Özet (TL;DR) @ 2019-01-14T10:08:37.000Z: Yargıtay, annesiyle birlikte yaşayan erkeğin cinsel istismarına maruz kaldığını söyleyen 15 yaşındaki çocuğun beyanını 'görgü tanığı olmadığı' gerekçesiyle esas almadı ve mahkûmiyet kararını bozdu.…



Turkiye

10:08 14.01.2019URL'yi kısaltın

Yargıtay, annesiyle birlikte yaşayan erkeğin cinsel istismarına maruz kaldığını soyleyen 15 yaşındaki çocuğun beyanını 'gorgu tanığı olmadığı' gerekçesiyle esas almadı ve mahkumiyet kararını bozdu. Dairenin 5 uyesinden karara karşı çıkan 2'si kararın kanıtlara uygun olmadığını belirtirken, yerel mahkemenin yetki aşımında bulunduğunu savundu.

Diken'den Kemal Goktaş'ın haberine gore, Antalya'da yaşanan olayda, 15 yaşındaki kız çocuğu, annesi ile iki yıldır birlikte yaşayan erkek tarafından cinsel istismara uğradığını soyleyince sanık hakkında dava açıldı.

(C) AA /

Antalya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, sanığı, 'çocuğun basit cinsel istismarı' suçundan mahkum etti. Karara karşı yapılan istinaf başvurusu da Antalya Bolge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi tarafından reddedildi.

Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 14. Ceza Dairesi ise sanığa verilen mahkumiyet kararını ikiye karşı uç oyla bozdu. Dairenin kararında bozma gerekçeleri, "Olayın intikal şekli ve zamanı, sanığın aksi inkar olunmayan husumet iddiası, olaya ilişkin doğrudan gorgu tanığı bulunmaması ve tum dosya kapsamı nazara alındığında sanığın atılı suçu işlediğine dair her turlu şupheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması" diye sıralandı. Daire, bu kararla birlikte tutuklu olan sanığın derhal tahliyesine de karar verdi.

' EVİN İÇİNDE TAKIK OLMASI MÜMKÜN DEĞİL'

Karara karşı çıkan iki uye ise karşı oy yazılarında istismara uğrayan çocuğun polis, savcılık ve mahkemede birbiriyle uyumlu ifadeler vererek sanığın eylemlerini ayrıntılı olarak anlattığına dikkat çekti. Karşı oy yazısında şoyle dendi:

"Yerel ve Bolge Adliye mahkemesince mağdurenin sanığa iftira atmasını gerektirecek bir neden saptanmamış, sonradan ortaya atılan bu yondeki savunma yeterli gerekçe gosterilerek reddedilmiştir. Yerel mahkeme ayrıca savunmayı reddetme ve mağdurenin anlatımlarını doğru gorme nedenlerini de kanıtlarla ilişkilendirerek kararda gostermiştir. Bozma kararında olayı doğrulayan tanık anlatımının bulunmaması gerekçe yapılmış ise de bu tutum usule ve Yargıtay'ın yerleşik kabullerine aykırıdır. Sanığın yaşı kuçuk mağdureye karşı yaşadıkları ortak ev içinde işlediği ileri surulen cinsel suçu goren tanığın bulunması fiilen olanaklı değildir, bu nedenle iddianın reddi nedeni yapılamaz. Bu açıklamalar karşısında sanığın atılı suçu işlediği iftira atmadığı açık olan mağdurenin tutarlı beyanları, tanık anlatımları ve dosya içeriği ile sabit olduğundan, bozma kararı dosyadaki kanıtlara uygun değildir. Ayrıca Daire kararında yerel mahkemenin kabulundeki yanlışlık bozma nedeni yapıldığı halde bunun nedenleri kanıtlarla ilişkilendirilerek açıklanmamış, soyut açıklamalarla gerekçesiz şekilde bozma kararı verilerek usule aykırılık oluşturulmuştur."

İki uye ayrıca yerel ve Bolge Adliye Mahkemesi'nin 'mevcut kanıtlara gore suçun işlendiği' yonunde maddi tespit yapmalarına rağmen Yargıtay'ın bu maddi tespiti değiştirerek karar vermesini de eleştirdi.

İki uyenin karşı oy yazısında "Yerel ve Bolge Adliye mahkemelerinin subuta ilişkin kabulleri dosyadaki kanıtlara uygundur. Yargıtay'ın inceleme yetkisi hukuki denetimle sınırlıdır. Bozma kararında bu yetki aşılarak maddi vakalar ve mahkemenin takdir yetkisinin denetlenmesi hukuka aykırıdır" dendi.