Özet (TL;DR) @ 2019-01-21T10:37:00.000Z: Dil ve dinin önemine dikkat çeken İstanbul Müftüsü Hasan Kamil Yılmaz, "Dilimize, dinimize sahip çıkmak ve gençleri mabetle, camiyle buluşturmak olmazsa olmazımızdır" dedi. Yılmaz, "Mabetlerde oluşan…



Turkiye

10:37 21.01.2019URL'yi kısaltın

Dil ve dinin onemine dikkat çeken İstanbul Muftusu Hasan Kamil Yılmaz, "Dilimize, dinimize sahip çıkmak ve gençleri mabetle, camiyle buluşturmak olmazsa olmazımızdır" dedi. Yılmaz, "Mabetlerde oluşan duygu yoğunluğunu kaybettiğimiz zaman buyuk bir zaafa uğradık. Yeniden ayağa kalkmanın yolu mabette, camide çocuklarımızla buluşmaktır" diye konuştu.

Kadıkoy Erenkoy Zihni Paşa Camisi'nde sabah namazında cemaate hitap eden İstanbul Muftusu Yılmaz, Anadolu'da insanların çocuklarına dini ve dili camilerde verdiği eğitimle aktardığını soyledi.

Yılmaz, "Bizim dini eğitimimiz camide, medreselerde, dergahlarda olagelmiştir. Avrupa'da dil ve din oğretimi ise aileler tarafından verilmiştir. Avrupa'da insanlar daha çok okuduğu için çocuklarına dil ve din oğretimi vermeleri mumkundur ama bizde okumaktan çok dinlemeyi esas alan, birlikte bulunulan ortamlardan temeyyuz ederek gelişen bir eğitim ve duygu yoğunluğu var. Mabetlerde oluşan bu duygu yoğunluğunu kaybettiğimiz zaman buyuk bir zaafa uğradık. Yeniden ayağa kalkmanın yolu mabette, camide çocuklarımızla buluşmaktır" diye konuştu.

Modern dunyanın insanlarının bireyselleştirdiğini ve yalnızlaştırdığını anlatan Yılmaz, şoyle devam etti:

' VAHŞİ KAPİTALİZMİN İSTEDİĞİ TAM DA BU'

"Yaşadığımız yeni dunya bizleri daha bireyselci, daha ferdiyetçi ve cemaatten kopuk hale getiriyor. Kalabalıklar içinde elimizde akıllı telefonlarla yalnızlaşıyoruz. Bu yalnızlaşma sureci aslında psikolojik bir travmadır. Tedavi edilmesi gerekiyor. Batılı toplumlarda yalnızlaşma problem olarak gorulmuyor. İnsanlar yalnızlaşıyor, akrabalık duyguları kayboluyor, dostluk bitiyor. Yalnızlaşan insanlar sanal bir dunya kurarak orada mutlu olmaya çalışıyor. Ne olacak bu işin sonu diye duşunmuyorlar. Çunku yalnızlaşan insanların daha çok tukettikleri, daha çok AVM'ye gittikleri, daha çok alışveriş yaptıkları tespit edilmiş. Dukkana girsin, mağazaya girsin, alışveriş yapsın isteniyor. Vahşi kapitalizmin istediği şey tam da budur. Dolayısıyla bu tuzağa çocuklarımızın ve bizim duşmememiz için mutlaka bir araya gelmeliyiz. Camilerde oluşan duygudaşlığı yaşatmalıyız. Yoksa gerçekten gelecekle ilgili kaygılı olmalıyız."

' DİL KAYBOLUNCA DİN DE GİDER'

Dine ve dile sahip çıkılmasının çok onemli olduğunu vurgulayan Yılmaz, şunları soyledi:

"Bizim bin yıl boyunca geliştirdiğimiz o dili beğenmeyip, yenisini kurmak gibi bir yol çizdiğimiz ve temelden koptuğumuz zaman dil bir iletişim aracı olma vasfını kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalıyor. Almanya'da din dersi okutulmasına izin veriliyor ama Turkçe olmasın istiyorlar. Turkçe olmayacak, Almanca olacak. Niye? Çunku dil ile din beraberdir. Dil olmadan dini kavramların havada kaybolup gideceğini biliyorlar. Dil kaybolunca, din de gider diye duşunuyorlar. Onun için dilimize, dinimize, dunumuze, yarınımıza sahip çıkmak ve onun için gençleri mabetle, camiyle bizim buluşturmak olmazsa olmazımızdır."