Özet (TL;DR) @ 2018-12-12T07:34:33.000Z: İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından gerçekleştirilen "16. İstanbul Bienali", "Yedinci Kıta" başlığıyla düzenlenecek. Bienal, 14 Eylül-10 Kasım 2019 arasında yapılacak.



Koç Holding sponsorluğunda, insan faaliyetlerinin dunyada bıraktığı izleri araştırmak uzere yola çıkan bienalin basın toplantısı, İstanbul Özel Saint- Joseph Fransız Lisesi'nde gerçekleştirildi. İKSV Guncel Sanat Projeleri ve İstanbul Bienali Direktoru Bige Örer, bienale ilişkin yaptığı açıklamada, serginin tamamen ekolojik meselelere odaklanacağını belirterek, "Bienal, aslında dunyanın içinden geçtiği hem global ısınma hem de okyanuslarda biriken plastik atıkların gunumuzu ve geleceği nasıl etkileyeceğiyle ilgili olarak çeşitli tespitlerde bulunacak. Bilim insanları, içinden geçtiğimiz bu çağı antroposen yani insan çağı olarak tanımlıyor. İnsanın doğaya, çevreye ve dunyaya verdiği zararlar, atıklar, kulturel ya da plastik atıklar da olabilir. Yani aslında insanın yarattığı sonuçlar uzerine duşunen bir sergi olacak." dedi. Örer, sergi kapsamında birçok yeni iş uretmek istediklerine işaret ederek, davet edilen sanatçıların birçoğunun da hem İstanbul ile hem de "Yedinci Kıta" kavramıyla ilişki kuran yeni işler ureteceğini kaydetti. Birçok farklı disiplinden iş birliği yapacakları katılımcıların bienalde yer alacağını anlatan Örer, çevre ve ekoloji alanında çalışan sivil toplum orgutleri, akademisyenler, antropologlar, arkeologlar ve okyanus bilimcilerle de çalışacaklarını dile getirdi.

" BİRLİKTE ÇALIŞACAĞIMIZ SANATÇILARI DAVET ETMEYE BAŞLADIK"

Bige Örer, çalışmalara bir onceki bienalin bitimiyle başladıklarını vurgulayarak, şoyle devam etti: "Aslında bir senelik bir araştırma surecinin geçtiğini ve başlığın bu şekilde oluştuğundan soz edebilirim. Bienalde birlikte çalışacağımız sanatçıları davet etmeye başladık. Onların hangi işlerinin sergileneceği ve yeni uretecekleri işler uzerine çalışıyoruz. Hem araştırmalarını hem de produksiyon aşamasında çalışmalarını destekliyoruz. Eğer var olan işleri sergilenecekse, o işlerin nakliyesi ve tum lojistik ihtiyaçlarının organizasyonu yapılıyor. Bir yandan bienal mekanı olarak kullanacağımız mekanlarda çalışmalarımız devam ediyor. Kimisinin alt yapısal olarak guçlendirilmesi ya da bir sergi için kullanılabilir bir hale getirilmesi gerekiyor. Bununla eş zamanlı olarak kaynak geliştirme faaliyetlerimiz devam ediyor. Birçok sanatçının projesi için ve yeni işlerinin uretilmesi için farklı kaynakları bir araya getiriyoruz. İletişim çalışmalarımız devam ediyor. 10 ay sonra eylul ayında açılacak bir serginin başlığını ve temasını bugun paylaştık. Bunun amacı, birlikte çalışacağımız kişilere, sivil toplum orgutlerine ve akademiye ulaşabilmek. Hem Turkiye'de hem de uluslararası alanda birlikte çalışacağımız ortaklarımıza bir çağrı yapmayı hedeflediğimiz için aslında bu kadar erken duyuru yapıyoruz."

Sergi kitabı ve bienal kataloğu olmak uzere iki yayın hazırladıklarını da belirten Örer, "Bienal 2013 yılından beri ucretsiz olarak gerçekleştiriliyor. Bu inanılmaz bir şekilde izleyici sayılarımıza da yansıdı. Yaklaşık yarım milyona yakın izleyiciyi, aslında guncel sanat ve kamusal programlarımızla bir araya getirme şansımız oluyor. Bienali de kamusal alana donuşturme fırsatı yakalıyoruz." ifadelerini kullandı.Bienalin kuratorluğunu ustlenen, "Eleştirel Estetik" ve "Postproduksiyon" adlı kitapların yazarı ve Montpellier Contemporain'in direktoru Nicolas Bourriaud da gunumuzde sanatın amacının antropolog Tim Ingold'un "Antropoloji, içinde insanlar olan felsefedir." sozunu anımsattığını soyleyerek, bugun, antropoloji ile guncel sanatın hayvanları, bitkileri, mineralleri ve makineleri kucakladığını, kulturu doğaya, doğayı ise kulture geri kazandırdığını dile getirdi.Bourriaud, sanatın, insan ile insan olmayanı birbirine bağlayan kuresel yaşamın antropolojik bir araştırmasına donuştuğunu ifade ederek, Yedinci Kıta'nın ise merkezsizleşmiş bir dunyanın antropolojisi ve çağımızın bir arkeolojisi olduğunu sozlerine ekledi. .