doludizgin devam ediyoruz ve bu şekilde de 31 Mart gecesi Cumhur İttifakı'nın buyuk başarısıyla o gecenin sonuçlanacağı konusundaki umidimizi giderek guçlendiriyoruz. Çalışmalarımızı bu yonde surduruyoruz, bu şekilde çalışmaya devam ediyoruz." değerlendirmesini yaptı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın il ziyaretlerini devam ettireceğini soyleyen Çelik, toplantıda Teşkilat ile Medya ve Tanıtım başkanlıklarının sunum yapacağını aktardı.

AK Parti Sozcusu Ömer Çelik, Kerç Boğazı'nda iki geminin alev almasıyla ilgili "Tanzanya bayraklı olarak geldi gemilerin ilk bilgisi ama sahiplerinin Turk olma ihtimali var. Moskova Buyukelçiliğimizin verdiği bilgiye gore, bir gemide patlama olmuş, diğer gemi de bundan etkilenmiş, 31 murettebattan 16'sının Turk olduğu yonunde." dedi.Çelik, AK Parti Merkez Yurutme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken, parti genel merkezinde duzenlediği basın toplantısında gundeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.Bir basın mensubunun, "MHP'nin aday tanıtım toplantısı için AK Parti'ye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a davet geldi mi? sorusuna Çelik, "Henuz bir davet ulaşmamıştır. Bir davet ulaştığı zaman bunun Cumhurbaşkanımız tarafından en guzel şekilde değerlendirileceği açıktır." yanıtını verdi.Bu formatların MHP'nin takdirinde olduğunu ifade eden Çelik, "İlleri açıklarken, kendilerinin ilan edeceği buyuk şehirleri açıklarken bizim ilçe adaylarımızı da açıklamak isterlerse bizdeki formatla benzer şekilde, memnuniyet verici olacaktır. Cumhur İttifakı'nın guçlu şekilde mesaj vermesine, guçlu şekilde o ile seslenmesine yol açacaktır. Tabii ki takdir Sayın Bahçeli'nin ve MHP yetkililerinindir. Bizim yaklaşımımız budur. Davet olduğu takdirde arkadaşlarımız orada bulunacaklardır." diye konuştu.

" RUSYA 10 ARAMA KURTARMA BOTUNU BU BÖLGEYE GÖNDERDİ"

Rusya'nın Karadeniz'de bir gemi kazası olduğuna dair açıklamasına ilişkin değerlendirmesi sorulan Çelik, Kerç Boğazında iki geminin alev aldığını, bu konuyu yakından takip ettiklerini soyledi.Çelik, "Tanzanya bayraklı olarak geldi gemilerin ilk bilgisi ama sahiplerinin Turk olma ihtimali var. Moskova Buyukelçiliğimizin verdiği bilgiye gore, bir gemide patlama olmuş, diğer gemi de bundan etkilenmiş, 31 murettebattan 16'sının Turk olduğu yonunde." dedi. Rus arama kurtarma ekiplerinin durumu bir kriz merkezinden yuruttuğunu ifade eden Çelik, Rusya'nın 10 arama kurtarma botunu bu bolgeye gonderdiğini bildirdi.Çelik, Turkiye'nin de arama kurtarma ekiplerinin faaliyetlerini, Turk vatandaşlarıyla ilgili durumu yakından takip ettiğini kaydetti.

" ÇOK GÜZEL BİR KONSER OLDU"

