Özet (TL;DR) @ 2018-11-29T16:19:00.000Z: İstanbul'da Sputnik'in sorularını yanıtlayan Kuzey Kıbrıs Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami "Çözüm ve barış için elinden gelen her çabayı göstermiş olan Kıbrıs Türk halkına yönelik izolasyonlar…



İstanbul'da Sputnik'in sorularını yanıtlayan Kuzey Kıbrıs Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami "Çozum ve barış için elinden gelen her çabayı gostermiş olan Kıbrıs Turk halkına yonelik izolasyonlar kaldırılsın. Karşılıklı ticari, kulturel, ekonomik ilişkiler geliştirilsin. Bu, kuresel barışa da katkı sağlar" dedi.

Kuzey Kıbrıs Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, 34'uncusu duzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı ve Ticari İşbirliği Daimi Komitesi (İSEDAK) toplantısı için ziyarette bulunduğu İstanbul'da Sputnik'in sorularını yanıtladı. Bakan Nami, Doğu Akdeniz doğalgazının Avrupa'ya Akdeniz altından taşınmasını hedefleyen ve İsrail, Kıbrıs, Yunanistan ve İtalya'nın yakın zamanda işbirliği anlaşması imzaladığı East-Med projesinden, Doğu Akdeniz'deki doğalgaz aramalarına, Guney Kıbrıs'ın Kıbrıs meselesinin çozumune ilişkin girişimler karşısındaki tutumundan Turkiye'nin bolgedeki rolune kadar pek çok konudaki soruya yanıt verdi. Hidrokarbon rezervlerinin, Kıbrıs'taki tum tarafların çıkarına hizmet etmesi gerektiğini soyleyen Bakan, Kıbrıs sorununun çozulmesinin hem Doğu Akdeniz'de yeni ve halihazırda plananlardan çok daha duşuk maliyetli enerji projelerin onunu açacağına hem de Kıbrıs'taki yuksek enerji maliyetlerine çare olacağına değindi.

' ENERJİ KONUSUNUN İŞBİRLİĞİNE DÖNÜŞMESİ ŞART'

Enerji konusunun bolgedeki ulkeler arasında işbirliği, dayanışma ve kalkınmanın aracı olması gerektiğine işaret eden Bakan Nami "Enerji konusu bolgedeki ulkeler arasında işbirliği, dayanışma ve kalkınmanın aracı olarak kurgulanmalı. Dışlayıcı yaklaşımlara yer verilmemeli. Çunku ilgili tum tarafları kucaklayan, herkesin meşru hak ve çıkarlarına saygı duyan yaklaşımlar bizi daha olumlu noktalara goturur. Aksi davranışlar ise bolgede gerginliği davet eden politikalar olur. Biz uzun zamandan beri enerji konusunda Rum tarafını tek taraflı adımlar atmaktan imtina etmeye davet ediyoruz. İsrail, Guney Kıbrıs, Yunanistan ve İtalya başta olmak uzere bazı uçuncu taraflar kendilerini bu tek yanlı adımları ilerletmek yonunde teşvik eden, destekleyen bir tavır içerisindeler. Elbette bunun Turkiye'yle ilgili dış politikalarının bir uzantısı olduğunu da soylemek mumkun. Ama bizim dostluk elimiz daima uzatılmış durumda. Bugun de bu çağrıyı yineledim. Enerji konusunu işbirliğine donuşturmemiz şart" dedi.

' HİDROKARBON REZERVLERİ ADANIN İKİ TARAFININ DA MENFAATİNE HİZMET ETMELİ, RUM TARAFI GERİLİMİ DAVET EDİYOR'

