Özet (TL;DR) @ 2019-01-02T19:55:00.000Z: Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Akdeniz'deki sondaj çalışmalarına ilişkin, "Eskiden sismik gemilerimizle, Barbaros Hayrettin Paşa ile gidiyorduk ama şimdi artık platformumuz var. Birincisi geldi,…
Çavuşoğlu, Jandarma ve Sahil Guvenlik Akademisi Başkanlığının duzenlediği konferansta katılımcılara hitap etti.
Kıbrıs'ta kalıcı çozum için çaba sarf ettiğini soyleyen Çavuşoğlu, "Hayal içinde olanlara da hatırlatıyoruz, hatırlatmak zorundayız. Sıfır garanti, sıfır asker hayal bile olamaz, 'Boyle bir ruya goruyorsanız uyanın' diyoruz" ifadelerini kullandı.
Neyin, nasıl muzakere edileceği belirlenmeden bir muzakereye başlamanın zaman kaybı olduğunu soyleyen Çavuşoğlu, Turkiye'nin Ege etrafında ve Doğu Akdeniz'deki çıkarlarını da savunmaya devam edeceğini vurguladı.
' EGE'DE 'OLDU BİTTİLERE' İZİN VERMİYORUZ'
Çavuşoğlu, Turkiye'nin Ege'de 'oldu bittilere' izin vermediğinin altını çizerek, "Hem Meclisimizin kararını hatırlatıyoruz hem de sahil guvenliğimizle ilgili birimlerimiz dahil, Deniz Kuvvetlerimiz dahil bazı olumsuz adımlar atıldığı zaman da gerekeni yapıyoruz. Yunanistan'a da bir uyarı yapıyoruz: 'Sizin bir şımarık çocuğunuz var'. Milli Savunma Bakanlarına oyle soyluyorlar, 'Bizim bir şımarık çocuğumuz var' diyorlar. 'Şımarık çocuğunuza sahip çıkın da bizim guvenlik guçlerimizin elinden bir kaza çıkmasın', bunu hatırlatıyoruz" diye konuştu.
' TÜRKİYE'NİN TUTUMU DOSTANE'
Turkiye'nin bu tutumunun son derece dostane bir uyarı olduğunu soyleyen Çavuşoğlu, şunları kaydetti:
"Durup dururken gerginliği arttırıcı soylemler içinde bulunmanızın veya bir kayacığa ya da adacığa çıkmanızın bir faydası yok, size bir şey getirmez. O yuzden hem Ege'de hem de Doğu Akdeniz'de ozellikle hidrokarbon rezervlerinin değerlendirilmesi konusunda çıkarlarımızı korumak için gereğini yapıyoruz. Şimdi artık Kıbrıs'ın hemen batısında ve Kıbrıs'ın doğusunda, kuzeyinden guneyine doğru KKTC'nin bizi davet ettiği yerlerde ve munhasır ekonomik bolgemizde, Kıbrıs'ın batısını soyluyorum, kazılarımıza da başlıyoruz. Eskiden sismik gemilerimizle, Barbaros Hayrettin Paşa ile gidiyorduk ama şimdi artık platformumuz var. Birincisi geldi, başladı Alanya-1 bolgesinde. İkincisi de ocak ayında geliyor. Karadeniz yerine oraya gonderiyoruz. Sondajımıza başlıyoruz ki, ağzımızdan bir soz çıkıyorsa bir kere bunu yerine getireceğiz. İkincisi, Doğu Akdeniz'de, Kıbrıs'ta Kıbrıs Turk halkının ve Turkiye'nin haklarını sonuna kadar koruyacağımızı dost da duşman da bilsin. Ege sorunları da bu kapsamdadır"
' TÜRKİYE ARTIK SADECE SAHADA DEĞİL, MASADA DA GÜÇLÜDÜR'
Öğrencilere Turk dış politikasının işleyişine dair bilgiler veren Çavuşoğlu, Turkiye'nin tum kurumlarıyla birlikte hareket ettiğini belirtti.
Çavuşoğlu, "Sahada terorle mucadele ederken, sınırımızın otesinde harekatları yuruturken masada da kazanımlarımızı kaybetmemek için yine birlikte çalışıyoruz. Turkiye artık sadece sahada değil, masada da guçludur" ifadelerini kullandı.
