Özet (TL;DR) @ 2018-12-24T12:51:00.000Z: Katıldıkları televizyon programındaki açıklamaları nedeniyle Müjdat Gezen ile Metin Akpınar hakkında soruşturma başlatıldı. Akit Gazetesi Yazıişleri Müdürü Ali Karahasanoğlu, "Oysa, işin organizatörü…
Katıldıkları televizyon programındaki açıklamaları nedeniyle Mujdat Gezen ile Metin Akpınar hakkında soruşturma başlatıldı. Akit Gazetesi Yazıişleri Muduru Ali Karahasanoğlu, "Oysa, işin organizatoru Uğur Dundar. Hakaretlerin, tehditlerin bir numaralı sorumlusu Uğur Dundar" diyerek, Dundar hakkında neden soruşturma açılmadığını sordu.
Turk tiyatrosu ve sinemanın usta sanatçılarından Akpınar ile Gezen hakkında Halk TV'de gazeteci Uğur Dundar'ın sunduğu Halk Arenası programındaki açıklamalarından dolayı 'Cumhurbaşkanı'na hakaret', 'darbeye çağrı' ve 'olum tehdidi' suçlamalarıyla soruşturma açıldı.
(C) AA /
Akit'in Yazıişleri Muduru Karahasanoğlu bugunku 'Uğur Dundar yine kendini sıyıracak mı?' başlıklı yazısında "Metin Akpınar tamam. Mujdat Gezen tamam. Peki ya Uğur Dundar? O, yine soruşturmalardan sıyrılacak mı? 28 Şubat'ta yaptığı hainliklerden sıyrıldı" ifadesini kullandı.
"Dun itibari ile açıklandı, o iki şovmene soruşturma açılmış ama Uğur Dundar sıyrılmış gibi. Oysa, işin organizatoru Uğur Dundar. Dolduruşa getiren Uğur Dundar. Hakaretlerin, tehditlerin bir numaralı sorumlusu Uğur Dundar" diyen Karahasanoğlu, şoyle devam etti:
' DÜNDAR, ERDOĞAN'I DEMİRELLEŞTİRMEK İSTİYOR'
"Niye mi? Aktarayım. Uğur Dundar, programa klasik girişten sonra kendi kafalarında uydurdukları 'kutuplaşma'dan bahsediyor. Hani şu, 1994'de, Refah Partili adaylar belediye başkanlıklarını kazandıklarında uydurulan 'Toplum kutuplaştırılıyor' soylemi var ya. İstanbul ve Ankara buyukşehir belediye başkanlıklarını, Tayyip Erdoğan ve Melih Gokçek kazandığında 'Kanımız akar, ama belediyeyi size teslim etmeyiz' diye faksların çekildiği, sokak duvarlarına yazılar yazıldığı 1994 seçimleri var ya.
O seçimlerin hemen iki gun sonrasında, gelişmeleri değerlendiren Necmettin Erbakan'ın, 'Millet kararını verdi. Refah geliyor. Ama şimdi tartışma şu.. Refah'ın gelmesi, kanlı mı olacak, kansız mı? Refahlı adaylar kazandı. Ama tartışma, adaylar koltuğa otururken, kan akacak mı, akmayacak mı?' sozlerini kendilerine bahane edenlerin 24 yıldır suregelen bir 'kutuplaşma'palavraları var ya..
Onu dillendiriyor, organizator Uğur Dundar. Bir kıyaslama yapmak için de Suleyman Demirel'i anlatıyor. Şoyle manşetten haber yaptım, boyle aleyhine programlar yaptım, diyor. Ama, Demirel hiç dava açmamış. Evet, Demirel sana dava açmamış olabilir. Çunku senin Demirel ile kavgan, danışıklı dovuştu.
Bir de bana sor, nasıl dava açtı. Hem 50 milyarlık tazminat davası. Hem de Cumhurbaşkanı'na hakaretten, 4 yıla kadar hapis cezası istemli ceza davası. Her neyse.. Dundar'a donelim biz..
