Özet (TL;DR) @ 2018-11-29T21:26:00.000Z: Pentagon’un ‘Türkiye’nin S-400 alımı yalnızca F-35’i değil, diğer uçak ve helikopterlerin alımını da etkiler’ şeklindeki raporunu Sputnik’e değerlendiren Savunma Sanayi Araştırmacısı Turan Oğuz “S-400…



Goruş

21:26 29.11.2018(Guncellendi 21:28 29.11.2018) URL'yi kısaltın

Pentagon'un 'Turkiye'nin S-400 alımı yalnızca F-35'i değil, diğer uçak ve helikopterlerin alımını da etkiler' şeklindeki raporunu Sputnik'e değerlendiren Savunma Sanayi Araştırmacısı Turan Oğuz "S-400 konusunda buyuk bir itişme olacağı kesin. Ancak ABD, Turkiye'yi NATO dışına itmek istese bile diğer uyeler buna engel olur" dedi.

ABD Savunma Bakanlığı'nın, ABD Kongresi'ne sunduğu gizli ibareli raporda Turkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemlerini satın almasının yalnızca F-35 teslimatını değil, ABD'li şirketler tarafından uretilen CH-47F Chinook helikopteri, F-16 uçakları ve UH-60 Black Hawk helikopterlerinin alımını da etkileyebileceği belirtildi. Soz konusu gelişme ışığında surecin olası gidişatını Savunma Sanayi Araştırmacısı Turan Oğuz, Sputnik'e değerlendirdi.

Kongreye sunulduğu bildirilen raporla ilgili uzun bir surecin olduğuna işaret eden Oğuz "12 sayfalık bir raporun sunulduğundan bahsediliyor. 'Soyleniyor' diyorum çunku Pentagon'dan konuya ilişkin resmi bir açıklama yok. Ancak rapor sunulduğu takdirde, bundan sonra ilgili senatorler ve komitelerde incelenecek. Buna istinaden bir goruş oluşturulup, onaylanacak. Onaylanan goruş de (ABD Başkanı Donald) Trump'a sunulacak. Ve sonuçta rapor, ancak Trump'ın imzası sonrası geçerli olacak. Bu sureçlerin herhangi birinde bir aksama olursa, bu durum gerçekleşmeyecek. Raporun tamamen iptal edilmesi ya da ilişkilerin surmesinden dolayı sumen altı edilip bir miktar soğutulması veya uygulanmaması uygun gorulebilir" değerlendirmesinde bulundu.

' TÜRKİYE SAVUNMA SANAYİNDEKİ BATI BAĞIMLILIĞINI AZALTMAYA BAŞLADI ANCAK BU UZUN BİR SÜREÇ'

Turkiye'nin F-35 programı uyesi 9 ulkeden birisi olduğunu hatırlatan Oğuz "Turkiye diğer sekiz ulkeyle birlikte F-35 programının bir uyesi. Turkiye'nin bu programdan çıkartılabilmesi için tum uyelerin olumlu cevap vermesi gerekiyor. Yani kararın oybirliği ile alınması gerekiyor. ABD'nin oy birliğiyle bu kararı aldırmak için baskı yapması ihtimal dahilinde olsa da boyle bir şeyin gerçekleşmesinin kesinliği yok" dedi.

ABD'nin yaptırımlarının geniş kapsamlı olabileceğine değinen Oğuz "Diğer taraftan, CAATSA (Amerika Duşmanlarına Yaptırımlarla Mucadele Yasası) anlaşması var. ABD'nin çıkarlarına aykırı hareket edenlere bir yaptırım uygulanmasına yonelik bir anlaşma. Bunların hepsini toparlayıp bakarsanız Turkiye S-400 aldığı için F-35 programından ve diğer yaptırımlar açısından ABD tarafından alabileceği her şeye yonelik bir yaptırım uygulanabilir. Bunların içerisinde F-16'ların da parçaları var. M-60 tanklarının da parçaları var. Çunku Turkiye bugune kadar butun alışverişlerini NATO uzerinden yaptığı için neredeyse ithal mallarının tumu ABD malıdır, çok az miktarda olmak uzere Alman ve İngiliz malı vardır. Bugun kullandığımız F-16 ve F-4 uçakları Amerikan malı, aynı zamanda yine bugun kullandığımız M-48, M-60 tankları da dahil pek çok urun ABD malı. Dolayısıyla çok buyuk bir yelpazeden bahsediyoruz. Ayrıca bir de ABD'nin diğer Batı ulkeleri uzerindeki etkisi var. Bu iş bir baskı noktasına gidecekse ABD'ye baskı yapıp bu ulkede mevcut Leopard tanklarının yedek parçası bile etkilenebilir. Turkiye, savunma sanayisini Batı urunlerine bağlamış durumdaydı. Şimdi bunlar ozgun urunlerle değiştirilmeye başlandı ancak bu bir sureç ve bugunden yarına tamamlanacak bir sureç değil" ifadelerini kullandı.

