Özet (TL;DR) @ 2018-12-21T12:44:00.000Z: Gazeteci Tülin Daloğlu, Seyr-i Sabah programında ABD’nin Suriye’den çekilme kararını yorumladı. Daloğlu, Trump’ın bu kararı almasının Erdoğan’ın başarısı olarak tanımlanabileceğini söyledi.



Seyr-i Sabah

12:44 21.12.2018(Guncellendi 13:30 21.12.2018) URL'yi kısaltın

Gazeteci Tulin Daloğlu, Seyr-i Sabah programında ABD'nin Suriye'den çekilme kararını yorumladı. Daloğlu, Trump'ın bu kararı almasının Erdoğan'ın başarısı olarak tanımlanabileceğini soyledi.

Trump'ın ABD askerlerinin Suriye'den çekileceğini soylemesi butun dunyada bir şok etkisi yarattı. Bu beklenmeyen kararın ardından gozler bolgeye ve orada olası yeni dengelere çevrildi. Gazeteci Tulin Daloğlu, Seyr-i Sabah programında bu gelişmeleri yorumlarken Trump'ın "IŞİD ile mucadelemiz bitmiştir" cumlesine dikkat çekti ve oradaki yuku Rusya, İran ve Turkiye'ye bıraktığını dile getirdi. Daloğlu, Trump'ın bu kararı yonetim takımına rağmen aldığını vurguladı:

' TRUMP SURİYE'DEN ÇEKİLMEYİ DAHA ÖNCE DE İSTEMİŞTİ'

"Amerikan medyası Trump'ın çekilme kararını anlamlandırabilmiş değil. Bir zamanlar Erdoğan'ın kararlarını bizim medya nasıl tartışıyorsa ABD medyası bu kararları oyle tartışıyor. Dun ust uste gelen surpriz kararlar da oldu Savunma Bakanı'nın gorevden ayrılması gibi. Dun aynı zamanda ABD'nin Afganistan'dan da asker çekeceği soylendi. Trump hem ulusal guvenlik bakanı hem de savunma bakanı soylemlerinin tam aksine kararlar aldı. ABD medyası ısrarla bunun ustunde duruyor. Bon bir alda Trump yonetiminin beyin takımının Suriye ile ilgili yaptığı açıklamalar sıralanıyor. Bunların bugun Trump'ın aldığı kararlarla nasıl çeliştiğini dile getiriyor.

Bu karar kısa zaman dilimi içinde ABD başkanının kendi ekibiyle çelişerek karar alması sıradan karşılaşılabilecek bir durum değil. Trump'a karşı belli ideolojik duruşları kenara koyarak bakmak lazım. Kararın dinamiklerine bakınca biz Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Trump ile yaptığı goruşmenin bu karar ustunde etken olduğunu soylemek mumkun. Benim konuştuğum bazı kişiler, bu goruşme Trump'ın kararını vermesinde etmen oldu diyorlar. Ocak'ta Erdoğan'ın bir sozu vardı: Neden bizimle işbirliği yapmıyorlar da Kurtler ile işbirliği içindeler? Bu telefon goruşmelerinde bu konunun gundeme geldiği soyleniyor. Trump Turkiye'nin adını vermeden Rusya, İran ve Turkiye'nin savaşını neden biz verelim neden ABD askerleri onlar için olsunler diyor.

Trump goreve geldiği ilk gunden itibaren Amerikan askerlerini Ortadoğu ve benzeri yerlerde goreve gondermenin kendisi için çok zor olduğunu soyledi. Hangi ulkenin lideri olursa olsun askerini savaşa gondermek çok kolay değil. Aynı Obama gibi ABD askerlerini ulkeye çekmek istediğini goruyoruz. Trump ilk kez Suriye'den çekilme teşebbusunde bulunmuyor. Daha once iki kez yaptı bunu ama Suriye'de kimyasal silah kullanıldığı için bunu yapamadığı ifade edilmişti.

Trump'ın Turkiye'yi karşısına alan açıklamalar kendinden gelmedi ust yonetiminden geldi. İkincisi Trump Erdoğan telefon goruşmesinde ne olduysa burada Erdoğan'ın diplomatik zaferi olduğunu teslim etmek gerekiyor. Bu alınan kararın nasıl yansıyacağını hiçbirimiz bilmiyoruz sadece yorum ve spekulasyon yapabiliyoruz. 2011 yılına kadar gidelim. O sene ABD Irak'tan askerlerini çekti ve Suriye'de savaş başladı. Turkiye'nin Suriye'deki Kurtlerle ilgili politikası da şekillenmeye başladı. Turkiye ilk kez oradaki Kurtler ile diyalog arayışındaydı ama bu olamadı.

