Özet (TL;DR) @ 2018-12-12T23:22:00.000Z: Doç. Dr. Özlem Kaygusuz’a göre Britanya’nın AB’den çıkma kararı sonrası oluşan muazzam özgüven bitti, özellikle iş çevreleri için ‘hard Brexit’ olasılığı ‘kabus senaryosu'. Kaygusuz, Londra’nın…
Doç. Dr. Özlem Kaygusuz'a gore Britanya'nın AB'den çıkma kararı sonrası oluşan muazzam ozguven bitti, ozellikle iş çevreleri için 'hard Brexit' olasılığı 'kabus senaryosu'. Kaygusuz, Londra'nın kararından vazgeçip birliğe otomatik geri donuşunu de mumkun gormuyor
(C) AP Photo /
Britanya'nın Avrupa Birliği'nden (AB) çıkma anlaşması yılan hikayesine dondu. Anlaşma Britanya siyaseti ile finans çevrelerini iyice karıştırmış durumda. Bu hafta anlaşmanın tartışmalı maddeleriyle ilgili AB ile yeniden muzakere arayışına girişen Britanya Başbakanı Theresa May ise başarısız oldu. AB anlaşmanın yeniden muzakeresinin mumkun olmadığı mesajı verirken, Britanya'nın AB'den çıkışı Avrupa'yı da derinden etkileyecek.
Gelişmeleri Marmara Üniversitesi'nden Doç. Dr. Özlem Kaygusuz ile konuştuk.
' BREXIT İLE MUAZZAM BİR KENDİNE GÜVEN HAVASI ÇIKMIŞTI AMA…'
Özlem Kaygusuz'a gore, Brexit kararı sonrası Britanya'da once muazzam bir kendine guven havası esmeye başladı ancak sonra işler değişti. Brexit kampanyasındaki sorunlara dikkat çeken Kaygusuz, surecin sonunda asıl prestiji sarsılanın Britanya olduğunu vurguladı:
(C) AP Photo / PARBUL
"Aslında başından bu yana çok sıkıntılı bir sureç. Kararın bir referandumla alınması, içinde bulunduğumuz donemin liberal demokrasinin krizini tam anlamıyla bize gosteren başka bir ornek oldu. Çunku halk oylamasına goturduğunuz meseleler yasal alanda gerçek yonleriyle değil hele hele içinde bulunduğumuz aşırı sağın populist partilerin yukseliş eylemine geçtiği bir donemde tamamen bambaşka bir çerçeve içerisinde son derece çarpıtılmış sorunlu bir çerçeve içerisinde tartışılabilir. Brexit de aynen bu şekilde oldu. Brexit kampanyaları çok sıkıntılıydı Britanya'daki siyaset açısından. O kadar farklı meseleler ulusal egemenlik soylemi içine adeta tıkıştırılarak seçmene Britanya halkı tekrar kendi egemenliğini ele alacak, yasalarını kendi yapacak sınırlarını kendi koruyacak gibi tamamen nasıl somutlaştıracağınızı bilemeyeceğiniz meseleler uzerinden ele alındı. Tamamen aslında sıkıntılı bir sureçti. Bugun baktığımızda karar ortaya çıktıktan sonra Britanya'da muazzam bir kendine guven havası çıkmıştı. 'Nihayet butun dunyanın butun gelişmekte olan ulkelerin bir parçası olmak isteyeceği bir birlikten biz çıkmak istiyoruz' diye adeta bir meydan okurcasına bir karar almışlardı. Bunun sonrasındaki duruma baktığınızda kuresel prestiji sarsılan Avrupa Birliği'nin de son derece buyuk bir darbe aldığı tartışılmıştı. Kuresel prestiji sarsılan Avrupa Birliği mi Britanya mı diye bakarsanız bu noktada Britanya olduğunu kesinlikle soyleyebiliriz."
