Özet (TL;DR) @ 2019-01-13 08:16:20.909087: ŞÖYLE BİR HAVA ALMAYA ÇIKTIM...Mehmet İREN yazdı
"Bir deli ruzgar savurdu beni boyle, bu mutlu tutsak benim altın poşette" diye bir şarkı tutturmuş markete gidiyorum. Ben de isterim size gundemle uzaktan yakından alakası olmayan şeylerden bahsedeyim ama bu hafta oyle değil. Sokakta kimsenin başka bir şey konuşası yok. Dolayısıyla bir suredir nereye girsem sadece poşet muhabbeti yapıyor ya da poşet muhabbetine kulak misafiri oluyorum. Şikayetçi de değilim esasen. Bol bol atışma, tartışma ve havanda su dovme izlediğim verimli bir hafta oldu diyebilirim.
M uşteri jest
bekler karde şim!
Haftanın başında esnaf kankam tabloyu "Turkiye'de muşteri jest bekler kardeşim. Bakkal gofret ikram edecek, ben çay soyleyeceğim vesaire. Millet daha damacana parasının, depozitosuz şişelerin getirdiği travmayı anca anlattı" şeklinde yorumladı. En çevreci arkadaşım "Dereler poşet doluydu, ona da soyleniyordunuz, poşet kullanmamaya da soyleniyorsunuz, anlamadım ki" diye millete gıyabında verip veriştirdi. "Valla bizim koyde dereden poşet geçmezse debisi duşmuş demek deriz. Bir yaşa kadar derelerin insanlar tarafından poşet nakliyesi için kullanıldığını sanıyordum" cevabını alınca da çok sinirlendi. Aslında şakayı yapar arkadaş temelde ona hak veriyordu ama sabah akşam plastik poşete yakılan ağıtlar duymaktan dolmuş biraz.
Sen samimi
bir çevrecisin
Markette ise en hararetli munazaralardan birine ilk gun denk geldim. İki abi
ateşli bir şekilde tartışıyor. Ben abilerden birinin "Çevre insanları zor
durumda bırakarak korunmaz" diye bağırdığı noktadan denk geldim. Eşi de
"Ayrıca urunun kendi ambalajı naylon, onu ne yapacağız madem" diyerek destek
veriyordu. Çift, bir sure sonra "Bu işler yurtdışında yıllardır boyle" diyen
ablanın da yardımıyla sakinleşti. Hatta en son başta sinirlenen abi,
sinirlendiği abiyi "Sen samimi bir çevrecisin, keşke herkes senin gibi olsa"
diye tebrik ediyordu. Bir başka seferde bir diğer abi "Ben o parayı devlete
vermemek için gerekirse 10 tur yapar tek tek elimde taşırım aldıklarımı"
şeklinde bir isyana girdi. Kasiyer de "Abi kenevirden yapılıp dağıtılacakmış
seçim surecinde
az sabredersen" diye cevap verdi. Sıradaki bir arkadaş kenevirle ilgili şaka
yaptı ama başımıza iş gelir diye gulmedik.
Almanya'yı ornek gosterip
durmayın!
Dun yine yanmaya yakın bir sıraya girmiş bulundum. Orada da "Toplumun uzerinde
uzlaşmadığı şeyler topluma dayatılamaz" cumlesi sarf edildi. Poşetin içine
poşet doldurma hakları ellerinden alındığı için depresyona girmiş gorunen
teyzeler de onayladı. Burada da yine yurtdışını ornek gosteren biri çıktı.
"Almanya'da da poşetler 50
sent" dedi. Önden "Almanya'da asgari ucret ne kadar efendim, bizimkiyle bir
mi" cevabı geldi. İsmi lazım olmayan indirim marketi, ismi lazım olmayan
indirim marketi olalı boyle politik/ekonomik bir tartışma ortam gormemiştir
valla. Almanya'daki oğretmen maaşı, asgari ucret, bunun Turkiye'ye ve TL'ye
oranı falan hepsi iki dakikada masaya yatırıldı. Biri çıkıp "Almanya otomobil
ureticisi, otomobiller havayı daha çok kirletiyor, Almanya'yı ornek gosterip
durmayın" deyip de işin şirazesini iyice kaydırınca rahatladık.
Yetmez ama evet Valla ne yalan soyleyeyim, kendi adıma işin eğlencesinden
memnunum. Marketlere renk, sohbet vesilesi ve isyankarlık gibi bir şey geldi,
iyi oldu. Ben zaten yasak gelmeden once çağı yakalamış, markete bez torbamı
goturmeye başlamıştım, bir mağduriyetim olmadı. Uygulamaya 'yetmez ama evet'
diyenler olarak da azınlıkta olduğumuzun farkındayım ama o da sorun değil.
Zaten alıştığımız bir pozisyon. Markete çıkışım kolaylaşmış, tiyatroya gider
gibi şevkle çıkar olmuşum mandalina almaya. Daha ne isterim?

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.