Özet (TL;DR) @ 2019-01-15T23:19:00.000Z: Musa Özuğurlu’ya göre Trump yönetimi iki müttefikiyle; Suriyeli Kürtler ve Türkiye arasında net tavır almak istemediği için ‘tampon bölge’ fikri ortaya atıldı. Ancak Özuğurlu ‘tampon bölge’…



Musa Özuğurlu'ya gore Trump yonetimi iki muttefikiyle; Suriyeli Kurtler ve Turkiye arasında net tavır almak istemediği için 'tampon bolge' fikri ortaya atıldı. Ancak Özuğurlu 'tampon bolge' kurulmasındaki sıkıntılara dikkat çekerken, bunun Turkiye'yi Rusya ve Suriye ile karşı karşıya getireceğini vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump, 'Turkiye'yi ekonomik yonden mahvederiz' tehdidinin ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile telefon goruşmesi gerçekleştirdi. Ankara'nın Trump'a tepkileri Turkiye kamuoyunda 'yumuşak' bulunurken, Trump'ın kimin nasıl tesis edeceğini belirtmeden "20 millik guvenli bolge yarat" ifadelerini kullanarak yazdıkları uzerinden 'tampon bolge' tartışmaları başladı. ABD tarafının açıklamasında yer almasa da Cumhurbaşkanı Erdoğan, Trump ile konuşmasından 'tampon bolge' meselesini one çıkartarak bunu Turkiye'nin kurmasında uzlaşma olduğunu açıkladı. Erdoğan buradan yola çıkarak Suriyeliler için bahçeli evler inşa edilecek, yerel idareyi Turkiye'nin şekillendireceği bir bolge manzarası çizdi.

Son tartışmaları Şam'da uzun yıllar gorev yapmış Gazete Duvar internet sitesi yazarı ve Artı Tv yorumcusu, gazeteci Musa Özuğurlu ile konuştuk.

' TÜRKİYE, KÜRTLERE SALDIRI SÖYLEMİYLE RUSYA VE ŞAM'I KARŞISINA ALMIŞ OLDU'

Musa Özuğurlu'ya gore Trump yonetimi iki muttefikiyle, bir yandan Suriyeli Kurtler diğer yandan da Turkiye ile ilgili net tavır almak istemiyor ve denge kurmaya çalışıyor. 'Tampon bolge' meselesinin ABD ile Turkiye'nin uzerinde uzlaşabileceği tek nokta olduğunu belirten Özuğurlu, ancak bunun pek çok sorunu beraberinde getireceğine dikkat çekti. Özuğurlu'ya gore 'tampon bolge' bir yandan Ankara'nın Kurtlere mudahalesini onleyebilir, diğer yandan da Arap dunyası ile Turkiye arasında fiziki bir tampon Turkiye'ye karşı oluşturulabilir:

(C) AA / Murat Kula

"İki tarafın da istediği ortak çozumu bu olduğunu duşunebiliriz. Amerika Birleşik Devletleri bir taraftan Suriye'deki muttefikleriyle diğer taraftan Turkiye gibi bir muttefikini dengeli tutmaya çalışıyor. Bu nedenle bir tarafla ilgili olarak net bir tavır almak istemiyor. Trump'ın çıkışı, çok sert. Ama diğer yandan gerçekten de pratikte bir şekilde denge kurmaya çalıştığını gorebiliyorum. Turkiye açısından da aynı durum soz konusu. Turkiye de bir yandan Amerika Birleşik Devletleri'ne Kurtlerle ilgili diş geçirebileceğinin farkında diğer yandan Amerika Birleşik Devletleri'nin en azından boyle bir çozumu onererek ya da bu çozumun hayata geçirilmesiyle birlikte 'İstediğimizi aldık' derdinde. Dolayısıyla Turkiye ile Amerika Birleşik Devletleri arasında istememelerde ortada buluşabilecekleri tek nokta şu anda boyle bir tampon bolge gibi gorunuyor. Bu beraberinde birçok sorunu da getirecektir, sonuçları da olacaktır. Benim tabirim Ankara da artık Suriye konusunda ya da Kurtler başlığı altında çok da adım atılamayacağı idrak edilmiş durumda. Mumkun olduğunca durumdan ne kadar faydalanabiliriz, onu duşunuyor Ankara. Bu nedenle tampon/guvenli bolge formulu bir çıkış olarak kullanılabilecek. Boyle bir formul bir taraftan Ankara'nın Kurtlere mudahalesini tamamen onleyecek, Amerika bunu da hesaplıyor, diğer yandan Arap dunyası ile Turkiye arasında fiziki bir tampon bu sefer Turkiye'ye karşı oluşturulmuş olacak. Ankara ne yaparsa yapsın, Kurtlerin herhangi bir şekilde o veya bu şekilde bir oluşum içinde olmasının onune geçemiyor. Amerika Birleşik Devletleri, şu anda eğer o tampon bolgeyi gerçekten hayata geçirir ve Kurtleri de bunun guneyine alır ve 'Turkiye tehlikesini' bir şekilde bertaraf ederse zaten amacına ulaşmış olacak."

