Özet (TL;DR) @ 2019-01-13 08:16:40.571080: İlk oyunculuk denemesinden sonra bu işi yapmamaya karar verdi. Çevresinin baskısıyla devam etti. Kısa sürede güzelliğini başarılı oyunculuğuyla birleştirip başrollerin aranan ismi oldu. 2019’da hem…



Burcu Biricik: Tarzım hep daha maskulen, erkek çocuğu halimi
seviyorum

Ü ç sene once ilk karşılaştığımızda diziniz 'Hayat Şarkısı' yeni başlamıştı. O gunden bugune başrollerin aranan ismi oldunuz. Hayatınızda neler değişti?
- Medeni halim değişti, evlendim. Buyudum, olgunlaştım. Bu arada şartlar değişse de çevremdeki negatif olaylardan etkilenmeden, deyim yerindeyse at gozluğu takarak kendi yolumda gitmeyi ve çalışmayı oğrendim.

Burcu Biricik'ten ozel açıklamalar

daha fazla video için

Dergi kapaklar ını suslerken sizi kimileri seksi, kimileri masum diye sıfatlandırdı...- Aslında hepsinin birleşimiyim, hepsi benden çıkıyor. İnsanların hem masum, hem seksi kıza inanıyor olması da benim için şans. Peki sence?

Asl ında maskulen ve erkek çocuğu havanız var...

- Net! Ben kendimi feminen değil, maskulen olarak tanımlıyorum. Beni tanıyanlar da bunu bilir. Kadınlık, bakım, moda, konuşma, tavır, tarz... Bunlar bende hep daha maskulen. Erkek çocuğu halimi seviyorum.

Burcu Biricik: Tarzım hep daha maskulen, erkek çocuğu halimi
seviyorum

Kimseye el
uzatmadan yeti ştim
Ç ekimlerde ve galalardaki havalı kadın evde salaş takılıyor... Eşiniz için zor olmuyor mu?- Aynen oyle. Eve girdiğim an eşofmanlar giyiliyor. Eşim Emre (Yetkin), "Seninki hep sokağa. Eve gelince pijamalı, pufi terlikli bir kadın goruyorum" diyor. Ama gerçek olan bu, yapacak bir şey yok. Çocukluktan beri boyleyim.

Neden?

- Babasız buyumuş bir kız olarak bu, savunma mekanizması gibi gelişti sanırım. Aman kimse bana tehlike arz etmesin, ortamlara erkekçe, kanka gibi gireyim diyerek kendime bir duvar ordum. Sonra da bunu sevdim. Şimdi bazı rollerde feminen olmam gerekiyor. Bu birçok kadın için kolayken, ben işin o tarafını çozmeye çalışıyorum.

Tek çocuk musunuz?

- Bir abim var. Onunla birlikte, mahallelerde erkek gibi buyudum.

Zor muydu hayat?

- Evet ama birinin elimden tutmasına gerek olmadan ve kimseye de el uzatmadan yetiştim. Antalya'da Elmalı kasabasında doğdum. Annem çalışıyordu, bize anneannem ve dedem baktı. Üniversiteyi kazandığımda kasabadan ayrıldım. İzmir'e gittim ve arkeoloji okudum. O sırada Bornova Belediyesi Şehir Tiyatrosu'nda tiyatroya başladım.

Ü niversitede okurken bir yetenek yarışmasına katılıp İstanbul'a geliyorsunuz...

- O donem İzmir'de yaşıyordum. Tiyatrodaki arkadaşlarımızla geyik olsun, en fazla İstanbul'da biraz takılmış oluruz diyerek başvurduk.

İ stanbul korkutucu muydu?

- Buradaki amacı ve yaşamı anlamak çok zordu. İnsanlar surekli nereye koşturuyor diye duşunuyordum. Ama ben de bir sure sonra nereye koştuğunu bilmeden koşan biri oldum.

Burcu Biricik: Tarzım hep daha maskulen, erkek çocuğu halimi
seviyorum

Allah ım, bu nasıl bir sistem!
Yar ışmayı kazandığınızda bu kadarını bekliyor muydunuz? - Hayır. Hatta yarışmadan sonra ilk oyunculuk denememle birlikte bu işi yapamayacağıma karar vermiştim.

Neden?

- 'Muhteşem Yuzyıl'a figurasyon olarak girmiştim. Kalabalık ve çok profesyonel bir işti. "Allahım, bu nasıl bir sistem! Sanırım bunun içinde var olamayacağım, İzmir'e doneyim" dedim. Çevrem ve ailem devam etmem konusunda ikna etti. Yine de bir seneden uzun sure çalışamadım. Sonra kuçuk kuçuk ilerledim. Ben bir projeyle unlu olmadım. Bundan da memnunum. Her şey yavaş yavaş gelişti. Bazı arkadaşlarımız bir projeyle çok unlu oluyor ve onlara yolda oğrenme şansı verilmiyor. Oysa bu işte yetenek kadar pratik de gerekli.

