Özet (TL;DR) @ 2019-01-19 08:01:51.314007: Denizli'deki Laodikya Antik Kenti'nde yapılan kazı çalışmalarında, 2 bin 200 yıllık geçmişe sahip batı tiyatrosunda bugünün tiyatrolarında olduğu gibi biletli oturma düzeni ve şeref locası olduğu…



18.01.2019 - 11:18 18.01.2019 - 11:18

UNESCO Dunya Kultur Mirası Geçici Listesi'ndeki, Eskihisar Mahallesi yakınında yer alan Laodikya Antik Kenti'nde, geçen yıl da onemli kazı, restorasyon ve konservasyon çalışmaları yapıldı. Kultur ve Turizm Bakanlığı ile Pamukkale Üniversitesi adına, Prof. Dr. Celal Şimşek başkanlığında 15 yıldır surdurulen kazı çalışmalarında, kentte yaşamın M.Ö. 5500'den M.S. 7'nci yuzyıla kadar kesintisiz olarak surduğu ortaya konuldu.

  • BUGÜNÜN TİYATROLARINA BENZİYORMUŞ

Laodikya Kazı Heyeti Başkanı Prof. Dr. Celal Şimşek, 12 ay boyunca aralıksız kazı çalışmalarının surduğu antik kentte, geçen yılki faaliyetler hakkında bilgi verdi. Antik kentteki 2200 yıllık batı tiyatrosunda bugunun tiyatrolarındaki gibi biletli oturma duzeni ve şeref locası olduğunu tespit ettiklerini belirten Şimşek sozlerine şoyle devam etti:

"2200 yıllık batı tiyatrosu, Laodikya Antik Kenti'nin kuzeybatısında, Helenistik geleneğe gore tamamen doğal zemine oyularak yapılmış bir yapıdır. Batı tiyatrosunda yapılan kazı çalışmalarında, alt bolum 23, ust bolum ise 20 sıra oturma basamağının varlığı ortaya çıkartılmıştır. Ayrıca oturma basamaklarının alınlarında yer alan harflerin biletli oturma duzeni ile ilişkili oldukları ve bir şeref locasına da sahip olduğunu tespit ettik. Batı Tiyatrosu'nda yapılan çalışmalar sonrasında yarım daire formunda ilk kez, şeref koltuğu ortaya çıkartılmıştır. Bu da şehrin yonetici ve onde gelen kişileri için tiyatroda ozel bolum (VIP) ayrıldığını gostermektedir. Oturma basamaklarında yer alan harfler ise biletli numara sistemini ortaya koyması bakımından gunumuz tiyatrolarıyla benzerlik gostermektedir"

Antik kentteki Kuzey Kutsal Agora'yı gun yuzune çıkarmaya devam ettiklerini belirten Şimşek, agoranın antik kentte Suriye Caddesi'nin kuzeyinde, batı ve kuzey tiyatroları arasında yer aldığını ve 34 bin metrekarelik bir alanı kapladığını, burayı 2 bin yıl onceki haline getirmeyi hedeflediklerini ifade etti.

Şimşek, "Ayrıca kuzeybatı koşede toplam 847 metrekarelik alanda kazı yapılmış olup, kuzey ucunda traverten bloklar ile oluşturulmuş apsisli bir mekan, kuzey duvarı kalıntıları ve taban doşemesi uzerinde surdurduğumuz çalışmalarda da 300 metrekarelik çok kaliteli ve renkli mozaikli tabanı ilk kez ortaya çıkardık. 2019 yılında bir erken donem kilisesi olduğunu duşunduğumuz mozaikli alanın kalan bolumlerinin kazısına devam etmeyi planlıyoruz" dedi.

  • HRİSTİYANLIK SÜRECİNDE İLK İNANANLARIN KULLANDIĞI EV BULUNDU

Kentin Hristiyanlaşması surecinde ilk inananların kullandığı kiliseli peristilli evi de gun yuzune çıkardıklarını kaydeden Şimşek, "Kiliseli peristilli ev, Laodikya'da bir Roma donemi evinin nasıl olduğunu, gunluk yaşayışta hangi mekanların kullanıldığını, kentin Hıristiyanlaşmasına paralel ilk inananların gizlice evin salonlarından birini nasıl kullandıklarını anlamamız bakımından çok onemli bir sivil yapıdır" dedi.

Prof. Dr. Celal Şimşek "Laodikya, Anadolu'da İlk Yedi Kilise'den birine sahip olan, Milattan Sonra 4. yuzyıl itibariyle hac merkezi olmuş ve İncil'de adı geçen kutsal bir kenttir. Bu nedenle İmparator Konstantinus zamanında Hıristiyanlığın serbest bırakılması oncesinde ilk Hıristiyanlar; gizli olarak bu tip evlerde toplanmış ve ibadetlerini yapmışlardır. Kiliseli peristilli evin apsisli salonlarından doğuda yer alanı, kutsal alan olarak ayrılmıştır. Bu bolume girişte daire içinde iç içe haçlar ve Tanrının iki gozu yapılmış olup, ayrıca hacılara verilen 'ampulla' ve 'unguanterium' gibi kutsal yağ şişeleri de kazılarda ortaya çıkartılmıştır. Ayrıca yapılan kazılar kentte yaşanan deprem izlerinin varlığını da ortaya koyması bakımından onemlidir. 2019 yılında yapacağımız restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından bu evi ziyarete açmayı planlıyoruz" diye konuştu.