Özet (TL;DR) @ 2019-01-15T13:25:00.000Z: CHP'nin Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı emekli büyükelçi Ünal Çeviköz, Seyr-i Sabah programında ABD Başkanı Donald Trump’ın Twitter mesajlarını değerlendirdi. Çeliköz, Türkiye’nin…
Seyr-i Sabah
13:25 15.01.2019(Guncellendi 14:13 15.01.2019) URL'yi kısaltın
CHP'nin Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı emekli buyukelçi Ünal Çevikoz, Seyr-i Sabah programında ABD Başkanı Donald Trump'ın Twitter mesajlarını değerlendirdi. Çelikoz, Turkiye'nin ılımlı yaklaşımıyla Twitter ustunden yapılan diplomasinin sona erebileceğini dile getirdi.
Geçtiğimiz gun ABD Başkanı Donald Trump, çok sert ifadelerle Turkiye'yi Suriye ve Kurt nufus konusunda Twitter uzerinden tehdit etti. Turkiye muhalefetten iktidara kadar bu tehditlere cevap verirken, Turk diplomasisi yumuşak bir uslupla bu sert açıklamaya cevap verdi. CHP'nin Dış İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı emekli buyukelçi Ünal Çevikoz, Seyr-i Sabah programında bu açıklamaların ardından gelen ikili goruşmelerin Twitter ya da megafon diplomasisi olarak tanımlanan bu açıklamaların sonuna gelindiğini soyledi. Çelikoz, bu noktadan itibaren Suriye ve ABD ile ilişkilerin gidişatını değerlendirdi:
' DİPLOMATİK TEAMÜLLERE AYKIRI AÇIKLAMALAR'
(C) AA / Murat Kula
"Daha once Trump'ın Twitter'da yazdığı gibi bir ifadeye tanık olmadım. Hiçbir usluba uymuyor. Hele Turkiye, ABD gibi uzun yıllara dayalı muttefiklik ilişkileri olan iki ulke için bir devlet başkanı bu ifadeleri kullanamaz. Trump'ın karakterinden kaynaklanıyor bu. Trump butun politik hamlelerini Twitter ustunden yapıyor. Bunu oncesinde başka ulkelere de yaptı. Kuzey Kore'ye de bunlar gibi ifadeleri kullandı. Hiçbir şekilde Turkiye-ABD ilişkilerine yakışmıyor asla da kabul edilebilir değil. Diplomatik teamullere aykırı. Turkiye'den yapılan açıklamanın yeterince sert olmamasına şaşırdım. Bizim parti bile daha sert bir açıklama yaptı. Anladığım kadarıyla derhal bir telefon konuşması gerçekleştirildi. Bu da Trump'ın alışılmadık uslupla yaptığı tehdidin bir sonuç verdiğini gosteriyor. Bir tırmanmaya gitmek yerine yatıştırmaya yonelik bir adım atılmasıyla bunu açıklayabiliriz. Bu iki ulke arasında basın uzerinden veya Twitter ustunden dış politika uygulamasına sınır getireceği sonucuna varıyorum. Bu sağlıklı bir gelişmedir. Biz buna megafon diplomasisi diyoruz. Bunun ortadan kalkması Turk ABD ilişkilerinde iyileşme işareti olarak algılanabilir.
Turkiye'nin ezelden beri savunduğu bir tez var: Turkiye Suriye ile sınırında tehdit olarak algılanabilecek bir oluşumu arzu etmiyor. Bunu surekli dile getiriyoruz. Turkiye-ABD arasında Menbiç dolaylarında uygulanacak yol haritası hayata geçseydi bu Twitter diplomasisine ihtiyaç kalmazdı. Ancak bu, bir turlu yerine konamadı. ABD yetkililerinin Turkiye'ye gelmesi birtakım ayrıntılar ustunde çalışılmasına yol açtı. Turkiye, Suriye toprakları utunden kendine gelecek tehditleri istemiyor ve bir guvenlik alanı istiyor. Eğer ABD-Turkiye arasında boyle bir guvenlik alanı oluşturulabilecekse bu çok olumludur.