Hidrokarbon rezervleri konusunun da adanın her iki tarafının menfaatine olması gerektiğine işaret eden Bakan Nami "Özellikle muhtemel hidrokarbon rezervleri konusunun her iki tarafın menfaatine olacak şekilde olması gerektiği, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin son raporunda da ifade edildi. Amerika Birleşik Devletleri yetkililerinin de bu konuda net açıklamaları var. Dolayısıyla aslında herkes bu konunun adadaki her iki tarafın hak ve çıkarları gozetilerek ele alınması gerektiğine yonelik çağrılarını tekrar ettiklerini goruyoruz. Ancak Rum tarafıyla birlikte atılan tek yanlı adımların devam etmesi bizi endişelendiriyor. Bize şu anda atılan adımlar sadece orada ne miktarda bir rezerv olduğunu tespit etmeye yonelik adımlar olduğu soylendi. Bunlardan gelir elde edilmesi eğer mumkun olacaksa, once bunun oğrenilmesi lazım ve boyle (gelir elde edilecek bir rezerv) varsa bile bu 7-8 senelik bir sureden sonra gerçekleşecek. O sure zarfında, bir şekilde, adada bu paylaşımın nasıl olacağına dair bir kurgu yapılır. Fakat buradaki sıkıntı Rum tarafının verilen mesajları bu şekilde algılamıyor oluşu. Onlar sanki kendileri tanınmış devlet, istedikleri zaman istedikleri adımları atarlar ve eğer bir gelir elde edilecekse de kendi kasalarına yatırırlarmış gibi davranıyor. Turklere ait olan kısmı ise, eğer Turkler onların dilediği şekilde bir çozumu kabul ederse verirler. Bu tabii ki son derece sıkıntılı ve gerginliği davet eden bir yaklaşım. Son zamanlarda biz diplomatik girişimlerimizi arttırdık. Gerek Birleşmiş Milletler yetkilileri gerekse Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, İtalya gibi şu anda Rum tarafıyla birlikte bu adımları atan tum ulkelere yonelik diplomatik girişimlerimiz esnasında, bu konuda daha dikkatli olunması gerektiğinin altını çiziyoruz. Umarız bizim goruşlerimizi de dikkate alırlar" değerlendirmesinde bulundu.

(C) Sputnik / Sputnik

Kuzey Kıbrıs Ekonomi ve Enerji Bakanı Özdil Nami, İstanbul'da Sputnik muhabiri Elif Sudagezer'in sorularını yanıtladı.

' KKTC'NİN TÜRKİYE'YE VERDİĞİ ARAMA YETKİLERİ VAR, SÜRECİ HİÇ BİR ŞEY YAPMADAN SEYREDEMEYİZ'

Turkiye'yle anlaşmalar imzaladıklarının altını çizen Bakan Nami "Bu anlaşmalar çerçevesinde Kuzey Kıbrıs Turk Cumhuriyeti'nin de Turkiye'ye, Turkiye Petrolleri Anonim Ortakları'na (TPAO) verdiği arama yetkileri var. Dolayısıyla biz de faaliyetlerimizi eş zamanlı ve eş değerde devam ettireceğiz. Sureci elimizi kolumuzu bağlayarak seyredecek değiliz. Umarım yakın bir gelecekte bu konuda bir işbirliği platformu oluşur. Biz Rum tarafına çeşitli modeller onerdik. Ama bugune kadar hepsini reddettiler. Mesela Birleşmiş Milletler çatısı altında bir komite oluşturulabilir. Biz Kuzey Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne uyumu için geçmişte benzer bir komite oluşturmuştuk. Avrupa Birliği yetkilileriyle Kıbrıs Turk tarafının yetkililerinin ortak çalışmasına imkan tanımıştık. Halihazırda kulturel miras konusunda, çevre konularında iki taraf arasında çalışan ortak komiteler var. Neden enerji konusunda da boyle bir komite oluşmasın? Başka formuller de duşunmek mumkun. Yeter ki o yonde siyasi bir irade olsun. Ama Rum tarafının ana politikası, enerji konusunu bir işbirliği vesilesi yerine karşı tarafın aleyhine bir koz olarak kullanmak ise --ki şu andaki işaretler o yonde- bu formulleri reddetmelerini de yadırgamamak lazım" diye konuştu.

