Özet (TL;DR) @ 2018-12-25 09:17:22.510845: Bu haftanın en çok konuşulan olayı eski MasterChef yarışmacısı Murat Özdemir’in yayınladığı papağana işkence videosu oldu.
Murat Özdemir, 21 gun Bakırkoy Ruh ve Sinir Hastanesi'ne yatırıldı. Bahtiyar aldı papağan ise oldu. Acun Ilıcalı yarışmacıları yeterince araştırmamakla suçlandı. Acun ise "adamın bu kadar psikopat olması tahmin ettiğimiz bir şey değil" dedi. Konsey bu olayı etraflıca değerlendiriyor...
Cengiz Semercioğlu: Acun ve programın yapımcısı bu adamın psikolojik sorunlarını gordukleri anda ekrandan uzaklaştırdılar zaten. Bu tipler, hep Acun'dan çıkıyor da demek doğru değil. En çok reality'i onun kanalı yapıyor, CNN Turk'ten çıkacak hali yok Murat Özdemir'in. 21 gun boyunca tedavi altında tutulması da çok doğru bir karar. Bundan sonrasında da takip edilmeli. Hayvana bunu yapan insana da çok rahat şiddet uygulayabilir.
Ömur Gedik: Bu olayın bendeki ozeti şudur; hayvana eziyete, şiddete hapis cezası gelmediği surece daha birçok insan kendini tatmin, hastalık, şov vs hangi amaçla olursa olsun hayvanlara eziyete, şiddete, tecavuz etmeye devam edecek. Bu bugun Murat olacak, yarın bir başkası. Diğer konuya gelince; yapımcılar televizyon programlarına çıkan herkesin ne olduğunu, olacağını tahmin edemese de bu insanları ekrana çıkarırken sabıka kayıtlarını iyi incelemek ve ruhsal durumlarını dikkate almakla yukumluler. Ama ben yine de bu olayın asıl sorumlusu olarak yasa, yasa, yasa diyorum.
Onur Başturk: Acı gerçek şu: Yapımcılar reyting uğruna her zaman "arıza" karakterlere yarışma kadrosunda mutlaka yer verir. Hatta yapımcıların elinde bunun listesi vardır: Arıza karakter, uslu karakter, guzel kız, yakışıklı erkek gibi gibi... Deneyimli bir yapımcı, Murat'ın arızasının yarardan çok zarar getireceğini gorebilmeliydi. Diskalifiye edilmesi tam aksine onun içindeki karanlığı daha çok ortaya çıkardı. En baştan tedbir alınmalıydı. Artık çok geç, geçmiş olsun.
B İLMEDEN KONUŞMANIN CEZASINI ÖDEDİ
**
**Emel M uftuoğlu, Murat Özdemir'in işkence yaptığı papağan için "Papağanın boğazını sıkmaya gerek yok, papağan zaten oyle bağırır, inceledim boğazını çok sıkmıyor" diyerek butun tepkileri uzerine çekti. Magazin konseyi bu açıklamayı yorumladı.
Cengiz Semercio ğlu: O talihsiz açıklamasından bir gun sonra Emel
Muftuoğlu'yla konuştum, papağanın bacağının kırık olduğunu bilmeden o
açıklamayı yaptığını soyledi. Bilmeden konuşmanın faturasını odedi Emel...
Bana verdiği roportajda da hem papağana, hem de Murat Özdemir'e uzulduğunu
açıkladı. Murat'ın linç edilmesine de karşı Emel... Ancak psikolojik sorunları
olan ve herkese zarar verebilecek biriyle karşı karşıyayız. Sahip çıkmaya
çalıştığımız kişinin kim olduğuna bakmak lazım once...
Onur Başturk: Emel konuyla ilgili açıklama yaptı zaten. Şu konuda haklı: Şiddeti konuşalım, ama şiddeti uygulayan kişileri konuşup durmak tam aksine onlara yarıyor.