Demirel'i one suruyor ve 'sen de dava açma' diyor, Tayyip Erdoğan'a. Yani, Erdoğan'ı, Demirelleştirmek istiyor. Hot denilince, 'Şapkamı aldım, gidiyorum' demesini istiyor.. 'Hop' denilince, 'Tamam tamam. Şapka da sizin olsun, ben gidiyorum' demesini istiyor. Bunun için de konukları bu yonde konuşturmak için başlıyor dolduruşa:
'Neredeen nereye. Diyelim. Şu içinde bulunduğumuz kutuplaşma, ayrışma, artık yolları aşındırmayı aştı. Haftalar oncesinden izin alınmış bazı sanat etkinlikleri yapılamıyor. Biletleri satılmış oyunlar oynanamıyor. Şairler sohbet edemiyor. Saldırıya uğruyorlar. (..) Bu kutuplaşmayı aşmazsak, sonumuzun hiç iyi olmayacağını duşunuyorum, Metinciğim. Ne dersin?'
' DEMOKRASİ NE Kİ?'
Bu kadar yalandan sonra. Bu kadar palavradan sonra. Bu kadar çarpıtılmış bilgiden sonra. Bu kadar dolduruştan sonra. Metin Akpınar ne desin?
Aklı olsa, 'Uğurcuğum. Sen burdasın. Mujdat burda. Ben burdayım. Salon alınmış. CHP'nin il başkan yardımcısı burda. Kadro tamam. Kimse buraya gelirken bize, 'Nereye gidiyorsunuz' demedi. Belediyenin salonu tahsis edilmiş. Bir tane de kamu kurumu belediyenin bayrağı yanıbaşımıza konulmuş. Burda istediğimiz gibi konuşuyoruz. Sen hangi bileti satılmış oyunun iptalinden bahsediyorsun? Hangi şaire saldırıdan bahsediyorsun? Uykunu mu alamadın' demesi gerekirdi ama.
Al Uğur'u vur Metin'e. Sonuçta o da boş kaleye gol atılacak pas almış futbolcu edası ile başlıyor konuşmaya: 'Bireylerin ozgur iradesiyle geleceklerini tayin edebildikleri bir rejim demokrasidir. Bizim polarizasyondan bu kargaşadan kurtulabilmemizin tek çaresi de demokrasi diye duşunuyorum. Oraya ulaşabilirsek ne ala.. Kavga dovuş olmaz, biz bu işin içinden çıkarız. Ulaşamazsak her faşizmin olduğu gibi, karşılaştığı gibi belki liderini ayağından asarlar, belki mahzenlerde zehirlenerek olur, belki adı geçen başka liderlerin yaşadığı gibi kotu sonlar yaşayabilir.. Ama bize yazık olur, biz harap oluruz.'
Sanki bu ulkede demokrasi yokmuş.. Sandık yokmuş. 8 ayda bir sandığa gitmiyormuşuz. Genel seçimdi. Yerel seçimde. Referandumdu adları altında. Tayyip Erdoğan, bu solakları her seferinde sandığa gommuyormuş gibi. 'Demokrasiye ulaşırsak, kavga dovuş olmaz' diyor.
Demokrasi ne ki? CHP'nin yuzde 25 oy alıp, 'Tek başına iktidara geldi' diye yonetimin kendisine verilmesi mi? Tayyip Erdoğan yuzde 52 oy aldığı halde, 'Sen kazanamadın kardeş' diye, kenara itildiği bir sistem mi?
Öyle olmalı ki. Sonunda cumleyi 'ayağından asma, zehirlenerek olme, kotu son' ile bağlıyor. Uğur da, tebessumle yapılan tehditleri destekliyor. Metin'e soruşturma tamam. Peki Uğur'a niye soruşturma yok?"
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.