Özet (TL;DR) @ 2019-01-15T17:20:00.000Z: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya'nın Kommersant gazetesi için 'Türkiye-Rusya işbirliği, Suriye krizinin çözümü için kritik önemde' başlıklı bir makale kaleme aldı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya'nın Kommersant gazetesi için 'Turkiye-Rusya işbirliği, Suriye krizinin çozumu için kritik onemde' başlıklı bir makale kaleme aldı.
(C) AA / Murat Kula
Erdoğan, Rusya'nın onde gelen gazetelerinden Kommersant için 'Turkiye-Rusya işbirliği, Suriye krizinin çozumu için kritik onemde' başlığı taşıyan bir makale yazdı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan şu ifadeleri kullandı:
"Suriye'de 2011 yılından beri devam eden ve yuzbinlerce insanın hayatına mal olan iç savaş, Amerika Birleşik Devletleri'nin bolgede bulunan askerlerini geri çekme kararıyla birlikte yeni bir aşamaya geçiyor. ABD Başkanı Sayın Donald Trump ile Aralık ayında yaptığım goruşmelerde Turkiye'nin bu yeni sureçte Ortadoğu'da barış ve istikrarın yeniden tesis edilmesi için gereken adımları atmaya kararlı olduğunu ifade ettim. Bu itibarla Astana surecini birlikte başlattığımız Rusya Federasyonu ile yakın işbirliğimizi surdurmek arzusundayız.
' TÜRKİYE VE RUSYA İŞBİRLİĞİ İÇİNDE OLMAYA DEVAM ETMELİ'
Amerika Birleşik Devletleri'nin Suriye'den çekilmesi, doğru yonde atılmış bir adımdır. Zira Suriye'de yaşanan kriz, ancak Suriye'nin yaralarının iyileşmesinden fayda, derinleşmesinden ise zarar gorecek ulkeler tarafından çozulebilir. Bu anlamda Turkiye olarak komşumuzun toprak butunluğunu muhafaza edecek, Suriye toplumunun tamamının siyasi temsilini sağlayacak ve şiddet nedeniyle yerlerinden edilen insanların ulkelerine donmesini sağlayacak bir siyasi çozumden yanayız. Bu hedeflere ulaşılması için Turkiye ve Rusya Federasyonu'nun işbirliği ve eşgudum içerisinde olmaya devam etmesi gerekmektedir. Nitekim geçen yıl muzakere ettiğimiz İdlib mutabakatı, birlikte çalışmamızın hem ulkelerimizin hem de Suriye halkının çıkarlarının korunması açısından buyuk bir onemi haiz olduğunun en açık gostergesidir.
Öte yandan son haftalarda Amerika Birleşik Devletleri'nde faaliyet gosteren bazı yapıların, Suriye krizinin sona erdirilmesine katkıda bulunacak çekilme kararını engelleme gayreti içerisinde olduğuna şahit olduk. Turkiye açısından bu surecin referans noktası, Sayın Trump ile gerçekleştirdiğim goruşmelerde ortaya çıkan anlaşma zeminidir. Öte yandan "Turkiye Kurtleri katledecek" veya "Kurt muttefiklerimizi yuzustu bırakmayalım" gibi birtakım soylemlerin, Trump yonetimine baskı yapmak amacıyla dolaşıma sokulduğunu goruyoruz.
Öncelikle Turkiye Cumhuriyeti'nin Suriye Kurtleriyle veya komşumuzun sınırları içerisinde yaşayan hiçbir kesimle sorunu olmadığını ifade etmek isterim. Amerika merkezli olarak dolaşıma sokulan mesnetsiz iddialar, gerçekleri değil, birtakım çıkar gruplarının bakış açısını yansıtmaktadır. Öte yandan ne ulkemizin ulusal guvenliğine tehdit oluşturan ne de Suriye'nin toprak butunluğune tehdit oluşturan hiçbir unsurun varlığına tahammul etmeyeceğimizi açıkça ifade ettik, ediyoruz.
' ABD KUZUYU KURDA EMANET ETTİ'
Amerika Birleşik Devletleri, son yıllarda PKK teror orgutunun Suriye uzantısı olan PYD/YPG teroristlerine silah ve eğitim desteği verdi. Bu stratejik açıdan ve ahlaken sorunlu adımlar, DEAŞ teror orgutuyle mucadele adı altında atıldı. ABD'nin bu yanılgısı, DEAŞ baskısı altında yaşayan Suriyelilerin bir başka teror orgutunun kontrolu altına girmesine neden oldu. Bir başka deyişle ABD, kuzuyu kurda emanet etti. Hatta uygulanan politikanın sorunlu olması sebebiyle once PKK-PYD bağlantısını kabul eden resmi internet siteleri sansurlendi, sonra da Suriye Demokratik Guçleri adı altında yeni bir sanal yapı kuruldu.
