Özet (TL;DR) @ 2019-01-11T00:27:00.000Z: Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un 19 Aralık 2016'da öldürülmesine ilişkin davada, suikastçı Mevlüt Mert Altıntaş ile birlikte görev yaparken ihraç edilen polis memuru Hasan Tunç…



Turkiye

00:27 11.01.2019(Guncellendi 10:33 11.01.2019) URL'yi kısaltın

Rusya'nın Ankara Buyukelçisi Andrey Karlov'un 19 Aralık 2016'da oldurulmesine ilişkin davada, suikastçı Mevlut Mert Altıntaş ile birlikte gorev yaparken ihraç edilen polis memuru Hasan Tunç savunmasında "Menzil tarikatına bağlıyım" dedi.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesi'ndeki duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, sanık avukatları ve şikayetçi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu'nun (BTK) avukatı katıldı. Duruşmada, tutuklu bazı sanıklarla bulundukları cezaevinden video konferans aracılığıyla bağlantı kuruldu.

(C) AP Photo / Burhan Özbilici

Duruşmanın başında Mahkeme Başkanı Husamettin Otçu, dun savunmasını tamamlayan ve suikastçı Altıntaş'ın orgut içerisindeki 'oğretmeni' olduğu bildirilen Şahin Soğut'e, içinde SIM kart olmayan cep telefonunu niçin taşıdığını ve yakalandığı sırada niçin kırdığını sordu.

Telefonu internet kullanmak için taşıdığını soyleyen Soğut, neden kırdığına ilişkin, "Daha once ehliyet almak dışında emniyette hiç bulunmamıştım. Bana tuzak kurulacağını duşunduğum için kırdım. Telefonda bir şey yoktu" ifadelerini kullandı.

' SÜLEYMANCILARIN YURDUNDA KALDIM AMA SÜLEYMANCI OLMADIM'

Daha sonra tutuklu sanıklardan, Altıntaş ile Ankara Çevik Kuvvet Şube Mudurluğu'nde birlikte gorev yaparken ihraç edilen polis memuru Hasan Tunç'un savunmasına geçildi. Savunması alınmadan Tunç'a, iddianamede orgut adına eylem ve faaliyetlerde bulunduğu, suikastçı Altıntaş ile arasında para trafiği olduğu ve Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının bir soruşturması kapsamında incelenen mikro SD kartın emniyet mahrem yapılanmasına ilişkin kısmında isminin geçtiği hatırlatıldı.

Tunç, soruşturma aşamasındaki ifadelerinin baskı altında alındığını ve ifadeleri kabul etmediğini soyleyen Tunç, şunları soyledi:

"Babam Zaza, annem Kurt'tur. Buna rağmen milliyetçiyim. Ailem yoksul, 11 kardeşiz. Çocukluğumda milliyetçi romanlar okuyarak, milliyetçilik sevdasına girdim. Vatanıma hiçbir zaman ihanet etmedim, hiçbir teror orgutunun içinde yar almadım. 2005'te Gaziantep'te iki yıllık makine bolumune başladım. Orada Suleymancıların yurdunda kaldım ama Suleymancı olmadım. Daha sonra Fırat Üniversitesine dikey geçiş yaptım, 2010'da mezun oldum. Elazığ'daki oğrenimim suresinde, bir sure amcamda, daha sonra kendime ait gecekonduda kaldım. Bir yandan çalışıyor, bir yandan okuyordum. Polis okulunu Mersin'de okudum. 2014'te girdim. Oradaki FETÖ yapısıyla da bir irtibatım olmadı. Mezun olunca Ankara'ya geldim ve suikasta kadar çalıştım."

Tunç, Fırat Üniversitesinde okurken Menzil tarikatıyla tanıştığını, 2009'dan beri Şeyh Feyzettin koluna bağlı olduğunu ifade etti.

Polis okulundan sonra Ankara Çevik Kuvvet Şube Mudurluğu'nde çalışmaya başladığını belirten Tunç, suikastçı Altıntaş ve sanıklardan Sercan Başar ile burada tanıştığını anlattı.