Özet (TL;DR) @ 2019-01-19 08:18:23.610775: Asya’nın 1999 yılında söylediği ‘Günaydın’, tam 20 yıl sonra Kalben ve Hayrettin Taşkaya cover’ıyla huzurlarınızda. Bu vesileyle sohbet ettiğimiz Kalben, “Bu şarkıda hiçbir aşkın yasak olmadığı,…
2018 'den bahsederken "Dilediğim gibi çalışmak, emeğimin karşılığını almak, dokunduğum hikayelerin hiçbir para birimiyle olçulemeyecek taraflarını keşfetmek mumkunmuş. Keşfettim" demişsiniz. Geride bıraktığımız yılı nasıl hatırlayacaksınız?
- Geçen sene beni umutlandıran o kadar guzel insanlar buldum ki... Çocuklar, gençler, her sosyo-ekonomik yapıdan, inançtan insan... Başka renkleri olan ama birbirlerine oteki olmak istemeyen, barışı ve dostluğu isteyen, iç huzuruyla dunyayı iyileştiren insanlar... Yeniden aşık oldum, mutluluktan utanmamayı, mutluluğu paylaşmayı oğrenmeye başladım. İçinde pahalı eşyaların, teknik analizlerin, gelişim tablolarının ve parayla olçulen değerlerin değil; gerçek insan hikayelerinin, doğruluğuna inandığım erdemlerin, harika mektupların, mesajların ve birlikte soyledikçe guzelleşen şarkıların olduğu bir 'buyume' senesiydi benim için. Konserlerde, sokaklarda, ofislerde, şantiyelerde, odalarda, salonlarda, tatillerde ve gidilememiş tatillerde dahi beni yalnız bırakmayan, bana artık yalnız olmadığımı hissettiren tum candan insanlara teşekkur ederim.
* Ge çen hafta doğum gununuzu kutladınız. Yeni yaşınızda neyin değişmesini istersiniz?
- Bu doğum gunumde akıllı telefonlardan, konfor alanlarından ve ezbere bildiğim gunlerden uzak bir yerdeydim. Bir hafta içinde uç yeni şarkı yazdım. Bir yandan da ilk romanımı yazıyorum. İnsan, sevince sevilince dağ başlarında yahut okyanus diplerinde bile dışarda kalmış gibi değilmiş, hep içerdeymiş aslında. Bu içerde olma halini anlıyorum şimdi. Dunyaya tatlı bir tesadufle vardım, bu tesadufu fazla ciddiye aldığım her noktada yara aldım. Bu yaşımda kendimi suçlamaktan, sorumlu olmadığım konularda "Yeter ki biri sorumlu olsun" diye sorumluluk almaktan, temiz kalpli insanların başına gelen fenalıklar karşısında fenalık geçirmekten vazgeçip enerjiyi çozume odaklamaya karar veriyorum. Çozumsuzluk hissine kapılıp karalar bağlamak yerine, kalbi kararmışların karşısında durmak için sanattan, dostluktan, aşktan ve hayal kurduran umutlardan destek almayı oğreniyorum.
* Roman yazd ığınızı Instagram'da mujdelemiştiniz. Biraz çıtlatsanız, ne okuyacağız?
- İçinden geçen sesleri ve kelimeleri takip etmek zorunda olan, toplumun dışında hisseden ama aslında toplumun en guzel değerlerini aydınlatan gerçek insanların başından geçen acı, tatlı, kısa, uzun, çirkin ve guzel her şeyden bahseden bir kitap yazıyorum. Bu dunyada o kadar hırsız, dolandırıcı, yağmacı var ki... Onların ruhumuzda kara lekeler bırakmaya çalıştığı gunlerin yine guneş açtığından bahsetmek istedim. Dilerim okuyan herkes, her yaşında ve durumunda ne vakit çozumsuz hissediyorsa, çozumun kendi ellerinde, sesinde ve zihninde olduğunu yeniden gorebilir.
* Gelelim 'Gunaydın'a... Bu şarkının hayatınızda nasıl bir yeri var?
- Bu şarkıda, sevgili ruh komşum Mete Özgencil'in silinmez izler bırakan sozleri var. Sozlerine, şiirine hayran olduğum ve ustam olarak gorduğum bir sanatçının hikayesini yorumlamak heyecan verici. Canım 'kankam' Hayrettin Taşkaya'ya bir gece gitarda çaldım, o da benim gibi yukseldi. Gittik, yeni 'Gunaydın'ı doğurduk.
* S ozleri ("Gunaydın en sonunda uyandın/ Gorduğun bu ben miyim bak/ En sonunda başardın gunaydın/ Çok geç /Tatil bitti herkes evine") aklınıza ne duşuruyor?
- Gizli saklı, yalan yanlış bir ilişki yaşamak için tum kaynaklarımı harcadığım ve o insanın ozguvensizlikleri, sevgisizliği sebebiyle dunyaya haykırmak istediğim duyguları sayfa aralarına anlattığım zamanlarda surekli dinledim 'Gunaydın'ı. Hiçbir aşkın yasak olmadığı, hiçbir kadının eski sevgilisinin iç çamaşırlarını, çoraplarını yıkamak zorunda kalmadığı, evinde bir duşmanla uyanmadığı bir durak duşledim bu şarkıda. Ağaçlı, çiçekli, golgesi serin bir durak... Bana gore şarkının goturduğu yer, birbirimizin kıymetini yan yanayken bildiğimiz, birbirimizin arkasından gozyaşı dokmediğimiz, gerçek ilişkiler yaşayıp gerçekten bittiğinde kabul ettiğimiz yeni bir yerdi. Beni en heyecanlandıran tarafı da "Burada çok emek var", "Aman senelerdir birlikteyiz" gibi tuhaf soruların etkisi altında yıllarca suren ve insanın içini çuruten zehirli ilişkilerin karşısında duran bir tavrı olmasıydı.
Kalbi kararm ışların karşısında durmak için sanattan, dostluktan, aşktan ve hayal kurduran umutlardan destek almayı oğreniyorum.
Hayrettin Ta şkaya: Her gun yeni bir hayal kuruyorum
İ çmimarsınız, bunun yanında hem şarkı soyluyor hem sanat yonetmenliği yapıyor hem de sahne kıyafetleri tasarlıyorsunuz. Bir eşarp koleksiyonuna çizim yapmışlığınız dahi var. -Standart ailelerin beklentilerine hizmet verebilecek bir oğretim hayatı yaşayamadım. "Muzik zor iş. Bu çocuğu resme gonderin!" diyen aile buyuğumun fermanının uzerine resim bolumunu tercih ettim. Sonrasında içmimarlık bolumunu kazandım, muziğe de devam ederek kendi dunyamı yaratmaya başladım. Çizim yapıyorum. Şarkı yazıyorum.
Her gun yeni bir hayal kuruyorum. Bu hayallerin heyecanıyla bir hayat suruyorum.

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.