Özet (TL;DR) @ 2019-01-09T12:31:00.000Z: Rusya'nın Ankara Büyükelçisi Andrey Karlov'un 19 Aralık 2016'da öldürülmesine ilişkin Fethullah Gülen'in de arasında bulunduğu 28 kişinin yargılandığı davada, suikastçı Mevlüt Mert Altıntaş'la aynı…



Rusya'nın Ankara Buyukelçisi Andrey Karlov'un 19 Aralık 2016'da oldurulmesine ilişkin Fethullah Gulen'in de arasında bulunduğu 28 kişinin yargılandığı davada, suikastçı Mevlut Mert Altıntaş'la aynı donemde polis okulunda eğitim goren Kaan Bulbul savunma yaptı.

Rusya'nın Ankara Buyukelçisi Andrey Karlov'un 19 Aralık 2016'da suikast sonucu oldurulmesine ilişkin Fethullah Gulen'in de arasında bulunduğu 28 kişinin yargılandığı davada suikastçı Mevlut Mert Altıntaş ile aynı donemde polis okulunda eğitim goren Kaan Bulbul'un savunması alındı.

Ankara 2. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, sanık avukatları ile şikayetçi Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun (BTK) avukatı katıldı. Bazı sanıklarla bulundukları cezaevlerinden video konferans sistemi uzerinden bağlantı kuruldu.

Duruşmada once, suikastçı Mevlut Mert Altıntaş ile İzmir Ruştu Ünsal Polis Meslek Yuksekokulunda aynı donemde eğitim goren sanık Kaan Bulbul'un tutuklu bulunduğu cezaevinden video konferans aracılığıyla savunması alındı.

Bulbul, soruşturma aşamasında alınan ifadelerini reddetti, bunları baskı altında verdiğini ileri surdu.

Mahkeme Başkanı Husamettin Otçu, Bulbul'e, "Dun alınan sanık beyanlarında ortak verilen isim senin ismindi. Sınıf sorumlusu olduğun, insanları Hamza kod adlı Burak Yusmak'ın evine goturduğun soyleniyordu" dedi.

Bulbul, beyanların gerçeği yansıtmadığını iddia etti. Mahkemenin dun dinlediği sanıklarla aynı okulda bulunmaları nedeniyle zorunlu olarak arkadaşlık yaptığını soyleyen Bulbul, şoyle devam etti:

-- Onlarla okul dışında goruşmem kesinlikle olmadı. Mezun olduktan sonra hiçbiriyle goruşmedim. Ufuk Gul'u belki bir iki defa hal hatır sormak için aramışımdır. S.E. isimli şahıs kimdir, ismimi nereden biliyor, nasıl boyle bir suçlamayı bana isnat ediyor, bilmiyorum. Hakkımdaki ifadelerin hepsi varsayım, şahısların kendi kanaatidir. Hepsini reddediyorum. Ben hiçbir zaman teror orgutunun toplantısına da faaliyetine de katılmadım. Kimseye de toplantılara katılması telkininde bulunmadım.

Bulbul, aynı donemde aynı okulda eğitim goren ve dun savunması alınan sanıkların 'ağız birliği yaparak kendisini hedef gosterdiklerini, kendilerine yuklenen suçtan sıyrılmaya çalıştıklarını duşunduğunu' soyledi.

Tanık C.S'nin, iddianamede yer alan, aleyhindeki beyanlarını da kabul etmeyen Bulbul, C.S'nin devre kaybettiği için kendileriyle aynı sınıfta eğitim gorduğunu, "Maddi durumu olmayan bir ailenin çocuğuyum. Bu meslekten başka şansım yok. Meslekte kalabilmek için ne gerekirse yaparım" dediğini ileri surdu. Bulbul, "Hakkımdaki beyanlarının da bu duşunceyle olduğunu duşunuyorum" dedi.

ByLock kullanmadığını, himmet vermediğini savunan Bulbul, 'dosyada kimin tarafından hazırlandığı belli olmayan fişleme belgelerine isminin sonradan eklendiğini duşunduğunu' ifade etti.

TELEFONLA 300 KEZ İLETİŞİMİ HATIRLAMADI

Mahkeme Başkanı Otçu, Bulbul'e "Okuldan başka yere gidip gelmediğini, iddiaları reddettiğini soyledin. Ancak HTS analizinde, Hamza kod adını kullanan ve okulda B şubesinden sorumlu olan Burak Yusmak ile 300 kez telefonla konuştuğun verisi var. Ne diyorsun?" sorusunu yoneltti.

Bulbul, Burak Yusmak adlı birini tanımadığını iddia ederek, "300 HTS'yi hatırlamam lazım. Ama aradan 6-7 yıl geçti. 'Hamza' diye birini soruyorsanız, aynı sınıfı paylaştığımız, bu yapıyla ilgisi olmayan bir arkadaşımızdı. Hamza diye başka birini tanımıyorum" ifadelerini kullandı.

Otçu'nun, "Yine HTS verilerine gore Mevlut Mert Altıntaş ile altı kez irtibatın var" sozu uzerine Bulbul, Altıntaş'ı okul doneminde aynı sınıfı kullanmaları nedeniyle aramış olabileceğini soyledi.

Bulbul, "Altı kez aramanın makul olduğu kanaatindeyim. Mezun olduktan sonra Altıntaş'la bir kez bile HTS kaydım olduğunu kabul etmiyorum. Okuldan sonra ona ulaşmaya çalışmadım" dedi.

Otçu, dunku sanık savunmalarında, 'Yusmak'ın evine sınıftaki oğrencileri kendisinin goturduğunden, hatta hamam organizasyonu duzenlendiğinden, oradan restorana uğrandığından, elebaşının Bornova vaiziyken kullandığı birtakım eşyalarının gosterildiğinden' bahsedildiğini hatırlattı.

Bulbul, dun savunma yapan sanıkları 'illegal orgute goturmek' konusunda telkinde bulunmadığını savundu ve sanıkların 'ağız birliği yaptıkları' duşuncesini tekrarladı.

Başkan Otçu, Bulbul'e soruşturma sırasında alınan, "17-25 Aralık'tan sonra da surekli olmamakla birlikte soz konusu eve gittim. Eve gittiğim zamanlarda Mevlut, Sercan, Ufuk, Kadir, Doğukan ve Cuneyt'i surekli gormekteydim." şeklindeki beyanını okudu.

Bulbul ise ifadesini tehditle verdiğini ve ismi geçenlerin hiçbirinin orgut içinde olup olmadığını bilmediğini iddia etti.

Başkan Otçu, Bulbul'un sozleri uzerine dun savunma yapan sanıklar Doğukan Soylemez, Ufuk Gul ve Kadir Şamlı'ya "dun verdikleri ifadelerin doğru olup olmadığını" sordu.

Sanıklar ifadelerinin doğru olduğunu soyledi.

Bulbul'un ifadesinin ardından tutuklu sanıklardan Sercan Başar avukatının duruşmada hazır bulunmaması, Huseyin Kotuce ve Vehbi Kurşad Akalın ise savunmalarını henuz hazırlayamamaları nedeniyle savunmalarını daha sonra yapacaklarını bildirdi.