Özet (TL;DR) @ 2018-12-06T17:34:00.000Z: "Artık Astana'nın fişini çekme vakti" diyen ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'nin Türkiye ziyareti ışığında olası gelişmeleri Sputnik'e değerlendiren Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı…



Goruş

17:34 06.12.2018(Guncellendi 17:44 06.12.2018) URL'yi kısaltın

"Artık Astana'nın fişini çekme vakti" diyen ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey'nin Turkiye ziyareti ışığında olası gelişmeleri Sputnik'e değerlendiren Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Soner Polat "ABD'nin amacı Turkiye'yi Astana denkleminden uzaklaştırarak surece engel olmak. Turkiye, ABD'ye karşı bolgeyle birleşmeli" dedi.

ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi James Jeffrey, 5-14 Aralık tarihleri arasında Suriye ajandasıyla Turkiye ve Ürdun'de olacak. Soz konusu onemli ziyareti daha da çarpıcı kılan, Jeffrey'nin ziyarete başlamadan onceki açıklamaları oldu. Zira Jeffrey, ziyaretine başlamadan hemen once Turkiye, Rusya ve İran onculuğundeki Astana surecini hedef alan bir açıklama yaptı. Astana goruşmelerinin "başarısız" olduğunu soyleyen Jeffrey "Artık Astana'nın fişini çekme vakti" ifadelerini kullandı. ABD'nin Suriye Özel Temsilcisi'nin bu sozlerine Turk Dışişleri Bakanlığı'ndan da tepki gecikmedi. Açıklamaları "talihsiz" bulduğunu ifade eden Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu "Çok talihsiz bir açıklamadır. Jeffrey'nin kendi duşuncesi olduğunu zannetmiyorum" dedi. Peki "Astana'nın fişini çekmek gerek" diyen Jeffrey'le Turk ve Ürdunlu yetkililer arasındaki goruşmelerde nelerin ele alınması bekleniyor? Bu beyan, goruşmelerde nasıl tezahur edecek? Ankara'nın tepkisine rağmen ABD'nin Fırat'ın doğusunda Turkiye sınır hattına 12 ayrı gozlem noktası kurmayı planladığı ve bu gozlem noktalarının 5'ini kurmaya başladığı yonundeki iddialara Washington tarafı nasıl cevap verecek? Jeffrey'nin dediği gibi ABD'nin tek amacı gerçekten "IŞİD'i yenmek" mi? Konunun olası gidişatını ve soz konusu soru işaretlerinin olası yanıtlarını Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Emekli Amiral Soner Polat Sputnik'le paylaştı.

' ABD'NİN AMACI TÜRKİYE'Yİ ASTANA DENKLEMİNDEN UZAKLAŞTIRARAK SÜRECİ ENGELLEMEK'

Astana surecinin Jeffrey'nin iddiasının tersine "son derece başarılı" olduğunu soyleyen Polat'a gore ABD'nin asıl amacı Turkiye'yi Astana çizgisinden uzaklaştırmak:

"Turkiye, Rusya ve İran'ın Astana sureci son derece başarılı olmuş ve Suriye'nin makus talihini değiştirmiştir. Dolayısıyla bu sureci, Cenevre sureciyle mukayese etmenin hiçbir anlamı yoktur. Amerika, şimdi Turkiye'yi Astana ortaklarından uzaklaştırarak 'bir taşta iki kuş vurmak' istemektedir. Çunku neticede, her ne kadar uvey evlat muamelesi gorse bile, ulusal çıkar alanlarının hemen hemen tamamı tekmelense bile Turkiye geleneksel olarak Batı kulubunun uyesidir. Ama ABD ve Avrupa Birliği genel olarak Turkiye'yi Batı kampında tutmak için elinden geleni yapmaktadır. Butun Batılı yayın organlarındaki ciddi jeopolitik analizlerde Turkiye'nin mutlaka Batı kulubunde tutulması gereğinin altı çizilmektedir. Bu çerçevede Jeffrey'nin bu sozleri son derece kritik bir anlam ifade etmektedir. Çunku doğrudan doğruya 'Astana'nın fişini çekmek gerekir' demektedir. Peki, Astana'nın fişi nasıl çekilecek? Turkiye'yi çektiğiniz zaman doğal olarak Astana'nın fişi çekilmiş olacaktır."

' TÜRKİYE'DEKİ ABD KARŞITLIĞI ÇOK BÜYÜK, ANKARA ARTIK KENDİ COĞRAFYASINA SIRTINI DÖNEMEZ'

ABD'nin çabalarına rağmen Turkiye'nin tavrında buyuk bir değişiklik olamayacağına işaret eden Polat "Turkiye'nin 180 derece donuş yapması mumkun değil. Bugun Rusya'yla bir Turk Akımı yapıldı. Bu her ne kadar ikili bir doğalgaz projesi gibi gorunse de, aslında jeopolitik bir projedir. Ayrıca Turkiye neticede Avrasya ortaklarıyla buluşmasaydı ne Fırat Kalkanı Harekatı ne de Zeytin Dalı Harekatı bu kadar kolay bir şekilde gerçekleşemezdi. Diğer taraftan Turkiye enerjisinin neredeyse tamamını komşularından, Rusya'dan, İran'dan, Azerbaycan'dan temin etmektedir. Dolayısıyla kendi coğrafyasına da sırtını donemez. Ben Amerika'nın bu çabalarında başarılı olacağını duşunmuyorum" dedi ve şoyle devam etti:

"Turk ulusunun buyuk bir çoğunluğu Amerika'yı bir tehdit olarak algılamaktadır. Bu sebeple ABD'yle yakınlaşmak sadece hukumetin verebileceği bir karar değildir. Kaldı ki Amerika'nın Bulgaristan ve Romanya'da konuşlanması, Yunanistan'da askeri us almak için çabaları, Kıbrıs'la ilgili soylemleri, demeçleri, Doğu Akdeniz'de Turkiye aleyhindeki her projenin merkezinde olması da Amerika'nın Turkiye'nin butun ulusal çıkar alanlarına saldırdığını gostermektedir."

