Özet (TL;DR) @ 2019-01-14T14:05:00.000Z: Gazeteci ve yazar Orhan Uğuroğlu, Seyr-i Sabah programında yaklaşan seçimlerde yaşanması muhtemel sorunları dile getirdi. Uğuroğlu, Binali Yıldırım’ın seçimi kaybetmesi durumunda yapılacak bir…



Seyr-i Sabah

14:05 14.01.2019(Guncellendi 18:57 14.01.2019) URL'yi kısaltın

Gazeteci ve yazar Orhan Uğuroğlu, Seyr-i Sabah programında yaklaşan seçimlerde yaşanması muhtemel sorunları dile getirdi. Uğuroğlu, Binali Yıldırım'ın seçimi kaybetmesi durumunda yapılacak bir başvuruyla seçimlerin tekrarlanmasının istenebileceğini soyledi.

Seçimler yaklaşırken aday belirleme sureçlerinin olarak sonuna gelindi. Ortaya çıkan aday seçimlerinde gazeteciler arasında AK Parti'nin geçmiş donemdeki kadar rahat seçilemeyeceği soylentisi daha yuksek sesle dile getirilir oldu. Tum bu tartışmaların ustune, Binali Yıldırım'ın gorevini bırakmadan İstanbul belediye başkanlığına aday olması da eleştirilerin başını çekti. Gazeteci ve yazar Orhan Uğuroğlu, Seyr-i Sabah programında Yıldırım'ın istifa etmeden aday olması ve Yuksek Seçim Kurulu (YSK) uyelerinin Anayasa'ya aykırı bir biçimde gorevlerinin devam etmesinin bilinçli yapıldığını iddia etti. Uğuroğlu, seçimin kaybedilmesi durumunda bu konunun mahkemeye taşınacağını ve seçimlerin iptaline gidilebileceğini soyledi:

' YARGI YOLUNA GİDİLEREK TARİHE NOT DÜŞÜLMELİ'

"CHP, YSK'ya başvurmayacağını soyledi. YSK'ya kimse guvenmiyor ama tarihe de bir belge bırakmak lazım. Biz başvuru yaptık yargı her zamanki gibi otoritenin baskısıyla reddetti dedirtmek lazım. Reddetmesi bu işin hukuki olduğunu gostermiyor. Bunun çok ornekleri var. YSK muhursuz oyları kabul etti bu hukuki miydi? O uyelerin sicillerine kara bir leke olarak duştu. Siz başvuru yapmazsanız o kara lekenin hangi organa duşeceğini bilemeyiz. O zaman derler ki başvursaydım belki bu başvuruyu haklı bulur şaibeli bir seçimi engellerlerdi. Uluslararası yargıya da gidilmiyor. Bu başvuru yapılmazsa o kapılar açılmayacak.

Bugunku yazım iki ayaklı: Birinci İstanbul'da Ekrem İmamoğlu ile Binali Yıldırım'ın yarışacak olması. Bu yarışta anketler ve gelişmeler gosteriyor ki İmamoğlu seçilecek gibi duruyor. TBMM başkanı olan Binali Yıldırım Anayasa'nın 94. Maddesine gore siyasi faaliyetlere katılmaması lazım. Seçildikten sonra bir kez olsan AKP'nin bir kez olsun AKP grup toplantısına katılmadı. Madem siyasi faaliyet değil niye katılmadı? Çunku anayasa hukmu var. Şimdi istifa etmiyor. Diyelim ki İmamoğlu seçildi. Birisi başvurursa seçimin iptali istenir. Ne yapacak o zaman hukukçular? Tamam deyip iptal edecek. İstanbul'da seçimin şaibeli yapılmasının boyle bir sonucu olacak.

İkinci planda: YSK'nın 6 uyesinin gorev sureleri doldu Ocak ayında. Bunların yerine yenisinin seçilmesi lazım. 31 Mart'a kadar da uzun bir sur var. Ayın 15'inde yeni seçim surecinin başlaması lazım. Adaylar belirlenecek ve 6 yeni uye gelecekti. Ömer Faruk Emin Ağaoğlu, Yargıtay cumhuriyet başsavcılığından ayrıldı ve YSK, Danıştay ve Yargıtay'a başvurdu. Seçimlerin yeniden yapılmasını istedi, alınan kararların anayasaya aykırı olacağını soyledi. Bunlar devam ederken TBMM'de torba yasayla bir değişiklik yapıldı ve 6 uyenin gorev sureleri ve 2020'de dolacak olan uyelerin gorev sureleri uzatıldı. Ama uygulanmaması için anayasanın 76. maddesi gereği bir hukum var: Seçime bir yıl kala yapılan değişiklikler bir sonraki seçimde uygulanır. Seçimi kaybedecek iktidarların şaibeli yasa teklifi getirmesi daha once defalarca yaşandı.

