Özet (TL;DR) @ 2019-01-09T14:50:00.000Z: Emekli Tuğgeneral Haldun Solmaztürk, Seyr-i Sabah programında Türkiye’nin Suriye’de attığı adımlarla ABD ve Rusya ilişkilerini değerlendirdi. Solmaztürk, şu anda Türkiye ve ABD’nin dış politikalarını…



Seyr-i Sabah

14:50 09.01.2019(Guncellendi 15:41 09.01.2019) URL'yi kısaltın

Emekli Tuğgeneral Haldun Solmazturk, Seyr-i Sabah programında Turkiye'nin Suriye'de attığı adımlarla ABD ve Rusya ilişkilerini değerlendirdi. Solmazturk, şu anda Turkiye ve ABD'nin dış politikalarını iç politikalarının yonlendirdiğini vurgularken, buyuk devletlerin boyle yapmayacağını dile getirdi.

Suriye'de yaşananlar ABD'nin bolgeden çıkmak istediğini soylemesi, ardından bolgedeki Kurtler konusunda yaptığı açıklamalarla kilitlenme noktasına geldi. Siyaset Bilimci emekli Tuğgeneral Haldun Solmazturk, Seyr-i Sabah programında yaptığı açıklamalarda bolgedeki duruma açıklık getirdi. Solmazturk, Turkiye'nin Suriye'deki manda isteğini vurgularken bu bakış açısının Rusya, İran ve Arap dunyası tarafından kesinlikle kabul gormediğini soyledi. Solmazturk buradaki en onemli faktoru ABD ve Turkiye'nin iç siyaset yuzunden aldığı kararlar olarak tanımladı:

' ÜLKELERİN BEYANLARI ÖRTÜŞMÜYOR'

"Gorunenle kapalı kapılar ardında konuşulanlar ve beyanlar ortuşmuyor. Başkan Trump'ın Suriye'den çekiliyoruz dediği anda ABD hukumetiyle Turk hukumeti arasında bir anlaşma noktasına gelinmişti. Başkan Trump'ın açıklaması bunu bozdu. Trump'ın değil Suriye'de dunyada neler olup bittiği konusunda net bir bilgi ya da algısı olduğunu sanmıyorum. Butun gelişmeler bunu gosteriyor. Boyle bir açıklama yapınca oyun planı bir kenara kondu ve herkes kartları tekrar dağıtmaya çalışıyor.

ABD başkanı askerleri çekin emrini verse bile bu olamaz demiştim ben. Şu anda Turkiye ABD'yi çekilmeye zorluyor gibi gelmiyor. Turkiye Suriye'de manda istiyor. Manda bir ulke veya toprak parçasının kendini yonetecek bir devlet gucu yoksa bir başka devlete BM tarafından başka bir ulkeye yetki verilmesi. Bunları kendi kendini yonetecek konuma getirip aradan çekil deniyor. Bunun kapsamını Erdoğan New York Times'e makale olarak yazdı. Orada bir konsept açıklıyor. Bu vizyonda diyor ki bir kısmına girdik. Fırat'ın doğusu için de bize engel olmayın. Buranın yonetim sorumluluğunu biz alalım, aşama aşama teroristlerin içinde çocuklar var, onları ayıklayacağız, altyapıyı geliştireceğiz diyor. Suriye'nin yuzde 45 gibi bir bolgesini Turkiye gibi yonetme çabası var. Rusya, İran ve Arap dunyası da bunu kabul edecek diyor.

Bu kadar safiyane bir yaklaşımla ulkenin dış politikası şekillenmez. Şu anda Turkiye'de her şey iki ay sonrasının yerel seçimlerine endeksli. Burada bir zafer hikayesinin yaratılması lazım. Ama obur tarafta ABD de guç durumda. Başkan da 2020'deki seçimlere yonelik pozisyon almaya çalışıyor. Bir de bolgede gerçekler var. Buradaki meşru hukumetin, Rusya, İran ve Arap dunyasının neleri kabul edebileceği de var. Butun dunyaya rağmen Turkiye buraya girip kendi toprağı gibi bir manda yonetimi sorumluluğu ustlenemez buna kimse izin vermez. Turkiye orada operasyon gerçekleştiremez. Bu olabilecekmiş izlenimi vermek hiç hoş değil. Birkaç gun içinde operasyon başlanacak denmişti ustunden kaç ay geçti. Turk hukumetinin istediği mandadır. Ne ABD ne Rusya bize bunu vermeye hazır değil. Menbiç'te Rusya ve ABD karşımıza çıkmıştı, yine karşımızdalar.