Ömur Gedik: Emel Muftuoğlu'na inanamıyorum gerçekten de. Papağandan anlarım, boğazını sıkmıyor, videoyu İzledim diyor. Şaka gibi! Agresif, tehditkar ses tonu bile urkutucu olan Murat Özdemir'in elindeki ve papağanın uzerindeki kan lekelerini de mi gormedi? Aralarında bir boğuşma geçtiğini, hayvanın zor durumda olduğunu anlayamadı mı? Bir daha izlesin videoyu. Murat bile beni ısırdı, sarhoştum, ondan oyle yaptım demişken Emel neyin, kimin savunmasını yapıyor Allah aşkına? Papağandan ben de anlarım. Acı çekmiş, korkmuş olanından çok daha iyi anlarım. Ama Emel'i anlayamıyorum.
Ö NEMLİ OLAN BU BENZETMEYİ HANGİ ÜSLUPLA YAPTIĞIN
**
**Berg uzar Korel'in kısa saç modeli Şabaniye'ye benzetilince once guldu geçti, sonra da sayfasından uzun bir sitem yazısı yayınladı. Haberi yapan programın muduru ve ekran yuzlerinin kadın olduğunu belirtti ve "kadına şiddetin en buyuğu kadından" dedi. Bu benzetmeye siz ne diyorsunuz? Berguzar siteminde haklı mı yoksa biraz fazla mı tepki gosterdi?
Onur Başturk: Eğlenceliymiş ama. Hakikaten de benziyor, ne var ki bunda? Gulup geç. En basit espriyi bile "kadına şiddet" uzerinden değerlendirmek tam aksine "kadına şiddet" meselesini hafifletiyor, anlamının ağırlığını azaltıyor.
Ömur Gedik: Berguzar bu benzetmeye gulup geçebilirdi de. Ama demek ki rahatsız
olmuş. Uzunca ama zarif bir yazıyla rahatsızlığını dile getirmeyi tercih
etmiş. Olabilir. İlla birine benzetmek gerekirse ben çok da beğendiğim bir
Hollywood starına
benzettim; Halle Berry'ye.
Cengiz Semercioğlu: Berguzar Korel'i Şabaniye'ye benzetebilirsin ama bunu nasıl yaptığın onemli. Hoyratça, aşağılayarak da benzetebilirsin... İncelikle, Berguzar'ın da Şabaniye'nin de hakkını veren tatlı bir uslupla da yapabilirsin. İkincisini yapsan zaten Berguzar herkesten çok eğlenir buna. Takılmaz, guler geçer çunku kendisiyle dalga da geçen, goruntusuyle barışık biri... Bu tur benzetmeler iyi bir terzi elinden çıkmazsa sakil duran, rahatsız eden bir elbiseye donuşur. Bu yuzden Berguzar siteminde haklıdır.
KIVILCIM 'IN ALDATILACAĞI GÜNÜ iPLE ÇEKiYOR
**
Se çkin Piriler, Kaan Tangoze ve Kıvılcım Ural ilişkisi sorulunca "Bir kere
aldatmış olan insan her zaman bunu yapacaktır, ben bu yuzden evliliğime devam
etmedim. Şimdi de başkaları o korkuyla yaşasın bakalım" dedi. Seçkin'in
sozlerinde doğruluk payı var mı sizce?
**
Onur Ba şturk: Of ki ne of! Vardığı sonuç dunyanın en parlak ana fikri değil tabii. "Bir kere aldatan her zaman aldatır" diye de olaya bakabilirsin. İlişkiler biter, bir başka ilişki başlar diye de... Piriler artık bu konuya odaklanmaktan vazgeçsin, kendine yeni bir hayat kursun, yeni konular uzerine yoğunlaşsın. Baydı artık.
Ömur Gedik: Valla Seçkin haklı gibi. Öyle bir yerden girmiş ki olaya insan "evet bir erkek aynısını neden bir daha yapmasın ki" diye duşunmeden edemiyor. Her ilişki tabii ki aynı değildir. Kıvılcım belki kendisinin de aynı sonu yaşamaması için farklı davranacaktır. Aralarındaki duygu bağı Seçkin'le olandan daha guçludur. Bunları bilemeyiz. Ama evet Seçkin'in dediği gibi tarih tekerrurden ibaret olabilir.
Cengiz Semercioğlu: "Şimdi Kıvılcım duşunsun" diyor Seçkin ve Kıvılcım'ın aldatılacağı gunu iple çekiyor. Kızgınlıkla, kinle hayatı surdurmek insanın omuzlarında buyuk bir yuk. Bu prangadan kurtulmadıkça Seçkin hiçbir zaman koşamayacak. Kaan belki de hiç aldatmayacak, o zaman Seçkin hep mutsuz mu olacak?