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, piyanist ve besteci Fazıl Say'ın konserine katılmasına ilişkin bir soruya karşılık Çelik, çok guzel bir konser olduğunu belirterek, Say'a teşekkurlerini iletti.Say'ın, Kara Toprak'tan, İzmir Marşı'na, Truva Sonatı'na kadar son derece emek gerektiren yorucu bir icra ortaya koyulduğunu ifade eden Çelik, kendisiyle bir kere daha gurur duyduklarını soyledi.Çelik, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın konserin ardından kulise geçtiğini Say ile bir sure sohbet ettiğini anlattı.Konserin başında Fazıl Say'ın karakterle ilgili bilgi verdiğini, kuliste bununla ilgili bir sohbet olduğunu aktaran Çelik, sozlerini şoyle surdurdu:"Cumhurbaşkanımız onemli bir hatırlatmada bulundu. Truva, Homer'in destanı hemen hemen her yerde edebiyata sinmiş durumda, tarihçiler bunu tartışıyor. Cumhurbaşkanımız bazı tarihçilerin naklettiği şu anektodu aktardı; Yunanlıların Kurtuluş Savaşında ulkemizden kovulmasından sonra, İzmir'e doğru uzanırken Ataturk'un 'Truva'nın ocunu aldık.' şeklinde bir ifadesi olduğundan bahsediyor bazı tarihler veya bazıları, 'Hektor'un ocunu aldık.' şeklinde bir ifadesinden bahsediyorlar. Cumhurbaşkanımız bu hatırlatmayı yaptı. 'Bu gozle de izledim konseri' diye. Ataturk'un bu hatırlatmasında son derece onemli gondermeler var. Birincisi Truva'yı Anadolu şehri olarak benzetmesi. Aynı zamanda yapılan çalışmalar da bunun bu şekilde olduğu, Anadolu topraklarına ait bir dil konuştuklarını, mimarilerinin Anadolu olduğunu gosteriyor.Cumhurbaşkanımızın, Truva Savaşı on yıllarca surmuş ama aynı zamanda da Ataturk'un bu benzetmesiyle birlikte aynı yaklaşımın hala surduğu, bir bakıma da Ataturk'un Yunanı Turk topraklarından kovduktan sonra 'Truva'nın ocunu aldık' diyerek bu tarihsel derinliğe gonderme yapmasını hatırlattığı guzel bir sohbet oldu."

" PROVAKASYON OLDUĞUNU DEĞERLENDİRİYORUZ"

Afganistan'daki teror saldırısına ilişkin bir soru uzerine Çelik, Afganistan'daki barış sureci açısından bugunun ilginç bir gun olduğunu belirtti. Katar ve Doha'da Amerikalı yetkililer ile Taliban yetkililerinin bir goruşme yaptığını anlatan Çelik, yakın zamanda da çok farklı ulkelerin barış goruşmelerinde taraf olmaya çalıştığını soyledi. Çelik, Afganistan'da barış goruşmelerine ilişkin ilerleme sağlandığı zamanlarda boyle eylemlerin ortaya çıktığını kaydetti.AK Parti Sozcusu Çelik, bugun gerçekleştirilen teror saldırısına ilişkin, "Barış goruşmelerini ve Afganistan'ın istikrara kavuşmasını baltalamaya donuk saldırı, provakasyon olduğunu değerlendiriyoruz." dedi.Afganistan Milli Savunma Bakanlığının açıklamasına gore, saldırıda 120 kişinin hayatını kaybettiği bilgisini hatırlatan Çelik, Afganistan halkına baş sağlığı diledi. Çelik, "Ama terore karşı verilecek, provakasyona karşı verilecek en iyi cevap, barış goruşmelerini ısrarla surdurmeye devam etmektir. Afganistan'ın buna hem hakkı vardır hem de ihtiyacı vardır. Dolayısıyla, butun bu yoldan saptırma eylemlerine karşın, umarız ki bu sureç bu şekilde devam eder." değerlendirmesinde bulundu.

