Özet (TL;DR) @ 2019-01-09T10:04:00.000Z: Palu ailesini temsil eden Kocaeli Barosu avukatlarından Alper Bayrak, ailenin programa katılmasını kendisinin tavsiye ettiğini söyledi. Bayrak, "Kapalı dosyanın yeniden açılması için yeni bir delil…
Kayıp durumda olan iki ferdini aramak uzere ATV'de yayınlanan Muge Anlı ile Tatlı Sert programına katılan ancak zaman içerisinde gasp, çocuk istismarı ve cinayet gibi hakkında bir dizi ciddi iddia ortaya atılan Palu ailesi meselesi kamuoyunda tartışılmaya devam ediliyor. Tartışmaların en çok odaklandığı noktalardan birini ailenin bazı uyeleri hakkında yıllardır bir dizi ciddi iddianın ortaya atılması ve bu iddiaları destekleyen tıbbi raporlar, polis tutanakları ve tanık ifadeleri olmasına karşın herhangi bir soruşturmanın başlatılmamış olması oluşturuyor.
Bir diğer tartışılan nokta da adalet arayışının ekranlara taşınmış olmasının arkasındaki sosyolojik ve sistematik nedenler. Palu ailesinin Turkiye'nin gundemine oturması, Havva Palu, oğulları İsa ve Fatih Palu ile birlikte Aralık ayı sonunda 2008 yılında kaybolan kızları Meryem ve ondan bir yıl sonra kaybolan torunu Melike'nin bulunması amacıyla Anlı'nın sunduğu programa başvurmasıyla oldu.
İlerleyen zamanlarda programın yayınlarında ortaya çıkan bilgiler ve programa katılan bazı isimlerin anlatımları, ailenin bazı uyeleri hakkında çocuk istismarı, cinayet ve aile içi şiddet gibi bazı iddiaların ortaya atılmasına yol açtı. İddiaların odağında ise ailenin damadı Tuncer Ustael yer alıyor. Gerek Palu ailesinin uyeleri gerekse de Ustael, kendilerine yoneltilen iddiaları kesin bir dille reddediyor ve ailelerini hedef alan bir komplonun yurutulduğunu savunuyor.
' YENİ DELİL GEREKİYORDU'
BBC Turkçe'den İrem Koker'in haberine gore, Palu ailesini temsil eden Kocaeli Barosu avukatlarından Alper Bayrak, ailenin programa katılmasını kendisinin tavsiye ettiğini soyledi. Bayrak, "Kayıp şahıs Meryem'in dosyası 2014 yılında savcılıkça takipsizlikle kapatılmış hukuken yapılması gerekenler de yapıldığından kapalı dosyanın yeniden açılması için yeni bir delil gerekiyordu. Ben de avukat olarak tum tarafları ofise toplayıp ifade alamayacağıma gore Muge Anlı programını tavsiye ettim" dedi.
Bayrak'ın verdiği bilgiye gore, 2008 yılında kaybolan Meryem Tahnal ile ilgili soruşturma dosyası 2014'te takipsizlikle kapatıldı ve ailenin çabalarıyla 2018'de yeniden açıldı. Bayrak, Meryem Tahnal'ın 2009 yılında henuz 6 yaşındayken kaybolan kızı Melike ile ilgili Ferizli Asliye Ceza Mahkemesi'ndeki ceza davasının ise sonuçlanamadığını soyledi. Palu ailesinin kayıp yakınlarını bulmak konusunda 'samimi olduklarını' belirten Bayrak, "Bu konuda samimiler zira 2014 tarihinde kapanmış olmasına rağmen kamuoyunun baskısını goze alarak dosyanın yeniden açılması için mucadele etmelerinin başka bir açıklaması olamaz. Bu baskıya rağmen mucadeleye devam etmelerinin sebebi Meryem ve Melike'ye olan sevgi ve ozlem duygularıdır" dedi.
YETK İLİ MAKAMLAR NEDEN HAREKETE GEÇMEDİ?
Konuyla ilgili yapılan yorumlarda, gerek kayıplarla ilgili gerekse de aile bireylerine yonelik diğer iddialarla ilgili açılan soruşturmaların sonuçsuz kalmasına yonelik eleştiriler dile getiriliyor. Ailenin avukatı Bayrak, yetkili makamların harekete geçtiğini ve gerekli adımları attığını soyledi.
