Özet (TL;DR) @ 2018-12-12T02:09:23.000Z: AK Parti MKYK toplantısı sonrası açıklama yapan AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Erdoğan-Bahçeli görüşmesinin bugün saat 16.00'da Beştepe'de olacağını söyledi.



Son dakika haberi! AK Parti Sozcusu Ömer Çelik, Turkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında, parti genel merkezinde gerçekleştirilen AK Parti Merkez Karar ve Yonetim Kurulu (MKYK) toplantısı devam ederken duzenlediği basın toplantısında gundeme ilişkin açıklamalarda bulundu, soruları yanıtladı.Rize Emniyet Muduru Altuğ Verdi'nin silahlı saldırıda şehit olmasıyla ilgili açıklamalarda bulunan Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımız, genel merkezimize geldiğinde konudan haberdardı. MKYK toplantısının başlarında konuyu yakından takip ettiler. Maalesef acı haberi aldık, şehit oldu. Tum milletimize, emniyet camiamıza, guvenlik guçlerimize, başta eşi olmak uzere ailesine başsağlığı dileklerimizi, taziyelerimizi arz ediyoruz. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun." diye konuştu. Çelik, İçişleri Bakanı Suleyman Soylu'nun ayrıntılı şekilde Cumhurbaşkanı Erdoğan'a bilgi verdiğini kaydederek, "Bakan yardımcısı ve Emniyet Genel Muduru olay yerine gidiyorlardı. Netice itibarıyla soz konusu olayı gerçekleştiren kişi yakalandı, gozaltında. O şahsın sorgusuyla birtakım ayrıntılar ortaya çıkacaktır." ifadesini kullandı. MKYK toplantısında iç ve dış gelişmelerin ele alındığını anlatan Çelik, toplantının başında Erdoğan'ın ayrıntılı şekilde yerel seçimlere donuk değerlendirme yaptığını, teşkilatların hazırlıklarının gozden geçirilmesiyle ilgili uyarılarda bulunduğunu, ileriki aylarda yapılması gerekenlerle ilgili çeşitli konulara da değindiğini aktardı.Çelik, Medya Tanıtım Başkanlığının da çeşitli hazırlıklarla ilgili bir sunum gerçekleştirdiğini dile getirdi.

" TABİİ AĞIR BİR SALDIRI BU"

Açıklamaları sonrasında gazetecilerin sorularını yanıtlayan Çelik, "Rize Emniyet Muduru Altuğ Verdi'nin cenaze torenine ilişkin netleşen bir bilgi var mı? Sayın Cumhurbaşkanı katılacak mı? İki yaralı emniyet gorevlisine ilişkin son durumları ne aşamada?" sorusu uzerine şunları soyledi:"Sayın Cumhurbaşkanımız şehadet haberini alınca ailesiyle goruştu. Orada bir planlama yapılıyor. Bununla bizzat hukumet ilgilenecek. Ayrıntılar konusunda şu anda fazla verebileceğim bir şey yok. Diğer iki yaralı, kahraman emniyet mensubumuzun ameliyatta olduğu, 'durumlarının nispeten iyi olduğu' şeklinde bir haber geldi ama tabii ağır bir saldırı bu. Kendilerinin inşallah hayırlı haberlerini bekliyoruz. Cenazeye katılım ve diğer konularda tabii ki kahraman, şehit emniyet mudurumuzu gerek hukumet gerek parti olarak son yolculuğunda yalnız bırakmayacağız ama katılım ne şekilde olacaktır, onun detaylarını daha sonra netleştiğinde paylaşırız."