AK Parti Sozcusu Ömer Çelik, "Fırat'ın doğusunda, Suriye'nin kuzeyinde ortaya çıkan tablo, Turkiye için birinci dereceden tehdittir ve Turkiye Cumhuriyeti bu tehdidi bertaraf edecektir." dedi. Çelik, AK Parti Merkez Yurutme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken parti genel merkezinde duzenlediği basın toplantısında, gundeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.ABD'li Senator Lindsey Graham'ın Turkiye ziyaretine değinen Çelik, Graham'ın bu bolgedeki gundeme hakim, olayları yakın takip eden biri olduğunu ve çeşitli konularda değerlendirmeleri bulunduğunu soyledi.Çelik, Graham'ın ziyaretinin faydalı ve ikna edici olduğunu duşunduklerini belirterek, şunları kaydetti:"Öncelikle Turkiye'nin guvenlik tehditleri konusunda çok doyurucu açıklamalar yaptı. Turkiye'nin karşı karşıya olduğu guvenlik tehditlerinin giderilmesi gerektiğini, bir muttefik olarak Turkiye'ye bunu borçlu olduklarını ifade etti. Nitekim Cumhurbaşkanımız, Kulliye'deki kabulunde PKK- YPG-PYD ilişkisine dair kendisine videolarla birlikte çeşitli deliller gosterdi. Bunların Graham tarafından ilk defa gorulduğunu biliyoruz. En onemli şey şu, şuna hepsi vurgu yapıyor, ortaya çıkan bu tablonun onceki Amerikan yonetiminin sorumluluğu olduğunu, açık bir şekilde Graham da roportajlarında bunu soyledi. Graham, Obama yonetiminin DEAŞ'a karşı YPG'yi desteklemesinin, YPG'yi beslemesinin bu karmaşık ve kabul edilemez tabloyu ortaya çıkardığını ifade ediyor. Hal boyle olunca bu konuda Turkiye'nin guvenlik algısıyla, guvenlik değerlendirmesiyle herkesin empati kurması gerekiyor."

" BUNDAN SİYASETEN İFLAS ETMİŞ POLİTİKALARA İMZA ATANLAR SORUMLUDUR"

Turkiye'nin bu konudaki tezinde haklı olduğunun altını çizen Çelik, "Yine Munbiç'teki yol haritasının guçlu bir şekilde uygulanmasıyla ilgili olarak açıklamaları oldu. Doğrudur ama bir an evvel bunun hayata geçmesi gerekiyor. Cumhurbaşkanımız bunu ifade ettiler. Munbiç'teki guvenliği devralmaya Turkiye hazırdır. Dolayısıyla bu konulara vakıf bir senatorun Turkiye perspektifini gormesi bakımından son derece faydalı olduğunu duşunuyoruz." ifadelerini kullandı.En onemli konunun ise guvenli bolge meselesi olduğunu vurgulayan Çelik, sozlerine şoyle devam etti:"Bugun Cumhurbaşkanımız, açıklaması sırasında, 'Turkiye'ye karşı guvenli bolge değil, Turkiye için guvenli bolge' şeklinde bir ifade kullandı. Orada teror orgutleri olduğu zaman bu durum, YPG teror orgutunun DEAŞ'a karşı desteklenmesi gibi bir tablo açıkça, Turkiye'ye karşı ama YPG teror orgutunun lehine bir guvenli bolge ortaya çıkarıyor. Sırf DEAŞ ile mucadele ediyor goruntusu altında bir teror orgutu tekrar ortaya çıkarılıyor."Afganistan'da gerçekleştirilen teror saldırını anımsatan Çelik, "Afganistan bu hale nasıl geldi, aynı mantıkla geldi. Geçmişte de birileriyle mucadele etmek için başkaları bazı teror orgutlerini desteklediler ve bugun o teror orgutlerinin hepsi, birileri tarafından, meşhur devletler tarafından desteklenen teror orgutleri kontrol edilemez hale geldiler." diye konuştu.Çelik, ortaya çıkan bu tablonun hur dunyanın, demokrasi isteyenlerin, insan haklarından yana olanların, Afganistan ve Suriye halklarının canını yaktığını dile getirerek "Bundan kim sorumludur? Bir teror orgutune karşı başka teror orgutunu desteklemek gibisinden, aklın asla kabul etmeyeceği, siyaseten defalarca iflas etmiş bu politikalara imza atanlar sorumludur." değerlendirmesini yaptı.

