Özet (TL;DR) @ 2018-11-28T08:45:00.000Z: Hürriyet yazarı Gülse Birsel, 29 Ekim'de açılışı yapılan İstanbul Havalimanı'nı 'teftiş ettiğini' söyledi. IGA yetkililerine "Seneye açılsa ölür müydük?" diye sorduğunu aktaran Birsel, sözlerine…



Turkiye

08:45 28.11.2018(Guncellendi 09:14 28.11.2018) URL'yi kısaltın

Hurriyet yazarı Gulse Birsel, 29 Ekim'de açılışı yapılan İstanbul Havalimanı'nı 'teftiş ettiğini' soyledi. IGA yetkililerine "Seneye açılsa olur muyduk?" diye sorduğunu aktaran Birsel, sozlerine "Kikirdiyorlar. Öyle istendi, kem kum diyorlar. Bu konu konuştuğum yetkililerin inisiyatifinde değil tabii" devam etti.

Gulse Birsel, "Yeni havalimanını teftiş ettim" başlığıyla yayımlanan yazısında "Yolu, guvenliği, ruzgarı, doğaya ne kadar zarar verdiği, işçilerin şartları, yağmurda su basıp basmayacağı. Merak ve rivayet çok. O yuzden de 'Ben uçmam abi, birkaç ay otursun orası, sonra bakarım' duşuncesi yaygın. Gittim, gordum, gezdim, IGA'nın farklı alanlardaki yetkililerine her şeyi sordum" ifadesini kullandı.

"Öncelikle 'Çok uzakmış' hikayesi doğru değil. En yoğun saati seçip 16.15'te Nişantaşı'ndan çıktım, yirmi dakika mahalle trafiğinde takıldıktan sonra 17.00'de havalimanındaydım" ifadesini kullanan Birsel, devamında şunları aktardı:
-- Donuşte 19.15'te çıkıp 20.00'de eve vardım. Yol duzgun. Fakat ıssız. 18 km kadar benzinci, gozlemeci, hatta sucu bile yok, haberiniz olsun. İç ve dış hatların aynı çatı altında olduğu devasa bir bina. İlk intiba: Arabadan inince minyon biri olmamama rağmen ruzgardan havalanıp gidiyordum arkadaş! Nişantaşı'nda da ruzgar vardı, ama o bolge uçuyordu! Sormaya oradan başladım.

Birsel'in IGA yetkililerine yonelttiği bazı sorular ve aldığı yanıtlar ise şoyle:

-- İnşaatta çalışan işçilerin fotoğraflarından oluşan bir sergi var. Gorur gormez insanın aklına şu geliyor: Hala o protestolar yuzunden tutuklu işçiler var.

En son 26 kişiydi. Aslında o gun o gosteri çok haklı bir sebeple başladı. Ama iş değişti, lastik yakma vesaire gibi endişe verici durumlara gitti.

-- Yine de bu yuzden tutukluluk saçma değil mi? Boyle bir projede buna gerek var mıydı?

Bazısı aslında dışarıdan gelen kişiler. Bir de tabii bu emniyetin kararıdır, havalimanının değil.

-- Peki sizce bu protestoya yol açan sebepler kimin hatasıydı?

Orada 22 bin insan çalışıyordu. Kaldıkları yer adeta ufak bir şehir. O kamp içindeki halı sahaları, market, cep sineması bile vardı. Ama bu kadar çok insanın yemekleri, inşaata gidip gelmeleri, kalacak yerleri, buyuk operasyon. Bunların hepsinden sorumlu insanlar var. Ama bazı şeyler atlanmış, olmaması gerekirdi. Kısa vadede telafi edildi.

-- 30 Aralık'ı 31 Aralık'a bağlayan gece Ataturk Havalimanı buraya taşınacak ve bir daha biz sıradan olumluler oradan uçamayacağız. Bu taşınmak için çok kısa bir zaman değil mi?

Otomasyon sistemlerinin çalışmasıyla ilgili kurulum bitti. Aslında taşınma dediğimiz sistemler değil, sadece kamyonlar, merdivenler, yer araçları, ofis eşyaları vs.

-- 1 gecede taşımak niye? Ev bile taşınmaz o surede.

Aslında 1 gunde değil, dort gune yayılmış bir sureç.

-- 'Yetişiyor yetişti' duygusu yolcuda endişe yaratıyor. 'Aman aman, şoyle bir otursun da' duşuncesi hakim. Niye bu kadar acele? Seneye olsa olur muyduk?

(Kikirdiyorlar. Öyle istendi, kem kum diyorlar. Bu konu konuştuğum yetkililerin inisiyatifinde değil tabii. Ama eksiğin olmadığını, taşınma için en uygun ayların da bu aylar olduğunu, mesela ilkbahar-yazda zor olacağını, en az uçuşun kış ocak ayında olduğunu soylediler.)

Etiketler:

Teftiş, Yanıt, soru, tanıtım, işçi, protesto, İGA Havalimanı İşletmesi A.Ş, Hurriyet, Gulse Birsel, İstanbul Havalimanı, Turkiye