2014'te IŞİD Kobane'ye saldırı gerçekleştirdi. ABD Turkiye'den topraklarını açık Kurtlerin oradan geçmesini istedi. Erdoğan Kobane'nin duşeceğini soyledi. Burada Erdoğan eleştirildi ama nihayetinde Kobane duşmedi, hatta Erdoğan kendi ifadesinden geri adım attı ve Peşmerge buradan geçiş yaptı. ABD Turkiye bu hattı açarken 1999'da Sırbistan Kosova mudahalesini yaparken Birleşmiş Milletler tarafından verilen kendini koruma hakkını kullanması istendi. Erdoğan bunu kullanmadı ama kendi toprak butunluğunu koruma hakkını kullanmak istedi. Bu Erdoğan tarafından atılan onemli ve kritik bir adımdı. Biz buyuk bir şiddet donusu yaşadık ve çok vatandaşımızı kaybettik. Kobane duşmedi ama Kurtler zafer elde edince once Temmuz ayında IŞİD Suruç'ta Kurtlere yardım etmek için gelen gençleri bombaladı. Çok sayıda gencimiz oldu. Yine aynı zaman diliminde Erdoğan, Dolmabahçe anlaşması olarak ifade edilen Kurtlerle başlattığı sureci sonlandırdı. Bu iş oralardan geliyor. Erdoğan, Trump'ı bu işi daha fazla diretmeyin diye ikna etti. Bizim itiraz ettiğimiz YPG guçleri ve bunlar PKK'nın koludur dedi. Siz Turkiye ile potansiyel bir çatışmayı tetikliyorsunuz dedi.

Bu denklemde Erdoğan istediğini aldı ama istediğinden fazlasını almış olabilir. Çunku ABD sadece yelerdeki değil havadaki gucunu de çekeceğini soyledi. Turkiye bundan sonra karşısında ne varsa bununla karşı karşıya olacak. Hem IŞİD hem Kurtlerle mucadele edecek. Ortada çok ciddi can kaybı var. Şu anda Turkiye sınır boyunca bir risk altına girmiş durumda. Dun Erdoğan Ruhani toplantısı onemliydi. İki lider Suriye toprak butunluğu ustunde durdular. Ama detaylarda Turkiye İran birbirine rakip ulkeler olarak belirmiş durumda.

IŞİD 2011'e kadar El-Kaide idi sonra IŞİD'e evrildi. Sonra ilk hedef Sincar dağlarından Musul'a saldırdılar ve Suriye'ye yuruduler. Bunların halen 20-30 bin silahlı elemanı var. Bunlar topyekun bir alanı kontrol etmiyorlar. O zamandan bu zamana IŞİD elindeki toprak butunluğunu kaybetti. IŞİD'in otesinde radikal İslami terorun gerilemeye başladığını goruyoruz. Fransızlara gore birçok uyuyan teror hucresi var. Bunlar devreye girebilir.

Bugunden ABD İsrail'i neden yalnız bıraksın sorularına cevap vermesi mumkun değil. Şu anda spekulasyon yapıyoruz. Çok zor bir denklem. Erdoğan istediğini aldı ama bundan pişman olabilir mi? Mumkundur, çunku sınırda ciddi bir gerilim birikmiş durumda. ABD bunu bilinçli olarak yapmış bile olabilir. Bazen bir geri adım ileri doğru atılmış buyuk bir adım bile olabilir. Çunku Trump yonetimi, Ortadoğu'da bulunmasının tek gerekçesi olarak İsrail guvenliğini soyluyordu. İsrail İran'ın orada bir us kurmasına asla musaade etmeyeceğini soyluyor. Trump yonetimi geldiği zaman İran ile yapılan nukleer anlaşmadan çıkması. Bu Amerikan tarihinde gorulen bir şey değil çunku muttefiklerini de yuzustu bıraktı. Belli muzakerelerden sonra bu anlaşma çıkmıştı. Dun Erdoğan ve Ruhani'nin yaptırımlara rıza gostermediğini dile getirmesi çok ilginç. Biz bu işin nasıl gelişeceğini bilmiyoruz. Ama bence ABD'nin İran ile olan diyaloğu nasıl sonlanacak goreceğiz."