" TÜRKİYE CUMHURİYETİ KENDİ GÜVENLİĞİ İLE İLGİLİ TEDBİR ALACAKTIR"

AK Parti Sozcusu Çelik, gelinen noktada aynı tablonun, Afganistan'da yapılanların aynısının, kes-kopyala-yapıştır şeklinde Suriye'de de icra edildiğinin gorulduğunu soyledi. Aynı şeyin olmaması gerektiğini vurgulayan Çelik, "Akdeniz'in dibinde bir Afganistan oluşturmak, dunya bir Afganistan ile istikrarı sağlamak için bu kadar bedel oderken, ikinci bir Afganistan oluşturacak politikalardan uzak durmak gerekir. Ama tam ters bir mantıkla YPG- PYD teror orgutune tırlar dolusu silah gonderirseniz, DEAŞ'a karşı mucadele ediyor diye meşru bir guç gibi bunlara sarılırsanız, hele de Turkiye Cumhuriyeti gibi NATO uyesi bir muttefikinize karşı, 'bizim muttefikimiz, sahada beraber çalıştığımız muttefikimiz budur' gibisinden bir teror orgutuyle ilgili değerlendirme yaparsanız, bu dunyanın butun değerlerinin, butun formullerinin, butun denklemlerinin bozulduğu bir tablo ortaya çıkar. O zaman dunyanın her yerinde kendi elinizle, kendi paranızla bir Afganistan daha uretmiş olursunuz." diye konuştu.Turkiye'nin buradaki tutumunun iyi anlaşılması gerektiğinin altını çizen Çelik, şu değerlendirmelerde bulundu:"Fırat'ın doğusunda, Suriye'nin kuzeyinde ortaya çıkan tablo, Turkiye için birinci dereceden tehdittir ve Turkiye Cumhuriyeti bu tehdidi bertaraf edecektir. Bu tehditin bertaraf edilmesinin yolu da açık bir şekilde tabii ki muttefiklerimizle bunu eş gudum halinde yapmak istiyoruz. Muttefiklerimizle her turlu koordinasyonun içerisindeyiz ama eninde sonunda muttefiklerimiz bu konuda duyarlılık gosterseler de gostermeseler de Turkiye Cumhuriyeti kendi guvenliği ile ilgili tedbir alacaktır. En onemlisi de Suriye'nin birliğinden, toprak butunluğunden, halkının egemenliğinden bahseden herkesin teror orgutlerine karşı ilkeli tutum alması gerekir. Teror orgutleriyle ilgili olarak bu birtakım asimetrik ilişkiler, maalesef bedelinin Suriye halkına odetildiği surecin uzamasına, siyasi çozumun gerçekleşmemesine ve terorun bolgede daha da derinleşmesine yol açan birtakım politikalar ortaya çıkarıyor. Zaman Turkiye'nin haklı olduğunu bir kere daha gostermiştir. Dolayısıyla, buraya gelip de bu tabloyu goren herkes bundan ikna olmaktadır. Bu ziyaretin, o bakımdan verimli bir ziyaret olduğunu değerlendiriyoruz."