' AMACI BÖLGEYE YERLEŞMEK OLAN ABD, TÜRKİYE'Yİ MENBİÇ'TE OYALIYOR'

ABD'nin Menbiç'te Turkiye'yi oyaladığına ve bu oyalama taktiğini devam ettirebileceğine vurgu yapan Polat "Amerika kurnaz bir ulkedir. Sizi yanıltmak için Menbiç'te olduğu gibi inanılmaz kurnazlıklarla anlaşmalar yapar. Halbuki, biz başından beri Menbiç konusunda ABD'nin amacının Turkiye'yi oyalamak olduğunu ve Amerika'nın buraya yerleşmekten başka herhangi bir hedefi olamayacağını soyledik. Ve bu ongoruler doğru çıktı. Bunu bu anlaşmayı yapan hem Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hem de Dışişleri Bakanı Mevlut Çavuşoğlu itiraf etmek zorunda kaldılar" ifadelerini kullandı.

ABD'nin Fırat'ın doğusunda Turkiye sınır hattına 12 ayrı gozlem noktası kurmayı planlarına da değinen Polat "ABD'nin politikası mutlaka kopma, tıkanma noktasına gelecek. Zira Amerika duşmanca, Turkiye'yi tehdit eder mahiyette 12 gozlem noktası Turkiye'ye karşı kuruyor. Batı hep sembollerle hareket eder, ABD de Turkiye'nin İdlib'deki 12 kontrol noktasına karşılık 12 rakamı belirlenmiş. Ancak eğer Kuzey Suriye'de bir teror devletçiği kurulursa Turkiye nefes alamaz. Jeopolitik olarak ulkenin guneyine set çekilir ve guneydeki Musluman ulkelerle irtibatı kesilir. Duz sınırlar olduğu için Turkiye'ye yonelik bir teror ussu olur bu bolge. Dolayısıyla hiçbir ulusal devlet boyle bir şeyi kabul etmez" diye konuştu.

' TÜRKİYE ABD'YE KARŞI BÖLGE ÜLKELERİYLE BİRLEŞMELİ'

Turkiye'nin PYD'yi destekleyen ABD, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri'ne karşı bolgesel işbirliği yapması gerektiğine değinen Polat "Turkiye'nin bu tehdidi bertaraf etmesinin en kestirme yolu Suriye, Irak, İran ve Rusya'yla dostluk mekanizması kurması ve kuresel desteğini de Çin gibi guçlu ve Suriye konusunda duyarlı diğer ulkelerden sağlamasıdır. Zira Turkiye boyle yaparsa, Amerika'nın bir şansı kalmaz. Malum, İsrail ve ABD'nin desteğine rağmen Barzani'nin bağımsızlık referandum denemesinin sonuca ulaşmaması Turkiye, İran ve Irak birlikteliğinin sonucuydu. Turkiye artık Kuzey Suriye konusunda karar vermeli ve guçlenen teror tehdidini tek başına goğuslemek yerine komşularıyla birlikte entegrasyon sağlamalıdır" dedi.

' TÜRKİYE, FIRAT'IN DOĞUSUNA ODAKLANABİLMEK İÇİN İDLİB'İ HIZLA ÇÖZMELİ'

Bolge ulkelerinin işbirliğinin, ABD'yi Suriye politikasının meşruiyetini tamamen kaybettiği bir denkleme surukleyeceğine değinen Polat "Uluslararası meşruiyeti hiç kuçumsemeyin. Irak'ta ne oldu? Amerika kıpırdayamadı. Çunku Irak, kendi toprakları uzerinde bağımsızlık ilan etmek isteyen bir bolucu sisteme karşı harekete geçti. Suriye konusunda da diyelim ki Turkiye, Suriye, Irak net olarak anlaştı. PKK bolgesini 360 dereceden çevirirsiniz, sadece hava ulaşımına mahkum olur. PKK hem Suriye'den çaldığı tarım urunlerini hem uyuşturucuyu hem de çaldığı petrolu, Kuzey Irak'tan dunya pazarlarına sunuyor. Burayı kapattığınız takdirde çok ciddi bir şekilde Kuzey Suriye'de çokme olur. Sonunda Suriye burada mudahaleyi başlattığı takdirde neticede ulke topraklarını savunan yasal bir guç olur. Turkiye butun ulkelerle birlikte durursa, ABD'nin, bir dunya savaşını goze alamayacağı için, geri çekilmekten başka şansı kalmaz" değerlendirmesinde bulundu.

Turkiye'nin bu denklemdeki rolunun belirleyici olduğunu soyleyen Polat "Dikkat ederseniz İdlib'te inanılmaz derece Batı ulkeleri Turkiye'yi destekledi. Turkiye'nin de bu tuzağa duşmek yerine Fırat'ın doğusuna odaklanabilmek için İdlib sorunu hızla çozulmeli. Oyalama, olayı yokuşa surme, zamana oynama ne Turkiye'ye ne de Turkiye'nin ortaklarına hiçbir şey kazandırmaz" diye ekledi.