' HARD BREXİT, İŞ DÜNYASI İÇİN BİR KABUS SENARYOSU'
Britanya'nın Brexit sonrası için kendisine ozgu dışsal bir entegrasyon modeli yaratamadığına dikkat çeken, bu durumun Turkiye gibi AB uyesi olmayan ulkeler için de olumsuz bir resim yarattığını belirtti. Bugun itibarıyla 'hard Brexit'in iş dunyası tarafından 'kabus senaryosu' olarak gorulduğunu anlatan Kaygusuz, Brexit ile gelecek yeni gumruk duzenlemelerinin çok ciddi maliyetler yaratacağını anımsattı:
"Anlaşmanın yaptığı duzenlemeler 2016'da David Cameron ayrılmadan once kendisi yeni bir duzenleme ongormuştu 'new settlement' adı altında. Avrupa Birliği ile ilişkimizi bu şekilde surdurmeyeceğiz, başka bir aşamaya geçilecek, dolayısıyla çıkmayalım demeye getiren bir pozisyon almıştı Cameron. Aslında baktığınızda ortalama bir serbest ticaret anlaşmasının ilkelerini koydular. Zaten daha anlaşma ortada yok. Siyasal bildirgede Ukrayna ile yapılana benzer, derin ve kapsamlı bir serbest ticaret anlaşması diyorlar. Ama Birleşik Krallığın beklediği yeni, ozel, tamamen kendine ozgu yeni ayrıcalıklar içeren dışsal entegrasyon modeli yaratılmadı bu anlaşmayla. Bu Turkiye'nin de umuduydu aslında bakarsanız. Bazı ulkeler açısından Avrupa Birliği uyesi olmayan ulkelerle kurabileceği yeni ve daha derinleşmiş hatta bazı alanlarda karar almaya bile katılabilecek bu uye olmayan ulkeler, boyle bir model duşunuyordu. Ama Avrupa Birliği bunun kapısını çok sert kapattı. Buradaki temel motivasyonu da Brexit'in başka çozulme eğilimlerini, başka uye ulkelerin çozulme beklentilerini boşa çıkartmak. Ayrılmanın ekonomik neticesi olarak ne kadar maliyetli bir sureç olduğunu çok net gosterdi bu yaşananlar. Sanki Theresa May'in gerçekten parti liderliği ve başbakanlığı sona erebilir gibi gorunuyor. Hiçbir duzenleme olmadan çıkılması bir tehdit gibi adeta. Bu anlaşma bir şekilde geçsin diye çok on plana çıkarılmaya çalışıldı ama bu çok zor. İngiltere'de yani Birleşik Krallık'ta geniş kesimler başta sermaye olmak uzere 'hard Brexit'i hiç istemiyorlar. Hard Brexit çunku çok ciddi bir belirsizlik yaratıyor. Dunya Ticaret Örgutu'nun klasik, standart ticaret ilişkileri çerçevesine duşecek. Britanya eğer 29 Mart'a kadar belirlediği çerçeve oluşturulamazsa bunu hiç istemiyor iş dunyası. Butun sanayi, uretim, ticaret butun alanlarda İngiltere'ye gelen ithal mallar, ihracat butun bunların şu anda karşı karşıya kalacağı yeni gumruk duzenlemelerinin çok ciddi maliyetler yaratması soz konusu. Dolayısıyla Hard Brexit bir kabus senaryosu gibi iş dunyası açısından. Zaten meselenin bu kadar karışması da sermaye kesiminin Britanya siyaseti uzerinde yaptığı ağır baskı. Gerçekten onurlu bir çıkış buradan nasıl bulacaklar, ben de çok merak ediyorum. Çunku ikinci bir referandum erken seçim vs. gibi butun olasılıklar bence hala masada."
' İNGİLTERE'NİN AB'YE TEKRAR GİRMESİ ANCAK HUKUKEN MÜMKÜN OLABİLİR'
Peki Brexit'ten vazgeçilebilir mi? Britanya'nın AB'ye geri donmesi mumkun olabilir mi? AB liderlerinin başka bir anlaşmanın kapılarını kapattığını anımsatan Özlem Kaygusuz'a gore bu hukuken mumkun olsa bile en baştan başlamak gerekecek. Üstelik Kaygusuz'a gore, Britanya siyaseti sandıktan çıkan bir sonucu elitlerin kararlarıyla değiştirilmesini de halka anlatabilecek durumda gorunmuyor:
"Avrupa Birliği liderleri başka bir anlaşmanın kapısını kapattı ve bu sureçten de çok uzgun olduklarını belirtti. 'Bizim için bir sevinç gunu değil, kutlama yapmıyoruz, bizim için uzuntulu bir gun' dediler. Avrupa Birliği kesinlikle İngiltere'nin boyle bir sureç içerisinde olmasını bence istemiyor. Çunku masada başta guvenlik ve savunma olmak uzere butunleşmenin derinleşmesi bir yığın proje var. Her ne kadar Birleşik Krallık surekli bunlara karşı en direnç gostermiş uye olsa da bu mutlaka Avrupa Birliği'nin kendisine ait ozellikle guvenlik ve savunma alanlarında atabileceği adımı da tamamen Britanya'nın dışında olduğu bir çerçeve içerisinden ortaya koyması demek. Hakikaten çok Avrupa butunleşmesi açısından da sıkıntılı bir durum. Çok ongormek mumkun değil. Ama şu bir gerçek ki eğer vazgeçerlerse Brexit olmamış gibi tekrar donmek istiyoruz gibi bir sureç olmaz. Eğer çıkış olsaydı