MUHTEREM NUR KADINLARININ DEVRi KAPANDI
Muhterem Nur'dan olaynaçıklama: Ne olmuş Muslumnbana bir iki tokat atmışsa. Onu idare edecek kişi bendim. Bana tokat atmış,
hiç onemi yok. Ben 5 dakika sonra 'Muslumcuğumnben sana bir çay yapayım' dediğimde 'hadi hayatım yap içelim' diyordu. Muhterem Nur'un bu açıklamalarına ne diyorsunuz? Kadına şiddeti meşrulaştırıyor mu?
Ömur Gedik: Her ilişkinin iç dinamikleri farklı. Annelerimizin ve Muhterem Nur'un dediği gibi 'idare edip susmasını' bilenler de oluyor. Tam tersi davrananlar da. Muhterem Nur ilişkinin başında kavgaları boyle geçiştirerek sorunların ustesinden gelmiş. Yıllar boyu dayak yedim, sustum demiyor sonuçta. Kendi yontemlerimle ustesinden geldim, mutluluğu yakaladım diyor. Kim ne diyebilir ki? Ben bunu kişisel bir tercih olarak değerlendiriyorum.
Cengiz Semercioğlu: Ne olmuş diye olaya başlarsak her şeyi normalleştirebiliriz o zaman Muhterem Hanım'cım... Ne olmuş çocuğa iki tane pattattıysak, ne olmuş kadın iki fiske yediyse, ne olmuş kopeği tekmelediyse... Bunun sonu gelmez. Ne olmuş dersen, yarın daha fazlası olur. Muhterem Hanım, Muslum Baba'ya olan buyuk aşkını anlatıyor ama şiddet uzerinden aşk anlatılmaz. Millete kotu ornek olmayın.
Onur Başturk: Dun bu konuyu yazdım. Artık Sıla gibi kadınların devrindeyiz, Muhterem Nur kadınlarının devrinde değil. Kadınların susup sinmediği, adam bana iki tokat atsın ben ustune bir de demli çay yapayım diyerek olayı geçiştirmediği bir devir bu. O yuzden Muhterem Nur'un soyledikleri maalesef kulağımı tırmaladı, "Nasıl yani?" oldum. Aşksa eğer, bu tur aşklar da geride kaldı.
HANDE YENER PEK ORALI OLMADI
Demet Akalın, "Hande başka bir boyuta geçmiş artık. Bir roportajını izledim, çok guzel konuşmuş, aramızda bir negatiflik yok artık" demiş. "Boşu boşuna duşmanlık yapmaya gerek yok" diyen Akalın ve Yener'in birbirlerine mavi boncuklar dağıtmalarını yorumlayalım.
Ömur Gedik: Hande de Demet de artık çocuk gibi kavga edecek yaşı geçtiler.
Artık olgunluk donemindeler ve bu sudan, temeli olmayan, gundem amaçlı olduğu
ayyuka çıkmış kavgalardan çok işleriyle anılmak istemeleri çok normal. Ayrıca
ben son zamanlarda her ikisini de
duygusal ve ruhsal açıdan son derece pozitif goruyorum. iç dunyalarında bu
kadar huzurlu, mutluyken zorlasan da kavga etmezler.
Onur Başturk: İkilinin bu hallerinden yeni bir "barışma" reklam filmi gelir mi acaba? Gerçi barışmaları bir 6 yıl onceki kadar artık ilginç değil. Bu arada Akalın bu açıklamaların yapıyor ama Yener pek oralı olmadı, o da ilginç. Asıl dikkat çekici olan o.
Cengiz Semercioğlu:
Karşılıklı bu kadar soz soyledikten sonra nasıl hiçbir şey olmamış gibi ilişki
yurutecekler merak ediyorum. Belki de profesyonelliğin gereği bu. Ama bundan
sonrası için de çok kırılgan bir ilişki bu. Her an her şey olabilir. Yine de
insanların kus olmaması, barışması guzel. Hande'yle Demet'in yeni yıla kus
girmemesine ikisiyle de bu konu hakkında defalarca konuşmuş biri olarak çok
sevindim.
B İR PLASTİK CERRAHIN ÖZBAKIMI

Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.