Özet (TL;DR) @ 2019-01-13 08:18:03.678109: Netflix’in fantastik dizisi ‘Hakan: Muhafız’ zaman zaman yapaylaşsa da kendinden önceki bin hikâyeyi tekrar etse de alıştığımız dizi ortamında hayatımızı kurtarabilir.



Bizim 'Baytekin: Fezada Çarpışanlar', 'Kilink', 'Zagor' ve 'Örumcek Adam' uyarlamaları dışında fantastik kurguyla sağlam bir bağımız olmadı. Olan, genellikle erotik uzay maceraları ve unlu çizgi romanların duşuk butçeli çakmalarıydı. 'Dunyayı Kurtaran Adam'lar olumune kitsch yeraltı sineması tarihimizi susluyor.
Gorkemli efsanelerle yuklu Osmanlı, destanlar, cinler, periler, İstanbul topraklarının altında yatan sırlar bugune kadar bir yerli 'Da Vinci Şifresi'ne ilham olmadı. Fantastik oykuler ekranda kabul gormedi. Geçen yıl 'Yaşamayanlar'la hareketlenen tur, Netflix'te 14 Aralık'ta başlayan 'Hakan: Muhafız'la kendine onemli bir yer edinmeye çalışıyor.Çağatay Ulusoy 'Hakan' olabilmiş'Hakan: Muhafız' buyuk ihtimalle yıllar sonra donup baktığımızda ne kadar yolun başında olduğumuzu hatırlatacak bir iş olacak. Pek çok haliyle, eksik yetiştiğimiz fantezi-bilimkurgu alanındaki çaylaklığımızı su yuzune çıkarıyor.Hazar Erguçlu'nun Zeynep'i hiç inanmadığı şeyler soylemek zorunda bırakılmış şaşkın bir tiyatro oğrencisi gibi, "O insanlığı yok etmeden onu bulmamız lazım!" gibi laflara dolanıyor. 'Buffy the Vampire Slayer'ın Giles'ını sempatiyle hatırlatan Kemal (Yurdaer Okur) tum super kahraman dizisi klişelerini uzerinde taşıyor.Ayça Ayşin Turan'ın Leyla'sı ise sanki nereye konursa konsun, imkansız aşkın pençesinde kıvranan Turk dizisi kızını oynayabilir. Rolune inanamamış gibi duran bazı karakterlerin aksine Çağatay Ulusoy, 'Muhafız' karakterini o buyulu gomlek gibi ustune giyiyor. Kapalıçarşı çocuğundan bir Osmanlı fantezisinin içindeki super kahramana su gibi akıyor. Zaman zaman silkinip, yine mahalleli Hakan olup seyircinin aklındaki soruları soruyor: 'Bu Sadık Olanlar ne? Sizi kim finanse ediyor? Yuzuğu ne yapacağım? Bir eczaneyle almadınız herhalde bu silahları?' Zamanda ferahlıkZaman zaman tum Marvel uyarlamalarında gorduğumuz vasat super kahraman klişelerine, yapay diyaloglara rastlıyoruz. Ama bunlar şaşırtıcı ya da kusturucu değil. 'Muhafız' çok zengin bir madeni keşfe çıkıyor. D&D (Dungeons and Dragons) alemlerindeki gibi ekipler kurmak, 'arti-fact' peşinde koşmak, sonsuz maceralara duşmek fikri her zaman çok guzel. Bir kere de kim kimi aldatmış, kim kavuşamamış yerine 'olumsuz kanı nasıl muhafaza edilir'i tartışmak tatlı.En luks olanı da 45 dakikalık dizinin produksiyona getirdiği ferahlığı hissetmek. Şişirme, doldurma sahneler izlemediğimizi fark etmek. Muziğin tum sesleri boğduğu uzun klip sekansları yerine kapı, ayak, ruzgar, hışırtı, insan sesini de duyabilmek.'Muhafız'dan beklentimiz Bulent Somay'ın Tolkien çevirileri kalitesi olmadığı surece, ikinci sezonu da iyi vakit geçirmeye musait olacak gibi gorunuyor.

Yeni şeyler deneyen herkesin eline sağlık...