" SİYASİLERİN, MEDYA MENSUPLARININ TAHRİK EDEN ROL İÇERİSİNDE OLMASI MANİDAR"

Çelik, "Dun akşam FOX TV Ana Haber bulteninde Fransa'da yapılan sarı yelekliler eylemleri hatırlatıldı ardından haber sunucusu tarafından 'Turkiye'de boyle bir eylem olursa nasıl yankı bulur', bunun yorumu yapıldı. 'Sokağa çıkın' çağrısı olarak değerlendirildi. Sizin yorumunuz ne olur?" şeklindeki soruya "Bu meselelerde her zaman dikkat çektiğimiz şey şu, toplumsal taleple vandallığı birbirinden ayırmak lazım." yanıtını verdi."Eski CHP yoneticisinin ve bu bahsettiğiniz sunucunun bu kadar sorumsuz şekilde bir paylaşımda bulunması son derece dikkati çekicidir." diyen Çelik, sozlerine şoyle devam etti:"Nihayetinde bu kadar yer yakılıyor, yıkılıyor, gunlerdir suren eylemlerde bu kadar insan zarara uğruyor ve artık bu demokrasi konusunda benzer konularda çok one çıkan bazı aktorler bile bunun artık bir vandalizme donuştuğunu, Fransa'da hukumetin, cumhuriyetin tehdit edildiğini değerlendirirken bu şahısların bu şekilde aslında teskin edici rol oynaması gereken siyasilerin ya da medya mensuplarının tam tersi tahrik eden rol içerisinde olması manidar. Acaba bunlar kendi partilerinin, televizyon kanallarının, basın yayın kuruluşlarının benzer bir vandalizmle karşı karşıya kalmasını mı istiyorlar? Başkaları uzerinden bunları çok rahat konuşuyorlar, sokağa çok kolay çağrı yapıyorlar ama unutmamak gerekir ki ortada toplumsal talep değil bir vandalizm soz konusu."Çelik, her ne olursa olsun vandalizmle demokrasinin bir arada yaşayamacağının altını çizerek, "Biz vandalizme de karşıyız aşırı guç kullanılmasına da karşıyız bu gostericilere karşı ama ortada çok karmaşık bir durum var. Bunu boyle saf, masum bir toplumsal talep gibi gormemek lazım. Şahısların temsilcileri olan şahıs, 'başbakan gitsin, onun yerine emekli bir genelkurmay başkanı gelsin' gibisinden bir çağrıda bulundu. Bu çağrıları, masum çağrılar olarak gormuyoruz, vandalizme ve barbarlığa donuk davetler olarak goruyoruz, guçlu bir şekilde kınıyoruz."

" CUMHURİYET TARİHİNDE EN VASIFSIZ VE İÇERİKSİZ KONUŞMA"

"Meclis Genel Kuruluna gonderilen torba teklifinin 48. maddesinde ozellikle cumhurbaşkanı, butçenin vergi gelirinden dilediği partinin belediyesine dilediği kadar para aktarabilecek. Bu duzenleme tepkilere yol açtı, ne dersiniz?" sorusu uzerine Çelik, şunları kaydetti:"Bu yeni bir uygulama değil eski uygulamanın devamı niteliğinde fakat Anayasa Mahkemesi bunun butçe kanununda olmaması gerektiğine, bunun ayrı bir kanunda duzenlenmesi gerektiğine dair goruş bildirmiştir. Dolayısıyla Cumhurbaşkanlığı Hukumet Sistemi'ne geçildikten sonra bu yapılıyor. Daha once Maliye Bakanına ait olan bu yetki, yeni sistemin doğası icabı Sayın Cumhurbaşkanına veriliyor." Çelik, bu butçenin sadece yatırım olarak kullanıldığına dikkati çekerek, dolayısıyla çeşitli illerin ihtiyaçlarına gore çeşitli illerdeki yatırım taleplerinin yerine getirilmesine donuk olarak kullanılan bir butçe olduğunu bildirdi.CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun dun Meclisteki butçe konuşmasında, "Bu butçe darbe butçesidir." ifadesine ilişkin cevabının sorulmasına Çelik, şunları soyledi:"Kılıçdaroğlu'nun butçe konuşması, bir ulkenin meselelerine nasıl vakıf olunmaz, Turkiye'nin ikinci partisine olmasına rağmen ulke meselelerinden nasıl uzak bir yaklaşım, nasıl bir siyasal zihniyet içerisinde olunur, bunun ibretlik bir orneği. Baktığınızda tamamen ne rakamlar açısından ne argumanlar açısından ne de pozisyonlar açısından haklı bir yere oturmayan bir konuşma.Ben bunu Turkiye'yi yonetmek gibi bir iddiası ve arayışı olmayan bir genel başkanının herhangi bir iddia ya da kendisinin alınmasının mumkun olmadığı bir genel başkanının konuşması olarak değerlendiriyorum. Geçmişten bugune baktığımızda butçe konuşmaları, Meclisin en ilgi çeken konuşmalarıdır fakat şimdiye kadar Cumhuriyet tarihinde en vasıfsız ve içeriksiz konuşma maalesef Sayın Kılıçdaroğlu tarafından gerçekleştirilmiştir."Çelik, "FETÖ'nun yaptığı hain saldırıdan bahsederken darbe girişimi diye bahsediyorlar. Fakat 20 Temmuz'da yuce Meclisin demokratik prensipler, demokratik kurallar içinde aldığı bir karara 'darbe' diyorlar. Ortada seçilmiş hukumet var, darbe girişimini atlatmış. Bombalanmış bir meclis, darbeye karşı kahramanca durmuş. Arkasından olağan uygulamalar içerisinde Meclisin kuralları, mekanizması işletilerek alınmış bir karara surekli olarak 'darbe' diyorlar. İşte bu, bizim oteden beri, Cumhuriyet tarihi boyunca mucadele ettiğimiz zihniyet. Seçilmişin yaptığını darbe olarak goren ama herhangi bir şekilde ortaya yargısal ya da askeri vesayet çıktığı zaman bunu Cumhuriyeti korumak ve kollamak olarak adlandıran bir zihniyet. Turkiye ne çekmişse bu zihniyetten çekmiştir." dedi.