' TÜRKİYE'NİN ULUSLARARASI HUKUKTAN KAYNAKLANAN HAKLARINI KORUMASI DOĞAL'

East-Med projesinin Turkiye'nin Munhasır Ekonomik Bolgesi'nden geçtiği tartışmalarının hatırlatılması ve "Boyle bir durumda, Turkiye nasıl bir tepki gosterir?" sorusu uzerine Bakan Nami "Benim Turkiye adına bir şey soyleme yetkim yok ama Kuzey Kıbrıs Turk Cumhuriyeti'yle imzalanan anlaşmalar çerçevesinde, Kıbrıs'a ait her turlu alanda Turkiye'yle birlikte faaliyetlerimizi arttırarak devam ettireceğiz. Tabii, Turkiye'nin bizden bağımsız olarak tamamen kendinin uluslararası hukuktan kaynaklanan haklarını da savunması doğaldır. Rum tarafının tek yanlı olarak ilan ettiği munhasır ekonomik bolgelerin bazılarında Turkiye'nin de hak iddiaları var. Bu tur durumlarda normal olarak tarafların bir araya gelip bunları sulh yoluyla çozumlemeleri gerekir. Ancak Kıbrıs sorununun devam ediyor olması boyle bir imkanı onumuze koymamızı engellemektedir. O yuzden biz aslında Rum tarafını Kıbrıs sorununu bir an evvel bizimle çozme iradesini ortaya koymaya davet ediyoruz. Aslında geçtiğimiz yıl içerisinde bu konuda onemli bir ilerleme sağlanmıştı ve Kıbrıs Konferansı gerçekleştirilmişti. Ancak son aşamada, Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri'nin onumuze koyduğu paketi uzerindeki pozisyonlarını vermeyi reddederek Rum lider o fırsatı yitirmemize sebep oldu. Şu anda aslında Birleşmiş Milletler'e çok onemli bir gorev duşuyor. BM Genel Sekreteri ozel bir temsilci gorevlendirdi. Muzakerelerin tekrar başlayıp başlamayacağını onun yaptığı çalışmalara gore goreceğiz. Bizim arzumuz, takvimi belli ve o takvimin sonunda da statukoyu değiştireceği kesin olan bir kurgunun Birleşmiş Milletler tarafından taraflara sunulması. Rum tarafının ise bu kurguyu kabul etmekte mutereddit davranmasına izin verilmemesi. Çunku Kıbrıs sorununun çozumsuz kalması, bolgede birçok gerginliğin tetiklenmesine ileride sebep olacak. Bu tehlike uzerimize geliyor, goruyoruz. Bunu mutlaka bertaraf edecek adımlar atmamız lazım" dedi.

' DOĞU AKDENİZ'İ İŞBİRLİĞİ HAVZASINA DÖNÜŞTÜRMEMİZ LAZIM'

Nami "Örneğin, eğer Kıbrıs sorunu olmasaydı hidrokarbon konusu, sadece Kıbrıs'ın değil bolgedeki butun ulkelerin menfaatine olacak şekilde kurgulanabilir ve bir barış projesine donuşebilirdi. Halbuki bakın kaç dakikadır bunun gerginlik yaratacağını konuşuyoruz. Onun için uzun vadeye baktığınızda elbette bu gerginlikten tarafların menfaat sağlaması mumkundur. Gerginlikler aslında herkesin zarar gormesine neden olur. Onun için biz gerginlikleri konuşmak istemiyoruz. Barış projelerini konuşmak istiyoruz. Doğu Akdeniz'in ihtiyacı olacak en son şey gerginlik şu anda. Bolgeye baktığınızda sadece Doğu Akdeniz değil, Turkiye'nin guneydoğusu, doğusu hatta kuzeyi birçok sorunlarla cebelleşiyor. Onun için biz Kıbrıs merkezli olarak Doğu Akdeniz'i bir işbirliği havzasına donuşturmemiz lazım" dedi.

' DÜN AB ÜYELİĞİNİ KOZ OLARAK KULLANAN RUMLAR, BUGÜN DOĞALGAZ YARIN BAŞKA BİR KONUYU GERGİNLİK VESİLESİNE DÖNÜŞTÜREBİLİR'