' TÜRKİYE KENDİ SİLAHIYLA VURULACAK GİBİ GÖZÜKÜYOR'

Ancak Özuğurlu bir 'tampon bolge' formulunun bu sefer de Turkiye ile Rusya arasında sorunlara sebep olacağını belirtti. Turk hukumetinin Kurtlere dair sert soylemlerinin de gelişmelerde etkili olduğunu soyleyen Özuğurlu, Ankara'nın hem Şam hem de Rusya ile karşı karşıya gelme ihtimaline dikkat çekti. Özuğurlu, Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu'nun İdlib'de olup bitenlerden Rusya'yı sorumlu tutan ifadelerine de dikkat çekti:

(C) AFP 2018 / CHRISTIAN HARTMANN

"Ama diğer yandan Turkiye'nin boyle bir formulu kabul etmesi bu sefer Rusya ile arasında birtakım problemlere neden olabilir. Çunku Rusya, Turkiye'nin herhangi bir şekilde siyasetiyle Amerika Birleşik Devletleri'ne karşı da mucadele etmesini istiyordu. Ama boyle bir uzlaşıya gidilmiş olması Turkiye'nin bu konuda İdlib'te olduğu gibi gerekeni yerine getirmediği anlamına gelecek. Şam açısından da baktığımızda Turkiye'nin şu ana kadar kullandığı dilin bir şekilde Amerika'yı bu tur hamlelere yonlendirdiğini soyleyebiliriz. Eğer Turkiye, Amerika Birleşik Devletleri'nin çekilme açıklaması sonrasında daha yumuşak bir tavır sergileseydi, Kurtlere saldırı soylemini yinelemeseydi belki Amerika Birleşik Devletleri çekilecekti. En azından bir takvim içinde çekilecekti. Kurtler bir taraftan Şam ile goruşurken Amerika Birleşik Devletleri ile temaslarında 'Bakın, Turkiye'nin bize saldırı olasılığı var' soylemini geliştirmeyecektiniz. Dolayısıyla Ankara'nın şu ana kadar ki çekilme açıklaması sonrası gutmuş olduğunu siyaset Trump'ın yeniden danışmanları tarafından ikna edilerek 'Bakın orada muttefiklerimizi yalnız bırakıyoruz' argumanıyla yeniden Kurtlerle ilgili boyle sert açıklamalar yapmaya itti. Bu durumda Turkiye bir taraftan Şam'ı tekrar karşısına almış oldu, bir taraftan Rusya'yı karşısına almış oldu. Çunku Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu'nun, İdlib ile ilgili olarak Rusya'yı da suçlayıcı bir ifadesi var. 'Bu teroristlerden rejim ve onu destekleyenler sorumludur' diye… Diğer yandan da tabii Turkiye şu anda kendisine karşı oluşturulacak olan bir guvenli bolge ile karşı karşıya. Kendi silahıyla vurulacak gibi gorunuyor."

' ANKARA, ÖCALANLI GÜNLERE DÖNÜLMESİNDEN KORKUYOR'

Kurtlerin Şam ile anlaşma olasılığının Ankara'yı oldukça rahatsız ettiğini soyleyen Özuğurlu'ya gore Erdoğan yonetimi, Abdullah Öcalanlı gunlere donulmesinden korkuyor. Özuğurlu, Erdoğan hukumetinin aslında ABD'nin Suriye'den çekilmesini istemediğine dikkat çekerken, Ankara'nın asıl kabusunun Kurtlerin Şam ile anlaşması olduğu goruşunu dile getirdi:

"Tamamen (çekilmede) Turkiye butun argumanlarını kaybedecek. Çunku iki başlık var, bir tanesi İdlib. İdlib ile ilgili olarak Astana surecindeki Turkiye'nin garantorluğu. İkincisi de İdlib ile ilgili olarak Turkiye'nin guvenlik algılaması ve bu nedenle Amerika ile yaşadığı sorunlar veya Kurtlere karşı yapacağı olası bir harekat. Turkiye bu ikisini de kaybedecek eğer Amerika Birleşik Devletleri giderse. İdlib'ten daha onemli olan Kurt bolgesi. Orada Kurtlerle dikkat edecek olursak Amerika'nın çekilme sinyali ile İdlib'te ortaya şu çıktı. Kurtlerin Şam ile anlaşma olasılığı. Şu anda durum değişti ama eğer boyle bir durum gerçekleşseydi, asıl Ankara'nın kabusu bu. Yani daha onceki Abdullah Öcalanlı gunlere donulmesinden korkuyor Ankara. Dolayısıyla onlar açısından çok olumsuz ve bu kez sahadaki birtakım aktorlerle karşı karşıya gelerek yani bir NATO muttefiki ya da onun dışında bir muttefik ile karşı karşıya gelerek değil doğrudan savaş olabilecek bir yerel guç ile karşı karşıya gelecek. Bu Ankara'nın istemediği bir durum. İkincisi İdlib konusunda gerçekten de Rusya'nın artık çok kararlı şekilde Şam'ın da aynı şekilde adım atacağı bundan sonrası için kaçınılmaz bir durum. Burada da Astana surecinde elde ettiği avantajı da kaybedecek. Turkiye bu iki aktorle karşı karşıya gelmek yerine Amerika Birleşik Devletleri gibi 'uzaktan gelen' ve aslında bir şekilde var ve yok arasında olan bir gucun orada olması elverişli olarak orada gorulebilir. Bu yuzden ben Ankara'nın iktidarın gerçekten de Amerika Birleşik Devletleri'nin o bolgeden çekilmesini istediğini hiç zannetmiyorum. Varsayalım ki Amerika Birleşik Devletleri tamamen yok, bir olasılık olarak hiç orada değildi. Mesela iktidar, Turk Silahlı Kuvvetleri'ni oraya sokacak ve bir savaş başlatacak mıydı? Bu durumda şoyle bir şey de var. Amerika'nın orada olması aslında bir yandan bunu onluyor ve bir şekilde Amerika, Turkiye açısından baktığımızda asıl tampon bolgeyi orada Kurtlerle şu anda arada oluşturan ulke ve burada iktidarın faydasına soylem var. Herhangi bir şekilde meydan okuma var. Bunu pratiğe dokecek bir durum soz konusu değil. Bunun da sebebi Amerika'nın varlığı. Bunun pratiğe dokulebileceğini hiç zannetmiyorum. Eğer dokulurse de çok kanlı bir sureç olacağı için… Bundan bir sure once bir komutanın gorev yerinin değiştirilmesine de şahit olduk bu nedenlerle. Bu iş çok kanlı bir sureç olacağını ongorebiliriz. Bu yuzden Amerikan'ın orada kalması şu anda iktidarın devam ettirdiği siyasetin faydasına bence."

' İDLİB'TEKİ TAMPON BÖLGE GİBİ OLABİLİR'

Özuğurlu, oluşturulmasından bahsedilen 'tampon bolge' meselesinin altının doldurulmakta zorlanılmasına da dikkat çekti. Rusya ile İdlib'de yapılana benzer bir 'tampon bolge' gundeme gelebileceğini belirten Özuğurlu, ancak bunu orneğin Arapların yapamayacağını belirtti. Özuğurlu, TSK ile Kurtlerin karşı karşıya gelebileceği durumlar da yaşanabilme olasılığına atıf yaparken, bu fikrin kendisine şupheyle yaklaştı:

"Turklerle beraber kurar mı, onu doğrusu kestirmek mumkun değil. Pompeo'nun Suudi Arabistan'da yapmış olduğu bir açıklama var, bir Arap gucunden bahsediyor. Bence bu daha da uzak bir olasılık. Çunku bu ulkelerin herhangi bir şekilde pratikleri ya da deneyimleri zaten yok. Ama şu olabilir. İdlib'te Turkiye ve Rusya arasında varılan bir anlaşma vardı tampon bolge ile ilgili olarak. Belki bu şekilde tampon bolge olabilir. İnsandan arındırılmış bir bolge olabilir ya da silahlı militanlardan arındırılmış bolge olabilir. Ama bu Turkiye ile birlikte yapıldığı anlamına gelmez. Fakat muhtemelen açıklamalarda 'Turkiye'nin de istediği buydu. Dolayısıyla Amerika boyle bir formul buldu. Bu nedenle aslında Turkiye ile birlikte yapılmıştır' denilecek. Ama pratikte oyle olacağını zannetmiyorum. Herhangi bir şekilde Turkiye ile Kurtler arasında bir tampon bolge olacak o ya da Kurtlerin Turkiye ile temasını kesmek uzere bir tampon bolge olacak. Bu nedenle tam da bu tampon bolge içerisinde TSK unsurları ya da ÖSO'nun bulunacak olması Kurtlerle bu guçleri karşı karşıya getirecektir ki o zaman tampon bolge diye bir şey olmayacak ortada. Bu nedenle ben Turkiye ile birlikte yapılacağını zannetmiyorum. Hele hele oraya ÖSO unsurlarını Turkiye sokmaya çalışırsa, bu Şam'ın da Rusya'nın da buyuk tepkisini çekebilir. Çunku bu Turkiye'nin bir şekilde butun o sınır boyunca yayılması anlamına gelir ki Suriye açısından baktığımızda çok da kabul edilebilecek bir durum değil."