' ABD, TÜRKİYE'Yİ PAKT DIŞINA İTMEYE ÇALIŞSA DA DİĞER ÜYELER BUNA İZİN VERMEZ'

(C) Sputnik /

Turkiye'nin NATO uyesi olarak uzerine duşen sorumlulukları gerçekleştirdiğine işaret eden Oğuz "Turkiye, halen bir NATO uyesi. Ayrıca NATO'yu koruyabilmek için tum NATO uyelerinin harcamalarını artırmayı taahhut ettiği bir donemdeyiz. Dolayısıyla Turkiye, NATO'nun isteklerini yerine getirecekse daha iyi silahlar alabilmeli. Yani Turkiye'ye 'hem silahlarını iyileştir' deyip hem de Turkiye'ye hiç silah vermemesi olmaz. Bu bir çelişkidir. Boyle bir durum Turkiye'ye NATO'daki yerini sorgulatır. Dolayısıyla ben bu kadar ileri gidebileceğini duşunmuyorum. 1974 yılında Kıbrıs Harekatı sonrası yapılan turde bir ambargoya gitmez sureç. Bu mantık dışıdır. Üstelik Turkiye NATO adına Suriye'de DEAŞ'a karşı savaşmaktadır. Bunu yapabilmesi için Turkiye'nin kendisini yeni silahlarla desteklemesi gerek. Kaldı ki Turkiye şimdiye kadarki butun sorumluluklarını yerine getirdi; Afganistan'da halen gorev yapmakta, Lubnan açıklarında gemisi bulunmakta ve Somali Boğazı'nda korsanlara karşı gorev yapmakta. Turkiye, tum NATO gorevlerini fazlasıyla yapıyor. Bunun dışında Turkiye'de iki tane NATO savunma sistemi bulunuyor. Dolayısıyla şu an NATO açısından Turkiye'yle ilgili herhangi bir kriz soz konusu değil. ABD ve Turkiye arasında bir kriz soz konusu olabilir. Ancak bu kriz, gidebileceği en son noktaya gitmez. Çunku boyle bir durumda, Turkiye NATO'ya karşı sorumluluklarını yerine getiremez" diye konuştu.

' ABD İTİŞME SÜRECİNİN ARDINDAN BERABER ÇALIŞMA NOKTASINA GELECEKTİR'

Oğuz "Burada onemli olan S-400 konusunda buyuk bir itişme olacağı. Ancak Turkiye'yi şu an NATO dışına hiçbir ulke itmez. Ancak surecin nereye kadar gideceğini Trump faktorunden dolayı tam da kestiremiyoruz. Yarın obur gun 'ders vermek için' F-35 teslimatını durdurduğunu soyleyebilir. Ancak Trump'tan başka bir ABD Başkanı boyle bir şey kendi çıkarlarına aykırı olduğu için soylemezdi. Dolayısıyla Turkiye'nin NATO'dan itilmesine hiçbir ulke sebep olmaz. Boyle bir ihtimal olsa bile başka NATO ulkeleri araya girer. Ancak yine de Trump faktoru dolayısıyla F-35'lerin teslimatı engellenir mi, bunu ongoremiyorum. Uç noktaya gelindiği takdirde nasıl bir arada çalışılabileceği konuşulur. Bu da çok itiştikten sonra olur" diye ekledi.