Özet (TL;DR) @ 2018-12-12T07:29:58.000Z: CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, aile yardımları sigortasına dikkat çekerek sendikaların bu sigortayı talep etmesi gerektiğini söyledi.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'daki insan hakları ve adalet çalıştayında konuştu.
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'ndeki duzenlemelerden bahseden Kılıçdaroğlu, anaysada da insan haklarıyla ilgili guzel duzenlemeler olduğunu soyledi.
Demokrasi, ozgurluk, hak arayanlardan soz edilebileceğini soyleyen CHP lideri, ekonomik anlamdaki insan haklaırndan bahsedeceğini dile getirerek, "Açlıktan olen çocukları duşunduğumuzde, 'hak gerçekten kişilere teslim edliyor mu?' sorusu akıllara geliyor... Anayasada mulkiyet hakkının korunması, ailenin ve çocukların korunması maddeleri var...
Sosyal devlet, asgari bir geçim seviyesi sağlamak zorundadır... Butun sendikalardan istirham ediyorum, aile yardımları sigortasının çıkması için ortak mucadele edelim. Bu olmazsa, sağ elin verdiğini sol el gormuş olur. 1974'te parlamento 9 sigorta dalını hayata geçireceğim demiş, aile yardımları sigortası yok. Sendikaların bunu istemesi lazım.
Emeklilik yaşı olmuş 65. 50 yaşında işinize son veriliyor. Özel sektor çalışmak için yaşlısn, devlet emekli olmak için gençsin diyor. Nasıl geçinecek bu aile. Hak arama mucadelesinin olçulerini toplumun onune iyi koymak lazım..." dedi.
K ılıçdaroğlu'nun konuşmasından one çıkanlar şoyle:
- Yasaya gore verilmesi gereken ancak verilmeyen hak, 2006-2019 doneminde 154 milyar 850 milyon lira. Lutuf olarak veriliyor, sesini kes deniyor. Ziraat odalarının, çiftçinin dava açması lazım ama kimse sesini çıkarmıyor.
- Bir devlet benim çalışma hakkımı teslim etmiyorsa, sosyal devlet olma anlayışından uzaklaşmış demektir. En çok isyan etmesi gereken sendikalar. Anayasa, çalışma ve dinlenme hakkı var diyor... Hak aradı diye eğer işçiler hapse atılıyorsa ve iki buyuk sendika sessiz kalıyorsa ciddi bir sorunumuz var demektir. 'Ücretleri elden vermeyin bankaya yatırın oradan çekelim, elden verdiğin zaman sigorta pirimimi odemiyorsun, vergi vermiyorsun' diyor işçiler. 'Tahta kurusu var yatamıyorum' diyorlar. Bunu istedi diye işçiler topluca hapse atıldı. İnsaf ya, butun meydanların dolması lazım. Şimdi diyecekler ki, 'Kılıçdaroğlu işçileri isyana teşvik ediyor'... Eğer siz kendi haklarınıza sahip çıkmıyorsanız kimse vermez. İnsanlık tarihi hak arama mucadelesi tarihidir. Siz anayasanın sizlere tanıdığı hakka dahi sahip çıkmıyorsanız bir sorun var demektir.
- Grev hakkı, toplu iş sozleşmesi hakkı... Anayasa guvencesi altındadır. Asgari ucret komisoynundaki bayan işçi, borçlarımı odedikten sonra 3 lira kalıyor dedi. Biraz insaf, vicdan olur, 3 lirayla ne yapacak... Sendikacı arkadaşlarımdan rica ediyorum, 1 milyar uzerinde mevduatı olanlara baksınlar, kaç kişi. Bir de donup vatandaşın ne kadar borcu var ve ne kadar faiz oduyor ona baksınlar. Butun bunlara bakıldığında gerçekten ucrette adaletsizlik olduğu gorulecek.
- CHP'li belediyelerin tamamında asgari ucret 2200 lira olacak, hiçbir işçinin işine son verilemeyecek dedik.
- Barış bildirisini imzaladılar diye binlerce akademisyenin işine son verildi. Gazeteciler, yazarlar, avukatlar, milletvekilleri hapise; çavuçlar hapiste komutanları dışarıda. Öğrenciler hapiste, 'dışarı çık' talimatı verenler dışarıda. Üniversiteden atıp pasaportuna el koyuyosunuz, çalışma ozgurluğunu elinden alıp 'ağaç koku yesinler' diyorsunuz. Ortada bir mahkeme kararı da yok. O zaman insan hakları nasıl olacak...
- Esnaf ve sanatkarlara kredi vermesi gerek kurumun başkanının kaç para maaş aldığını biliyor musunuz? Milletvekili aylığından da fazla. Bu çarpık duzene ben mi isyan edeceğim. Önce esnaf kardeşim değil mi isyan etmesi gereken, bir akıl tutulmasıyla karşı karşıyayız.
- 'Benden aldığın vergileri nereye harcıyorsun sorusunu sormamız lazım. 159 milyar lira Londra'daki tefeciye oduyorsun da, asgari ucretliye mi odemiyorsuzn denmesi lazım. Bunlar denmediği iin demokrasi rayına oturmuyor... İnsanlar haklarını yargıda ararlar ama yarg gce tesliem olmuşsa adalet dağıtamaz. Turkiye'de geldiğimiz nokta bu... Medyanın ozgurluğu ve bağımsızlığı da temel unsurdur. Bağımsız medya sorunları dile getirir ve geniş kitlelerin haberdar olmasını sağlar...
- Turkiye'nin en çok satan gazetesi Sozcu, bağımsız medyanın sozculuğunu yapıyor. Yazaralarını FETÖ'ye destekle suçluyorlar. 'Ne istedin de vermedik' diyen bu yazarlar mı? FETÖ'nun her ayağını ortaya çıkardık dediler, bir şey eksik ama, siyasi ayağı. FETÖ'nun siyasi ayağı sarayda oturuyor kardeşim, 1 numaralı ayağı orada. Bunu soyluyorum mahkemeye de vermiyorlar, delilleriyle ortaya koyacağız çunku. Ne istiyorsunuz Emin Çolaşan ve Necati Doğru'dan. Bunlar cumhuriyetten, sosyal devletten, kardeşlikten, demokrasiden, insan haklarından yanadır. Bazen en sert eleştiri alanlardan birisi de benim bu kalemlerden. Ama dokunamayız, istediği gibi yazar. Ama medyayı da susturup, 'kimsenin sesi çıkmayacak, sadece ben konuşacağım' diyor. Beni en çok uzen, yargının içine duştuğu sefalet. Yargı bu konuma duşmemeli. Bir savcı ididaname hazırlıyor, zaytung haberi gibi. 'Senin geçmişte FETÖ'yu eleştirmen FETÖ'cu olmana engel değildir' gibi bir cumle de var orada. 'Talimat geldi, yapmam lazım' itirafıdır bu...
Yorumlar
Yorum için giriş yap veya kaydol.
Henüz yorum yok — ilk sen yaz.