Özet (TL;DR) @ 2019-01-11T08:42:00.000Z: Eski Devlet Su İşleri Daire Başkan Yardımcısı ve su politikaları uzmanı Dursun Yıldız, İstanbul'un şebeke suyunun birçok ambalajlı suya göre daha güvenilir olduğunu söyledi.
Turkiye
08:42 11.01.2019(Guncellendi 08:43 11.01.2019) URL'yi kısaltın
Eski Devlet Su İşleri Daire Başkan Yardımcısı ve su politikaları uzmanı Dursun Yıldız, İstanbul'un şebeke suyunun birçok ambalajlı suya gore daha guvenilir olduğunu soyledi.
Milliyet'ten Mert İnan'ın haberine gore, bazı ambalajlı içme suyu numunelerinde ağır metal kirliliğinin tespit edilmesinden sonra, uzmanlardan vatandaşlar için onemli uyarılar geldi. İstanbul şebeke suyunun birçok ambalajlı suya gore daha guvenilir olduğunu dile getiren uzmanlar, ters ozmoz olmayan arıtma cihazlarının da musluk suyunu artıma için kullanılabileceği bilgisini paylaştı.
Eski Devlet Su İşleri Daire Başkan Yardımcısı ve su politikaları uzmanı Dursun Yıldız, denetim mekanizmalarının sistemli bir şekilde hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek, şu değerlendirmeyi yaptı:
"Serbest piyasa koşullarında denetim mekanizmasının en ust duzeyde oluşturulması gerekir. Sadece vatandaş şikayet edince su numunesi alınıp incelenmemeli. Piyasada kuyu suyunu içme suyu olarak satanlar var. Şahsen ambalajlı su yerine çeşme suyunu tercih ediyorum. Öyle bir imaj yaratıldı ki, sanki çeşme suları kirli, ambalajlı her su temiz. İstanbul'un suyunun temiz olduğunu soylemek isterim. Ambalajlı su sektorundeki aksaklıklar sadece Turkiye'ye ozgu değil. Kamu ve yerel yonetimler musluktan akan suyu standartlara uygun hale getirmeli. Bunun dışında damak zevkine bağlı tercih yapanlara piyasayı gosterip, suyu serbest piyasadan temin etmelerinin yolu açılmalı. İdeal suyun PH değeri 6.5-7 olmalı. Çeşme suyunun kamu hizmeti olarak sunulmasında ısrar edilmeli."
10 B İN KİLOMETRE BORU
(C) Fotoğraf : DHA
İSKİ'nin alt yapı çalışmaları kapsamında son yıllarda 10 bin kilometre uzunluğunda boru doşediğini de soyleyen Yıldız, "İstanbul, şebeke suyu konusunda Ankara ve diğer şehirlerden iyi durumda. Site veya apartman yonetimleri, belli periyotlarda hem depo girişlerinden, hem de musluktan su numunesi alıp olçum yaptırabilir. Boru hatları ve su deposundan şuphelenen vatandaşlar da arıtma cihazları alıp kullanabilir" ifadelerini kullandı.
İstanbul Tıp Fakultesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof.Dr. Osman Erk de, içme sularının her turlu ağır metallerden arındırılmış ve alkali içmesi gerektiğini vurgulayarak şu bilgileri paylaştı:
"Asıl mesele fosfatlı gubreler. Çunku arsenik, civa, selenyum gibi onlarca ağır metal içeriyor. Gubre, yağmur ve sulama ile yer altı, yer ustu su kaynaklarına bulaşıyor. İçme suyu mutlaka elektron, yani enerji dolu olması gerekir. Çunku vucutta bol miktarda toksin var ve toksinler artı yuklu protonlar. Bu toksinleri atabilmek için eksi yuklu protonlara ihtiyaçlara var. Eksi yuklu proton da suyun belirli aletlerle muamele edilmesinden sonra kazanılan bir ozellik. ABD, Japonya ve Rusya'da bu şekilde işlemden geçirilen sular tedavi amacıyla da kullanılıyor. Ülkemizde yeterli denetimler yapılmıyor. Dunyada maalesef temiz su kaynağı bırakmadık. Belediyeler ve hukumetin çok ciddi acil onlemler alması lazım. Su alırken PH'sına dikkat edilmeli, mumkun olduğunca plastik şişelerden uzak durulmalı. Markette satılan urunler bağımsız kuruluşlar tarafından sıkı şekilde denetlenmeli."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.