Bu seçim yapıldı. AKP, İstanbul ve Ankara'yı kaybetti, oy oranları 2014'te yuzde 38 iken şimdi 30'lara duştuğunu varsayalım. Başta AKP olmak uzere birçok kişi yuksek mahkemeye başvurarak seçimin iptalini isteyecek. Anayasa Mahkemesi bu seçimi iptal edebilir. Boyle bir tehlikeye dikkat çektim. Bunların olmaması için YSK ve hakimlerin kendi vicdanlarıyla karar vermesi, siyasetin emriyle karar vermemesi gerekir. Yarın 15'inde yerlerine seçileceklerin başvuruları başlayacak. Bu şaibeli seçim olma ihtimalinin ortadan kaldırılması için istifaları gerekiyor. Anayasa hakimler tarafından çiğnenirse yandı gulum keten helva. Boyle bir tabloya izin vermemek gerekiyor. Siyasi iktidarlar her tur uygulamayı yapmak isteyebilirler ama egemenlik kayıtsız şartsız milletindir, adalet mulkun temelidir ilkesi kapsamında o uyelerin istifa etmesi gerekiyor.

' MELİH GÖKÇEK PARTİ LEHİNDE ÇALIŞMALAR YAPMIYOR'

(C) AA /

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimiyle yerel seçim uçu bir yerde yapılsın yaklaşımı AKP'de var. Yerel seçim bu gerekçeyle iptal edilir mi yapıldıktan sonra? Edilebilir. AKP İstanbul'u kazanırsa o takdirde atı alan Üskudar'ı geçti denecek ve iptaller gelmeyecektir. Bu iptaller ve seçimin yenilenmesi AKP'nin yenilmesi takdirde gundeme gelecektir. Şimdi iptal oldu diyelim. Boyle bir tabloda Cumhurbaşkanlığı iktidarı o koltukta oturmaya devam edebilir mi? AKP mecliste zaten çoğunluk değil, MHP bile bu hezimet karşısında cumhur ittifakını sonlandırabilir ve yerel seçimi erteleyebilir. Erdoğan'ın kafasındaki model iki seçimi birleştirmekti uçuncuyu de bunun içine katar. 2019 Eylul mu olur Ekim mi olur bilemem.

Bir partinin kente başkan çıkarması demek o seçmenlerin daha çok hizmet alması demek. Herkes partisinden bir belediye başkanı olmasını ister. 16 yıldır AKP iktidarı Kavakçı orneğinde olduğu gibi butun mevkilere yandaşları atıyor. Ankara'da Etimesgut'ta çok ciddi bir sıkıntı var. AKP aday gostermeyeceğini soyledi. MHP oradaki mevcut başkanla devam etmek istedi. Ama AKP Etimesgut teşkilatı bundan rahatsız ve bağımsız aday çıkarmak istiyor. İYİ Parti'nin CHP ile anlaşarak çıkaracağı adaya oy vermeyi soyluyorlar. Keçioren'de Turgut Altınok aday gosterilmek isteniyor. Şimdi yeniden aday olmak istiyor. AKP'nin eski isimlerle seçime girmesi, Mehmet Özhaseki'yi bakan yaptıktan sonra Ankara'dan aday gostermesi yeni bir hikaye yaratamaması, buna karşın CHP'nin Mansur Yavaş'ı çıkararak aday çıkarması onemli.

Burada Melih Gokçek faktoru var: Osman Gokçek'in aday olmayacağı kesinleşti. 24 yıl başkan olan Gokçek muthiş sosyal yardımlar yaptı komurden topa formadan monta kadar oy deposu olan yorelere yardımlar yaptı. Onun yardımlarıyla doğan çocuklar bugun 24 yaşında. Şimdi yuzde 10-15 oyu olduğu soyleniyor ki AKP o desteği kaybetti. Yerel seçimde AKP ismi değil yerel adayla onemli. Çocuklara o oyuncakları Özhaseki dağıtmadı. Özhaseki telefonlarına çıkmıyor Gokçek'in. Geçmiş olsun diye aramadı. Gokçek'in tum kadroları gorevden alındı. Melih Gokçek çalışsa Özhaseki'nin yansı yukselir ama çalışmıyor. Özhaseki projelerini açıkladı, 101 projenin yuzde 90'ı Gokçek'in geçmiş yıllarda vaat ettiği projeler. En yeni projesi millet bahçe ve parkları. Aleyhte çalışacağını zannetmiyorum ama lehte de çalışmaz. Zaten lehinde çalışmazsa aleyhinde çalışmış olur."