' GERÇEKLİKTEN FARKLI HİKAYELER OLUŞTURULUYOR'

Goruşme iki saat surmuş bunun çevirmenli olduğunu duşunuyorum. Bir saatlik goruşmede yarım saat bir tarafa yarım saat diğer tarafa kalır. 4 kişi toplantıya katılıyorsa adam başı 5 dakika duşer. Bunun çozume yonelik gerçek bir goruşme olmadığı ortada. Her iki toplantıda da Rus ve ABD tarafında bize buraya girme dendi. Moskova'da yapılan basın toplantısında Rus dışişleri bakanlığı tarafından yapılan açıklamayla bizimki ortuşmuyor. Yine Bolton'un basın karşısına çıkmaması da bunun gostergesi. Biz girmek istiyoruz diyebiliriz ama mevcut durum bunu gostermiyor.

Bir zafer hikayesine ihtiyaç var. Bunun olması için askerin girmesi şart değil. Mesela 24 Haziran'da Turk askeri Menbiç'te dendi. Menbiç bolgesinin dışında temas hattına paralel bizim askeri araçlarımız gittiler geldiler. Hikaye Turk askeri Menbiç'te oldu. Kandil'e bayrak dikiyoruz dedik, orada da bir operasyon emaresi yoktu. F35 teslim edildi torenlerle. Hikayeler yaratılıyor gerçeklikten ayrı olarak. Bunlar belli bir seçmen grubu tarafından satın alınıyor. Bunların yaratılması için askerin girmesi şart değil. Asker sembolik olarak Menbiç'e girdi pozisyonu sağlanabilirdi. Dimyat'a pirince giderken eldeki bulgurdan olmak gibi bir durum var.

' TÜRK HÜKÜMETİ KENDİNE TUZAK HAZIRLIYOR'

Moskova vitrine oynamıyor. Bu işler bağırarak çozulecek şeyler değil. ABD ve Turkiye'nin bağırış çağırışı iç politikayla ilgili. Rusya için ise dış politika. Onların kafasındaki sınır açık olarak belli: 'Sen ABD ile anlaşıp oraya giremezsin bizim bunu kabul etmemiz mumkun değil.' Turkiye, ABD yonetimi ile ilişkilerine daha çok onem veriyor Rusya'ya gore. Çunku kafadaki manda bakış açısı ABD vizyonuyla daha yakın. Rusya buna tamamen karşı, bizim vizyonumuzla tamamen çelişiyor.

Turk hukumeti YPG ve PYD'yi kullanarak kendine tuzak hazırlıyor. Yarın PYD ve YPG gorunumden çekilir ve Kurt yonetimi kurulursa Turk hukumeti ile ABD hukumetini karşı karşıya getirecek hiçbir şey yok. Hukumetimiz kendi kendine tuzak kuruyor. PYD YPG olmasa Kuzey Irak'taki gibi bir Kurt devletini kabul edecek miyiz? İbrahim Kalın açıklamalarına bakınca kabul edeceğiz gibi gozukuyor. Rusya, İran ve Şam hukumetinin bunu kabul etmesi mumkun değil. BM Guvenlik konseyi yaptığı atıflarda meşru hukumeti gosteriyor. ABD'nin Suriye vizyonuyla bizimki ortuşuyor. Tek sorun PYD/YPG. Bu ortadan kalkarsa biz batıyla aynı saflara geçmiş olacağız, Rusya ve İran karşımızda olacak.

Ben şu anda Rus -- Turkiye ilişkilerini 2015'te duşurulen uçak donemindeki seviyeye çok yakın goruyorum. Şu anda kontrol edilmeye çalışılıyor. Ama Moskova'daki toplantıdan sonra iki dışişleri bakanının yan yana durduğu fotoğraf konmuştu ona bakarsanız her şey daha anlaşılır olur. Rus tarafının tonu çok sert: Buraya girmeyeceksin, orada atacağın her adımı oradaki Rus komutanlarla konuşacaksın. Bunun hala muğlak gibi olmasının nedeni iç seçimler çok onemli. 31 Mart'tan itibaren kıyamet kopacak. Buyuk devletler dış siyasetlerini iç siyasetinden farklı ele alarak yaparlar aynı Rusya'nın yaptığı gibi. ABD de boyleydi, Trump ile birlikte iç politikaya endeksli yapmaya başladı. Buradan nasıl çıkılır? Bu hukumetle çıkamazsınız. Çunku kendilerini çok bağladılar. Hukumet kendini siyasi soylem olarak askeri harekat olarak o kadar bağladı ki buradan geri adım atması mumkun değil. İdlib orada bir arı kovanı gibi duruyor. İdlib Fırat'ın doğusundan daha yakın. Ödemeler dengesinde bu kadar sıkışmışlık varken hukumetten makul kararlar almasını beklemek nafile olur. Bu iki ayda sonra iç muhalefet kendini toparlayabilirse aklıselim bir siyaset bulunabileceğini sanıyorum. Bu ulkenin bir Suriye siyaseti yok. Olduğunu sanıyorlar ama bunlar sadece siyasi kararlar. Siyaset olmadığı için suyun akışına gore bugunden yarına farklı kararlar veriliyor."