DEMOKRAT İK BİR DURUŞLA NİTELENDİREMEZ

20 Temmuz 2016'da Meclisin aldığı kararı "darbe" olarak nitelendiren birisinin demokratik bir zihniyetle tanımlanamayacağını, demokratik bir duruşla nitelendirilemeyeceğinin altını çizen Çelik, bunun FETÖ tarafından başlatıldığını, CHP ile devam ettirildiğini, başka gruplar tarafından da başka argumanlarla ortaya konulduğunu dile getirdi. 15 Temmuz'daki darbe girişimini hafifletmek, onun yerine meşru hukumeti suçlamak şeklinde bir yaklaşımın devam ettiğini kaydeden Çelik, bunun vesayetçi bir zihniyet birliğine işaret ettiğini soyledi.

" SİVİL SİYASETTEN YANA OLACAKSINIZ"

CHP'nin tezlerini vatandaşa anlatmasını isteyen Çelik, haklıysa CHP'nin tezlerine bir desteğin ortaya çıkacağını dile getirdi.Ömer Çelik şoyle devam etti:"Bunun yerine surekli olarak sizin siyaseten mahkum edildiğiniz, sandığa gomulduğunuz, Turkiye'nin geçmişte bıraktığını duşunduğu birtakım kabuslardan yana tavır almanız, maalesef demokratik zihniyetle ne kadar derin bir problemleri olduğunu gosteriyor. Her kim ki 15 Temmuz'dakine 'darbe girişimi' dedikten sonra 20 Temmuz'a 'darbe' diyorsa esasında 15 Temmuz'daki darbe girişimiyle ideolojik akrabalıktan kurtulamıyor demektir. Öteden beri askeri, yargı vesayetinden yana olmuş bir zihniyet bir turlu bunu içine sindiremiyor. Bir şeye karar vereceksiniz, demokratik mekanizmalar içerisinde siyaset yapıyorsanız, mutlak suretle sivil siyasetten yana olacaksınız, bunun aması, yanisi, meselası olmaz. Mutlak suretle seçilmiş hukumetten yana olacaksınız."CHP'nin ilk gunden itibaren zoraki olarak Yenikapı ruhuna katıldığını, ondan suratle ayrıldığını, sonra da tamamen Yenikapı ruhunun karşısında siyaset yapan bir mekanizmaya donuştuğunu belirten Çelik, "Ürkutucu olan şudur: Ne zaman bir vesayet ortaya çıksa, ne zaman bir vesayet mekanizması soz konusu olsa bunun en buyuk hamisi olarak CHP enerjisini buraya seferber etmeye, akıtmaya devam ediyor." dedi.