ve sonrasında bu karar alınsa tekrar uyelik muzakereleri gibi bir sureçle yeni bir uyelik surecinin başlaması hukuken ancak mumkun olabilir. O aşamaya gelmemesi belki eğer çıkmama yonunde bir siyasal eğilim olursa, yapılmaya çalışılabilir. Çok kısa bir zaman içinde bu kararlar nasıl çıkacak gerçekten buyuk soru işareti. Fakat bu sureçte birkaç Avrupalı siyasetçi ile konuşma olanağı buldum. Britanya'daki hava şu: Biz demokratik bir ulke olarak ozellikle halk oyuna sunduğumuz bir projenin tamamen elitlerin kararıyla rafa kaldırmasını halka anlatamayız. Bu çok da buyuk bir skandal olur gibi bir yaklaşım, eğilim de var Britanya'da. Fakat Avrupa Birliği'nden daha çok Britanya siyasetini derinden sarsan bir sureç yaşıyoruz. Birkaç gun içinde de çok onemli değişiklikler olacak. Şu anda bir olasılıkların hangisine doğru bir eğilimin ortaya çıkacağını anlamaya çalışıyoruz. Bugunku guven oylaması çok kritik. Bugunku oylama muhafazakar parti içerisinde bir lider değişikliğini getirirse butun bir surecin sorgulanacağı çok hareketli bir siyasal tartışma da başlayacaktır. Cameron birkaç gun once 'Ben pişman değilim. Ben verdiğim sozu tuttum' diyerek kendini akladı. Diğer yandan butun bu muzakere sureci Theresa May goturdu. Dolayısıyla May'in liderliğinin ortadan kalkması butun bir Avrupa Birliği iler yurutulen muzakereleri, de sorgulanabilir hale getirecektir diye duşunuyorum. O yuzden çok canlı bir tartışma olabilir. Brexit'in butun bir surecin ozellikle kampanya surecinin hiçbir şekilde Britanya'nın Avrupa Birliği'nden çıkmasının gerçek maliyetlerinin tartışılmadığı meselenin Britanya'daki goç sorununa indirgendiği, son derece çarpıtılmış bilgilerle kamuoyu algılarının yonlendirildiği, hatta Cambridge Analytica'nın kullanılması açısından bakıldığında referandum guvenliğinin, seçmen davranışının olduğu şekliyle yansıdığı bir sureç olmadığı tartışılmaya başlandı. Butun liberal demokrasi açısından hem ibretlik hem de farklı açılardan sorgulama ve değişimlerin kapısını açacak başka bir sureç de ilerliyor aslında. Bir demokrasi tartışması kurumları mekanizmaları işleyişi de aslında gundemin ortasında. Sadece Avrupa Birliği'ne ne olacağı, Britanya'da ne gibi bir surecin işleyeceğinden daha buyuk bir tartışma içinde."
' AVRUPA BİRLİĞİ İÇERİSİNDE SİSTEMSEL BİR SORGULAMA KAÇINILMAZ'
Brexit'in AB'nin çok boyutları olan krizinin zirve noktası olduğunu dile getiren Kaygusuz, neoliberalizmin meyvesi kureselleşmenin yaşadığı siyasal tıkanıklığa işaret etti. Kaygusuz, orta ve alt sınıfların yaşadığı ekonomik sıkıntıların artık katlanılamaz olduğuna dikkat çekti, AB'de bu yonde bir sistemsel sorgulamanın kaçınılmaz olacağını ekledi:
"Brexit, Avrupa Birliği'nin son 10 yıldaki ve çok boyutları olan krizinin artık zirve noktası. Artık çozulmenin başlaması gibi tartışılsa da aslında çok temelde neoliberalizmin geldiği siyasal tıkanıklığı yani neoliberal kapitalist kureselleşmenin siyasal modelinin tıkandığını bize net bir şekilde gosteriyor. Brexit oylamalarında ve Avrupa çağındaki sosyoekonomik hareketlenmelere baktığınızda, itirazlara, protestolara, huzursuzluğun yukselişine baktığınızda temel, çok sistemsel bir sorgulama var bunun zemininde. Orta sınıflar ve alt- orta sınıflar artık sistemin urettiği guvencesizlikleri sosyoekonomik eşitsizlikleri, belirsizlikler, surekli borçlanarak yaşamayı, iş sahibi kesimler bile kazanımları kaybetme korkusunu artık bunları yeniden uretemez durumdalar. Bu taleplerle artık siyasetin belli ki çok daha gundemini taşınacaklar. Avrupa Birliği içerisinde de bu yonde çok sistemsel bir sorgulama kaçınılmaz olacaktır. Her ne kadar sarı ceketleri aşan Fransa, demokratik bir potansiyeli olmayan kendi ceplerindeki sorunu sokakları yıkarak gundeme getiren insanlarmış gibi gostermeye çalışsalar da aslında orta alt sınıfların beklentileri, korkuları, kaygıları aslında Avrupa siyasetini etkileyecekmiş gibi gorunuyor. Brexit'i onlar, bu korku biçimlendirdi. Avrupa'da eğer bir siyasal akıl varsa, yuzyılların bir siyasal deneyimi varsa bunun artık harekete geçmesi ve bu sorgulamayı beklenir normal koşullarda."
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.