DHA

Annan Planı sureci de dahil olmak muzakere sureçlerinin Guney Kıbrıs tarafından reddedilmiş olduğuna işaret eden Bakan Nami "Annan Planı, Turk tarafı tarafından kabul edilmiş fakat Rum tarafı tarafından reddedilmişti. Getirdikleri eleştirilerden biri onun Kıbrıslı bir surecin sonunda doğmadığıydı. 2004'ten 2017'ye kadar geçen 13 yıllık sureçte muzakereler yapıldı ve tamamen adadaki her iki tarafının urettiği şekilde yeni bir plan ortaya çıktı ki Annan Planı'na gore her iki taraf için de iyiydi. Yani bir kazan-kazan yaklaşımıyla olmuştu. Hatta son safhasına kadar kendi liderlerinin de desteklediği bir kurguydu. Fakat son anda yine vazgeçtiler. Dolayısıyla burada neyi goruyoruz? Annan Planı'nda AB uyelikleri elde etmişlerdi, onu Turklerin aleyhine kullanabilirler mi beklentisiyle son merhalede 'hayır' dediler. Şimdi de doğalgazla alakalı bir beklenti içerisine girdiler ve bu sebeple masayı terk ettiler. Bunun sonu yok, onun için az once Birleşmiş Milletler'den beklentimizin; takvimi belli, o takvimin sonunda da Rumlar tekrar masayı terk ederse veya hayır derse Kıbrıslı Turklerin statusunun ne olacağını başından belirleyen bir yaklaşım beklediğimizi soyledim. Dolayısıyla bir şekilde oyle ya da boyle adadaki statukoyu sona erdirmemiz lazım. Mevcut statukonun yol açacağı gerginlikleri engellememiz lazım. Bunu yaparsak eğer, bugun doğalgaz konusu olabilir yarın başka bir konu, gerginlik değil, işbirliği vesilesine donuşur" diye konuştu.

' TÜRKİYE, KIBRIS VE İSRAİL ARASINDA OLASI BİR ENTERKONNEKTE PROJESİ YÜKSEK ENERJİ MALİYETLERİNE ÇARE OLUR'

Adadaki yuksek enerji maliyetlerinin çozumunun Kıbrıs sorununun çozumuyle gerçekleştirilecek enerji projeleri olduğuna işaret eden Bakan Nami "Bakın, biz Turkiye'den Kuzey Kıbrıs Turk Cumhuriyeti'ne su taşıyan boru hattını taşıdık. Fakat adadaki sorun nedeniyle şu anda su kıtlığı yaşayan Rum tarafı bizden su almayı bile reddediyor. Yakında Turkiye'yle Kuzey Kıbrıs Turk Cumhuriyeti'ni enerji konusundan bir elektrik kablosuyla enterkonnekte hale getirmek istiyoruz. Eğer boyle bir şey yaparsak bunu bolgede bulunabilecek diğer enerji kaynaklarıyla butunleştirebiliriz. Kıbrıs'ı İsrail'e bir kabloyla bağlayabiliriz ve boylece bir enerji koridoru oluşturabiliriz. Ama maalesef Kıbrıs sorununun devam etmesi bu tip projelerin de onunde engel.Kıbrıs, bir ada ulkesi ve enerji maliyetleri adanın kuzeyinde de guneyinde de çok yuksek. Çunku akaryakıt yakarak jeneratorlerimizi çalıştırıyoruz. Halbuki artık rekabetçi ulkeler bundan uzaklaştılar ya yenilenebilir enerji ya doğalgaz ya da hidrolik santrallerle bu sorunlarını çozuyorlar. Kıbrıs da yenilenebilir enerji ve guneş enerjisinde oldukça şanslı bir ulke. Fakat bunlardan faydalanabilmeniz için guçlu şebekelere bağlanmanız lazım. O da en yakın komşumuz olarak Turkiye olabilir" dedi ve şoyle devam etti:

"East-Med projesinin yanı sıra başka bir proje de İsrail, Kıbrıs, Girit ve Yunanistan'ı, Avrupa Birliği fonlarından bulunacak 3.5 milyar euro'luk bir kaynakla kabloyla elektrik bağlantısını sağlamak ve enterkonnekte şebeke haline getirmek. Halbuki bırakın boyle bir maliyeti, 600-700 milyon dolarlık bir yatırımla Turkiye-Kıbrıs-İsrail bağlantısı gerçekleşebilir, aynı sonuca ulaşılabilir, tasarruf edilecek paralarla bu bolgede yardıma ihtiyacı olan birçok ulkeye goçmen sorunu gibi sorunlara çare uretilebilir. Dolayısıyla aslında butun bunlar mumkun, yeter ki Kıbrıs sorununa kısa vadede kapsamlı bir çozum bulalım."