Yetkili makamların neden harekete geçmediğine dair soruya Bayrak, "Aslında yetkili makamlar harekete geçmiş hatta Korfez savcılığı 2008-2014 arası dosya ile ilgili titizlikle çalışmış ancak maalesef Meryem'e ulaşılamadığı için herhangi bir netice elde edilememiş dolayısıyla takipsizlikle kapatılmış. Ferizli Asliye Ceza Mahkemesi'nde gorulmekte olan kayıp şahıs Melike dosyası da aynı titizlikle devam etmekte ancak Melike'ye de ulaşılamadığı için netice alınamamaktadır" yanıtını verdi.
Bayrak'ın kast ettiği kayıplarla ilgili davaların hukuki sureci. Bunun dışında bir de programda çocuk istismarı ve darp gibi ortaya çıkan başka soruşturmalar ve ortaya atılan iddialar yer alıyor.
Ailenin programa katılmasıyla birlikte ortaya atılan iddialar ağırlıklı olarak damatları Tuncer Ustael'in uzerinde yoğunlaşıyor. Muge Anlı da dunku yayın sırasında savcılığın başta Ustael olmak uzere aile hakkında farklı illerde açılmış olan dosyaları birleştirerek, iddialar hakkında soruşturma açtığını açıkladı. Yapılan yorumlarda ailenin surekli yer değiştirmesinden dolayı farklı illerde bulunan dosyaların birleştirilmesinde sıkıntı yaşandığı belirtiliyor.
AVUKAT HALICI: KAMUOYUNDAN YO ĞUN TEPKİLER GELİYOR
Konuyu yakından takip eden Ankara Barosu avukatlarından Ceyhun Yaşar Halıcı, aile fertlerinin bazıları ve Ustael hakkında ortaya atılan diğer iddiaları "tecavuz, adam oldurme, yağma, nitelikli çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hurriyetinden yoksun bırakma, işkence, yalan beyan, delilleri karartmak" olarak sıralandığını soyledi.
Halıcı, "Bu iddialarla birlikte kamuoyundan, yeterli takibat ve cezai soruşturmanın yapılmadığı, aile fertlerinin tutuksuz yargılanması gibi sebeplerle yoğun tepkiler gelmektedir" dedi.
Halıcı'ya gore, Sulh Ceza Hakimliği tarafından Tuncer hakkında CMK 100'uncu maddesi uyarınca "kuvvetli şuphe oluşturacağı" gerekçesiyle tutuklama kararının verilmesi mumkun.
Halıcı, "Program dahilinde şimdiye kadarki iddia ve açıklamalar kapsamında, suç işledikleri one surulen kişilerin bu zamana kadar tutuksuz yargılanmasının kamu vicdanını rahatsız ettiği gorulmektedir, ancak meseleye soğukkanlı yaklaşılıp, ilgililerin beyanları itibara alındığında, netleşmemiş bir çok vakıa ve tutarsız beyanların olduğu, işlenmemiş olan suçların ustlenildiği, her gun kamuoyunun kafasını karıştıran yeni gelişmelerin ortaya çıktığı kompleks bir sureç olduğunun farkına varılmalıdır. Bu aşamada programda ortaya çıkan yeni delillerin Savcılık makamınca da dikkate alınarak soruşturmanın sonuçlandırılması beklenmesi yerinde olacaktır" dedi.
' ÇOCUKLAR AİLEYE GERİ VERİLDİ'
Programda en çok tepki toplayan konuların başında ise çocuk istismarıyla ilgili iddialar yer alıyor. Programda ortaya çıkan belge ve aile dışından gorgu tanıklarının anlatımına gore, en az uç çocuğun aile bireylerinin cinsel istismarına maruz kaldığı one suruluyor. Anlı'nın yayında açıkladığı belgelere gore, Mayıs 2008'de annesinin yanından kaybolan ve 20 dakika içerisinde polis tarafından bulunan Tuncer Ustael'in oğlunda ve kayıp Meryem Tahnal'ın Ağustos 2008'de evden kaçan oğlunda cinsel istismar izleri tespit edildi. Ayrıca bazı gorgu tanıkları, 2009 yılında kaybolan ve ispirto içirilerek oldurulduğu iddia edilen Melike Tahnal'ın da cinsel istismara maruz kaldığını one surdu.
Meryem Tahnal'ın oğlu, o donemde polise verdiği ifadede kendisine yonelik cinsel tacizin eniştesi Tuncer Ustael ve dayısı İsa Palu tarafından yapıldığını soyledi.
