Özet (TL;DR) @ 2018-12-12 08:03:33.614941: Hedefim Sensin filmiyle gündemde olan Ata Demirer, hayatını oynamak isteyeceği ünlü isim sorulduğunda, "Fiziksel olarak oynamam biraz güç ama Zeki Müren olabilir. Belki yaşlılığını... Bir Zeki Müren…



11.12.2018 - 13:03 11.12.2018 - 13:03

Hedefim Sensin senaristi ve filminin başarol oyuncusu Ata Demirer Hadi Be 'ye konuk oldu. Demirer, son filmi Hedefim Sensin başta olmak uzere, bilinmeyen yonlerine dair samimi açıklamalarda bulundu.

Ata Demirer film için bıraktığı bıyığı hakkında gelen youmlardan birisi olan "Bıyığın çok beğenilmiş... Bundan sonra kalacak mı?" sorusuna yanıt verdi: "Gala için değil bu bıyık, ben filmi bitirdim sonra kestim. Kestikten beş, on gun sonra uzulmeye başladım. Alışmışım ya hoşuma gitmiş, şimdiye kadar hiç boyle bir şey yaşamamıştım. Sakallı, bıyıklı oynadığım filmlerde; mesela Osmanlı Cumhuriyeti'nde padişahı oynarken oyleydim ama tek bıyık ilk kez oluyor, bir eksiklikmiş gibi hissetmeye başladım. Hani şimdi yaşımız da gelmeye başladı, 40'lı yaşlarda başka bir şeye donuşturuyor bu... Başka bir sinema veriyor, başka bir komedi imkanı da sağlıyor. O yuzden bir sure boyle takılayım diyorum."

Gokçeada'da film çekildiği için yine "Yemişler, içmişler, gezip tozup film çekmişler" yorumlarına Ata Demirer'in yorumu şu şekilde oldu: "Evet tabii, tatil yapıp oldu, siz oyle bilin. Bizim dunyamızı bilmeyen, herhangi bir sinemada kamera arkasını seyretmeyen, çekim anında orada olmayan bir insan için bizim film çekimlerinin arka tarafı oyleymiş gibi bir his uyandırabilir. Ama keşke dediğiniz gibi olsa... İki buçuk dakikalık bir sahneyi bir gunde çekiyorsunuz. Benim her gun uyanma saatim 6, set saatimiz 8, paydos saatimiz gun sonu... "Gun biter, iş biter" bizdeki replik budur. Yani bir sahne için 12 saat çalışıyosun ve bitiyosun."

"Aynı sahneyi defalarca, aynı repkliklerle en iyisini bulana kadar çekiyorsun. Bazen bir gunde iki sahne çekiyorsun; ikisi ayrı gunlerin sahneleri oluyor, kostumleri farklı, hali başka, oyunu başka... Sonra akşam olduğu zaman kendini bir yere atıyosun, koltuğa bir yemek geliyor, akşam 9,5 - 10'da da uyuya kalıyorsun. Öyle hayal ettikleri gibi bir şey yok yani. Bir de şoyle bir şey var: Hiç kimse sakatlanmamalı; mesela benim yuzumde bir çizik olsa sahne gider. Diyelim ki; o gun repo ve deniz molası verdin, denizde yuzerken bile aklın hep filmde, ayağıma kestane batmasın, başka bir şey olmasın diye duşunuyorsun surekli..."

"Kendini hiçbir zaman rahat bırakamıyorsun ta ki film bitene kadar... Film bitiyor ama bu durum film bittikten 4-5 gun sonrasına kadar devam ediyor. Çunku şoyle bir telefon gelebilir; "şu sahneyi çektik, çok da guzel oldu ama atlamışız, o gun arkadan bir tane kopek geçmiş veya o sahne yanmış." Bu mesela Neşeli Hayat filminin başına geldi, 25 gun onunu bir daha çektiler filmin."

"O yuzden bıyığını, sakalını kesemiyorsun, yani devamlılık lazım. Ne zaman o telefon gelir ve karşıdaki ses "biz butun negatifleri kontrol ettik, butun dijitalleri kontrol ettik, hiçbir problem yok, git tatile" derler, o zaman biter iş. Bunun en tatlı zamanı da gala zamanları... Duğunumuz var şimdi, giydik cicilerimizi, bu gece filmi seyirciye veriyoruz. Artık film seyircinin, bundan sonra film guzel olduysa sevineceğim, kotu olduysa uzuleceğim; vucuttaki tepkimeleri bunlar. Ama şu an artık tatil yapacağız."

Roportajın boşluk doldurma kısmında "Sinema kariyerimin herhangi bir zamanında mutlaka ... nın hayatını oynamak isterdim" sorusuna verdiği yanıt: "Fiziksel olarak oynamam biraz guç ama Zeki Muren olabilir. Belki yaşlılığını... Bir Zeki Muren filmi çekilirse 50 ile 70 arasına talip olabilirim. Çunku o zaman kilo almıştı. Gureşçilerden duşunuyorum, Koca Yusuf olabilir. Buldum! Bir kurt denizciyi oynamak isterdim, Barbaros Hayrettin olabilir, Turgut Reis olabilir veya bir çokertme hikayesi gibi... 1910'larda, Kurtuluş Savaşı yıllarında geçen bir suru Zeybek hikayeleri vardır, destanlar vardır; Hekimoğlu, Kerimoğlu, Çokertme hikayeleri falan... Öyle bir baba Zeybek, bir sunger avcısı, bir denizci falan... O tarz bir şey oynamak isterdim."

Son filmi "Hedefim Sensin"deki karakteri hakkında ise, "Zekeriya Taştan, çiğ kofteyi yarattı yeni baştan. Zekeriya karakteri çok konuşan, işinde usta bir tip, tam bir sokak insanı. İnsanın yuzune baktığı zaman nasıl bir insan olduğunu anlayacak biri; çunku sokaktaki insanlara satış yapıyor, onlardan nemalanıyor, ekmek parasını çıkartıyor. Tam bir Beyoğlu çocuğu, Beyoğlu esnafı daha doğrusu. Herhangi bir mecraya bağlı değil, herhangi bir dukanı yok. Evinde yapıyor, guzelce hazırlıyor, şık giyiniyor, tertemiz, tırnak makasıyla kesiyor tırnaklarını, cilalıyor tepsisini, oyle çıkıyor. Bu adamın kuçuk dunyasının bir anda paramparça oluşunu seyredeceğiz. Başka bir şeylere donuşecek." ifadelerini kullandı.