Özet (TL;DR) @ 2019-01-18 08:19:18.253082: Emre Saygı’nın hazırlayıp sunduğu “Hadi Be”ye, konuk olan Emel Müftüoğlu'ndan ilginç açıklamalar:



Ç oluk çocuk dinlemem!*Tavla bir oyun ve ben bir oyun manyağıyım. Elimde telefon, gece yarılarına kadar kelimelik oynuyorum. Boyle bir sevgi yok! Aslında bir doktora mı gitsem? Çok seviyorum ve çok başarılıyım. Tavlada haftada minimum 12-13 ayakkabı kazanıyordum, şimdi ekonomik kriz var diye 3-4'e duştu. Rakiplerimi aramıyorum çunku çok meraklı var, arkadaşlarımdan yenilen pehlivanlar falan var. Tabii ki yenildiğim zamanlar da oluyor ama 365 gunde 5 gun yenilirim, geri kalan 360 gun benimdir, formullerim var. Mesela eşim "çocukla oynuyorsun, o seni yensin" derdi "hayır asla yenilmem" derdim "çocuk mocuk, o da yenmeyi oğrensin" derdim.

Evde tek ba şıma kalamam, bunu yenemedim hala
*Hayatımda hiç boş bir eve anahtarla açıp tek girmedim, bana birinin kapıyı açması lazım, içeride birilerinin olması lazım. Evde tek başıma kalamam, bunu yenemedim hala. Mesele merdiven fobim vardı; ben yukarı çıkarken arkamdan birinin gelmesinden çok rahatsız olup bir kenarda kalabilirim.

*Dunyanın en kıskanç insanıydım, insan yaratılırken bu kadar mı kıskançlık tohumları serpilebilir içine, o derece kıskanç birisiydim. Üçuncu kişilerle arkadaşlık ilişkilerim bile olamazdı; ikili arkadaşlıklarımda araya uçuncu kişi girdiğinde onlarla bile hır çıkarırdım. Her konuda sonsuz kıskançtım ama kotuluk yapmazdım. Aslında kıskançlık insanı o kadar hırpalayan ve harap eden bir duygu ki, insanların once bu duygudan kurtulması gerekiyor hayatta.