' TÜRKİYE OLUMLU, KUCAKLAYICI TUTUM İÇİNDE, TÜRK TARAFI OLARAK TÜM ÇABAYI GÖSTERİYORUZ'

(C) AA /

Şu ana dek 100 milyon dolar harcanan East-Med projesinin hem ekonomik anlamda kulfetli hem de bolgedeki guvenlik sorunları sebebiyle soru işareti barındırdığının hatırlatılması ve projenin guvenliğini sağlamak için nelerin değişmesi gerektiğinin sorulması uzerine Bakan Nami "Yine konu bizi Kıbrıs sorununun çozumune getiriyor. Burada herkesin ilişkilerini normalleştirdiği bir yapı olursa o zaman bu tip enerji altyapılarının nasıl savunulacağı konusu da rahatlıkla çozulur. İşbirliği içerisinde olan ulkeler ortalıkla kurduğu bu sistemleri korumak için de gereken savunma mekanizmasını oluştururlar. Bu olmadan yapılacak yatırımların ise guvenli yatırım olarak nitelendirilmesi mumkun olmayacaktır" yanıtı verdi.

Bakan Nami "Turkiye 'bu bolgede bizi dışlayarak bizim hak ve çıkarlarımızı ihlal ederek adım atmayın, kucaklayıcı olun, biz buna hazırız, gelin birlikte ele alalım. Bu birlikteliği engelleyecek sıkıntılar varsa oturalım konuşalım, bunları bir bir çozelim' mesajı veriyor. Bundan daha olumlu bir mesaj olamaz. Fakat muhataplarımız maalesef tek yanlı adım atmakta ısrarcı davranıyorlar ve dışlayıcı tavır içerisindeler. Dunyanın istediğiniz herhangi bir bolgesine bakın, bir çatışma varsa çatışmanın kokeninde kucaklayıcı değil, dışlayıcı politikalara yonelinmesinin yattığını gorursunuz. Dolayısıyla gelinen tehlike belli ve şu anda ona karşı mesajlar net bir şekilde en ust seviyede veriliyor. Kuzey Kıbrıs Turk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanımız (Mustafa) Akıncı'nın da, Turkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın da bu yonde çok mesajları var. Biz Turk tarafı olarak elimizden gelen çabayı ortaya koyuyoruz" diye konuştu.

' KIBRIS TÜRK HALKINA YÖNELİK TÜM İZOLASYONLAR KALDIRILMALI'

(C) AFP 2018 / KARIM JAAFAR

Libya ve Suriye başta olmak uzere, bolgede barışın sağlanmasının Kıbrıs'a da olumlu bir etkisinin olabileceğinin hatırlatılması uzerine Bakan Nami "Bu soylediğinize katılmamak elde değil. Ancak bizim arzumuz Kıbrıs meselesini bu meselelerden de daha erken çozmek ve Kıbrıs meselesine gelecek çozumun o ulkelerdeki barış sureçlerini olumlu etkilemesini sağlamak" dedi ve şoyle ekledi:

"Kıbrıs Turk halkı gerçekten son derece yardımsever ve bolgesindeki tum ulkelerle iyi geçinmek isteyen bir halk. Şu anda hala her turlu hakları çiğnenerek izolasyon altında zorluklar içerisinde ekonomik kalkınmalarını gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Adil olmayan politikalara bir son verilsin, çozum ve barış için elinden gelen her çabayı gostermiş olan Kıbrıs Turk halkına yonelik izolasyonlar kaldırılsın. Karşılıklı ticari, kulturel, ekonomik ilişkiler geliştirilsin. Eğer bu yapılırsa az once bahsedilen butun sorunların odağında olan Kıbrıs sorununun devam etmesi sorunundan da kurtulmuş oluruz. Rum tarafına da net bir mesaj verilmiş olur. Bu tanınmışlık perdesinin arkasına saklanarak olumlu senaryoları engellemelerine goz yumulmayacağı mesajı verilmiş olur. Boylece kuresel anlamda barışa da katkı sağlanmış olur."