Özet (TL;DR) @ 2018-11-29T13:50:00.000Z: Adana'nın Aladağ ilçesinde yurt yangınında yaşamını yitiren çocukların aileleri olayın yıldönümünde TBMM'den 'adalet' isteklerini dile getirdi. Aileler, çocuklarını çaresizlikten bu yurda verdiklerini…



Goruş

13:50 29.11.2018(Guncellendi 13:51 29.11.2018) URL'yi kısaltın

Adana'nın Aladağ ilçesinde yurt yangınında yaşamını yitiren çocukların aileleri olayın yıldonumunde TBMM'den 'adalet' isteklerini dile getirdi. Aileler, çocuklarını çaresizlikten bu yurda verdiklerini ifade ederek, "Adalet istiyoruz, sonuna kadar şikayetçiyiz, hiç bunun ustune kapatırız diye duşunmesinler" ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Aladağ yangının yıldonumunde, dava sureçlerini takip eden eski CHP Milletvekili Sosyal Haklar Derneği Başkanı Melda Onur ve yangında yaşamını yitiren çocukların aileleri ile birlikte TBMM'de basın toplantısı duzenledi.

Yangında hayatını kaybeden çocuklardan Cennet'in gunluğunden bir bolumu okuyan CHP Grup Başkanvekili Özkoç, Cennet'in "Okula gitmem için sekiz gunum kaldı. 4. Sınıfı bitirdim. 5'e geçtim. Aladağ Suleymancılara gidiyorum. Annem ve babam benim için her şeyi yapıyorlar. Bneim okumam için her şeyi yapıyorlar. Ben de okumak için her şeyi yapıyorum. Eğer ben okursam kardeşlerimi de okuturum…" dediğini belirtti. Özkoç, şoyle devam etti:

"Cennet 29 Kasım 2016'da kendisi gibi pırıl pırıl 11 arkadaşıyla beraber Suleymancıların yaptığı kaçak yurtta yanarak hayatını kaybetti. Aradan 2 yıl geçti. Cennet yok. Onunla birlikte yanan çocuklar yok. Ama sorumlular ellerini kollarını sallayarak dolaşıyorlar. Cennetin annesi babası, olen çocukların anne babaları o gunden sonra her gun yanıyorlar. Onlar şimdi Sosyal Haklar Derneği'nden avukatlarıyla beraber adalet hiç olmazsa başka çocuklar yanmasın hiç olmazsa başka acılar yaşanmasın diye hayatlarını surduruyor."

Ailelerin Adalet Bakanlığı'ndan randevu aldığını Bakan Yardımcısı ile goruşeceklerini kaydeden Özkoç, "Bizim hiç mi suçumuz yok? Bizim bu yanan çocuklarımızla ilgili hiç mi sorumluluğumuz yok? Biz de muhalefet partisiyiz. Biz de onlar için yeteri kadar muhalefet edemediğimiz için, çocuklarımızı yeterince koruyamadığımız için onların ve toplumun onunde onlardan ozur diliyorum. Bu ulke insanları daha iyisini hak ediyor. Boyle ağlayan anne babaları değil" diye konuştu.

" AVUKATLARIMIZI, BİZİ DURUŞMADA KONUŞTURMUYORLAR"

(C) AA /

Özkoç, daha sonra mikrofonu Aladağ yangınında hayatını kaybeden çocukların ailelerine bıraktı. Mustafa Avcı, "İlçe Milli Eğitim Muduru bizi Suleymancıların yurduna vererek bizim çocuklarımızı oracıkta yaktı. İl Milli Eğitim Muduru de çocuklarınız Kozan'da olsa dahi yanardı diye tepki yaptı. Ondan sonra elini kolunu sallaya sallaya ortalıkta geziyor. İl, ilçe milli eğitim mudurlerini gorevden bile almadılar. Çocuklarımızı Suleymancılar yurduna onlar verdiler. Oracıkta yaktılar. Avukatlarımızı, bizi duruşmada konuşturmuyorlar. Dışarı atıyorlar. Suçlular elini kolunu sallayarak dolaşıyor. Biz adalet istiyoruz" dedi.

Ahmet Yetim ise çocuklardan birinin yanarak kaybolduğunu, birinin de yanarak kurtulduğunu ifade ederek, "İki yıl oldu. İki yıldan beri bir karar verilmedi. Tek isteğim adalet. Geride kalan eşlerin dostların çocuklarının başına bir iş gelmesin. Bizim başımıza geldi. Biz bu çocuklar için 3-5 sefer İlçe Milli Eğitim Muduru Mehmet Aktaş'ın yanına gittim. Bu çocuklar nereye dedim. 147'leri aradım. Bana kimse cevap vermedi. Ben çocuklarımı Suleymancıların yurduna vermezdim. Mehmet Aktaş dedi ki, çocuğunu ozel yerde okutacaksan ev kirala okut dedi. Bende bu guç yok. Ben de 10 yaşında bir çocuğu kime guveneyim. Benim guveneceğim tek devlet. Ben adliye kapısından çıkarken adamlar yumrukla ustume yuruyor. Boyle adalet olur mu?" diye konuştu.

' ÇARESİZLİKTEN O YURDA VERDİK, HİÇ BUNUN ÜSTÜNÜ KAPATIRIZ DİYE DÜŞÜNMESİNLER'

Cennet'in annesi Nazmiye Karataş ise kızını 5'ci sınıfta yurda verdiğini kaydederek, "Kuran belletiriz dediler. Biz de verdik başka yurt yok. Çaresizlikten o yurda verdik. Sonuna kadar şikayetçiyiz. Hiç bunun ustunu kapatırız diye duşunmesinler. Bizim ciğerimiz hala yanıyor. Gelin bize sorun. Milli Eğitim Muduru hala alınmadı, Adana'ya tayin oldu. Acımız dinmedi. Suçlular dışarıda geziyor. Suçsuzlar yandı" ifadesini kullandı.

Sosyal Haklar Derneği'nden avukat Can Atalay da konuşmasında, "Bu gorduğunuz hal yoksulluğun istismarıdır. Turkiye'de insanlar yoksul dağ koylerinde yaşamak zorunda olabilirler fakat dun Fethullahçılara, bugun Suleymancılara veya başkasına yoksulların çocukları teslim edilemez" dedi. Atalay, konuşmasını şoyle surdurdu:

"Eğitim kamusal olmalıdır eşit olmalıdır, eğitim herkes için hak olmalıdır. Aladağ davası goz gore gore olume gonderilen 11 çocuk 12 insanın davası. Aradan 1.5 yıl geçmeden tum sanıklar tutuksuz. Sanık olması gerekenlerin onemli bir bolumuyle ilgili bir şey yok bu kabul edilemez. Bu insanlar yoksul olabilir ama devlet devletse yoksulluğun istismarına izin veremez. Dun Fethulahçılara sağlanan olanaklar bugun Suleymancılar veya başkalarına sağlanıyor. Bunun sonuçlarının ne olduğunu onceden gormeyenler 15 Temmuz'da gorduler. Orası kaçak bir yurt. En ust katıyla ilgili kayıt yok. Yangın merdivenleri kilitli. Butun kapılar PVC. Her taraf lambiri ve halı. Elektrik kaçağı olduğu daha onceden biliniyor. Bu insanların çocukları o yurtta bulaşık yıkamak zorunda bırakılıyor ve çocuklar duzenli olarak sudan ellerini elektrik çarptığını anlatıyorlar. Goz gore gore olume gonderiliyor bu çocuklar. Artık bunu kamuoyu vicdanına bırakmıyoruz. Bu inanlar adalete aç adalet istiyoruz. "