Dunyanın geçiş donemi içinde olduğuna dikkati çeken Çavuşoğlu, bir tarafta tek merkezli bir politika izlemeye çalışan ABD gibi ulkelerin olduğu diğer taraftan da çok taraflılığı savunan ulkelerin olduğunu dile getirdi.
' KENDİNDEN OLMAYANA KARŞI HOŞGÖRÜSÜZLÜK ARTTI'
Çavuşoğlu, Turkiye'nin etrafında ve dunya çapında çatışmalar, dondurulmuş ihtilaflar, yabancı duşmanlığı, ırkçılık ve İslam duşmanlığı gibi sorunların olduğunu soyleyerek, tıpkı Birinci ve İkinci Dunya Savaşı donemindeki gibi 'kendinden olmayana karşı hoşgorusuzluğun' arttığına işaret etti.
Bunun saldırgan bir tavır haline donuşmeye başladığını kaydeden Çavuşoğlu, "Sadece parlamentolarda siyasi partilerin sandalye sayısının artmasına yansısa iyi ama sahada goçmen duşmanlığı, camilere saldırı, ırkçı motifli cinayetler dahil hepimizi tedirgin eden bir gelişme goruyoruz" dedi.
Çavuşoğlu, dunyada buyuk gelişmelerin yanı sıra yeni fırsatların da ortaya çıktığını, Turkiye'nin de kuresel sistemin tekrar revizyona tabi tutulmasını savunan ulkelerden biri olduğunu belirtti.
Bakan Çavuşoğlu, "Biz Turkiye olarak diyoruz ki bu kuresel sistem kapsayıcı bir şekilde reforma tabi tutulması ve karar verme mekanizmalarının değişmesi lazım ki var olan sorunlara çare bulabilsin, gorunur olsun, itibarı artsın" diye konuştu.
' 'BİR KİŞİ İÇİN FIRTINALAR KOPARIRIM' ANLAYIŞINA TÜRKİYE'DE YER YOK''
Turkiye'nin izlediği çok yonlu dış politika ile diplomatik ağının gun geçtikçe guçlendiğini işaret eden Çavuşoğlu, Turkiye'nin misyon sayısının gelecek yıl sonu itibarıyla 267'ye ulaşmasının hedeflendiğini soyledi.
Dış politikanın dengeli seyretmesi gerektiğini soyleyen Çavuşoğlu, "Avrupa ile Batı ile Rusya arasında bir tercih yapmak zorunda değiliz. Neden yapalım? Onların gonlunden oyle geçebilir, ama bizim boyle bir luksumuz yok. Bu coğrafyada jeopolitik konumumuzu goz onunde tutarak bir şeyi çok iyi şekilde bilmemiz lazım: Bizim dış politikamızın son derece dengeli olması lazım" diye konuştu.
Bir tarafla yurutulen ilişkilerin diğer tarafa alternatif olarak değil, birbirini tamamlayıcı unsurlar olarak gormek gerektiğini vurgulayan Çavuşoğlu, "Bunun faydasını çok gorduk. Bugun Kerç Boğazı'ndaki krizden sonra herkes diyor ki, bu işi Turkiye çozer, Recep Tayyip Erdoğan çozer. Neden? Çunku hem Rusya ile hem Ukrayna ile ilişkilerimizi çok iyi, dengeli bir şekilde goturduğumuz için" ifadelerini kullandı.
' SURİYE VE BALKANLAR KONUSUNDA GİZLİ BİR GÜNDEMİMİZ YOK'
Turkiye'nin Suriye, Yemen, Ukrayna, Balkanlar konusunda gizli bir gundemi olmadığının altını çizen Çavuşoğlu, guvenilir bir siyasetçi ya da ulke olmanın yolunun dengeli, adaletli ve objektif olmaktan geçtiğini anlattı.
Turkiye'nin ABD ile ilişkilerine değinen Çavuşoğlu, şunları soyledi:
"Bazı ulkelerle sorun yaşayabilirsiniz. ABD ile yaşıyoruz. YPG'ye verdiği destekten sonra yaşıyoruz. FETÖ'yu iade etmediği için yaşıyoruz. Brunson gibi, hukuki veya konsolosluk meselelerini de onlar çok buyutuyorlar. Onların buyuttuğu meseleye bakın. Bir şahıs, işlediği suçtan dolayı tutuklanmış ve sonuçta da hukum giymiş, hukum giydikten sonra hapisten çıkmış. Bunu ne kadar buyutuyorlar. Bizim için, Turkiye için YPG'ye verdiği silah desteği ve diğer destekler hayati bir konu. Yani bir ulkenin sınır guvenliği değil sadece, bekasıyla ilgili bir konu. Hangisi daha onemli, hangisi daha ciddi? Ama 'ben buyuk ulkeyim, ben bir kişi için fırtınalar koparırım' anlayışının Turkiye'de artık yer bulmadığını en guçlu ulkeler de oğrenmeye başladı".