AK Parti Sozcusu Ömer Çelik, "Başkan Trump'ın çekilme kararında ısrar edeceğini değerlendiriyoruz. Turkiye burada DEAŞ'a karşı mucadeleyi yurutecek kapasiteye sahiptir." dedi.Çelik, AK Parti Merkez Yurutme Kurulu (MYK) Toplantısı devam ederken, parti genel merkezinde duzenlediği basın toplantısında, gundeme ilişkin soruları yanıtladı, değerlendirmelerde bulundu.Bir gazetecinin "Afganistan'a benzer bir sureç Suriye'de ozellikle Afrin'de yaşanıyor. ABD çekilme kararı aldıktan sonra once Afrin'de, bugun de Haseke'de bombalı saldırı oldu, intihar saldırısı oldu. Bunu nasıl değerlendirmek gerekiyor? Amerika'nın Suriye'den çekilme kararını nasıl etkiler ve Turkiye'nin Fırat'ın doğusuna yonelik operasyonunu nasıl etkiler?" sorusu uzerine Çelik, "Bu provokasyonların, artık bu bolgeden baktığınızda, Ankara'dan baktığınızda başkalarının sisli camda, buzlu camda gorduğunu biz aynada gorur gibi goruyoruz, berrak bir şekilde goruyoruz, net bir şekilde goruyoruz. Ne zaman doğru bir adım atılmaya çalışılsa, meşru bir adım atılmaya çalışılsa, bolgedeki çatışmaları sona erdirecek, halkın onunu açacak bir adım atılmaya çalışılsa bu provokasyonlar ortaya çıkıyor." ifadesini kullandı.Çelik, ABD Başkanı Donald Trump'ın "Suriye'den çekileceklerini" açıklamasından sonra, ABD'nin  hem içinde hem de dışında "çekilmeyin" diyen guçlu bir lobi faaliyeti olduğunu gorduklerini belirtti.Suriye'de bazı teror orgutlerinin, bazı asimetrik grupların, belki bazı devletlerin de bu çekilmeyi geciktirmek ya da bunu engellemek için birtakım eylemler ortaya koyacağının açık ve beklenen bir şey olduğunu dile getiren Çelik, "Trump'ın çekilme kararını açıklanmasından sonra acaba kimler ne yaparak bugun çekilme kararını engellemeye ya da geciktirmeye çalışacaklar gibi bir duşunce akla geliyor. Yaşananları, Başkan Trump'ı kararından caydırmaya donuk ya da bu kararı zamana yayarak sonlandırmaya donuk bir provokasyon dizisi olarak goruyoruz." diye konuştu. Ömer Çelik, sozlerini şoyle surdurdu:"Üst uste bunlar gerçekleşiyor, buradan çekilmeyin ya da çekilmenizi uzun vadeye yayın gibisinden. Tabii çekilme kararına kimler karşıdır? Çekilme kararı kimlerin aleyhine olacaktır? Bunları alt alta yazdığınızda uç aşağı beş yukarı olağan şupheliler ortaya çıkıyor. Olağan şuphelileri bulabilmek için bu adresi gorebilmek için çok yuksek bir analize ya da derin bir istihbarata da ihtiyaç yok. Kimlerin aleyhine olacaktır bu çekilme kararı? Suriye'ye istikrarın gelmesi, Suriye halkının kendi topraklarına donmesi, burada demografik olarak herkesin kendi bolgesine yeniden yerleşmesi bu provokasyonun kimler tarafından yapıldığını, bu gelişmelerin kimlerin aleyhine olacağını, kimlerin bundan hoşnut olmayacağını alt alta yazdığınızda provokasyonun kimler tarafından yapıldığını uç aşağı beş yukarı gosterir. Somut olarak bir şey soylemiyorum ama adres yelpazesinin çok dar olduğunu ifade edebilirim. Ama sonuç olarak Başkan Trump'ın halen çekilme kararında ısrar edeceğini değerlendiriyoruz. Turkiye burada DEAŞ'a yonelik mucadeleyi yonetecek kapasiteye sahiptir. Munbiç'te guvenliği devralacak kapasiteye sahiptir. Dolayısıyla guvenli bolgede de guvenli bolgeyi inşa edecek kapasiteye de sahiptir. Herhangi bir şekilde guvenlik boşluğu ortaya çıkmayacaktır. Tam tersine şimdiki durumun devam etmesi hem rejim tarafından hem DEAŞ tarafından hem PYD/YPG teror orgutu tarafından istismar edilmektedir ve daha buyuk guvenlik boşluğu ortaya çıkarmaktadır."Suriye'nin geleceği açısından, teror orgutlerinin bolgedeki demografiyle oynaması sebebiyle çok daha fazla ve derin şekilde çeşitli halkların birbiri ile karşı karşıya gelmesi gibi bir tablo ortaya çıktığını ifade eden Çelik, "Bu provokasyonlara rağmen yol haritasının ısrarlı bir şekilde devam etmesi taraftarıyız ve bunun bu şekilde devam etmesini Sayın Cumhurbaşkanımız hem Başkan Trump'a soyluyor hem de kamuoyuna açık konuşmalarında bunu ifade ediyorlar. " değerlendirmesini yaptı.