' S-400'LER ATIL KALABİLİR'
S-400 ve Patriot dengesi oluşuyor gibi gozukuyor. ABD'de Kongre'nin aldığı karara bakacak olursak ABD, S-400 alınmasına tamamen karşı. Boyle bir şey alınırsa bunun NATO sistemine uyumsuzluğundan dolayı ABD'nin Turkiye ile daha once yaptığı anlaşmaların durdurulabileceğini soyledi. Patriotların satışı da aynı durumda. ABD'nin Turkiye'ye S-400'lerden vazgeçme şartı one çıkıyor. Patriot-S-400 arasındaki ilişkide birinden vazgeçilmesi gerekiyor diyor ABD. S-400'ler muhtemelen atıl bir biçimde kalacak. Aynı bundan yıllar once Kıbrıs'a yerleştirilmek yerine hiç kullanılmayan S-300'ler gibi olacak. ABD bu fuzeler alınsa bile kullanımını engelleyecek bir anlaşma isteyecektir. Bu fuzeler NATO ile entegre olamaz. Bunların kullanılabilir bir biçimde durması NATO'nun sistemleriyle çelişecek deniyor. Turkiye açısından yapılan açıklamalarda on odeme yapıldı bu yılın sonuna kadar teslimat yapılacak deniyor. Turkiye'nin S-400'u bırakması zor ama alınsa bile atıl kalacak gibi gozukuyor.
' SURİYE İLE DİPLOMATİK İLİŞKİLER ÇOK YAKIN'
Artık uluslararası toplum Suriye'deki mevcut rejimle çalışmaya çok yaklaştı. Bunun işaretleri bazı Arap ve Batı ulkelerinden de geldi. Buyukelçilikler açılıyor. İngiltere çok uzun olmayacak bir donemde rejimle çalışmaya başlayacaklarını soyledi. Butun bunlara bakıldığında Suriye'de iç savaşın yatışma aşamasına geldiği anlaşılıyor. Tum ulkeler bu noktaya giderken Turkiye'den başka rejimle çalışmayalım diyen ulke kalmadı. Biz CHP olarak Şam ile konuşulması gerektiğini soyluyoruz. Bizim bolgeyle ilgili yaklaşımda onemli bir duşuncemiz var: Bolgesel işbirliği girişimi oneriyoruz. Birbiriyle sınır komşusu olan bir işbirliği platformu yaratılması gerektiğini duşunuyoruz. Bunun için Suriye ile diyalog lazım. Aksi takdirde o bolgede ciddi çatışmalar başlayacak. Çatışma ile değil diplomasiyle çozum aranması zamanı geldi. Bence henuz Ankara resmi olarak boyle bir diyalog başlatılmasına mesafeli duruyor. Bunun bazı yansımaları olacak. Seçimden once boyle adımların atılmasının olumlu olmayacağı beklentisi var gibi gorunuyor. Seçimlerden sonra başka bir sureç başlayabilir.
Yunanistan'ın bir numaralı dış maddesi Makedonya ile yaşanan isim sorunu. Koalisyon bozuldu. Çipras guven oylaması istedi. Eğer guven oylaması gerçekleşirse azınlık hukumeti olacak. Şu anda Yunanistan'ın Turkiye ile ilgili sorunlarla ilgilenebilecek durumu yok. Bu yılın ekim ayında yapılacak seçimler erkene çekilecek gibi duruyor. Yunanistan'da ciddi bir siyasi kriz çıkacak. Ana muhalefet 8 puan onde gozukuyor. Bunlar Turkiye Yunanistan arasında Ege meseleleri olsun, hava sahası meselesi olsun Yunanistan krizlerini aşıncaya kadar tartışılmayabilir. Bulunduğumuz bolge fevkalade karışık. İki ulke meseleleri tırmandırmaktan kaçınmalı."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.