Bakan Çavuşoğlu, bu sorunlar var diye ilişkileri tamamen koparmamak, stratejik duşunerek bu sorunları aşmak için çaba sarf etmek gerektiğini dile getirdi ve diplomaside uzlaşı kulturunun oneminin altını çizdi.
Turkiye'nin Avrupa Birliği (AB) ile ilişkilerde yaşadığı sorunları da hatırlatan Çavuşoğlu, sureçteki sıkıntılara rağmen hangi konularda birlikte çalışılabileceğine bakılması gerektiğini soyledi.
Çavuşoğlu, vize serbestisi konusunda geriye altı kriter kaldığını ve bu konuda çalışıldığını hatırlatarak, Gumruk Birliğinin guncellenmesi konusunda da muzakerelerin devam ettiğini vurguladı.
Avrupa ulkelerinin, Turkiye'nin terorle mucadele konusundaki beklentilerini tamamen karşılamadıklarının altını çizen Çavuşoğlu, "Yine de son zamanlarda Almanya'da olsun, İngiltere'de olsun ozellikle PKK'nın o paçavralarının sergilenmesi, taşınması konusunda attıkları adımlar memnuniyet vericidir. AB'nin aldığı karar da memnuniyet vericidir. İstediğimiz duzeyde değil ama terorle mucadele bizim için iki tarafın da yararınaysa surdurmemiz lazım" diye konuştu.
' İDLİB MUTABAKATI SİYASİ ÇÖZÜM İÇİN FIRSAT PENCERESİ'
Çavuşoğlu, Turkiye'nin kriz yonetiminde tecrube sahibi olduğunu vurgulayarak, Suriye konusunda, İdlib mutabakatının insani bir dramı onlemesinin yanı sıra siyasi çozum için bir fırsat penceresi olduğunu soyledi.
Suriye için anayasa komisyonunu oluşturulma surecinde rejimin, muhalefetin ve sivil toplumun birer liste sunduğunu dile getiren Çavuşoğlu, şoyle devam etti:
"Bir bakıyoruz rejim sivil toplum listesine insan oneriyor: Merkez Bankası Başkanı. Merkez Bankası Başkanı sivil toplum mudur? Veya, bakan yardımcısı sivil toplum mudur? Biraz, bu konularda biz Ruslarla ve İranlılarla birlikte sureci yurutuyoruz. O isimlerle de değiştikten sonra kısa sure içinde anayasa komisyonunun da inşallah kurulmasını sağlayacağız, siyasi surece doğru ulkeyi goturmemiz lazım".
Çavuşoğlu, surecin kalıcı olması için Suriye halkı tarafından yurutulmesi ve sahiplenilmesi gerektiğinin altını çizerek, "Şu anda, geri donuşler içinde 300 binden fazla Suriyeli Fırat Kalkanı ve Afrin bolgesine dondu. Bir o kadar da yerinden edilmiş insan Suriye içinden donmeye başladı. Diğer yerlerde de yine donen multecilere ne yapabiliriz bunların çalışmaları da surduruyoruz." diye konuştu.
Kriz yonetiminin yanı sıra barış için ara buluculuk adımlarının onemini de vurgulayan Çavuşoğlu, Turkiye'nin bu konuyu İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) bunyesine de taşıdığını anımsattı.
İslam ulkelerinin kendi sorunlarını kendisi çozecek anlayışta olmadığını soyleyen Çavuşoğlu, Turkiye'nin İİT çatısı altında buna ilişkin adımlar attığını anlattı.
Dunyada 1.8 milyar civarındaki Muslumanların tek umudunun Turkiye olduğunu soyleyen Çavuşoğlu, "Son gelişmelerde bile bazı ulkeler korkusundan, Kaşıkçı cinayetinden sonra sesini çıkaramıyorlar ama bize soylediklerini işitseniz, tek umudu biziz" ifadelerini kullandı.
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.