" SÜREKLİ GRİ ALANDA GEZMEYE ÇALIŞAN BİR SİYASET ANLAYIŞI"

CHP'nin, Turkiye'nin onunu açacak demokratik bir yaklaşım getirmek, sivil siyaseti tahkim etmek, desteklemek konusunda surekli olarak direnç gosterdiğini ifade eden Çelik, bunun çok bir buyuk problem olduğunu soyledi. Turkiye'nin muhalefetine yazık olduğunu dile getiren Çelik, "Surekli maddi hatalar yapan bir genel başkan, demokrasiyle antidemokratik uygulamalar arasında surekli gri alanda gezmeye çalışan, surekli flu koridorlarda gezmeye çalışan bir siyaset anlayışı. Bu maalesef Turkiye için sorun olmaya devam ediyor." yorumunu yaptı.

ERDO ĞAN-BAHÇELİ GÖRÜŞMESİ BUGÜN

Turkiye Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ile ne zaman goruşeceğine dair bir soru uzerine Çelik, "Sayın Cumhurbaşkanımızla Bahçeli arasında son derece açık diyalog kanalları var. İstedikleri takdirde, her iki taraftan birinin isteğiyle programların uygunluğuna gore bir araya gelebiliyorlar. Yarın da (bug��n) saat 16.00'da bir araya gelecekler." bilgisini verdi.AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki ile MHP Genel Başkan Yardımcısı Sadir Durmaz'ın teknik goruşmeleri surdurduğunu bildiren Çelik, şunları soyledi:"Bu iki değerli arkadaşımız, genel başkanlara vardıkları sonuçları bildiriyorlar. Yapılan muzakereler neticesinde gelinen noktada tekrar bilgi verdiler. Bu bilgiler çerçevesinde, başka konular da vardır kuşkusuz, ulke gundemini, dış politikayı ilgilendiren, bu çerçevede 16.00'da bu goruşme gerçekleşecek. Bir mutabakat arayışı soz konusudur. Bu mutabakat arayışının esası Cumhur İttifakı'nın onumuzdeki yerel seçimlerden en guçlu şekilde çıkmasıdır. Dolayısıyla bununla ilgili olarak her iki değerli arkadaşımız, teknik duzeyde neler yapılabilir, bunları goruşuyorlar. Tabii ki siyasi kararlar, sayın Cumhurbaşkanımızla sayın Bahçeli arasında verilecektir."MHP ve AK Parti'nin iş birliği yapacağı illerin sorulması uzerine Çelik, "Somut olarak şu aşamada size bir şey soyleyebilecek durumda değilim." dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Bahçeli ile bir araya gelerek siyasi değerlendirme yapacaklarını dile getiren Çelik, şunları kaydetti:

"Bu goruşmenin tabii ki arkası da gelecektir. Başka teknik, siyasi goruşmeler de her zaman için soz konusu olacaktır. Mutabakat tam olarak gerçekleşene kadar illerle ilgili somut bir şey soyleyebilecek durumda değilim. Ama Cumhur İttifakı'nın her yerde guçlu bir şekilde başarılı olması, birtakım ulkemize zarar veren siyasi mekanizmaların, herhangi bir şekilde gucunu artıracak yollara ulaşamamaları ve bu ulkeyi geriye goturmuş, bu ulkenin gelişmesinin onunu tıkamış, demokratik siyasetle uyum içinde olmayan zihniyet ve ittifakların karşısında Cumhur İttifakı'nın guçlu bir şekilde galip gelmesi için mutabakat arayışları suruyor. Gayet memnuniyet verici bir şekilde ilerliyor. Gayet verimli bir şekilde ilerliyor. Bundan buyuk bir memnuniyet duyduğumuzu, son derece verimli bulduğumuzu soylemek isterim. Somutlaştığı zaman sizlerle paylaşacağım."