Ş artlar ve hayat

**beni casus yap ıyor

Burcu Biricik: Tarzım hep daha maskulen, erkek çocuğu halimi
seviyorum

'Çiçero', 1940'larda geçiyor. Siz de Alman bir casusu canlandırıyorsunuz...** - Ben casus değilim. Şartlar ve hayat beni casus yapıyor.

Nasıl? Karakteri biraz anlatır mısınız?

- İkinci Dunya Savaşı doneminde, Almanların sadece Yahudilere değil, kendi ırklarına da uyguladıkları 'T4' isimli bir yasa var. Engelli ya da down sendromlu çocukları ortadan kaldırıp ari ırkı yaratmak istiyorlar. Canlandırdığım Cornelia Kapp, Hitler'in yardımcısının yanında çalışıyor. Ve down sendromlu bir çocuğu var. Tacizden aşık olduğu adam ve çocuğu için verdiği mucadeleye kadar bir kadının yaşadığı birçok şeyi bir arada goreceğiz.

Almanca biliyor muydunuz?

- Hayır. Önce aksanım olsun istedik. Sonra vazgeçtik. Okuma provaları başladı ve yeniden aksan olmasına karar verildi. Alman arkadaşlarımdan yardım istedim ama Almancılarla gerçek Almanların aksanları farklı. Bir gece bir anda Meryem Uzerli ve Wilma Elles'in roportajlarını, dizilerini izlemeye karar verdim. Nelere vurgu yaptıklarına bakıp en minimal haliyle çıkarmaya çalıştım.

İ lk kez bir donem işindesiniz...

- Evet, istiyordum ama. Bu iş geldiği zaman şartları ne olursa olsun içinde olmak istedim. Her zaman karşıma çıkamayacak kadar iyi bir senaryosu vardı. Serdar Akar ve Erdal Beşikçioğlu'yla çalışma fikri de inanılmazdı. Başta yapabilir miyim diye duşundum ama onlardan çok şey oğrendim.

Bir yandan da yeni diziniz 'Kuzgun'un çekimleri için Ürgup'tesiniz. O nasıl bir rol?

- Çok yakın çalışan iki polis var. Zorunluluklardan dolayı biri diğerine ihanet ediyor. Birinin ailesinin hayatı mahvoluyor, diğeri karanlık ama varlıklı tarafa geçiyor. Ben karanlık tarafın kızı, Barış da (Arduç) ailesi ve hayatı mahvolan taraftaki çocuk. Yollarımız seneler sonra kesişiyor.

E şim kıskanç
**ve ma ço değil

Burcu Biricik: Tarzım hep daha maskulen, erkek çocuğu halimi
seviyorum

**En pop uler doneminizde reklamcı Emre Yetkin'le evlendiniz. Doğru karar mı?- Zaten uç yıldır birlikteydik, birbirimize çok aşıktık. Beklemenin anlamı yoktu.

Neler de ğişti hayatta?

- Aşkımızda, saygımızda değişen bir şey yok. Hoş, zeki, eğlenceli bir adam. Âşığım. Ayrıca bana surekli yeni şeyler oğretiyor. Dunyayı gezme tutkusu gibi...

E şiniz bir suredir menajeriniz. İşteki fikir ayrılığı ilişkinizi zedelemez mi?

- Deneme surecindeyiz. Zaten sektoru ve çalışma şeklini bilen biri. Baktık ki evliliğe en ufak bir zarar gelecek, bu yoldan doneriz.

Bir proje geldi, sevişme sahnesi var. Eşiniz menajeriniz olarak karışır mı?

- Asla. Eşim olarak da karışmazdı, zaten oyle olduğu için evlendik. Kıskanç ve maço değildir. Mesleğimin şartlarını ve nasıl biriyle birlikte olduğunu iyi biliyor.

Entel sohbetlerden çok, insancıl sohbetlerde iyiyim

Star olman ın gerektirdiği sansasyonel şeyler sizde yok. Bir strateji mi bu?- Dışarıdan biraz sıkıcı gorunebilirim!

S ıkıcı mısınız?

- Aslında çok eğlenceliyim. Kendi içimde çılgınlıklarım var. Ama aklımın çalışma şekli sansasyona uygun değil. Zaten hiç uçlarda olmadım. Yaşam şartlarımdan dolayı hep anne gibi, kontrolcu biriydim.

Sizin i çin yorumlarda hep "Asla kotuluk duşunmez, saf, naif" diyorlar...

- Saf biri değilim. Sarı bir damarım var. Alanıma fazla mudahale edilirse pençelerimi çıkarabilirim.

Defolar ınız?

- Çok entelektuel biri değilim. Daha çok okuyup araştıran biri olmak isterim. Ama uşeniyorum (guluyor). Bazı şeyleri araştırıyorum, izliyorum ama hafızamdan gidiyor. Entel sohbetlerde her zaman var olamayabiliyorum. Daha çok insancıl sohbetlerde iyiyim. IQ'mdansa EQ'm (duygusal zeka) daha baskın.