" AMAÇ, TERÖR ÖRGÜTLERİNDEN ARINMIŞ SURİYE"

Guvenli bolgede ilk aşamada, YPG'nin çıkarılmasının soz konusu olduğunu belirten Çelik, bu bolgede teror orgutlerini istemediklerini soyledi.Çelik, esas olarak amaçlanması gereken şeyin, Suriye'nin herhangi bir yerinde, herhangi bir teror yapısının ortada kalmaması olduğuna dikkati çekerek, "Suriye'de guvenli bolgeden sonra nihai olarak amaçlanması gereken şey tabii ki teror orgutlerinden arınmış bir Suriye yapısının ortaya çıkmasıdır." ifadesini kullandı. Parti Sozcusu Çelik, Hatay Belediye Başkanı Lutfu Savaş'ın sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada "Hatay'da bazı ilçelerde Suriyelilerin aday olması durumunda belediye başkanlıklarını kazanabileceği" iddiasını nasıl değerlendirdiğinin sorulması uzerine de şunları kaydetti:

"Avrupa'da ırkçıların, Turk duşmanlarının, İslam duşmanlarının en çok sığındığı şey, multeciler uzerinden toplumda korku yaratmaktır. Bilimsel araştırmalara gore, Avrupa'daki bu ırkçıların en çok başvurduğu yontemlerden bir tanesi şu, kendi bolgelerindeki multecilerin sayısına bakmak. Bu şekilde medya ve propaganda yoluyla bir algı oluşturmak. Mesela pek çok çalışmada bakıyorsunuz, diyelim ki bir yerde bin kişi var multeci, orada ırkçılar uzerinden oylesine bir kampanya oluşturulmuş ki orada yaşayan insanlar on binler, yuz binler olduğunu duşunuyor. Kendi hayatlarının tehdit altında olduğu, kendi şehirlerinin işgal altında olduğu gibi bir algıyla karşı karşıya bırakılıyor. Bu ırkçıların kullandığı bir yontem. Hatay Belediye Başkanının soylediği sozun, bu sebeple, hiçbir şekilde orijinal bir soz olduğunu soylemek mumkun değil. Avrupa'daki ırkçıların, Muslumanlara, Turklere ve multecilere karşı kullandığı sozun birebir, sadece bazı kelimeler değiştirilerek yeniden soylenmiş olması. Bu açık bir nefret suçudur. Orada, birincisi Suriyelileri hedef gosteriyorsun. İkincisi İçişleri Bakanımızın açıkça ortaya koyduğu gibi, soylediği rakamların hepsi yanlış. Orada neredeyse aşağı yukarı 20 bin civarında Suriyeliye vatandaşlık verilmiş. Ama sen bunu ilçelerdeki seçim sonucunu etkileyecek bir şekilde ortaya koyuyorsun. Hiçbir şekilde kabul edilemeyecek, bir belediye başkanın, o şehrin huzurundan sorumlu makamda bulunan bir kimsenin hiçbir şekilde tevessul etmemesi gereken bir politika bu. Hem olumden kaçmış insanları hedef gosteriyorsun, ikincisi vatandaşlarımıza yanlış bilgi veriyorsun. Üçuncusu de Avrupa'daki İslam duşmanlarının, Turk duşmanlarının yaptığı bir ırkçılığı yine burada başka kelimeler kullanarak yeniden uretiyorsun. Biz bu açıklamayı guçlu bir şekilde kınıyoruz. Bu açıklamanın nefret suçunu korukleyen bir açıklama olduğunun altını çiziyoruz."