' TÜRKİYE, ABD İLE KÜRTLER KONUSUNDA BİR ANLAŞMAYA GİDERSE, BU RUSYA VE ŞAM'IN PLANLARINA DARBE VURACAK'

Özuğurlu diğer yandan İdlib'de el Kaide unsurlarının yeniden etkinleşmesinin yarattığı sorunların altını çizdi. Rusya ve Suriye açısından bu operasyonu durduran şeyin kuzeydoğudaki karmaşık durum olduğunu anımsatan Özuğurlu, Turkiye ile ABD'nin Kurtler ile ilgili anlaşma sağlaması halinde de Rusya ve Şam'ın butun planlarının suya duşeceğini anımsattı:

"İdlib için hiç beklenmez bundan sonra Suriye ve Rusya tarafından ve İdlib operasyonu başlatılır. Yani Rusya bugune kadar Turkiye'yi de gozeten birtakım politikalar yuruttu Suriye'de ve bundan sonra da yurutecek anormal bir durum olmazsa. Ama zannediyorum Turkiye'nin ozellikle bu son birkaç gun içerisinde yaptığı diplomatik manevraları da not ediyordur bir kenara. Bu nedenle İdlib meselesi her an bozulabilir. Eğer Kurt tarafında birtakım gelişmeler yaşanırsa İdlib operasyonu zaten kaçınılmaz bir şey. Ama erkene alınabilir. Bir de yeterince gerekçe oluştu. HTŞ'nin diğer gruplara saldırmasıyla aslında yeterince gerekçe oluştu. Şu anda sadece bu operasyonu durduran Kurt bolgesindeki gelişmelerin ne olacağı, herkes bunu bekliyor. Ama zannediyorum eğer Turkiye herhangi şekilde Amerika Birleşik Devletleri ile Kurtler konusunda bir anlaşmaya giderse, çunku bu anlaşma Rusya ve Suriye'nin o bolgeyle ilgili butun planlarına darbe vuracaktır. Yani Rusya ve Suriye'nin istedikleri şu: Herhangi bir şekilde Kurtler ile anlaşmak. İdari olabilir ya da başka şekilde tanımlanabilir. Ama bu sorunun bitmesini istiyorlardı. Eğer Turkiye, Amerika ile anlaşır ve orada herhangi bir başka gelişme yanaşırsa bu da Rusya ve Suriye'nin butun planlarının altust olması, hatta bundan sonraki butun siyasi surecin altust olması demektir. Şu ana kadar sergilenen bu politika Rusya ve Suriye açısından son derece istikrarsız bir politika olarak değerlendirilecektir. Amerika Birleşik Devletleri'nin geri donuyoruz ya da burayı terk etmiyoruz açıklaması ne kadar geçerli olabilir? Butun bu tartışmaların dışında Amerika Birleşik Devletleri'nin o bolgede barınamayacağını, o bolgeyi çok iyi tanıyanlar soyluyor. Dolayısıyla Amerika Birleşik Devletleri eninde sonunda o bolgeyle ilgili politikasını ya da pratiğini değiştirmek zorunda kalacak. Bu demektir ki belli bir sure sonra Kurtler yine Şam ile karşı karşıya kalacak. Bu nedenle bugun uyguladıkları bu siyaset, bir taraftan Şam ile goruşme ve daha sonrasında Amerika'dan gelen açıklamayla goruşmeler kesildi gibi açıklamada bulunmaları istikrarsız bir durum doğuruyor. Zannediyorum Şam ve Rusya'nın bundan sonra daha fazla sertleşmesine sebep olabilir. Bir şekilde bundan sonraki pratikte şoyle bir şey de var. Eğer tampon bolge oluşturulur ve Kurtlere sadece o tampon bolgenin guneyi verilirse ki oyle kalacak bu sefer Kurtlerin guney sınırında yani Fırat boyunda Suriye bolgesi ile komşu olacağını goreceğiz. Bu da o bolgelerde birtakım çatışmaları tetikleyebilir. Bundan sonra belki de eğer oyle bir pratik hayata geçerse, Suriye tarafından Kurtlere yonelik saldırı olacağını ongorebiliriz. Esad'ın 'Gerektiğinde silaha başvurulabilir' gibi bir açıklaması vardı. Kurtlerin boyle bir politikası zannediyorum Suriye ve Rusya'yı biraz daha sertleşmeye doğru itecek."