Bu yol haritasını oluşturan kesimler, bugun PYD/YPG ile ilgili gerçekleri uluslararası kamuoyundan gizlemeye devam ediyor. Öncelikle PKK'nın Suriye uzantısı, hiçbir zaman terorle mucadele konusunda samimi olmadı. Tam aksine, bazı ABD'li yetkilileri ikna ederek Suriye'nin kuzeyinde bir teror devleti kurma hedeflerini DEAŞ ile mucadele bahanesiyle gerçekleştirmeye kalkıştılar. Biz bu projeye cevabımızı, Zeytin Dalı Harekatı'nı duzenleyip, orgutu Afrin bolgesinden çıkararak verdik. Önumuzdeki donemde dost ve muttefiklerimizle birlikte komşumuzun toprak butunluğunu muhafaza etmek için gereken adımları atacağız.
' TERÖRLE MÜCADELE ETMEK İÇİN KİMSENİN MÜSAADESİNİ İSTEYECEK DEĞİLİZ'
Bugun Amerika'da bazı kesimlerin ısrarla gozardı ettiği husus, bu orgutun Suriyeli Kurtleri temsil etmediği; tam aksine Kurt kokenli Suriye vatandaşlarına birçok kotuluk yaptığıdır. Nitekim orgutun baskısından kaçan on binlerce Suriyeli Kurdun senelerdir Turkiye'de yaşamaları, bu durumun en somut gostergesidir. Dolayısıyla son haftalarda dolaşıma sokulan iddiaların, gerçeklerle hiçbir ilgisi bulunmamaktadır. Öte yandan otuz yılı aşkın suredir vatandaşlarımızı hedef alan bir teror orgutuyle ilgili ne yapılacağını kimseden oğrenecek, terorle mucadele etmek için kimsenin musaadesini isteyecek değiliz. Koşullar olgunlaştığında Suriye topraklarından ulkemizi tehdit eden teroristleri hedef alma hakkımızı saklı tutuyoruz.
Son olarak Rusya Federasyonu ile birlikte Astana Sureci kapsamında elde ettiğimiz kazanımların ve siyasi çozum yonunde kaydettiğimiz ilerlemenin bu sureçte akamete uğramasını istemiyoruz. Suriye'nin yeniden guven ve istikrara kavuşturulması ve yeniden inşası noktasında el birliğiyle çalışmak durumundayız. Terorun sona erdirilmesi, DEAŞ başta olmak uzere teror orgutlerinin yeniden ayağa kalkmasının engellenmesi ve dolayısıyla Suriye'nin dış mudahalelere kapatılmasının tek yolu budur.
' SURİYE KONUSUNDA TÜRKİYE'NİN POZİSYONU AÇIK'
Sputnik
Suriye konusunda Turkiye'nin pozisyonu çok açıktır. Guney sınırımızda yaşanan istikrarsızlığın ortadan kaldırılması, ancak dost ve muttefiklerimizle işbirliği ve eşgudum içerisinde olmamızla mumkundur. Bu çerçevede hem DEAŞ hem de PKK teror orgutunun Suriye uzantısıyla kararlı bir mucadele etmek zorundayız. Bolgemizde yaşanan sorunlar, ancak kaderi bu coğrafyanın kaderine bağlı olan milletler tarafından kalıcı olarak çozulebilir. Artık gazete manşetlerine, sosyal medya kampanyalarına gore politika belirlemenin zamanı geçmiştir.
Suriye iç savaşının başlamasından itibaren Turkiye, bolgedeki insani kriz ve istikrarsızlıkla başa çıkmak için ne yapmayı duşunduğunu açıklayan tek ulke oldu. Aynı şekilde sozlerini tutan tek ulke olduk. Krizin başından itibaren bir yandan insani yardımlarımızı surdururken, diğer yandan meselenin ancak siyasi bir çozumu olabileceğini vurguladık. Bu çerçevede dost ve muttefiklerimizle birlikte terorle mucadeleyi destekleyecek, istikrarı tesis edecek ve barışı sağlayacak işbirliklerine hazırız."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.