O donem soz konusu rapora rağmen Ustael'in oğlu aileye geri verildi. Ayrıca, Meryem Tahnal'ın oğlu da evden daha once iki kez kaçmasına rağmen aileye iade edildi ve ancak uçuncu kaçmasında devlet korumasına alındı. Avukat Halıcı, Tahnal'ın oğlunun kaçma nedenini kolluk kuvvetlerine belirttiği varsayıldığında hiçbir işlem yapılmaksızın aileye teslim edilmesinin "çocuk koruma sistemimiz açısından hukuka aykırı bir uygulama ve mağdur çocuk bakımından telafisi mumkun olmayan buyuk bir mağduriyet" olduğunu soyledi.
(C) Fotoğraf : Youtube
Halıcı, "Palu ailesi ozelinde bakıldığında mağdur çocuklar için, Çocuk Koruma Kanununa Gore Verilen Koruyucu ve Destekleyici Tedbir Kararının Uygulanması Hakkında Yonetmeliğin 5. maddesinde belirtilen koruyucu ve destekleyici tedbirler olan danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık, barınma tedbirlerinden çocuğun menfaati gozetilerek uygun olanlarının tesis edilmesini ve yine yonetmelik 7. maddesinde belirtilen acil koruma kararı alınmasını gerektiren tum koşullar oluşmuştur" dedi.
ADL İ BİR OLAYIN TELEVİZYONDAN YAYINLANMASI VE İZLENMESİ NE ANLAMA GELİYOR?
İşin hukuki boyutunun otesinde bir de sosyolojik boyutları da son donemde tartışmaların odağında yer alıyor. Boyle bir ailenin hikayesinin televizyonda yayınlanmasının "şiddet pornografisi" olduğu eleştirisini yoneltenler olduğu gibi, televizyon programlarının artık adli sureçlerin bir uzantısına donuştuğunu duşunenler de var. Medya alanında araştırmalara imza atan akademisyen ve sosyolog Feyza Akınerdem, "Biz son bir haftadır ne izliyoruz" sorusuna şu yanıtı verdi:
-- Gunduz kuşağındaki bu programlar aslında ailelerde, kapalı kapılar ardında duysa bile insanların duymazlıktan geldikleri, aile olduğu için karışmak istemedikleri, mudahale etmek istemedikleri birçok mağduriyetin, şiddet vakasının, sorunun yer aldığını ifşa ediyorlar. Muge Anlı, bunu uzun suredir suç ve polisiye format içerisinde, polisle işbirliği içerisinde uzun zamandır yapıyor. Dolayısıyla biz bu hikayeleri hep rayından çıkmış bir aile hikayesi gibi izliyoruz.
Akınerdem, Palu ailesi içinde yaşanan "şiddet, cinayet ve tecavuz sarmalının hiçbir şekilde normal gorulemeyeceğini" belirterek, bu tarz programların "normalin içindeki sansasyonu ya da sansasyonel olanın içindeki normali gostererek" reyting topladıklarına dikkat çekti. Akınerdem, "Şiddet, cinayet ve tecavuz normal gorulemez ama bunların bir aile yapısı içerisinde çok uzun sure bir işbirliği, bir sırdaşlık, ve belki tehdit ve şantaj unsuruyla saklanabilmiş olması aslında yapısal bir sorundur, yani sosyolojik bir sorundur. Maalesef ailenin boyle kalın duvarlarla korunuyor olması, içinde yaşanan şiddetin de korunarak uzun sure devam etmesini mumkun kılıyor" dedi.
Akınderdem'e gore, işin ilginç boyutlarından birisini de aileyi programa yonlendirenin avukatları olması:
-- Televizyon programları Turkiye'de çeşitli kamusal hizmetlerin ve kamusal ilişki biçimlerinin artık neredeyse vazgeçilmez bir uzantısı oldu. Bunu gormuş oluyoruz, bundan daha once de, her ne kadar KHK ile yasaklanmış olsa da evlilik programları vardı, insanlar evlenmek için televizyona geliyorlardı. Şimdi daha sıklıkla bu tarz formatlar var, çeşitli adli vakaların çozulmesi için televizyona geliyorlar. Ama işin diğer boyutunda polisler ve savcılar da şu anda televizyonda yaşananları hem ihbar kabul ediyorlar hem de avukatlar aslında bunu bir ifşa ve çozum yolu olarak da gorebiliyorlar.
Akınerdem'e gore, Palu ailesi ozelinde ortada "o kadar buyuk bir şiddet, o kadar kabul edilemez ilişki ağları" var ki gosterilen tepkilerin ve insanların yaşadığı infial az bile. Akınerdem, televizyonun bu tarz adli vakalara başkalarının da katılarak çozume katkı yapabileceği bir teknoloji sunduğunu da sozlerine ekledi.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.