Özet (TL;DR) @ 2018-12-07T02:58:00.000Z: ABD’nin Missouri eyaletindeki Washington Üniversitesi’nden bir grup bilimci, yaptığı araştırmanın sonucunda Dünya’nın en derin noktası olarak bilinen Mariana Çukuru’nun bir tür su tahliye deliği…



Yaşam

02:58 07.12.2018(Guncellendi 03:04 07.12.2018) URL'yi kısaltın

ABD'nin Missouri eyaletindeki Washington Üniversitesi'nden bir grup bilimci, yaptığı araştırmanın sonucunda Dunya'nın en derin noktası olarak bilinen Mariana Çukuru'nun bir tur su tahliye deliği olarak çalıştığını ve miktarı kilometrekuplerle ifade edilen su yuttuğunu anlayınca şoka uğradı.

Araştırma ekibinin başındaki Chen Cai, Pasifik Plaka ile Mariana Plakası'nın çarpışması sonucunda oluşan çukurun su yuttuğunu daha once de bilindiğini, bilinmeyen şeyinse dunyanın derinliklerine giden suyun miktarı olduğunu belirtti.

Araştırmanın sonucunu Nature dergisinde yayınlayan Cai ve ekibi, makalede dunyanın derinliklerine akan su miktarının tahmin edilebilenin 4.3 katı olduğunu vurguladı. Live Science portalına konuşan Cai, sadece Mariana Çukuru'nun tahliye boşluğundan her 1 milyon yılda 3 milyar teragram (3 kilometrekup) okyanus suyu tahliye olduğunu, dunyanın derinliklerine su sızdıran bu turden birkaç yer daha olabileceğini soyledi.

Peki tum bu sular nereye akıyor? Uzmanlar, bu tur tahliye çukurlarından akan suların yeraltı okyanusları beslediğini duşunuyor. Kısa bir sure once Washington Üniversitesi'nden Prof. Michael Wysession ve San Diego'daki Kaliforniya Üniversitesi'nde çalışan oğrencisi Jesse Lawrence, sismik hareketleri ile ilgili gozlemleri sonucunda yeraltı okyanusların olduğunu açıklamıştı.

Depremlerin yol açtığı sismik dalgaların kaydedildiği 600 bin sismogramı inceleyen uzmanlar, Avrasya kıtasının doğu kısmı ve Kuzey Amerika dahil olmak uzere dunyanın en az 2 yerinde muazzam buyuklukte su depolarının olduğunu tespit etti.

İncelenen derinliklerin 3 boyutlu modelini çıkaran bilimciler, orada biriken su miktarının Kuzey Buz Okyanusu'nu doldurabilecek kadar olduğunu savundu. Bu buluş, dunyanın derinliklerinde biriken suların zaman zaman yeryuzune çıkarak kutsal kitaplarda tasvir edilen tufan gibi doğal felaketlere yol açıp açmayacağı sorusunu akıllara getirdi.

Çoğu bilim insanı, anakaradaki batık izlerinden yola çıkarak tufan felaketinin gerçekten de yaşandığına inanıyor, dunyanın derinliklerindeki suyun varlığı ise tufanın tekrar edebileceği duşuncesini akla getiriyor. Prof. Wysession, yer kabuğu ile çekirdek arasında yer alan mantonun şimdiye kadar araştırılmayan kısımlarında da su olabileceğini ve bu suyun miktarının, şu ana yer yuzunde olan tum okyanusların suyunun 5 katı olabileceğini belirtiyor.

Diğer yandan Mariana Çukuru gibi 'tahliye boşluklarının' sayesinde kuresel ısınma sonucunda Antarktika ve Gronland bolgesinde eriyen buzulların oluşturduğu suların bir kısmı da dunyanın derinliklerine aktığı ve bu nedenle okyanus seviyesinin o kadar hızlı yukselmediği kaydediliyor.